İlk Derece Mahkemesi · Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/106 E. 2024/180 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/106
Karar No
2024/180
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/106 Esas - 2024/180 T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/106 KARAR NO : 2024/180

BAŞKAN : .... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ...

DAVACILAR : .... VEKİLİ : Av. ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... ANKARA DAVA : Sözleşmenin Uyarlanması DAVA TARİHİ : 06/11/2018

BİRLEŞEN ... E SAYILI DOSYASINDA;

DAVACILAR : .... VEKİLİ : Av. ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 12/11/2019 KARAR TARİHİ : 07/03/2024 K. YAZIM TARİHİ : 07/03/2024

Mahkememizde görülen Sözleşmenin Uyarlanması davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi özetle; Davalı idare tarafından özelleştirme kararı sonunda yapılan 01.06.2010 tarih ve .... sayılı kararı ile, ... adına kayıtlı ; .... bulunan, .... parsel numaralı arazilerin SATIŞI ve ayrıca ... numaralı parselde ise Devleti hüküm ve tasarrufu altındaki deniz yüzeyi kıyı, dolgu ve mendiek alanının işletme hakkı verilmesi yöntemiyle, adı geçen tüm bu parsellerin satış ve işletme işleri, yapılan ihalesi sonucunda, 370.000.000,00TL ile en uygun / en yüksek teklifi dava dışı ... Ltd.Şti. firması vermiş olup, davacı firma ise ihaleyi alan firmanın ardından 369.000.000,00 TL bedelle ihaleye en uygun/ en yüksek 2.ci en uygun bedeli vermiş olduğu, daha sonra davalı idareye ait .... , 22.07.2015 tarih ve .... esas sayılı kararıyla, ihaleye en uygun/ en yüksek teklifi veren dava dışı firmanın ihale sonrasında sorumluluklarını yerine getirmediği için dava dışı firmanın teminatını gelir kaydederek, davalı idare özelleştirme ihalesini, ihalenin ikincisi olan davacı firmaya verileceğini, firmaya yazdığı 17.02.2016 tarih ve .... sayılı yazı ile bildirerek, hale bedelinin ne şekilde ödeneceği hususunda kendilerine bildirilmesini ve satış sözleşme imzalanmasına hazır bulunulmasını talep ettiği, nihayet taraflar arasında 09.11.2016 tarihli satış sözleşmesi imzalandığı, sözleşme sonunda davacının davalı idareye 461.988.000,00 TL ödemeyi taahhüt ettiği, sözleşme gereği 73.800.000,00TL sözleşme tarihinde,26.568.000,00TL ise birinci yılın sonunda nakten idareye ödendiği, davalı idareye, kalan dört farklı toplam ödeme için davalı idareye kesin, süresiz ve şartsız olarak, 4 adet banka teminat mektubu verildiği, taraflar arası uyuşmazlığın oluşumuna neden olan ise; Teminat mektubu gelir kaydedilen dava dışı firmanın, teminat mektubunun irat kaydedilmesi işleminin iptali için .... esas davasını açtığını ve Danıştayın ise verdiği kararla teminat mektubunun irat kaydedilmesi işleminin iptaline karar vermesi olduğu, akabinde dava dışı firma bu kez; idarenin davacı firma ile sözleşme imzalanmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek,.... esas sayılı dosyası kapsamında davalı İdare aleyhine dava açtığı ve bu davanın halen devam ettiği, Danıştayın, dava dışı firmayı haklı gören kararından sonra davacı firmanın sözleşmeyle aldığı işleri yapacak durumda olamayacağı, tüm bu gelişmeler sonucunda davacı firmanın davalı kuruma kesin,süresiz ve şartsız banka teminat mektubu vermiş olduğundan, davalı idare tarafından teminat mektuplarının nakte çevrilmemesi için .... D.İş dosyası üzerinden teminat mektubunun paraya çevrilmesinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir talep edildiği ve kabul edildiği belirtilerek, öncelikle taraflar arasındaki ödemeye ve bu ödemelere teminat amaçlı verilen kesin, süresiz ve şartsız teminat mektuplarının paraya çevrilmesine ilişkin muarazanın önlenmesi, .... E. sayılı davasının kesinleşmesinin bellenmesi, şayet .... E. Sayılı davası ret olur ve kesinleşir ise, aradan geçen zaman dikkate alınarak taraflar arasındaki sözleşmede düzenlenen ödeme vadelerinin hukuka ve hakkaniyete uygun bir şekilde uyarlanmasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Davacı vekili birleşen ... Esas sayılı dosyasında dava dilekçesi özetle; ... 01/06/2010 tarih ve .... sayılı kararı ile ... adına kayıtlı olan; ... parsel nolu taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar verildiği, karar gereği davalı tarafından ihalenin gerçekleştirildiği ve ihaleye müvekkil şirketlerinin de iştirak ettiği, şirketlerinin verdiği teklif ile 2.sırada yer aldığı, davalı idare tarafından şirketlerine gönderilen 17/02/2016 tarih ve 1002 sayılı yazıda ihale konusu taşınmazların müvekkil şirkete satış ve işletme hakkının verilmesine karar verildiği belirtilerek ihale şartnamesinde yer alan " ihale bedelinin ne şekilde ödeneceği " hususunun bildirilmesi ve satış sözleşmesi imzalanması amacıyla hazır bulunulması gerektiğinin bildirildiği, davalının yazısının şirketlerine ulaşmasında bir kaç gün sonra müvekkil şirketleri tarafından ödemenin ne şekilde yapılacağının bildirildiği ve davalı kurumun davetine şirketlerinin icazet ettiği ve taraflar arasında 09/11/2016 tarihli satış sözleşmesi imzalandığı ve davalı kuruma bu sözleşme kapsamında kesin, süresiz ve şartsız banka teminat mektubu verildiği, yukarıda belirtilen süreçlerden sonra müvekkil şirketlerinin, meskur ihaleye giren ve en yüksek teklifi veren şirketin, ihaleye iştirak sırasında verilen geçici teminat mektubunun, davalı kurum tarafından irad kaydedildiğini ve bu şirketin de " teminat mektubunun paraya çevrilerek irad kaydedilmesi " işleminin iptali için ...'da dava açtığı ve açılan davada işlemin hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne ve işlemin iptaline karar verildiği ve ilgili şirketin aldığı bu karar sonrası davalı kuruma başvurduğu ancak davalı kurumun ilgili şirketin başvurusunu reddettiğini, ilgili şirket tarafından da bu red kararına karşı ...'da 2.kez dava açıldığını, tüm bu süreçler yaşanırken müvekkil şirketlerinin bölgenin en büyük alanlarından biri olan sözleşme konusu taşınmazlarda yapılacak otel-konut ve ticari ünitelerin inşaası ve satışı için yerli ve yabancı yatırım firmaları ve büyük inşaat şirketleri ile görüşmelere başladığını ancak görüştükleri tüm şirketlerin dava sonuçlanıncaya kadar projede yer almayacaklarını bildirdikleri, bu davalar devam ederken müvekkil şirketlerinin davalı kuruma ödeme yapmasını beklemenin hukuka ve hakkaniyete aykırı düşeceği gibi, ödeme yapılmasının müvekkili şirketlerinin mahfına sebebiyet vereceği ya da devleti milyonlarca lira zarara uğratacağı zira ...'da açılan davanın davalı kurum aleyhine neticelenmesi halinde taşınmazların müvekkil şirketlerinden istenileceğinin, davalı kurumun da kabulünde olduğundan bahisle ve ayrıca davalı idarenin elinde kesin, süresiz ve şartsız teminat mektubu bulunduğundan herhangi bir riski de bulunmadığından HMK'nun 397.maddesi kapsamında açılan iş bu davada öncelikle taraflar arasındaki ödemeye ve bu ödemelere teminat amaçlı verilen kesin, süresiz ve şartsız banka teminat mektuplarının paraya çevrilmesine ilişkin muarazanın önlenmesine, ... esas sayılı davasının kesinleşmesinin beklenmesine, davanın reddi şeklinde kesinleşir ise aradan geçen zaman dikkate alınarak taraflar arasındaki sözleşmede düzenlenen ödeme vadelerinin hukuka ve hakkaniyete uygun bir şekilde uyarlanmasına şayet davanın kabulü şeklinde kesinleşir ise müvekkil şirketleri tarafından ödenen bedelin en yüksek reeskont faiziyle birlikte iadesine ve müvekkil şirketlerinin menfi ve müspet her türlü zararının şimdilik 50.000,00 TL'sinin yine en yüksek reeskont faiziyle birlikte davalı kurumdan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Davalı firmanın, ... Ltd.Şti’nin, ... ... esas sayılı dosyası kapsamında açtığı davanın bekletici mesele yapılması suretiyle idarelerine vermiş olduğu ve sözleşmeye göre üçüncü takside ilişkin olan ( ilki sözleşme tarihi 09.11.2016 tarihinde, ikincisi ikinci yılın sonunda 09.11.2017 tarihinde ödenmiştir.) ... Şubesinin 09.11.2016 tarihli ... referans nolu ,... nolu 100.368.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubunun üzerine .... Mahkemesi aracığı le ihtiyati tedbir koydurduğunu, ihtiyati tedbir kararına itiraz ettiklerini, bekletici mesele yapılan davada, davacı ... Ltd.Şti’nin teminat mektubunun irat kaydedilmesine ret kararı verildiğini, bu karara istinaden davacı firmanın teminat mektubunun iade edildiğini, bu firma ile idarelerinin bağının kopmuş olduğu, bu nedenle bu firma ile idarelerinin sözleşme imzalamayacağı, dolaysıyla ihtiyati tedbir kararının, gerekse ... esasında görülen davanın bekletici mesele yapılmasının hukuki dayanağı olmadığını, bu davanın ret ile sonuçlanacağının açık olduğunu, davacı tarafın ödeme tarihine bir ay kala tedbir talep ettiği ve mahkemenizde mezkur davayı açtığını belirterek, davacının talebinin iyi niyetli olmadığını, idare ile davacı arasındaki sözleşmenin hala ayakta olduğunu, bu nedenle davacı firmanın sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini belirterek, bahse konu teminat mektubu üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini sayın mahkemeden talep etmişlerdir. Birleşen dosyada ise davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede açıldığını beyan ederek davanın reddini istemiştir. Dava ve birleşen davanın açıldığı ... Mahkemeleri tarafından görevsizlik kararı verilmiş, sonrasında ... Mahkemeleri tarafından yetkisizlik kararı verildiği görülmüştür. ÖN İNCELEME: Mahkememizde yapılan ön inceleme duruşmasında yargı hakkı, görev ve yetki hususları, dava ve taraf ehliyetleri, dava şartları ve ilk itirazlar değerlendirilmiş, Mahkememizin görevli ve yetkili olduğu ve dava şartlarının tamam olduğu anlaşılmış; tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar tespit edilmiş; taraflar sulhe teşvik edilmiş, ön inceleme duruşmasında hazır bulunan taraf vekilleri sulh olmalarının mümkün olmadığını belirtmişlerdir. DELİLLER: Tarafların delilleri toplanmış, sözleşme ve ekleri ibraz edilmiş, davacı vekili uzman görüşü ibraz etmiş, tedbir dosyaları ve delil olarak dayanılan dosyalar, taşınmazların tapu kayıtları getirtilmiştir. Mahkememizce bir SMMM, bir mimar ve bir sözleşme-hesap uzmanı bilirkişiden oluşturulan bilirkişi heyetinden rapor alınmış, düzenlenen rapor ve birinci ek raporda sonuç olarak; Davacının uyarlama talebinin, açıklanan nedenlerle ödeme vadelerinin yeniden düzenlenmesine ilişkin olduğu, ... tarafından, ... Gay, A.Ş. ile yapılan işletme hakkı satış sözleşmesinin iptali istemiyle ...’da açtığı ikinci davanın, ...’ın ... 19.12.2018 tarih .... sayılı kararıyla reddedildiği, bu kararın ... tarafından temyizi üzerine, ... İdari Dava Daireleri Kurulunun 13.11.2019 tarih ....sayılı kararıyla, ... söz konusu kararının onanmasına karar verildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin imzalandığı 09.11.2016tarihinde, henüz ... ...’nin geçici teminat mektubunun idarece gelir kaydedilmesine ilişkin işlemlerin iptaline ilişkin 23.02.2017 tarihli kararı verilmediği gibi, davacının bu davadan (... ..... sayılı karar) haberdar olmadığının belirtilmesi, davacı ile yapılan 09.11.2016 tarihli sözleşmenin iptali istemiyle yine ... tarafından ...’da açılan dava aşamasında, ... Başsavcılığınca, davanın kabulü yönünde görüş bildirilmesi nedeniyle, davacı tarafta davanın kabulü halinde, 09.11.2016 tarihli sözleşmenin iptali olasılığının oluşmasına yol açtığı, sözleşmenin iptali ihtimalini değerlendiren şirketlerin, davacı şirketle ortaklığa yanaşmayabileceği, davacının, iptali mümkün olan bir sözleşmeye göre, proje kapsamında tüketicilere arsa/villa satışı yapmasının çok büyük riskler taşıdığı, sözleşmeye ortak alınması ve tüketicilere satış yapılması suretiyle elde edilebilecek olası gelir olmadığından, yıllık taksit tutarlarının ödenemeyebileceği, zira iş bu sözleşme kapsamındaki projenin içeriği gereği, inşaatlar başlamadan satış suretiyle gelir elde edilebildiğinin bilinen bir gerçek olduğu, davacının peşinatı ve birinci taksiti ödeyerek iyi niyetini ortaya koyması, keza, TBK 138 anlamında, olumsuz koşulların ortaya çıktığının anlaşılması üzerine, vadesi yaklaşan 2.taksit tarihine (09.11.2018) denk gelen, 09.11.2016 tarihli 100.368.000,00 TL’lik teminat mektubunun nakde çevrilmesinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulması için talepte bulunması ve bu talebinin ... Mahkemesinin 26.10.2018 tarihli kararıyla kabul edilmesi, raporda ayrıntılarıyla yer verilen ve tarafımızdan katınılan öğretideki görüşler doğrultusunda, davacı ... Gay. A.Ş.nin 09.11.2016 tarihli satış ve işletme hakkının devri nitelikli sözleşmenin; 09.11.2018 tarihli 2.nci, 09.11.2019 tarihli 3.ncü, 09.11.2020 tarihli 4.ncü, 09.11.2021 tarihli 5.nci taksit/vade tarihlerinin, taraflar arasında sağlanabilecek ilkeler ve Sayın Mahkemece karar tarihi de gözetilerek, ancak, değişen ekonomik koşullara göre yeniden belirlenecek tutarlar üzerinden, ileri tarihler kararlaştırılması suretiyle yeniden belirlenmesi ve sözleşmenin bu şekilde uyarlanmasının, nihai taktir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere M.K.nun 2.nci maddesi hükmü ve sözleşme adaletine uygun olacağı belirtilmiştir. Heyete bir inşaat mühendisi ve bir sözleşme-hesap uzmanı bilirkişi eklenmiş ve beş kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ek raporda; Raporda yasal düzenleme ve ... uygulaması ve somut olay ve davacı tarafın uyarlama talebinin gerekçesi açıklanmış olmakla ve olayın öznel koşullarına göre hukuki yorum gerektirmesi nedeniyle uyarlama koşullarının oluşup oluşmadığı hususunun Sayın mahkemenin takdirinde bulunduğu, sayın mahkemece uyarlama koşullarının oluştuğunun kabul edilmesi halinde; 09.11.2018 ödeme tarihli 100.368.000,00 TL tutarlı 2.nci taksitin 2023 Ekim ayı Yİ-ÜFE endeks değerlerine göre güncellenmiş değeri olan 650.464.934,40.TL.’nın; 09.11.2019 ödeme tarihli 93.726.000,00 TL tutarlı 3.ncü taksitin 2023 Ekim ayı Yİ-ÜFE endeks değerlerine göre güncellenmiş değeri olan 582.610.188,60.TL.’nin 01.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle veya avans faiziyle birlikte takdir edilecek vade tarihine uyarlanması gerekip gerekmeyeceği hususunun Sayın mahkemenin takdirinde bulunduğu belirtilmiştir. MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava ve birleşen dava, taraflar arasında imzalanan ihale sözleşmesinin taksit vadesi yönünden uyarlanması istemine ilişkindir. Davacı vekili asıl davada özetle; ...’nun (....) 01.06.2010 tarih .... sayılı kararıyla, ... adına kayıtlı olan ... parsel sayılı taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar verildiğini, karar gereği gerçekleştirilen ihaleye müvekkil şirketin de katıldığını, müvekkilinin 369.000.000,00 TL teklifte bulunduğunu, ihalenin, 370.000.000,00 TL bedelle en yüksek teklifi veren başka bir şirkette kaldığını, müvekkilinin ikinci sırada kaldığını, ÖYK.nun 22.07.2015 tarihli kararıyla, en yüksek teklifi veren şirketin yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde, ikinci firma olan müvekkili ile sözleşme yapılmasına karar verildiğini ve 09.11.2016 tarihinde satış sözleşmesinin imzalandığını, müvekkilinin, vadeli ödeme seçeneğini tercih ederek, davalı kuruma 461.988.000,00 TL ödemeyi teklif ettiğini, sözleşme gereği, 73.800.000,00 TL’yi ödeme tarihinde, 25.568.000,00 TL’yi birinci yılın sonunda nakden ödediğini, Kalan tutarı: 09.11.2018 tarihinde: 100.368.000,00 TL, 09.11.2019 tarihinde: 93.726.000,00 TL, 09.11.2020 tarihinde: 87.084.000,00 TL, 09.11.2021 tarihinde: 80.442.000,00 TL şeklinde ödemeyi taahhüt ettiğini ve kesin ve süresiz teminat mektubu verdiğini, daha sonra, müvekkili şirketin; en yüksek teklifi veren şirketin, ihale katılım sırasında verilen geçici teminat mektubunun, davalı kurum tarafından irat kaydedildiğini, bu şirketin de “teminat mektubunun paraya çevrilerek irat kaydedilmesi işleminin iptali için ...’da iptal davası açtığını, ... 23.02.2017 tarih, .... sayılı kararıyla davanın kabulüne, dolayısıyla, teminat mektubunun irat kaydedilmesi işleminin iptaline karar verildiğini öğrendiğini, anılan şirketin ... kararına dayanarak müvekkili ile yapılan sözleşmenin feshi ile kendisiyle sözleşme yapılması talebinin reddi kararının iptali istemiyle ... sayılı dosyasıyla, ikinci kez dava açıldığını, ... Savcısının mütalaasında anılan işlemin iptalinin düşünüldüğünün belirtildiğini, bu süreçte sözleşme konusu taşınmazlarda, yapılacak olan otel, konut ve ticari ünitelerin inşası ve satışı için yerli ve yabancı yatırım firmaları ve büyük inşaat şirketleri ile yapılan görüşmelerde sözleşmenin iptali için devam eden davalar nedeniyle, tüm şirketlerin dava sonuçlanıncaya kadar projede yer almayacaklarını bildirdiklerini, bu davanın aynı zamanda, müvekkili şirketin de tek başına projeye girişmesini engellediğini, zira projeye başladıktan ve tüketicilere daire sattıktan sonra davanın aleyhe sonuçlanması halinde, sözleşmenin iptal edilerek taşınmazların geri alınabileceğini öngördüğünü, böyle bir durumda, yüzlerce mağdur ile kalınacağı, bu nedenle, dava sürecinde, müvekkilinin taşınmazlarda hiçbir faaliyette bulunmadığını, durum böyle iken, müvekkilinin davalıya ödeme yapmasını beklemenin hukuka ve hakkaniyete aykırı olacağı gibi, ödeme yapılmasının ya müvekkil şirketin mahvına neden olacağı yada devleti milyonlarca zarara uğratacağını belirterek, muarazanın giderilmesine, ... Esas sayılı davasının kesinleşmesinin beklenmesine, ...’daki davanın reddi ve kesinleşmesi halinde aradan geçen zaman dikkate alınarak, taraflar arasındaki sözleşmede düzenlenen ödeme vadelerinin hukuka ve hakkaniyete uygun bir şekilde uyarlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili birleşen davada ise özetle; ... esas sayılı davasının kesinleşmesinin beklenmesine, davanın reddi şeklinde kesinleşir ise aradan geçen zaman dikkate alınarak taraflar arasındaki sözleşmede düzenlenen ödeme vadelerinin hukuka ve hakkaniyete uygun bir şekilde uyarlanmasına şayet davanın kabulü şeklinde kesinleşir ise müvekkil şirketleri tarafından ödenen bedelin en yüksek reeskont faiziyle birlikte iadesine ve müvekkil şirketlerinin menfi ve müspet her türlü zararının şimdilik 50.000,00 TL'sinin yine en yüksek reeskont faiziyle birlikte davalı kurumdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı İdare vekili ise özetle, taraflar arasında muaraza bulunmadığını, davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Taraflar arasında, ihale sözleşmesi akdedildiği hususunda anlaşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki anlaşmazlık; taraflar arasında muaraza bulunup bulunmadığı, davacının sözleşmenin vade yönünden uyarlanması talebinin yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Mahkememizce alınan bilirkişi heyet raporu ile birinci ek raporunda belirtilen sözleşmenin uyarlanması talebinin yerinde olduğuna dair görüşe, dosya kapsamı ve aşağıda belirtilen gerekçeler kapsamında iştirak edilmemiştir. Somut olayda; Davacının ihalede 2. sırada olması ve ilk sıradaki dava dışı ... Ltd.Şti.nin edimini yerine getirmemesi üzerine sözleşmesi feshedilerek teminatı irad kaydedilmiştir. Sonrasında ihalede 2. olan davacı şirket ile davalı idare arasında 09.11.2016 tarihinde; .... parsellerde (Yeni adlandırma ile : .... parselde) bulunan taşınmazlara ait satış sözleşmesi imzalanmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmenin ilgili maddelerinde; Sözleşme Mad:2- “Satış sözleşmesi bedeli ve Ödeme Şartları: 369.000.000,00TL olup, bu bedelin 73.800.000,00TL.si sözleşmenin imza tarihinde ödenecek olup, kalan 295.200.000,00TL ise ; her 12 ayda bir taksit ödemek suretiyle 60 ayda (5 yıl) da taksitler halinde ödeyecek olup, her ödemeden dolayı kalan anapara tutarı için %9 basit faiz oranında ödeme yapılacaktır.” Sözleşme mad: 5 –Devir ve Teslim; “Taşınmaz ,sözleşmenin imzalanmasını ve tapudan devir işlemlerinin sonuçlanmasını ve tapudan devir işlemlerinin sonuçlanmasını müteakip, ‘’... tarafından Alıcı’ya olduğu şekli ile bulunduğu yerde’’ prensibi çerçevesinde konulmuş veya konulacak tüm takyidatlarla birlikte ve mevcut durumuyla devir ve teslim edilecektir. Taraflar arasında devir teslime ilişkin teslim tutanakları düzenlenecektir.Söz konusu devir-teslim tutanakları Sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olup,devir-teslim işlemi gerçekleştikten sonra Sözleşmenin Ek’ i addolunacaktır. Taşınmazın Alıcı’ya devrinin ve/veya Hazinenin yazılı davetine karşın Alıcıdan kaynaklanan sebeplerle gecikmesi veya gerçekleştirilememesi halinde verilen süreden sonra oluşabilecek her türlü zarar, ziyan,ödeme,faiz ve benzerinden Alıcı sorumlu olacak ve Alıcı bedel iadesi ,indirim vb. talepte bulunmayacaktır. Taşınmazın Alıcıya devrinin gecikmesi veya yapılamaması sebebiyle Alıcı, İdare ve veya Hazineden hiçbir zarar, ziyan talebinde bulunamaz.” Sözleşme mad: 10– Diğer Hususlar; “a-) Alıcı ,Taşınmaza ilişkin olarak İdare tarafından yapılan imar planının imar kanununa ek madde:3 gereğince devir tarihinden itibaren 5(beş) yıl süreyle ilgili kuruluşlar tarafından değiştirilemeyeceğini bilerek sözleşmeyi imzalamıştır. c-) Taşınmazın devredildiği tarihten itibaren 5(beş) yıl içerisinde, Taşınmazın İdare tarafından yapılan imar planına ilişkin olarak,verilecek mahkeme kararlarının gereklerinin yerine getirilmesini teminen gerekli imar planı değişikliğine ilişkin iş ve işlemler İdare tarafından 3194 sayılı İmar Kanunun Ek Madde:3 hükmü çerçevesinde yapılacaktır. Bununla ilgili olarak Alıcı, İdareye ve/ veya Hazineden hiçbir zarar,ziyan, bedel indirimi veya iadesi ve benzeri talepte bulunamaz. e-) Alıcı, herhangi bir nedenden ötürü ihalenin iptal edilmesi veya herhangi bir başka nedenle ihalenin ve buna bağlı olarak Sözleşmenin hüküm ifade etmemesi veya iptal edilmesi yetkili kurum veya kuruluşların gerekli onayları vermemesi hallerinde İdare ve/veya Hazineden masraf, zarar, kazanç kaybı ve sair isim altında hiçbir talepte bulunmayacağını kabul ve taahhüt eder.” Hükümleri yer almıştır. Davacı, 73.800.000,00 TL peşinat ile kalanı ise %9 faiz ile 5 yılda 5 taksit şeklinde toplamda 461.988.000,00 TL olarak ödemeyi tercih etmiş, davacı peşinat ve iki taksit dışında diğer taksitleri ödemiş; 09.11.2018 ödeme tarihli 100.368.000,00TL tutarlı ikinci taksit ile, 09.11.2019 ödeme tarihli 93.726.000,00TL tutarlı üçüncü taksidi, asıl ve birleşen davada konulan ihtiyati tedbir kararı sonucu ödenmemiş olduğu anlaşılmıştır. Bu arada davalı idare satış sözleşmesi uyarınca davacıya tapu devrini yapmıştır. Eldeki davada, taraflar arasında gelinen noktada, davacı tarafından ödenmeyen 09.11.2018 ödeme tarihli 100.368.000,00TL tutarlı ikinci taksit ile, 09.11.2019 ödeme tarihli 93.726.000,00TL tutarlı üçüncü taksidin, vadesinin uyarlanması koşullarının oluşup oluşmadığı hususu asıl ve birleşen davanın uyuşmazlık konusu olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu ihale (taşınmaz satışı) sözleşmesinde; Davacının yükümlülüğü satış bedelini ödemek, davalı idarenin yükümlülüğü ise satış sözleşmesine konu taşınmazın mülkiyetinin davacıya devridir. Belirtildiği şekilde davalı idare tarafından tapu devri nin yapıldığı görülmüştür. Sözleşmenin uyarlanması konusunda; TBK’nun 138. maddesinde; “Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır. / Bu madde hükmü yabancı para borçlarında da uygulanır.” hükmü düzenlenmiştir. TBK’nun 138. maddesi hükmü ve ... uygulamasına göre sözleşmenin değişen koşullara uyarlanabilmesi için; Taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durumun sözleşme kurulduktan sonra ortaya çıkmış olması, bu durumun borçludan kaynaklamayan bir sebeple ortaya çıkması, sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguların borçludan ifasının istenmesinin dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede değiştirmiş olması, bir başka deyişle sözleşmenin ifasının çekilemez hale gelmiş olması, borçlunun borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olması gerekmektedir.

Taraflar arasında yapılan ihale satış sözleşmenin 2/c maddesinde “Vadeye bırakılan meblağın vadesinin uzatılmasını hiçbir şekilde talep etmeyecektir” hükmü düzenlenmiştir. TTK’nun 18/2 maddesinde ise; “Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.” hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda; Davacı tarafça, taraflar arasındaki sözleşmede düzenlenen ödeme vadelerinin uyarlanması talebine gerekçe olarak; İhaleyi kazanan ... Ltd. Şti’nin şirketin yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle teminatın irad kaydedilip ihalenin 2.ncisi olan davacı şirket ile sözleşme imzalanmasından sonra anılan şirketin teminatın iadesi için iptal davası açtığını ve ... . Dairesinin 23.02.2017 tarih, .... sayılı kararıyla teminat mektubunun irat kaydedilmesi işleminin iptaline karar verildiğini öğrendiğini; Daha sonra anılan şirketin bu kararı da sunarak davacı ile yapılan sözleşmenin iptali ile kendisi ile sözleşme yapılmasını istediğini, davalı idarenin talebi reddetmesi üzerine anılan şirketin ... sayılı dosyasıyla ikinci kez dava açıldığını, ... Savcısının mütalaasında anılan işlemin iptali yönünde görüş açıkladığını; bu süreçte sözleşme konusu taşınmazlarda, yapılacak olan otel, konut ve ticari ünitelerin inşası ve satışı için yerli ve yabancı yatırım firmaları ve büyük inşaat şirketleri ile yapılan görüşmelerde sözleşmenin iptali için devam eden davalar nedeniyle, tüm şirketlerin dava sonuçlanıncaya kadar projede yer almayacaklarını bildirdiklerini, bu davanın aynı zamanda, davacı şirketin de tek başına projeye girişmesini engellediğini, zira projeye başladıktan ve tüketicilere daire sattıktan sonra davanın aleyhe sonuçlanması halinde, sözleşmenin iptal edilerek taşınmazların geri alınabileceğini öngördüğünü, böyle bir durumda, yüzlerce mağdur ile kalınacağı, bu nedenle, dava sürecinde, davacının taşınmazlarda hiçbir faaliyette bulunmadığını, durum böyle iken, davacının davalıya ödeme yapmasını beklemenin hukuka ve hakkaniyete aykırı olacağı gibi, ödeme yapılmasının ya müvekkil şirketin mahvına neden olacağı yada devleti milyonlarca zarara uğratacağı hususlarını gerekçe göstermiş ve ...’daki davanın reddi ve kesinleşmesi halinde aradan geçen zaman dikkate alınarak, taraflar arasındaki sözleşmede düzenlenen ödeme vadelerinin uyarlanmasını talep etmiştir. Dava dışı ihalenin 1.si olan ... Ltd.Şti’nin, davacı ile yapılan sözleşmenin iptali ile kendisi ile sözleşme yapılmasına ilişkin talebinin reddine dair davalı idare işleminin iptali istemiyle açtığı dava ... 19.12.2018 tarih ve .... Sayılı kararıyla “Davalı idarenin 26.09.2017 tarih ve .... sayılı işleminde ve ... A.Ş ve ..... A.Ş ile sözleşme imzalanmasına ilişkin işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, temyiz edilmesi üzerine de ... Dava ... 13.11.2019 tarih ve .... . Sayılı kararıyla onanmasına karar verilmiştir. Gelinen noktada, davacı ile yapılan satış sözleşmesinin iptali ihtimalinin ortadan kalktığı belirlenmiştir. Sonuç olarak, eldeki davada; Taraflar arasındaki ihale satış sözleşmenin 2/c maddesinde, vadeye bırakılan meblağın vadesinin uzatılmasının hiçbir şekilde talep edilemeyeceği hükmü düzenlenmiş olup, basiretli bir tacir olan davacı şirketin sözleşme hükümlerine uygun davranması yükümlülüğünün bulunduğu açıktır. Davacı her ne kadar, ihalenin 1.si firma tarafından ...’da açılan davaları TBK’nun 138. maddesi hükmüne göre uyarlama gerekçesi olarak göstermiş ise de; ... Esas sayılı dosyasında 19/12/2018 tarihinde davanın reddine karar verilmiştir. Eldeki davanın tarihi ise 06/11/2018’dir. Yani eldeki davanın açılmasından yaklaşık 1,5 ay sonra uyarlama talebinin gerekçesi ortadan kalkmıştır. Bundan ayrı olarak, ...’da dava devam ediyor olsa dahi; Taraflar arasındaki sözleşmenin devamı sırasında, davalı kurum tarafından herhangi bir muaraza yaratılmamış, davalı kurum sözleşme gereği edimlerini yerine getirerek tapu devirlerini davacı tarafa yapmıştır. Davalı tarafından sözleşmenin yerine getirilmeyeceğine dair davacı tarafa bir bildirimde de bulunulmamış, aksine davalı kurum tarafından ihalenin 1.si dava dışı şirketin talepleri reddedilmiştir. Böylece; Sözleşmenin taraflar arasındaki hükümlerinin geçerli olarak taraflarca yürütüldüğü, Danıştaydaki davanın bu şartlar altında sözleşmenin vade yönünden uyarlanmasını gerektirir öngörülemeyen bir durum olarak kabul edilmesinin mümkün bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Ayrıca, her ne kadar davalı şirket sözleşme gereğince zarara uğrayacağı iddiasında bulunmuş ise de; Getirtilen tapu kayıtlarına ve dosya kapsamına göre, davacının dava tarihinden önce ve sonra sözleşme gereği iş ve eylemlerine devam ettiği, taşınmazları yaparak üçüncü şahıslara devir işlemlerini gerçekleştirdiği, böylece davacı şirketin hiçbir şekilde zarara uğramadığı gibi zarar ihtimalinin de söz konusu olmadığı anlaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle; Taraflar arasındaki sözleşmenin vade yönünden uygulanmasını gerektirir bir husus bulunmadığı, davacının bu yöndeki talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla; Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında ve birleşen .... Esas sayılı dosyasında; davanın reddine; teminat mektupları üzerine konulan tedbirlerin kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında ve birleşen ... Esas sayılı dosyasında; davanın REDDİNE, Mahkememizin 08/02/2024 tarihli ara kararı ile; .... şubesinin 09/11/2016 tarihli ... Referans nolu, ... nolu 93.726.000,00 TL bedelli ve yine 09.11.2016 tarihli ... referans nolu, ... nolu 100.368.000,00.TL bedelli kesin teminat mektupları üzerine konulan tedbirin kaldırılmasına, bu hususta ilgili bankaya yazı yazılmasına, 1-Asıl davada; Alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 853,88 TL harçtan mahsubu ile fazla 426,28 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde hesap numarası bildirmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın avanstan karşılanmak üzere .... merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.241.260,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 2-Birleşen davada; Alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 853,88 TL harçtan mahsubu ile fazla 426,28 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde hesap numarası bildirmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın avanstan karşılanmak üzere ... merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.307.680,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair; Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/03/2024

Başkan .... ¸[e-imzalıdır] Üye ... ¸[e-imzalıdır] Üye ... ¸[e-imzalıdır] Katip ... ¸[e-imzalıdır]

Atıf: Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/106, K. 2024/180, T. 07.03.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-106-e-2024-180-k-a2c638671a92