İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/1002 E. 2026/27 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/1002
Karar No
2026/27
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/1002 Esas KARAR NO: 2026/27 DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 27/12/2022 KARAR TARİHİ: 13/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından ---------- şasi ------------ model yılına sahip personel ve öğrenci taşımacılığında kullanılan araç -------------satın alındığı, bahsi geçen ticari aracın ----- tarihinde trafiğe çıkış tarihli olup 2 yıllık garantisi olduğu, ilgili aracın --- tarihinde motor arızası vermesi sebebiyle --- ilinde faaliyet gösteren-----yetkili servisi ve bayiisi olan -------onarım için teslim edildiği, ------ tarihli servis formunda aracın teklediği , kompresör ölçümü yapıldığı, 1 adet silindirin kompresörünün düşük çıktığı belirtilmiş olup garanti kapmsamında onarımın talep edildiği ancak onay verilmediğinin belirtildiği, Müvekkil şirketin de servis aracının kullanılamadığı her gün gelir kaybına ve zarara uğradığı için aracın bedelini ödeyerek tamiratı yaptırmak zorunda kaldığı, aracın tamiratının yapılması sonrasında müvekkili şirketin gerekli ödeme olan ----- ödemeyi gerçekleştirmiştir. Ancak müvekkil şirket ödemeyi gerçekleştirirken --------- adlı bir başka şirket üzerinden gerçekleştirdiği, müvekkil şirketi ile ---- şirket arasındaki ikili ilişki olduğu, İki şirket arasında halihazırda bir alacak-verecek ilişkisi bulunmadığı, ---- oto servisten hizmet alan kişi müvekkil şirket olduğu halde ----- şirket sehven faturayı ödemeyi gerçekleştiren -----şirkete düzenlediği, fatura açıklamasında müvekkile ait araç şasi no ve diğer bilgiler bulunmadığı, -------- adlı şirket tarafından faturanın sehven ödemeyi gerçekleştiren kişiye düzenlenmiş olması müvekkilinin alacak hakkına bir halel getirmeyeceği, ---------numaralı ekteki fatura) düzenlendiği, bu durumda müvekkil de aracın üreticisi ve ithalatçısı olan ---------haksız bir şekilde ödemek zorunda kaldığı araç onarım bedelinden doğan maddi tazminat talep etmek zorunluluğu doğduğu, Müvekkili şirkete ait araçta meydana gelen arıza yapısal kaynaklı kronik- üretici ve ithalatçı sorumluluğunda- bir arıza olup aynı marka, model ve yıla sahip araçlarda sıklıkla karşılaşılmakta olduğu, Müvekkili ile aynı mesleği icra etmesi sebebiyle müvekkili tarafından tanınan ve tanık olarak da dinleteceği ------ adlı tacire ait yine ------- araçlarda da aynı şekilde motor arızası oluşmuş olup, bahsi geçen araçlardaki motor arızalarının---------------------- Tarafından motor değişimleri garanti kapsamında yapıldığı, Yaptırılan motor değişimleri ve işlemlere ilişkin faturalar düzenlendiği, Yine ------------ ait araç olan ------ plakalı araçta da aynı üretim hatası kaynaklı arıza meydana gelmiş olup davalının yetkili servisi olan ------------------kapsamında motor değişimi yapıldığı, Müvekkil şirkete ait aracın motor değişimi faturası ve motor değişimi öncesi ve sonrasında ait değişen şasi numaralarını gösteren ruhsat suretleri de ekte sunulduğu, Davalı ---------- plakalı ayıplı aracın üreticisi ve ithalatçısı olup, söz konusu üretim hatalarından şirket olarak sorumlu olması gerektiği beyanla fazlaya ilişkin dava ve başvuru hakkı saklı olmak kaydıyla şimdilik 1.000-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıya ait aracın motorunda oluşan arıza nedeniyle motor ve sair parça değişikliği yapıldığı, değiştirilen motor ve sair parçaların garanti kapsamında değerlendirilmemesi nedeniyle ------- olduğu iddia edilen maddi zararın tazmini talebi ve iddialarıyla iş bu dava ikame edildiği, Davacı tarafın parça değişikliklerine ilişkin dava dışı----hesabına gerçekleştirilen ödemenin, --------------tarafından yapılmış olduğunu ikrar etmesine rağmen, "dava dışı şirket ile alacak-verecek ilişkilerinin bulunmadığı ve davacının dava açma ehliyetine sahip olduğu" beyan edilmiştir. Ne var ki, Davacı ödemenin kendisi tarafından gerçekleştirdiğine dair herhangi bir delil sunmadığı gibi, dosyaya sunulan fatura ile de ödemenin dava dışı şirket tarafından yapıldığı açıkça ortada olduğu, İddiaları kabul anlamına gelmemekle birlikte, davaya konu edilen maddi zararın tazminine ilişkin taraf ehliyetinin, dava dışı ödeme gerçekleştiren ------------- unvanlı şirkete ait olduğu izahtan vareste olduğu, davacı şirketin davaya konu araçta gerçekleştirilen onarıma ilişkin ödeme yapmadığı ve herhangi bir maddi zararının doğmadğı ve doğamayacağının açık olduğu, bu nedenle, ödemenin dava dışı şirket tarafından yapılmış olması ve dolayısıyla davacının taraf sıfatının bulunmaması nedeniyle iş bu davanın usulden reddine karar verilmesini, Davayı ve davacı yanın iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydı ile, bir an için aracın ayıplı olduğu düşünülse dahi, ayıplı maldan sorumluluğa ilişkin zamanaşımı süresinin dolmuş olması ve bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemiş olması nedeniyle, davacı yanın ayıp iddiası ile ilgili olarak Müvekkil Şirket sorumlu tutulamaz. Zira Türk Borçlar Kanununun 231. Maddesi: "Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar." şeklinde olmakla, dava konusu aracın ----- tarihinde trafiğe çıktığı ve ------ tarihinde iki yılın dolduğu dikkate alındığında, zamanaşımı süresinin dolmuş olduğunun açık olduğu, dolayısıyla, salt zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiği, ayrıca Huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığı, zira kabul anlamına gelmemek kaydıyla, huzurdaki davaya konu olan tüm taleplerin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olup, belirsiz alacak davasının açılabilmesi için gereken şartlar gerçekleşmediği, (Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 107/f.1) Öyle ki, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, konu aracın onarım bedelinin belli olduğu, bu nedenlerle, huzurdaki davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği, huzurdaki davada tarafların tacir olması nedeniyle, Türk Ticaret Kanununun 23.maddesinin göndermesiyle, ayıptan kaynaklanan sorumluluğa ilişkin iddialar hakkında Türk Borçlar Kanununun ilgili hükümleri uygulanacağını, dolayısıyla, davacı yanın iddialarını ve davayı hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle beraber, huzurdaki davaya konu uyuşmazlığın, Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği, söz konusu maddede açıkça belirtildiği üzere davacı taraf, söz konusu taleplerini yalnızca satıcı konumundaki kimseye karşı yöneltebileceği, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafın iddiaları hakkında; ithalatçı fiirma konumundaki Müvekkil Şirkete başvurulması mümkün olmayacağını, dava konusu araçta üretimden kaynaklanan bir problem bulunmamakta olup aracın periyodik bakımlarının süresinde yapılmadığının tespit edildiği, re'sen nazara alınacak nedenlerden ötürü; hukuka, usule ve Yargıtay kararlarına aykırı olarak ikame edilmiş olan huzurdaki davanın reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava 45 J 1205 plaka sayılı araca ilişkin ayıp iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olduğunun tespiti istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları saptanarak tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanmıştır. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi rapor içeriğine göre;Dava konusu aracın 2 yıl/100.000 km garantisi bulunmaktadır. Aracın motoru-------- kilometrede değiştirilmiştir. Davalı vekili araca en son ------------- iken bakım yapıldığı, daha sonra bakım yapılmadığı ve aracın yoğun kullanıldığı için motor arızası yaptığını beyan ve iddia etmektedir. Ancak servis belgeleri incelendiğinde araca bakım yapılmadığı yönünde herhangi bir tespit bulunmadığı gibi, bakım yapılmaması neticesinde aracın sadece 1 silindir kompresyonunun oluşması da beklenen bir durum değildir. Davalı vekilinin iddia ettiği senaryo ile dava konusu araçta meydana gelen arıza birbiri ile uyumlu değildir. Davacı vekilinin motor değişimim yapıldığını beyan ettiği araçlardan ---- plaka sayılı aracın ------------- kilometrede motorunun değiştiği servis belgelerinden anlaşılmış olup, dosyada yer belgelerin incelenesi ve taraf vekillerinin beyanlarının değerlendirilmesi neticesinde dava konusu aracın motorunun GİZLİ AYIPLI olduğu, aracın motorunun garantiden değiştirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Yetkili servisin motor değişimine istinaden düzenlediği fatura dikkate alınarak toplam motor değişim bedeli KDV Dahil --------- olarak hesaplanmıştır.Yeminli Mali Müşavir İnceleme ve Tespitleri:Talep doğrultusunda dava dosyası üzerinde yapılan incelemeler sonucunda, ---- tarafından, ------ adına fotokopisi dava dosyasında mevcut --------------- nolu faturanın düzenlendiği tespit edilmiştir. Yine bu faturanın incelenmesinden iş bu faturada ------- kalem yedek parça olduğu, faturanın ---- sırasında ise ------belirtildiği tespit edilmiştir." yönünde görüş bildirilmiştir. ---- tarihli ek raporda; Motorun neden değiştirildiği belirsiz:Yapılan tek test kompresyon testi olup, yalnızca bir silindirde düşük kompresyon olduğu tespit edilmiş.Ancak düşük kompresyon, motorun tamamen değiştirilmesini gerektirecek kadar ciddi bir sorun mudur? Tek bir silindirde düşük kompresyonun nedenleri arasında valf sorunları, segman aşınması veya conta kaçakları olabilir. Bunlar tamir edilebilecek sorunlardır ve motorun komple değişimi yerine sadece silindir kapağı veya segman değişimiyle çözülebilir. Garanti kapsamında motor değişiminin hangi gerekçe ile onaylanmadığı belirsizdir.Enjektörlerin değişimi konusunda hiçbir değerlendirme yok:Enjektörlerin neden değiştirildiği hakkında servis tarafından herhangi bir tespit yapılmamış.Motorun kompresyon sorunu yaşaması, enjektörlerin doğrudan hasar gördüğünü göstermez.Eski enjektörlerin test edilip edilmediği belirtilmemiş. Enjektörlerin arızalı olup olmadığı bilinmeden değiştirilmiş olması, gereksiz bir maliyet yaratmış olabilir" yönünde görüş bildirilmiştir. ---------- tarihli ek raporda;Aracın motoru yetkili servis tarafından değiştirilmiş olup, mevcut motor dava konusu arıza ile ilgili teknik veri sağlamamaktadır. Bu nedenle araç üzerinde fiili motor incelemesi yapılmamıştır.31 kalemlik faturanın detaylı incelenmesi sonucunda, bazı kalemlerin doğrudan motor değişimi ile ilgili olduğu, bazılarının gerekçesinin servis tarafından açıklanmadığı, bazı kalemlerin ise doğrudan ilgili olmadığı değerlendirilmiştir. Özellikle “enjektör takımı” gibi yüksek bedelli bazı parçaların, arızayla ilişkisi somut teknik veriyle ortaya konmamış ve servis raporlarında gerekçe sunulmamıştır. Sonuç olarak, davaya konu motor arızası ile doğrudan ilişkili ve teknik olarak zorunlu parça değişimlerinin toplam bedeli --------------- hesaplanmıştır. Geri kalan kalemlerin ise teknik açıklaması yapılmadığından veya doğrudan ilgili olmadığından değerleme dışı bırakılması gerektiği kanaatine varılmıştır." yönünde beyanda bulunulmuştur.6102 Sayılı TTK'nun 23/son maddesi, "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanunu'nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." şeklinde olup, öncelikle söz konusu üründeki ayıbın süresi içinde satıcıya ihbar edilip edilmediği üzerinde durulması gerekmektedir. TBK'nun 223/2 maddesi' Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.' şeklinde olup sonradan ortaya çıkan gizli ayıpların derhal ihbar edilmesi gerekir.Dava konusu aracın ------------------- tarihinde satın alındığı, davacının davalıya ----- tarihinde ihtar çektiği, iş bu davanın ----- tarihinde açıldığı, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporuna göre dava konusu aracın garanti süresinin 2 yıl olduğu, dava konusu aracın garanti süresi devam ederken ortaya çıkan gizli ayıp nedeniyle servise götürüldüğü, davalının arızayı eksiksiz ve tam olarak gidermediği, arızanın süreklilik arz etttiği, arızanın imalat hatasından kaynaklandığı, bu nedenlerle davalı satıcının zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.TBK 227. maddesine göre Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir. 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir. Davacı tarafından, dava konusu aracı alıkoyup, ayıp oranında satış bedelinden indirim yapılması yönünde seçimlik hakkın kullandığı, alınan bilirkişi raporunda, tazminatı davalıdan talep edilebileceği, tüm bu nedenlerle, davanın kabulü ile----- davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜ İLE; 1-------- dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Alınması gerekli Karar ve ilâm harcının başlangıçta alındığı anlaşıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan 92,20 TL ilk dava masrafı, 80,70 TL peşin harç, tebligat-müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti gideri olarak yapılan 17.318,50 TL, Keşif harcı 3.030,30 TL olmak üzere toplam 20.544,70 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------ bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, Dair, davacı vekili ile davalı veklinin yüzüne karşı, miktar itibari ile kesin olmak üzere karar verildi. 13/01/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/1002, K. 2026/27, T. 13.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-1002-e-2026-27-k-bf2b8a262053