İlk Derece Mahkemesi · Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/792 E. 2024/558 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/792
- Karar No
- 2024/558
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/792 Esas - 2024/558 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/792 Esas KARAR NO : 2024/558 BAŞKAN : ... KATİP : ... DAVACILAR : 1- ... 2- ... 3- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/09/2022 KARAR TARİHİ : 09/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacılar vekili müvekkillerinin ...’ nin ortakları olduğunu, davalının da şirketin kurucu ortaklarından ve ilk müdürü olduğunu, şirketin franchise sözleşmesi ile ... adı altında Sakarya'da eğitim alanında faaliyet göstermeyi amaçladığını, bu çerçevede ... adresindeki binanın 6 Haziran 2017 tarihinde ilk 12 yılı aylık 20.000 (yirmi bin) TL üzerinden uzun süreli bir kira sözleşmesi ile kiralandığını, bunun yanında davacıların ...adresindeki ofislerini şirkete tahsis ettiklerini, Kiralanan binanın tüm cephe kaplama ve giydirme işlerinin davacılarca Haser Cephe Giydirme Sistemlerine yaptırıldığını, Davacıların kurdukları ilişkilerle yüzün üzerinde öğrencinin okul kaydının yapıldığını ve alınan peşinatların şirketin kayıtlarına geçtiğini, davacıların girişimleri ile tecrübeli bir geçmişi olan ...'ın ...de müdür olarak göreve başladığını, davacılarca yapılan bu katkılara ve çalışmalar rağmen davalı müdürün kötüniyetli işlemlerinin ortaya çıktığını, bu kapsamda davalı ...'ın 26.07.2017 tarihinde NASA ile aynı konuda faaliyet göstermek üzere bu kez iki ortaklı olarak ...’ni kurduğunu ve bu şirketin müdürü ve yetkili temsilcisi olduğunu, ardından davalının NASA adına ve hesabına yapılan ... adresindeki kira sözleşmesini feshederek ANAS şirketi yetkilisi olarak ANAS adına ve hesabına yeni bir kira sözleşmesi yaptığını, aynı zamanda devlet tarafından NASA için alacağını vaad ettiği devlet teşviklerini de ANAS’a aldığını, bu suretle davalının özen ve sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını rekabet yasağını ihlal ettiğini şirketin menfaatlerini gözetmediğini, dürüstlük kuralına aykırı davrandığını belirterek açmış olduğu belirsiz alacak davasında davalının dava dışı şirket olan ANAS’a adına yaptığı bütün hukuki işlemlerin geçmişe etkili olarak ... Adına ve hesabına yapılmış sayılmasına, bu talebin kabul görmemesi halinde davalının NASA’yı uğrattığı zararın (mahrum kalınan kar da dahil olmak üzere) hesaplanıp davalıdan tahsili ile ...’ne ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davacıların davalı ...'ın elinde hazır olan projesini birlikte gerçekleştirmek için şirket ortağı olduklarını, okul olmaya elverişli taşınmazın davacının kendi gayretleri ile şirketin kurulmasından önce bulunarak 04.03.2017 tarihli kira ön protokolüne bağlandığını, davacıların şirkete ortak olduktan sonra hisselerine düşen inşaat giderlerini ödemeyerek şirketi ve davalı ...'ı yarı yolda bıraktıklarını ve zarara uğrattıklarını, kayıt bürosu olarak kullanılan yerin inşaat sahasının yanında bulunan ve davacılarla ilgili olmayan konteyner olduğunu, davacıların okul inşaatının tüm cephe ve kaplama ve giydirme işlemlerini yaptırmalarının da gerçek dışı olduğunu, Okul müdürü ...'ın ... şirketinin ortakları tarafından irtibat kurularak okula genel müdür sıfatıyla atanmış dava dışı 3.bir kişi olduğunu, ...'in okul müdürü olarak atanmasında davacıların bir dahlinin bulunmadığını, Bilfen Şirketler grubu ile yapılan "Bilnet franchise sözleşmesinin" ... adına değil 09.03.2017 tarihinde davalı-... ile dava dışı ortaklardan ... adına yapılarak bedelinin davalı tarafından ödendiğini, bu tarihte ... şirketinin henüz kurulmadığını, Davacıların hiçbir gayret göstermeden hiç para harcamadan ve vermiş oldukları sözleri yerine getirmeden bu davayı açmalarının hakkın kötüye kullanılması olduğunu, Şirket ünvanlarında kullanılan ... ve ... kelimelerinin davalının kendisinin, çocuklarının ve eşinin isimlerinin baş harflerinden oluştuğunu, Davacıların ... okullarına 100 üzerinde öğrenci ve veli kazandırdıkları iddiasının gerçek dışı olduğunu, Okulun tanıtımının davalı tarafından gerçekleştirildiğini, ... adına yapılan teşvik başvurusundan bağımsız olarak ... şirketi adına yeniden devlet teşvikine başvurular yapıldığını, ... şirketinin hiç faal olmadığını dolayısıyla rekabet yasağının ihlali ve zararın oluşmadığını, ... şirketinin iş ve işlemlerinin ... şirketi adına yapılmış sayılmasının hukuken mümkün olmadığını, Davalının rekabet etmeme borcunun ihlaline yol açan bir davranışı ve tazminat sorumluluğunun bulunmadığını, ...nin kuruluşundan bu yana kâr edemediğini dolayısıyla ... şirketi yönünden zarardan da bahsedilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. Taraflar arasındaki anlaşmazlık: Davalının ...'nin ortağı ve müdürü iken aynı konuda faaliyet gösteren ...'nin kurucu ortağı ve yetkilisi olması ve ... için planlanan faaliyetlerin ... kapsamında yapılarak faaliyet gösterilmesi kapsamında rekabet yasağının ihlali teşkil eden ve davalının sorumluluğunu doğuran iş ve eylemlerinin bulunup bulunmadığı, bu sebeple davacıların ortağı olduğu ...'nin zararının gerçekleşip gerçekleşmediği, varsa zarar miktarı, dava tarihi itibari ile tasfiye aşamasına girdiği anlaşılan şirket lehine davacıların bu davayı açmak hususunda taraf sıfatlarının bulunup bulunmadığı, taleplerin zaman aşımına uğrayıp uğramadığı hususlarındadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık bu dava öncesinde farklı davalara konu olmuştur. Bu kapsamda; a) Sakarya 3 Asliye Hukuk mahkemesinin 2017/521 Esas 2018/230 karar sayılı dosyasında aynı davacılarca aynı vakıalara istinaden aynı davalı aleyhinde açılan TTK 626 maddesine (haksız rekabete) dayanan dava ; 6102 sayılı TTK'nın 626/(2). maddesi uyarınca açılan davalar ancak şirket tarafından rekabet yasağına aykırı hareket eden yönetici ve ortaklar aleyhine açılabilir. Davacılar dava dışı şirketin ortağı olup, kendi adına TTK'nın 626 maddesi uyarınca dava açamaz." gerekçesiyle reddedilmiş, bu karar İstanbul Bam 13 HD nin 2018/725 Esas 2019/493 Karar sayılı kararla istinaf talebinin reddi ile kesinleşmiştir. b) Davacılar Sakarya 2 Asliye Hukuk mahkemesinin 2018/420 Esas sayılı dosyasında aynı davacılar aynı vakıalara istinaden aynı davalı aleyhinde yöneticinin sorumluluğuna istinaden 6102 sayılı TTK.'nın 644. maddesi yollamasıyla 553. maddesi uyarınca tazminat davası açmışlar, mahkemece 2019/123 sayılı kararla dava (Sakarya 3 AHM nin 2017/521 sayılı dosyası sebebiyle) derdestlik gerekçesiyle usulden reddedilmiş, Kararın istinafı üzerine Sakaya Bam 7 HD nin 2019/1668 esas 2020/692 karar ile davaların farklı hukuki sebeplere dayandığı gerekçesiyle kaldırılmış, sonrasında yargılamaya Sakarya 2. Asliye Hukuk mahkemesinin 2020/223 Esas sırasında devam edilmiş, Bu dosya kapsamında 2021/402 sayılı karar ile dava "Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin kurulduğu" gerekçesiyle mahkememize gönderilmiş, Mahkememizin 2021/358 Esas sırasına kaydedilen davada 2022/319 sayılı kararla "davanın açıldığı mahkemece görülmesi gerekliliğinden bahisle" görevsizlik kararı verilerek dosyanın Sakarya 2 Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, bu görevsizlik kararı Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7.Hukuk Dairesinin 2022/1047 E. 2022/844 K. sayılı ilamı ile kesinleşmiş, İstinaf ilamının davacı ve davalı vekiline 11/05/2022 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde davacı ve davalı tarafından gönderme talebinde bulunulmadığından HMK'nın 20. Maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına dair 27/06/2022 tarihli ek karar verilmiş, bu ek karar istinaf edilmeksizin 19/07/2022 tarihinde kesinleşmiştir. c) Davacılar ... ve temsilcileri ... ile ... aleyhinde şirkete kayyımı atanması talepli olarak 02/08/2019 tarihinde Sakarya 4. Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesinin 2019/540 Esas sayılı dosyasında açmış oldukları dava Hakimler ve Savcılar Kurulu 1.Dairesi'nin 08/07/2021 tarihli ve 568 sayılı kararı ile 01/09/2021 tarihi itibariyle Sakarya ilinde müstakil Asliye Ticaret Mahkemesi faaliyete geçtiği ve yargı çevresinin ilin mülki sınırları olarak belirlendiği gerekçesiyle mahkemece 2021/107 Karar sayılı 16/09/2021 tarihli kararı ile mahkememize 27/04/2022 tarihinde gönderilmiş, bu dosya mahkememizin 2022/487 Esas sırasına kaydedilerek yapılan değerlendirmede mahkememizce 2022/1139 sayılı kararla "davanın açıldığı mahkemece görülmesi gerekliliğinden bahisle" görevsizlik kararı verilerek dosyanın Sakarya 4 Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, bu görevsizlik kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesi sonrasında yasal süresinde gönderme talep edilmediğinden HMK'nın 20. Maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına dair 29/06/2022 tarihli ek karar verilmiş, bu ek karar istinaf edilmeksizin 19/07/2022 tarihinde kesinleşmiştir. Somut davada dava dilekçesinde ileri sürülen hukuki sebeplere ve vakıalara ve sonuç taleplere nazaran uyuşmazlık TTK 626/2 maddesinde düzenlenen şirket müdürünün rekabet yasağına aykırılığından kaynaklanan tazminat davası olarak nitelendirilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 626/2. maddesi uyarınca açılan davalar ancak şirket tarafından rekabet yasağına aykırı hareket eden yönetici ve ortaklar aleyhine açılabilir. Davacılar dava dışı şirketin ortağı olup, kendi adına TTK'nın 626 maddesi uyarınca dava açamaz. Tazminatı şirket lehine talep etmeleri de sonucu değiştirmeyecektir. Bu haliyle davacıların somut dava açısından aktif husumetleri bulunmamaktadır ve davanın usulden reddi gerekmektedir. (Yargıtay 11 HD'nin 2016/7578 Esas 2017/2119 Karar, Yargıtay 11. HD'nin 2014/1233 E., 2014/19833 K. ; 2013/12642 E., 2014/2716 K.; 2017/762 E., 2018/5689 K. kararları da bu yöndedir.) Davanın hukuki sebebi 6102 TTK.'nın 644. maddesi yollamasıyla 553. maddesinde düzenlenen limited şirket yöneticisinin hukuki sorumluluğuna dayalı tazminat istemi olduğu kabul edilmesi ihtimalinde ise yasada öngörülen -ihlalin öğrenilmesinden itibaren- 2 yıllık zamanaşımı süresi davalı müdürün müdürlük görevinin sona erdiği 27.12.2017 tarihinden itibaren davanın açılmış olduğu tarih itibariyle dolmuş bulunmaktadır. Davalı tarafın zamanaşımı savunmaları da bulunmaktadır. Davalının rekabet yasağını ihlali davacılarca öğrenildiği hususu Sakarya 3 Asliye Hukuk mahkemesinin 2017/521 esas sayılı dosyası ile sabittir. Daha önce aynı konuda Sakarya 2 Asliye Hukuk mahkemesinin 2018/420 Esas sayılı dosyasında açılmış olan dava görevsizlik aşamalarından sonra mahkememizin 2021/358 Esas sayılı 27/06/2022 tarihli ek kararı ile açılmamış sayılmıştır. Dolayısıyla önceki davanın zamanaşımını kesen etkisi açılmamış sayılma kararı ile ortadan kalkmış olup yeni dava açısından -yöneticinin sorumluluğu sebebiyle tazminat olarak nitelendirilmesi halinde- zamanaşımı süresinin doylduğu ayrıca gözetilmelidir. Açıklanan gerekçelerle rekabet yasağına aykırılık sebebiyle tazminat talebi olarak nitelendirilen davanın aktif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Hüküm: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken maktu harçtan peşin alınan 170,78 TL nin mahsubu ile eksik 256,92 TL nin davacılardan müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müteselsilen alınarak davalıya verilmesine, 5-Arabuluculuk dosyasında Bakanlık bütçesinden karşılanan 1.600,00 TL arabulucu ücretinin davacılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereğince taraflara resen tebliğine, 7-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 8-Karar kesinleştiğinde Sakarya Ticaret Sicil Müdürlüğüne -25/09/2023 tarihli müzekkere ilgi tutularak- dava neticesinin bildirilmesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile birlikte istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09/10/2024 Katip ... e-imzalıdır. Başkan ... e-imzalıdır.