İlk Derece Mahkemesi · İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/124 E. 2023/1005 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/124
Karar No
2023/1005
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/124

KARAR NO : 2023/1005

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

DAVA TARİHİ : 06/09/2017

KARAR TARİHİ : 07/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;

DAVA : Davacı vekili, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; Müvekkil şirkete kobi işyeri sigortası poliçesi ile sigortalı ...’a ait ... adresindeki iş yerinde 18.07.2016 tarihinde İZSU’ ya ait branşman borusunun patlaması sonucu maddi zararın meydana geldiğini, sigortalısının hasarını ödeyen müvekkil zararın meydana gelmesinde kusuru olan sorumlulardan TTK, BK, poliçe ve ilgili kanun hükümlerince sigortalısının haklarına halef olduğundan davalılara rücu imkânına sahip olduğunu, davalının yaptığı iş nedeni ile tekel olmasından mütevellit sorumluluğu haksız fiil ve kusursuz sorumluluk esaslarına da tabi olmakla birlikte BK. m. 71 gereği de tehlike sorumluluğu olduğunun da sabit olduğunu, davalının söz konusu hasara ilişkin bizatihi ... no.lu 18.07.2016 tarihli hasarın oluş şeklini gösterir hasar tespit tutanağının da mevcut olduğunu, davalı-borçlu aleyhine İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyası ile ödeme emri gönderilmişse de, davalı-borçlunun itiraz ederek takibini durdurduğunu, açıklanan nedenlerle; davanın kabulü ile itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin de davalı borçludan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmalarda özetle; İdarenin meydana gelen zararda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, meydana geldiği iddia edilen zarar ile müvekkil idarenin arasında hiçbir illiyet bağı bulunmadığını, haksız fiilin unsurları olan hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı şartları gerçekleşmediğinden davanın bu yönü ile de reddinin gerektiği, davacı tarafın zararın doğduğunu ve bu zararın davalı idare tarafından verildiğini iddia ediyorsa bu iddiasını kesin delillerle ispatlamasının gerektiğini, hasarın meydana gelmesinde idarenin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacı tarafın bu iddiasını kanıtlar mahiyette, zararın müvekkil idarenin kusurundan kaynaklandığı, zarar ile kusur arasında illiyet bağının bulunduğu geçerli ispat araçları ile ispat edilemediği, dosyaya sunulan eskpertiz raporunun hiçbir resmin niteliğinin olmadığını, tek yanlı olarak, davacı tarafından yaptırıldığını, nesnelliğinin tartışılacağını, objektif nitelikten uzak bir tespit olduğunu, bu nedenle tek yanlı ve eksik incelemeye dayanarak, hasarın müvekkil idarenin kusurlu eyleminden kaynaklandığı sonucuna varılmasının yanlış olduğunu, açıklanan nedenlerle ekspertiz raporuna itiraz ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere icra takibi ile talep edilen tazminat (hasar bedeli) fahiş olduğunu, taraflarından kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafından, tek taraflı olarak herhangi bir tespit davası açılmaksızın, icra takibi ile 14.469,00 TL (ve ferileri) gibi fahiş bir hasar bedelinin talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere, yapılacak hesaplamada eşyaların yeniden değerlendirilebilme ihtimalinin de gözetilmesi gerektiğini, arz ve izah edilen nedenlerle; açılan davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

DELİLLER :Davacı iddiasını ispata yönelik olarak; İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası, sigorta poliçesi, ekspertiz raporu, ödeme belgesi, hasar tespit tutanağı, emtealara ilişkin faturalar, vergi levhası, sigortalı ... tarafından tanzim edilen hasar giderim talep mektubu, bilirkişi incelemesi ve sair tüm delillere dayandığı görülmüştür.

İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı ... Sigorta AŞ vekilinin toplam 14.469,00-TL alacağın, ilamsız icra yoluyla borçlu İZSU'dan tahsili talebinde bulunduğu, ödeme emrinin davalı borçluya 02/12/2016 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu davalı vekilinin ise 06/12/2016 tarihinde icra müdürlüğüne müracaat ile takibe konu borca ve ferilerine, işlemiş ve işleyecek faize itirazda bulundukları, süresinde yapılan itiraza binaen takibin durdurulduğu görülmüştür.

Tarafların dosyaya teminini talep ettikleri kayıt ve belgelerin dosyaya teminine müteakiben uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden zararın oluşumunda davalı tarafın kusurlu olup olmadığı, zararın oluşumunda davalı taraf kusurunun etkili olup olmadığı ve oluşan zarar miktarının tespiti hususunda arıza ve zararın meydana geldiği mahalde refakate mahkememizce re'sen seçilen bilirkişiler İnşaat Yüksek Mühendisi ..., tekstil mühendisi ... ve SMMM bilirkişisi...'ndan oluşan heyet ile birlikte yapılan keşif neticesinde, bilirkişi heyetince mahkememize sunulan 21/06/2018 tarihli raporda özetle;

Keşif günü itibari ile dava konusu işyeri kapalı olduğundan içerisine girilemediğini, ayrıca hasara sebebiyet verdiği beyan edilen su kaçağı arızasının da giderildiğini, ancak dava dosyasında bulunan, İzmir Büyükşehir Belediyesi İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nün 18.07.2016 Tarihli İçme Suyu Şebeke Kaynaklı, Hasar Tespit Tutanağına dayanarak, hasarın 18.07.2016 tarihinde, ... adresinde, O Hope Boru cinsli, Mağdur ...’ın, binanın branşman borusunun arıza yapması sonucu ... adresindeki iş yerine su girdiğinin beyan edildiğini, bu durumda, inşaat mühendisliği açısından, zararın oluşumunda davacı tarafın kusuru bulunmayıp, zararın oluşumunda davalı taraf kusurunun etkili olduğu kanaati oluştuğunu, hasara sebebiyet veren kurumun İzmir Büyükşehir Belediyesi İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü olduğunun düşünüldüğünü,

Tespite konu olan zararın oluşumunda, davalı taraf İzsu’nun kendi onaylı tespitinin bulunduğu üzere kusurlu olduğunu, mevcut hasarın oluşumunda da davalı taraf kusurunun etkili olduğunu, davalı dairenin hizmeti ile uğranıldığı öne sürülen zarar miktarının, malların fire oranlarının sağlıklı bir şekilde tespit edilmesinin, eldeki veriler dahilinde, mümkün olmadığı kanaatinde olduğunu, bu konudaki somut rakamları içeren tek belge olan ekspertiz raporundaki değerlendirmeler, mevcut piyasa koşulları göz önüne alındığında ve tekstil tekniği açısından değerlendirildiğinde, kumaş toplam hasarı haricinde uyumlu göründüğünü, 595kg olduğu belirtilen kumaşların değerleme oranı ve yöntemi göz önüne alındığında, kumaş sovtaj tutarının, daha yüksek bir değerle hesaplanabileceğinin düşünüldüğünü,

Dava dışı ...'ın 2016 yılına ait ticari defter ve kayıtlarının incelemeye ibraz edilmemesi nedeniyle dava dilekçesi ekinde sunulan faturalar ve Sigorta Ekspertiz Raporu üzerinden yapılan inceleme sonucunda; Ekspertiz raporunda tespit edilen hasarlı ürün miktar ve fiyatları ile hasarlı ürünlere ait alım faturalarındaki miktar ve fiyatlar arasında farklılıklar ve eksiklikler tespit edilmiş olup, dosyaya ibraz edilen alım faturaları mevcut malların miktar ve fiyatları yönünden hesaplama yapıldığını,

1-) Mahkememizce alım faturaları dosyaya ibraz edilen malların hasarlı olduğunun kabul edilmesi halinde hasarlı mal tutarının 7.633,23 TL olduğu,

2-) Mahkememizce Ekspertiz Raporundaki hesaplamanın kabul edilmesi halinde hasarlı mal tutarının 14.469,88 TL olduğunu beyan ettikleri görülmüştür.

Mahkememizin ... Esas, ... Karar ve 06/11/2023 tarihli ilamı taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir BAM .... HD'nin ... Esas, ... Karar ve 11/01/2022 tarihli ilamı ile dosyada mevcut bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmek üzere tekstil mühendisi ağırlıklı bir heyetten bilirkişi raporu alınması gerekçesiyle kaldırma kararı verildiği ve dosyanın Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapıldığı görülmüştür.

İzmir BAM ... HD'nin ... esas ... Karar sayılı kaldırma kararı doğrultusunda; taraf itirazlarını karşılar ve önceki raporlar arasındaki çelişkileri giderecek şekilde rapor düzenlenmesi için dosyanın önceki bilirkişi heyetinde yer almayan iki tekstil ve bir SMMM bilirkişisinden oluşan heyete tevdi edilerek , 18/07/2016 tarihinde davalıya ait su borusunun patlaması sonucu davacının dava dışı sigortalısı ... 'a ait işyerinde hasar oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarı hususunda denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor tanzimi için dosyanın Tekstil Mühendisi ..., Tekstil Mühendisi ... ve SMMM...'a tevdii edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından yapılan inceleme neticesinde dosyaya sunulan 02/11/2022 tarihli raporda; 1-Hesaplamalar KDV tutarları dikkate alınarak yapılmıştır. 2-Dava dosyası içeriğinde mevcut olan bilgile belge ve faturalar üzerinden yapılan inceleme ve hesaplamalar sonucunda mal alım faturalarının miktar ve fiyatları ile zarar tespiti raporunda fotoğraflanarak görülen mallar üzerinden hesaplamalar yapılması sonucunda 7.657,23 TL hasarlı mal olabileceği şeklinde rapor edildiği görülmüştür.

Dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdi ile, istinaf kaldırma ilamı doğrultusunda, dava konusu olayda işyeri gerçek zararının dosyadaki önceki bilirkişi raporu, eksper raporu ve tüm deliller kıyaslanarak ve taraf vekillerinin itirazları da karşılanarak, ayrıca raporlar arasındaki çelişki giderilerek denetime ve hüküm kurmaya elverişli gerekçeli ortak heyet raporu olarak rapor düzenlenmesi talep edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan 13/03/2022 tarihli ek raporda; "Yapılan hesaplamalar sonucunda Teknik ve Mali İnceleme ve Değerlendirme Ortak Görüş ve Kanaatimiz hasar miktarının 7.629,51 TL hasarlı mal olabileceği hesaplanmaktadır" şeklinde rapor edildiği görülmüştür.

Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 13/03/2023 tarihli ek raporunun mahkememizin 3.celsesinde bilirkişi heyetinden tespiti istenen hususlara yönelik bir tespit içermediği, bilirkişilerin "3 bilirkişi tarafından belirlenen hasar miktarının ortalaması " alınmak suretiyle hüküm kurmaya elverişsiz şekilde rapor düzenlendiği anlaşılmakla, dosyanın yeniden aynı heyete tevdi edilerek, yargılamanın gecikmesine sebebiyet verilmeden bir an önce istinaf kaldırma ilamı ve mahkememizce istenen hususlarda (18/07/2016 tarihinde davalıya ait su borusunun patlaması sonucu davacının dava dışı sigortalısı ... 'a ait iş yerinde hasar oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarı, gerçek zararın tespiti, önceki bilirkişi raporları, eksper raporu, tüm deliller kıyaslanarak ve taraf vekillerinin itirazları da karşılanarak ayrıca raporlar arasındaki çelişkiler giderilmek suretiyle) denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor düzenlenmesi talep edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan 28/09/2023 tarihli ikinci ek raporda; "hazırlanan ikinci ek raporumuzda yapılan hesaplamalar sonucunda teknik ve mali inceleme ve değerlendirme ve hesaplamalar sonucunda hasar miktarının 7.964,90 TL hasarlı mal tutarı hesaplanmıştır. Hesaplanan bu tutarlar kumaş ve ürün KDV tutarlarının eklenmesi nedeniyle kök raporumuzda hesaplanan değerlerin üzerindedir" şeklinde rapor edildiği görülmüştür.

DEĞERLENDİRME: Dava, TTK'nun 1472 maddesi gereğince sigortalısının hasarını karşılayan davacı sigorta şirketince hasar bedelini rücuan tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın İİK'nun 67. Maddesi gereğince iptali istemine ilişkindir.

Yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı sigorta şirketine Kobi işyeri sigortası poliçesi ile sigortalı bulunan dava dışı ...'a ait ... adresindeki iş yerinde, 18/07/2016 tarihinde davalı Genel Müdürlüğüne ait branşman borusunun patlaması sonucu, davacının sigortalısına ait işyerinde bulunan tekstil ürünlerinin hasar gördüğü, her ne kadar davacı tarafça sigortalısına ait işyerinde su basmasından dolayı 14.469,88-TL miktarında hasar oluştuğu ve bu hasar bedelinin sigortalısına ödendiği iddia edilmiş ise de, davacının sigortalısına ait alım faturaları dosyaya ibraz edilen malların tespit edilen değerine göre davacının sigortalısının hasardan dolayı oluşan zarar miktarının 7.964,90 TL olduğu, hasarın oluşumunda davalı genel müdürlüğün kusuru ve sorumluluğu bulunduğu, davacının, sigortalısının fazlaya ilişkin zararını kanıtlayamadığı, iş bu nedenle davalı tarafın takibe konu alacağın 7.964,90 TL lik kısmına ilişkin itirazında haksız olduğu kanaatine varılmakla davanın kısmen kabul kısmen reddi ile aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:

Gerekçesi HMK 294/4 mad. gereğince bir ay içinde açıklandığı üzere;

Davanın KISMEN KABULÜ ile

1-Davalı borçlunun İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu 7.964,90-TL asıl alacağa ilişkin itirazının iptali ile, asıl alacağın takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak sureti ile takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

2-Alınması gereken 544,08-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 174,76 TL'nin mahsubu ile bakiye 369,32-TL 'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE gelir kaydına,

3-Dava kısmen kabul edildiğinden davacı tarafın yaptığı tebligat, posta gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.550,60-TL yargılama giderinden davanın kabul oranı nazara alınarak 1.954,53 TL yargılama gideri ile davacı tarafın karşıladığı 31,40 TL başvurma harcı, 174,76 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.160,69 TL’nin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, davacı tarafın fazladan yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasın,

4-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan 7.964,90 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan 6.504,10 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-HMK.nun 333.maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı dava konusunun miktar ve değeri istinaf sınırının altında olması nedeniyle kesin olarak verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.07/12/2023

Katip ...

e-imzalı

Hakim...

e-imzalı

Atıf: İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/124, K. 2023/1005, T. 07.12.2023, www.arakarar.com/karar/izmir-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-124-e-2023-1005-k-aba0be458e9f