İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/103 E. 2025/914 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/103
- Karar No
- 2025/914
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/103 Esas KARAR NO : 2025/914
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/02/2022 KARAR TARİHİ : 27/11/2025
DAVACI İDDİASI VE TALEP: Taraflar arasında 02.09.2020 tarihinde ... Sözleşmesi imzalandığı, bu kapsamda 02.09.2020tarihinde 2020-2025 dönemi için Servis Sözleşmesi imzalandığı, yenilenen sözleşmeye uygun olarak öğrenci velileri ile 2020-2021 Yılı Öğrenci Servis Sözleşmesi yapıldığı, yüz yüze eğitim uygulamasına geri dönülmesi sonucunda, davacı şirket tarafından okulun öğrencileri ile öğretmenler ve idari personelin servis hizmetine devam edildiği ve sözleşmenin ifasının sağlıklı bir şekilde gerçekleştiği, davalının servis sözleşmesini 02.03.2021 tarihinde haksız olarak feshettiği, davalı tarafından önce ... 14. Noterliği ... tarihli ihtarnamesi ile 2020-2021 dönemi için servis sözleşmesinin yenilenmeyeceğinin bildirildiği, ancak mesnetsiz iddiaların yer aldığı ihtarnamenin aksine taraflar arasında 02.09.2020-02.09.2025 yılları arasında geçerli olacak servis sözleşmesinin yenilendiği, kaldı ki ihtarnamede madde 9 ile belirtilen fesih hakkı gerekçelerinin bulunmadığı, bu nedenle ... 40. Noterliğinden verilen ... tarihli cevapta “ …. Tarafların mutabakat ile sözleşmenin yenilendiği, yenilenen sözleşmeye uygun olarak öğrenci velileri ile sözleşme yapılarak hizmete başlandığı…. Bunun aksine hukuken geçerli olmayan sözleşmenin yenilenmeyeceği ihtarının kabul edilmediğinin…” bildirildiği, davacının ihtarnameye cevabından sonra davalının hatasını anladığı servislerin sağlıklı bir şekilde hizmet vermeye devam ettiği, ancak sözleşmenin devamına muvafakat eden davalı şirket tarafından bu kez 26.02.2021 tarihinde davacı şirketin araçlarının okula girmesi, öğrenci servis hizmeti vermesinin engellendiği, şirket müdürü ...'ın 26.02.2021 günü okulun içinde yer alan şirkete ait ofise gelerek sabah servisinin kontrolünü yaptığı, aynı gün akşam servislerinin kontrolü için okula döndüğünde ise servis şirketine tahsisli odanın kilidinin kırıldığı, içinde bulunan eşyanın koridora saçılmış olduğunu gördüğü, söz konusu olayın akabinde ...amirliğine şikâyette bulunduğu, öte yandan davalı tarafından öğrenci velilerine “servis taşımacılığımız ... Kooperatifi tarafından gerçekleştirilecektir.” Şeklinde mesajlar gönderildiği, davacı şirket yetkilisinin okuldan çıkarıldığının tespit edildiği Bu nedenle davalıya gönderilen ... 49.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin ifasını imkânsız hale getirecek nitelikteki eylemlere son verilmesi ve sözleşmeye uyulmasının ihtar edildiği, ancak davalının ... 14. Noterliğinin... tarihli ihtarnamesi ile öğrenci taşıma sözleşmesinin başka bir firmaya verildiği ve mesnetsiz iddialar ile sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği, bu ihtarnamede taraflar arasında imzalanan bir sözleşme olmadığı ve şirket yetkilisinin okula gelmediği gibi mesnetsiz iddialarda bulunulduğu, ihtarnameyi hazırlayanın 02.09.2020 tarihli 2020-2025 dönemi servis sözleşmesini, davacı şirketin 26.01.2021 tarihine kadar okul içinde irtibat ofisinin faal olduğunu, servislerin devam ettiğini bilmediğinin anlaşıldığı, bu nedenle davalı tarafından 02.03.2021 tarihli ihtarname ile servis sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği, sözleşmenin haksız feshi ile davacının külliyetli miktarda munzam zarara uğradığı, davacı şirketin servis bedellerini “Okul Servis Araçları Hizmet Yönetmeliği ve ... Taşımacılığı Yönergesi ne göre UKOME kararı ile belirlenen aylık servis ücretlerine göre tahsil ettiği, zarar kalemlerinin Yönerge gereği 02.09.2020 tarihli 2020-2025 dönemi servis sözleşmesinin 02.09.2020 tarihinden, haksız fesih tarihi olan 02.03.2021 tarihine kadar uygulamasından doğan alacaklar, akaryakıt fiyat farkları, değer artışı yapma hakları saklı kalmak kaydıyla davalının sözleşmeyi haksız feshi nedeniyle sözleşmenin sonu olan 02.09.2025 tarihine kadar okul personeli ve öğrencilerin servis hizmetlerinin yapılmamasından uğradığı kazanç kaybından doğan belirlenecek tazminatlar, öğrenci velileri ile yapılan Öğrenci Servis Sözleşmesindeki 5. Madde 2. Alt maddede “okul aile birliği servis belirleme komisyonu ile yapılan öğrenci taşıma sözleşmesi herhangi bir sebepten dolayı iptal veya fesih olduğunda sözleşme hükümsüzdür.” Denildiği ayrıca okul yönetimi tarafından davacı şirket ile olan sözleşmenin feshedildiğine dair öğrenci velilerine bildirim yapılması nedeniyle, öğrenci taşıma sözleşmesinin de yerine getirilmemesinin okul idaresi tarafından engellendiği, davalının haksız feshi ve servis araçlarının öğrencinin faydalanacağı alana girmesine müsaade edilmemesi, öğrenci velilerinin başka servis şirketine yönlendirilmiş olmasının, okul servis işinin özelliği nedeniyle öğrenci velileri ile yapılan 2020-2021 yılı öğrenci taşıma sözleşmesinin ifasını imkânsız kıldığı, davacı şirketin 02.03.2021 döneminde öğrenci taşıması yapamadığı, servis sözleşmesinden külliyatlı tutarda zarara uğradığı, davacı şirkete ait okul içerisinde yer alan servis ofisindeki eşyalara verilen zarardan kaynaklanan tazminat istemi başlıkları altında zarar kalemlerinden ibret olduğunu değerlendirdikleri, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ehil bilirkişiler tarafından zararların somut olarak tespitini talep ettikleri ifade edilerek; davanın kabulü, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,- TL maddi tazminatın, sözleşmenin 02.03.2021 tarihli haksız fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsili, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesi talep edilmektedir DAVALI CEVABI : Davalı yanca dava dilekçesinde her ne kadar 02.09.2020 tarihinde Servis Sözleşmesi (02.09.2020-02.09.2025 yıllarına ilişkin olarak) yapılmış olduğu ileri sürülmüşse de dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşmenin III- Konu Başlığı altında açıklandığı üzere “İş bu sözleşme işverenin göstereceği hatlar üzerinde, kendi personelinin işe gidiş gelişlerinde kolaylık sağlamak amacıyla servis kiralaması işini kapsar. “Şeklindeki açıklama beyanlarını sübuta erdirdiği, yani davacının iddia ettiği gibi öğrenci taşımacılığına ilişkin bir sözleşmenin mevcut bulunmadığı, Davacının sözleşmenin haksız feshedildiğine ilişkin iddialarının mesnetsiz olduğu, davacı şirket ile uzun süre çalışıldığı, dava dilekçesi ekinde sunulan taşımacılık sözleşmelerinden görüleceği üzere pandemi başlamadan önce yeni bir yıl için okula haber vermeksizin okulda öğrenci kayıtları yapıldığı, Personel taşımacılığı sözleşmesi gereği, servis hizmeti kapsamında okulda müdürü götürmek için bir servis hizmeti veriliyor olmasına rağmen sözleşmeye aykırı olarak okul müdürünü almaya giden servisin müdürü almadan geri gelmesinin nedeninin sorulduğunda sebep olarak müdürün henüz evden çıkmadığının söylendiği, oysa ki müdür evden çıktıktan sonra servisi görmediği için davacı firmanın sahibini arayarak servisin kendisini almadan gittiğini söylemiş olmasına karşılık mağduriyetinin giderilmediği gibi hak etmediği bir tutumla karşılaştığı, bu hareket nedeniyle söz konusu servisçinin çağırılıp uyarıldığı ve bundan sonra çalışılmayacağının ihtar edildiği, Söz konusu ihtarnamelerin davacının delil listesinde ayrıntılı olarak açıklandığı, noterden talep edildiğinde haklılıklarının ortaya çıkacağı, Bilahare okuldaki servis odasında bulunan masa, raf ve koltuğun oddan çıkarıldığı, 26.02.2021 tarihindeki fiili durum nedeniyle davacı yanın ... Amirliğine giderek eşyanın dışarıya çıkarıldığını beyan ederek suç duyurusunda bulunduğu, gerçekte davacı şirkete ait mobilyanın odadan çıkarılarak düzgün bir şekilde kütüphaneye yerleştirildiği gibi, söz konusu eşyada bir hasarın bulunmadığı, bu hususun kamera kayıtları ve orada bulunan tanıkların beyanları ile Anlaşılacağı Davacı yanın munzam zarar iddiasında bulunmuş ise de munzam zararın şartlarının borçlunun para borcunun ifasında temerrüde düşmesi, alacaklının temerrüt faizi ile karşılanmayan zararının bulunması, borçlunun kusuru, borçlunun fiili ve munzam zarar arasındaki illiyet bağı şeklinde sayılabileceği, mevcut davada şartların oluşmadığının sabit olduğu gibi, davacının davalının rızası hilafına kayıt yaptığı öğrencilerin taşınmasını, davacının yeni anlaştığı firmanın herhangi bir karşılık almadan hizmet vermek suretiyle gerçekleştirdiği, Bu nedenle davacının tüm iddialarına ilişkin inkâr kapsamında açıklama yapıldığı ve davanın reddinin talep edildiği belirtilerek, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesi talep edilmektedir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, taraflarca dosyaya sunulan bilgi ve belge kayıtları dosya içerisine alınmıştır. Dosyanın rapor tanzim edilmek üzere Mali Müşavir Bilirkişine tevdi edildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan 02/04/2023 tarihli raporunda özetle; Dava ve cevap dilekçeleri çerçevesinde taraflar arasındaki anlaşmazlık konularının ticari defter ve kayıtlara ilişkin olmadığı, anlaşmazlık konusunun akdedilmiş sözleşmelerin haksız/haklı fesih kaynaklı olduğu, uzmanlık alanı nedeniyle bu konuda ancak sözleşmeler hukuku konusunda bir bilirkişinin görüş ve değerlendirmesi sonucuna göre hesaplama ve değerlendirme yapılabileceği, sözleşmenin haksız feshedildiği kanaat ve sonucuna ulaşılması halinde talep edilen hesaplamaların yapılması için değerlendirme bölümünde açıklandığı üzere taşımacılık sektöründe uzman bir bilirkişi tespiti ile tarafların yine yukarıda belirtilen bilgi ve belgeleri sunmaları halinde hesaplama yapılabileceği görüş ve kanaatine varılmıştır. Dosyanın rapor tanzim edilmek üzere Taşıma Uzmanı ve Sözleşmeler Hukuku Uzmanı bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişiler tarafından hazırlanan 24/05/2024 tarihli raporunda özetle; Taraflar arasındaki ihtilaf noktalarının, taraflar arasındaki servis taşıma sözleşmesinin sona erip ermediği, sona erdiyse tarafların irade mutabakatı ile süresinin uzatılıp uzatılmadığı ve hangi tarihe kadar uzatıldığı, sözleşmenin süresinden önce feshedilip edilmediği, edildiyse feshin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı, davacının alacak miktarı hususlarında toplandığı; davalı yanın tarafı olduğu personel servis taşımasına ilişkin sözleşmenin dava ile ilgisi bulunmadığı, davanın davalı şirketin işleteni olduğu ... adına imza kaşe altına alınan öğrenci servis taşımacılığına ilişkin sözleşmeyle ilgili olduğu, ancak davalı yanın pasif husumet ehliyeti yönünden de beyan dilekçelerinde itirazda bulunmadığı; bu nedenlerle davalı yanın pasif husumet ehliyeti yönünden takdir ve değerlendirmenin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Personel Taşıma Sözleşmesinin (02.09.2020) işbu dava ile ilgisi bulunmadığı; 01.09.2019-30.06.2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere taraflar arasında kurulan öğrenci servis taşımacılığına ilişkin sözleşme ise 30.06.2020 tarihinde sona ermesine rağmen 01.09,2020 tarihinde ilk ihtarnamenin keşide edildiği 13.11.2020 tarihine kadar sorunsuz uygulanmış göründüğü, böylece 2020-2021 döneminde de taşıma hizmeti verilmeye devam edildiği, söz konusu ihtarnamede bir kısım sorunlardan bahsedilmesinin davalı şirketin de özleşmeyi bir eğitim dönemi daha, yani 01.09.2020-30.06.2021 uzatma iradesinde olduğunu açıkça ortaya koyduğu ve tarafların örtülü irade beyanıyla sözleşmenin bu 30.06.2021 tarihine kadar uzatılmış olduğu; ancak davalı şirket tarafından davacı şirket üzerine ... 14. Noterliği aracılığı ile keşide edilen ... tarih ve sayılı ihtarname ile kesin olarak sona erdiği, sözleşmenin davalı yanca tek taraflı feshinin sözleşmenin 4. Maddesinde tanımlanan edimlerin davacı şirket tarafından yerine getirilmemesi ve davalı şirketin yazılı bildirimine rağmen düzeltilmemesi koşuluna bağlandığı, dava dosyasında davacıya sunulan yazılı bir bildirim sunulmadığı, ayrıca 13.11.2020 tarihli ihtarnamede bir kısım sorunlardan bahsedilmesine rağmen bunları soyut olduğu, özellikle ödemeye ilişkin olanları öderne yeri, miktarı gösterilerek somutlaştırılmaları gerektiği ve bu somutlaştırma yapılmadığından davacı tarafından ifa edilip edilmediklerinin denetlenmesinin mümkün olmadığı ve bu nedenlerle sözleşmenin davalı şirket tarafından tek taraflı feshinin haklı sebebe dayanmadığının değerlendirildiği, davacının eşyalarını itirazı kayıt ileri sürmeksizin kaldırması, herhangi bir tutanak veya fotoğraf bulunmaması karşısında davalı şirket tarafından eşyaya zarar verildiği yönündeki iddianın ispata muhtaç olduğunun değerlendirildiği, davacının talebinin sözleşmenin haksız feshi nedeniyle kar kaybı olarak özetlenebileceği, servis hizmetlerinde sektörel uygulamada kar oranının taşıma ücretinin 1/3'ü olduğu, bu nedenle davacının sözleşmenin feshedildiği 02.03.2021-30.06.2021 tarihleri arasındaki dört aylık kar kaybını talep edebileceği; ancak dava dosyasında davacının taşıdığı öğrenci sayısı, uyguladığı tarife, aylık yaptığı tahsilat vb. veriler bulunmadığından bir hesaplama yapılabilmesi mümkün olmadığı, bu nedenle davacının 2019-2020 ve 2020-2021 eğitim ve öğretim dönemlerinde davalı şirkete verdiği öğrenci servis hizmetinden dolayı tahsil ettiği miktarın ticari defterlerden tespit edilerek özellikle sözleşmenin uygulandığı 01.09.2020-Mart 2021 dönemleri arasındaki ortalama aylık kazancının belirlenerek bunun 1/3'ünün dört ay karşılığının, davacının kazanç kaybı olarak takdir edilebileceğinin değerlendirildiği görüş ve kanaatine varılmıştır. Dosyanın ek rapor tanzim edilmek üzere Taşıma Uzmanı, Sözleşmeler Hukuku Uzmanı ve Mali Müşavir bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişiler tarafından hazırlanan 23/01/2025 tarihli ek raporunda özetle; Dava ve cevap dilekçeleri çerçevesinde taraflar arasındaki anlaşmazlık konularının ticari defter ve kayıtlara ilişkin olmadığı, anlaşmazlık konusunda davacı ticari defter ve kayıtlarında herhangi bir veri bulunmadığı taraflarca beyan edilmiş ve tutanak altına alınmış olduğundan kayıtlardan bir tespitin yapılamayacağı, tarafımıza verilen görev çerçevesinde sadece davacı tarafından dosyaya sunulan öğrenciler ile yapılan taşıma sözleşmeleri çerçevesinde inceleme yapılabildiği, hesaplama yapılacak başkaca veri bulunmadığı, bu sözleşmeler çerçevesinde heyette buluna diğer Sayın Bilirkişilerin görüşlerine göre yapılan hesaplamalar çerçevesinde talep edilebilecek tutarın 51.780,00 TL olabileceği, kâr kaybı süresinin ülkemizde yaşanan pandemi sürecinde olduğu hususunun Sayın Mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerektiği, davacının faiz başlangıç talebi 02.03.2021 özleşmenin fesih tarihinden başlamak üzere avans faizi olup, takdirin Sayın Mahkeme’de olduğu, delillerin değerlendirilmesi ve nihai takdiri ile hukuki tavsifi 6100 sayılı HMK m. 266/c.2 hükmü gereği tamamen Sayın Mahkeme’nin yetkisinde bulunduğu, tarafların diğer tüm taleplerinin değerlendirilmesinin hukuksal değerlendirmeyi gerektirdiği ve Sayın Mahkemenin takdiri olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. ISLAH: Davacı vekilinin 03/07/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Bilirkişi raporlarında, 4 aylık mahrum kalınan kar olarak 51.780 TL olduğunun tespit edildiğini, hesaplama sonucunda müvekkili şirketin mahrum kaldığı aylık kar 12.945 TL olduğunu, müvekkilinin 7 aylık süreçte mahrum kalınan karının ise 90.615 TL olduğunu, her ne kadar dava dilekçesinde, sözleşmenin 02.03.2021 tarihinde fesih edildiği belirtilmişse de söz konusu tarih ve açıklamaların sehven yazıldığını, maddi hata olarak değerlendirilmesi gerektiğini, mahkemece maddi hatanın düzeltilmesi şeklinde değerlendirilmeyecek ise; dava değerinin yanı sıra maddi vakıaları da ıslaha konu ettiklerini, söz konusu maddi vakıaların ve dava değerinin birlikte ıslah edildiğini, söz konusu Maddi Tazminat talepleri basit hesaplama ile tespit edildiğini, mahkeme aksi kanaatte ise hesaplama yapılması için dosyanın bilirkişiye gönderilmesini talep ettikleri, yukarıda açıklanan nedenlerle, davanın tam ıslahını içerir ıslah dilekçesinin kabulüne, dava değerinin 90.615 TL olarak, davanın kabulüne, 90.615 TL maddi tazminatın öncelikle sözleşmenin hukuka aykırı şekilde fesih edildiği 13.11.2020 tarihinden, her halükarda dava tarihinden itibaren işleyecek olan ticari faiz (avans faiz) ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, taşıma sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshedildiğinden bahisle uğranılan kazanç kaybına ilişkin tazminat davasıdır Davacı taraf dava dilekçesinde özetle haksız fesihten kaynaklı kazanç kaybı, akaryakıt fiyat farkı ve servis ofisindeki eşyalara verildiği belirtilen zarara ilişkin tazminat talebinde bulunmuştur. Taraflar arasında iki ayrı sözleşme vardır, dava konusu Öğrenci Taşıma Sözleşmesi 09.09.2020 tarihinde akdedilmiştir. 2020-2021 öğretim yılını kapsamaktadır. Bu sözleşme 01.09.2019-30.06.2020 tarihleri arasında geçerlidir, fakat davalı tarafından 13.11.2020 tarihinde davacıya ihtar çekildiği anlaşılmakla bu sözleşmenin 30.06.2021 tarihine kadar uzatıldığı zımni olarak anlaşılmaktadır. Davacıya kesin feshe ilişkin ihtar 02.03.2021 tarihinde çekilmiştir dolayısıyla davacının 02.03.2021 -30.06.2021 tarihleri arasında tazminat isteme hakkı vardı. Dosya kapsamında üzerinde durulması gereken husus; taraflar arasındaki ilişkinin ve anlaşmazlık konusunun sözleşmeye dayalı haksız fesihten kaynaklanıp kaynaklanmadığı noktasında toplanmaktadır. Davalı tarafından çekilen ihtarnamede Taşımacının yani davacının sözleşmenin 4. Maddesindeki esaslara uymadığı, geçmiş dönemlerden kaynaklanan velilere borçlarının ödenmediği, okul - veli ilişkisinin zedelendiği, ödemekte yükümlü olunan okul personeline ilişkin mavi kart bedellerinin ödenmediği, okul müdürünün taşınması ile ilgili sorunlar yaşandığı, bunun yanında küfürlü, saygısız konuşmaların olduğu, nezaket sınırını tümüyle aşan tehditkar davranışlar sergilendiği, yine Şirket yetkilisinin Covidli olduğu dönemde 14 gün karantina koşullarını ihlal ettiği ve pandemi nedeniyle yüz yüze eğitimin sınırlandırılmış olduğu, öğrenci taşıma işinin yapılmadığı, bu haliyle taraflar arasındaki sözleşmenin uygulanabilirliğinin görülmediği kısaca 2020-2021 yılı eğitim öğretim yılında öğrenci servis sözleşmesinin yenilenmeyeceği ihtar edilmiştir. Buna karşın 13.11.2020 tarihli davacı yanca çekilen karşı ihtarnamede “İş bu sözleşmenin 30.06.2020 tarihinde sözleşmenin bitiminden 15 gün önce tarafların mutabakatı ile bu sözleşmenin belirlenecek süre için uzatılabilir veya 1 yıl için devam etme kararı alınabilir..” hükmü gereği 15.06.2020 tarihinde tarafların mutabakatı ile 2020-2021 yılı için sözleşmenim yenilendiği, sözleşmeye uygun olarak öğrenci velileri ile öğrenci taşıma sözleşmesi yapılarak öğrenci taşıma işlemine başlandığı, öğrenci taşıma işleminin devam ettiği, sözleşmenin sağlıklı bir şekilde uygulandığı, bu nedenle öğrenci taşıma sözleşmesinin yenilenmeyeceği ihtarının hukuken geçersiz olduğu, sözleşmenin haksız fesih olması halinde her türlü yasal haklarını saklı tuttuklarını, ihtarnamede belirtilen hususları kabul etmediklerini beyan etmişlerdir. Davaya konu öğrenci taşıma sözleşmesi 01.09.2019-30.06.2020 tarihleri arasında geçerlidir. Dolayısıyla 2020-2021 eğitim ve öğretim yılını normal koşullarda kapsamamaktadır. Bununla birlikte 13.11.2020 tarihli ihtarnameye kadar taraflar arasında herhangi bir problem olmadan 2020-2021 sezonunda da sözleşmenin uygulanmasına devam edildiği anlaşılmaktadır. Zira Okul Müdürünün alınmadığı, davacının bir kısım ödemeleri yapmadığı ve mavi kart bedellerini ödemediği iddiası davalı tarafından ileri sürüldüğüne göre davalı şirketin de iradesi 2020-2021 eğitim ve öğretim yılında da davacı şirket ile sözleşmeye devam etme iradesinde olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla taraflar sözleşmenin 01.09.2019-30.06.2021 tarihleri arasında iki eğitim öğretim sezonu boyunca birincide yazılı, ikincide uygulama ile yürürlükte kalmasını örtülü olarak kabul etmişlerdir. Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi davalı şirket tarafından davacı şirkete ... 14.Noterliği aracılığı ile keşide edilen ...tarih ve sayılı ihtarname ile kesin olarak sona ermiştir. Davalı şirketin bu ihtarı sözleşmenin feshini doğrulamaktadır. Sözleşmenin davalı şirket tarafından tek taraflı olarak feshedebilmesi, davacı şirketin sözleşmenin 4. Maddesindeki görevlerini yerine getirilmediğinin kendisine yazılı olarak bildirilmesi ve bu hatanın düzeltilmemesi olarak düzenlenmiştir. Dava dosyasında ise davacı şirketin 4. Maddede tanımlanan görevlerini yerine getirmediğine dair herhangi bir delil dosyaya sunulmamıştır, böylece davalının ihtara konu iddialarının soyut olduğu, dosya kapsamı ile örtüşmediği dolayısıyla feshin haksız olduğu kanaatine varılmıştır. Davacının talebinin de sözleşmenin haksız feshi nedeniyle kar kaybı olduğu anlaşılmakla servis hizmetlerinde sektörel uygulamada kar oranının taşıma ücretinin 1/3'ü olduğu, bu nedenle davacının sözleşmenin feshedildiği 02.03.2021- 30.06.2021 tarihleri arasındaki dört aylık kar kaybını talep edebileceği dolayısıyla davacı tarafından dosyaya 2020-2021 yılına ilişkin 60 adet taşıma sözleşmesi sunulduğu, bu sözleşmeler kapsamında 69 öğrenci taşıması yapılacağı taahhüt edildiği, dosyada bu sözleşmelerin eki olan senetler ve taşıma tutarları bulunmadığı, mali müşavir bilirkişi marifetiyle sözleşmelerin aslı incelenmiş ancak 2019-2020 sözleşmelerin ekinde bulunan senetlerin tamamında taşıma tutarlarının bulunmadığı görüldüğünden 2019-2020 yılı öğrenciler ile yapılan taşıma sözleşmeleri inceleme dışı bırakılmıştır. 2020-2021 yılında öğrenciler ile yapılan sözleşmelere ilişkin herhangi bir tahsilat da yapılmadığı belirtilmiş olup, (hizmet ifa edilmediğinden tahsilatın yapılmadığı açıktır) ticari defterlerde de tutanakta belirtildiği üzere inceleme yapılmamıştır. Tüm bu nedenlerle sadece dosyaya sunulan 60 sözleşme bedeli esas alınmak üzere bu sözleşme bedelleri tespit edilerek sonuca ulaşılmaya çalışılarak, sunulan sözleşmelerdeki bir adet öğrencinin taşıma bedellerinin ne kadar olduğu yönünde bir tespit yapılamamış olup, bedeli tespit edilemeyen sözleşmeler toplama dahil edilmemiştir. Bedeli tespit edilemeyen veli ismi ... ismi...’dir. (Dosyada mevcut listede 41.sırada belirtilmektedir). Diğer öğrenciler için belirlenen 2020-2021 eğitim öğretim dönemi taşıma ücreti toplamı 349.515,00 TL olarak bulunmuştur. (Sözleşmeler 01 Eylül ile 30 Mayıs arasındaki süreyi ihtiva ettiğinden bu tutarın 9 aylık taşıma süresini kapsadığı açıktır.) Dolayısıyla 9 Aylık Toplam Taşıma Ücreti 349.515,00 , 4 aylık Taşıma Ücreti (349.515/9*4) 155.340,00 Taşım ücretinin 1/3 tutarı (Kâr) 51.780,00 olarak tespit edilmekle bu tespite mahkememizce de itibar edilerek Davanın Kısmen Kabul/ Kısmen Reddi ile, 51.780 TL haksız fesihten kaynaklı kazanç kaybına ilişkin maddi tazminatın haksız fesih tarihi olan 02/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair( akaryakıt fiyat farkları ve servis ofisindeki eşyalara verildiği belirtilen zarara ilişkin) talebin dosya kapsamı ile sabit olmadığı, delillendirilmediği, iş bu iki kaleme ilişkin zararın soyut iddia kapsamında kaldığı anlaşılmakla iş bu zarar kalemleri yönünden talebin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Kısmen Kabul/ Kısmen Reddi ile, 1-51.780 TL haksız fesihten kaynaklı kazanç kaybına ilişkin maddi tazminatın 02/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair( akaryakıt fiyat farkları ve servis ofisindeki eşyalara verildiği belirtilen zarara ilişkin) talebin reddine, 2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 3.537,09-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.547,55-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.989,54-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 38.835,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 341,55-TL Peşin/nisbi Harcı, 1.206,00-TL Tamamlama Harcı olmak üzere toplam 1.547,55 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; 14.200,00-TL Bilirkişi ücreti, 162,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 14.362,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 8.207,14-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranı dikkate alınarak 754,29-TL'lik kısmının davalıdan, 565,71 TL'lik kısmının davacıdan tahsili ile Hazine adına gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/11/2025 Katip ... ¸E-İmzalıdır
Hakim ... ¸E-İmzalıdır