İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/1062 E. 2026/87 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1062
- Karar No
- 2026/87
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1062 Esas KARAR NO : 2026/87
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/11/2022 KARAR TARİHİ : 29/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/02/2026 Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: davacılar vekili özetle; Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı dosyası ile müvekkili firma aleyhine açılmış olan kambiyo senetlerine özgü icra yolu ile takibe ilişkin ödeme emrinin 23/11/2022 tarihinde tebliğ olunduğunu, müvekkili ..... Bant ve Polisaj San. ve Tic. A.Ş., ..... Çelik San. ve Tic. Ltd. Şti. İle dava dışı yapmış olduğu ticari ilişki neticesinde alacağına mahsuben 05/10/2022 vadeli, 192.000,00 TL bedelli, ..... çek seri nolu çek, 02/11/2022 vadeli, 380.000,00 TL bedelli, ..... çek seri numaralı çek ciro edilerek müvekkil şirket tarafından alındığını, iş bu davaya konu çeklerin hırsızlık olayı neticesinde çalındığını, bu konudaki Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ..... soruşturma sayılı dosyasının halen derdest olduğunu, Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açtıklarını, fakat kötü niyetli ..... Plastik ve Yazıılım San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin basiretli bir tacir gibi davranmayarak tedbir çek iptali davası ile konulan çek ödeme yasağını araştırmadığını ve sonucunu bile bile çeke istinaden icra takibine başlanıldığını, çeklerdeki ciro zincirine, davalı şirketin yine davalı sıfatıyla taraf olarak yer aldığı başka bir davacı tarafından Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... E. ..... K. Sayılı dosyasından açılan menfi tespit ve istirdat davasında davanın kabulüne karar verildiğini, çekin yetkisiz ve usulsüz bir şekilde davalılar uhdesinde olduğunu, çekin, yetkili hamili olan müvekkilime istirdadını talep ettiklerini, İİK 72/3 uyarınca tedbir taleplerinin bulunduğunu, alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmesilmesine, yetkisiz şekilde davalı elinde bulunan çekin müvekkile iadesine, istirdatına ve Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasında takibin iptaline, Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı takibin davacılar bakımından dava sonuna dek bila teminatsız, kabul edilmemesi durumunda uygun veya dosyanın kapak hesabı tutarında teminat mukabilinde tedbiren durdurulmasına karar verilmesini, davalının alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın arabulucuğa tabi olduğunu, bu nedenle arabuluculuk başvurusu bulunmadığından, dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini, Her ne kadar davacılar pek çok mesnetsiz iddiada bulunmuşsa da davalının şirketin iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, davalı firma söz konusu çekleri ticari faaliyetleri neticesinde iktisap ettiğini, ticari defter ve kayıtlarına da intikal ettirdiğini, akabinde nakit ihtiyacı sebebi ile iktisap etmiş olduğu söz konusu çekleri yasaya ve usule uygun olarak tahsili yoluna gittiğini, iyiniyetli üçüncü kişi olan davalı müvekkil firmanın davacı tarafından ortaya atılan iddiaları bilmesi mümkün olmadığı gibi böyle bir yükümlülüğü de bulunmadığını, söz konusu çeklerin üzerindeki ciro silsilesi tam ve birbirini düzgünce takip eden cirolardan oluşmakta olup Türk Ticaret Kanunu Madde 790 göz önüne alındığında davalı müvekkilin çeklerin meşru hamili olduğunun açık olduğunu, müvekkil firma dava konusu çeklerin sıhhatli biçimde birbirini takip eden ciro zinciri içerisinde bulunan yetkili ve meşru hamili olduğundan davanın reddi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde dava konusu çeklerin keşideci tarafından, lehtar lehine düzenlendiğini, keşideci imzasını ve aralarındaki borç ilişkisini ikrar ettiğini, davacının kendisinin yetkili hamil olduğunu kanıtlamasının yanında, yeni hamilin çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu da ispat etmesi gerektiğini, çeki elinde bulunduran davalı yeni hamil, çeki edinme nedenini kanıtlamakla yükümlü olmadığını, nitekim aksi halin kabulü kıymetli evrakın "mücerretlik" ilkesini ortadan kaldıracağını, davacı tarafların müvekkil şirketin işbu dava ile benzer konulara ilişkin dava ve soruşturma dosyalarının bulunduğunu ifade ederek söz konusu duruma binaen kötüniyetle/ağır kusurla hareket ettiğine yönelik imada bulunduğunu, ifade etmek gerekir ki, karşı tarafın davalı şirket ve davalıı şirketin yöneticisi adına savcılık ön büro ve hukuk mahkemeleri tevzi büroları nezdinde sorgu yaparak hakkındaki dosyaları öğrenmesi ve bunu da işbu dosyaya delil olarak sunmasının yasaya ve usule aykırı olduğunu, bilindiği üzere uygulamada savcılık ön büro ve tevzi bürolarında sorgu işlemi yapılabilmesi ancak vekaletname ile mümkün olduğunu, söz konusu haksız duruma ilişkin gerekli araştırmamızı yaptıktan sonra karşı taraf aleyhine her türlü yasal hakkımızı kullanacaklarını, mahkemenizin söz konusu hukuka aykırı delilleri nazara almasının son derece isabetsiz olacağını, bahsi geçen dosyaların bu dosya ile bir bağlantısı ve ilgisi bulunmadığını, soruşturmaların devam ettiğini, müvekkilinin kesinleşmiş bir cezası da olmadığını, müvekkilin dava konusu çekleri üst cirantası ile gerçekleştirdiği ticari ilişkisine binaen iktisap etmiş olup iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, müvekkilinin çeklerinin iktisap anında davacıların iddiaları bilmesi kendisinden beklenemeyeceğini, ayrıca böyle bir yükümlülüğü de olmadığını, müvekkili şirket tarafından dava konusu çeklerin tahsili amacıyla gerçekleştirilen tüm işlemler yasaların tanıdığı hak ve yetkiler kapsamında gerçekleştirildiğini, söz konusu işlemlere dayanılarak müvekkili kötüniyetli olmak ile itham etmen mümkün olmadığı, öyle ki sürekli ticari faaliyeti bulunan bir şirketin çek bedelini tahsil etmek için yasal yollara sahip olmasına rağmen ilgili yasal yolları kullanmaması akla ve mantığa olduğu kadar ticari hayatın işleyişine de aykırılık teşkil edecek olup nitekim davalı şirketin de ticari faaliyetinin devamı için nakit paraya ihtiyaç duyan tüm şirketlerin yapacağı şekilde çeklerin yasal yollardan tahsili yoluna gittiğini, iyiniyetli hamilin korunması ilkesi uyarınca kötü niyet iddiasında bulunan davacının ispat etmek zorunda olduğunu, çeklerin ödemeden men karar verilmiş olmasının çeklerin icra takibine konu edilmesine engel olmadığını, çekler ile ilgili ciro edenle ticari ilişki, fatura ve tahsilat makbuzlarını da sunduklarını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ..... soruşturma dosyası, İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası,Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...... soruşturma dosyası, İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... esas sayılı dosyası, İstanbul ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... esas sayılı dosyası, İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... esas sayılı dosyası, İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... esas sayılı dosyası, .... ve ..... seri numaralı çek asılları, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı dosyası, Bakırköy ..... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...... esas sayılı dosyasından celp edilen evrak asılları, ticaret sicil kayıtları, 09/07/2025 tarihli adli tıp raporu DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava 05.10.2022 vadeli 192.000,00 TL bedelli ..... çek seri nolu ..... Bankası A.Ş. ..... şubesine ait çek ve 02.11.2022 vadeli 380.000,00 TL bedelli ..... çek seri nolu ..... Bankası A.Ş. ...... şubesine ait çekin davacının rızası dışında elinden çıkması, ve ciro zincirinin kopuk olması sebebiyle istirdadı ve takibin iptali isteminden ibarettir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Mahkememizce aldırılan mahkememizce aldırılan 09/07/2025 tarihli Adli Tıp Raporu, bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli bulunması sebebiyle hükme esas alınmıştır. Davacı ..... Bant Ve Polisaj Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin münferiden yetkililerinin .... Ve ..... olduğu ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinden anlaşılmıştır. Dava konusu çekler üzerinde yapılan imza incelemesi neticesinde, davaya konu, 05/10/2002 vadeli 192.000,00 TL bedelli .... çek nolu, ..... Bankası AŞ .... şubesine ait çek aslı ve 02-02/11/2022 vadeli, 380.000,00 TL bedelli ...... çek seri nolu, ...... Bankası AŞ ..... şubesine ait çek aslı üzerindeki imzaların, davacı şirketlerin yetkilileri .... ve .......'e ait olup olmadığı hususunda mahkememizce aldırılan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin ..... sayılı ve 09/07/2025 tarihli raporu ile; 1-Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; İnceleme konusu çeklerin arka yüzünde 1.ciro imzaları ile şirket yetkilileri ..... ve .....'in mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği hususlarını bildirir kanaat raporudur." şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür. Türk Ticaret Kanunu'nun 792. Maddesi ; "(1) Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." şeklinde düzenlenmiştir. Söz konusu düzenleme uyarınca rızası hilafına elden çıktığı ileri sürülen çekin istirdatına yahut menfi tespite karar verilebilmesi için davacının dava konusu yaptığı çekin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında, çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunu ispat etmesinin gerekmektedir. Bu durum karşısında davada ispat yükü, çekin istirdatına karar verilmesini talep eden davacıya ait olup aksinin kabulünün kıymetli evrakın mücerretlik ilkesini ortadan kaldıracağı açıktır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin Esas No: ...., Karar No: .... Sayılı kararına göre; "Dosya kapsamı incelendiğinde davacının taraf olduğu ve dava konusu edilmeyen farklı çeklerin de benzer ciro silsileleriyle davalıya geçtiği ve davalı tarafından bankaya ibraz edildiği görülmüş, bunun üzerine UYAP’nda yapılan tespitler itibariyle, davalı taraf hakkında farklı hırsızlık suçlarına konu çok sayıda çeki elinde bulundurması nedeniyle başlatılan ceza soruşturmalarının ve ceza davasının henüz sonuçlanmadığı görülmüş ise de, davalının farklı çok sayıda olayda, hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralıp, bir çoğunu son hamil olarak farklı kişiler/firmalar aleyhine icra takiplerine konu ettiği sabittir. Bu durumda bir tacir olarak basiretli davranması gereken davalının, keşidecileri ve lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekmiştir. O halde ilk derece mahkemesince ağır kusurlu olarak iktisap edilen çekin davalıdan istirdatına karar verilmesi gerekirken..." İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin Esas No: ....., Karar No: .... Sayılı kararına göre; "Dosya kapsamı ve dosyaya yansıyan deliller üzerine UYAP’nda yapılan tespitler neticesinde davalı .....A.Ş'nin hırsızlık sonucu elinden çıktığını iddia ettiği 2 ayrı senedi yine aynı ciro silsilesindeki şirketler ile davalı ..... Kargo..Ltd.Şti'nin hamil olarak Konya ..... İcra Dairesinde ...... ve ...... eses sayılı dosyalar ile takip başlattığı ve davalı .... Kargo..Ltd.Şti hakkında hırsızlık suçlarına konu çok sayıda çeki elinde bulundurması nedeniyle başlatılan ceza soruşturmalarının bulunduğu ve birçok olayda, hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer ve farklı cirantalardan ciro yoluyla devralıp, son hamil olarak farklı kişi veya şirketler aleyhine icra takiplerine konu edildiği sabittir. Bu durumda davalının, keşidecileri ve lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. İlk derece mahkemesince ağır kusurlu olarak iktisap edilen çekin nedeniyle davacının borçlu olmadığı kabul edilerek çek nedeniyle icra dosyasına yapılan ödemenin istirdatına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmış olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiştir." İstanbul BAM ..... Hukuk Dairesi'nin Esas No: ...., Karar No: ..... Sayılı kararı, Yargıtay incelemesinden geçerek Yargıtay ...... Hukuk Dairesi'nin Esas No: ....., Karar No: ..... sayılı kararı ile aynı gerekçelerle onanmıştır. İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, icra dosyası, bilirkişi raporu içeriğine göre; Kural olarak, imzası inkar edilmeyen senetlere karşı açılan menfi tespit davasında ispat yükü davacı borçludadır. Ancak senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzasının borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (Yargıtay HGK’nın 2006/12-259 Esas,2006/31 Karar sayılı kararı). Bu kapsamda, dosyaya sunulan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 09/07/2025 tarihli raporunda, dava konusu senetteki imzaların Davacı .... Ve Polisaj Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin münferiden imzaya yetkilileri olan ..... ve .....'in eli ürünü olup olmadığı hususunda, İnceleme konusu çeklerin arka yüzünde 1.ciro imzaları ile şirket yetkilileri ..... ve .....'in mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği, davacının ispat yükünü yerine getirdiği, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ..... soruşturma sayılı dosyası ile dava konusu çeklerle ilgili olarak TCK 141. maddesi ve 142. Maddesi kapsamında hırsızlık davası açıldığı, 1. cirodaki imzaların sahteliği nedeniyle, çekin davacı lehtar .... Bant Ve Polisaj Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin rızası hilafına çıktığı, celp edilen dosyalar kapsamında davalı şirketin benzer mahiyetteki çekleri elinde bulundurduğu, çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında bulundurduğundan, ağır kusurlu olduğu, dava konusu çeklerle ilgili olarak Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası ile 07/07/2022 tarihinde Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davası açıldığı, 25/07/2022 tarihinde dava konusu çekler üzerine iş bu dosyadan yazılan müzekkere ile ödemeden men yasağı konulduğu, ancak davalının 14/11/2022 tarihinde iş bu çeklere istinaden Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyası bakımından takibe başladığı anlaşılmakla, tüm bunlar karşısında davalının takibi kötü niyetli olarak açmış olduğuna kanaat getirildiği, davanın kabulü ile, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası bakımından davacının borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, ..... Bankası A.Ş. .... Şubesine Ait, 05/10/2002 Vadeli, .... Çek Nolu, 192.000,00tl Bedelli çekin istirdatına, ..... Bankası A.Ş. .... Şubesine Ait, 02/11/2022 vadeli .... çek nolu, 380.000,00tl bedelli çekin istirdatına, 572.000,00TL alacak bakımından % 20 kötü niyet tazminatının 114.400,00TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ İLE, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası bakımından davacının borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, -..... Bankası A.Ş. ..... Şubesine Ait, 05/10/2002 Vadeli, ..... Çek Nolu, 192.000,00tl Bedelli çekin istirdatına, -..... Bankası A.Ş. .... Şubesine Ait, 02/11/2022 vadeli ..... çek nolu, 380.000,00tl bedelli çekin istirdatına, -572.000,00TL alacak bakımından % 20 kötü niyet tazminatının 114.400,00TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 39.073,32 TL harç peşin alınan 9.768,33 TL harcın mahsubu ile eksik 29.304,99 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacılar tarafından yapılan ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı 8.100,00 TL posta masrafı, bilirkişi ücreti vb. giderler ile toplam harç gideri 9.849,03 TL olmak üzere toplam 17.949,03 TL. yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, 4-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen ilgili davacıya iadesine, 5-Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 91.520,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, 6-HMK'nun 333. maddesi uyarınca davalı tarafından yatırılan avanstan kullanılmayan bakiye avansın kararın kesinleşmesinden sonra resen davalıya iadesine, Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere DAVACI VEKİLİNİN YÜZÜNE karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/01/2026 Başkan ..... e-imzalıdır Üye ..... e-imzalıdır Üye ...... e-imzalıdır Katip........ e-imzalıdır