İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/822 E. 2025/282 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/822
Karar No
2025/282
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/822 Esas KARAR NO : 2025/282

DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 29/12/2021 KARAR TARİHİ : 29/04/2025

Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından davalı aleyhine ... 31. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile 09/02/2021 tarihinde, ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı vekilinin, borca, asıl alacağa ve ferilerine yapmış olduğu itirazların iptalini ve takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; davalarının kabulü ile davalının icra takibine ilişkin haksız ve kötü niyetli tüm itirazlarının iptalini ve takibin devamını, davalının takip miktarı alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin müteselsil kefaleti olduğundan bahisle hakkında icra takibi yapıldığını, müvekkilinin borca dayanak kredi sözleşmelerindeki kefaleti usul ve yasaya aykırı bir şekilde hazırlanmış olduğunu, kefil beyanı şeklinde doldurulan belgedeki bütün yazı ve rakamların müvekkili tarafından el yazısı olarak doldurulması gerekirken kefil beyanına bakıldığında kefalet miktarındaki yazı ve müteselsil sorumluluğuna dair yazının müvekkilinin eli ürünü olmadığı ve sonradan doldurulduğunun görüldüğünü, icraya konu kefaletin Borçlar kanunu madde 583 de sayılan kefaletin şekli unsurlarını taşımadığını, B.K. Madde 583’e göre kefalet sözleşmesinin, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmayacağını, kefilin sorumlu olduğu azami miktarın, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla ya da bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesinin şart olduğunu, hazırlanan kefalet ayrı bir belge niteliğinde olmayıp, yazılar sonradan müvekkilinin rızasının dışında doldurulmuş olduğunu, çünkü müvekkiline kredi için eş rızası arandığından bahisle işlem yapıldığının söylenmiş olduğunu, bahse konu imzaların bu sebeple alınmış olduğunu, kefalet ve muvafakat name adlı belgelerin yasanın içerdiği şekil şartlarını karşılamamakta olduğunu, bu sebeple kefaletnamenin usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira müvekkilinin kefaletnamesinin eşinden ayrı olarak ve başlığı kefalet sözleşmesi şeklinde belirleyici bir belge olması gerektiğini, oysa davacının imzaya açtığı belgenin içerik olarak belirleyici olmadığını, müvekkilinin eşine ait bütün borç miktarı müvekkiline yüklenmeye çalışılmakta olduğunu, kefalet sözleşmesine dayalı olmayan (kredi kartı, cari hesap ve çek karşılıkları vb) borçların müvekkiline yüklenmesinin de hukuka aykırı olduğunu, kefaletin dayanağı olan yazıların müvekkilinin eli ürünü olmayıp, şekil bakımından sakat bir kefalet senedine dayanarak icra takibi yapılmış olduğunu, bu nedenle icra takibine konu borcun tamamına ve ferilerine itiraz ettiklerini, yukarıda açıklanan nedenlerle; belirtilen yazı örnekleri istendiğinde kefalet altındaki boşlukların müvekkilinin eliyle doldurulmadığı ve sonradan başkası tarafından yazıldığı görüleceğini, müvekkilinin davacı alacaklıya herhangi bir kefaleti ve borcu olmadığından davanın reddine karar verilerek, davacının %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava; İİK.nın 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davasıdır. ... 31. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacının davalı aleyhine Genel Kredi Sözleşmesine dayalı toplam 148.303,58TL alacağın tahsili için ilamsız takip başlattığı, davalının yasal 7 günlük sürede takip dayanağı sözleşmede kefalet miktarı ile müteselsil sorumluğa ilişkin yazının müvekkili eli ürünü olmadığından kefaletin geçersiz olduğunu iddia ederek borca ve fer'ilerine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. 14/04/2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin incelenmesinde; sözleşmenin limitinin 500.000TL olduğu, dava dışı ...'in sözleşmeyi müşteri olarak imzaladığı ve asıl borçlu olduğu, davalının 500.000,00TL miktara 14/04/2017 tarihinde müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu görülmektedir. Genel Kredi Sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nun 583/1 maddesinde:"Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." düzenlemesi bulunmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 584. maddesinde; “Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır” düzenlemesi getirilmiştir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi ... E. ... K. sayılı kararında; "..kefalete rıza gösterecek eşin, borçlunun bizatihi kendisi olması nedeniyle ve de kefil olunacak borçlu eşin, kendisine verilecek kefalete rıza göstermeyeceğinin kabulünün de hayatın olağan akışına aykırı olacağı düşüncesiyle, eşin, borçlu eşe kefil olmak istemesi halinde, kefaletin geçerli olması için eş rızasına lüzum olmadığının kabulü gerekir." denilmiştir. Davalının, eski eşi Serkan Öztekin'in borcu için kefil olduğu, celp edilen nüfus kayıtlarına göre kefalet tarihinde asıl borçlu ve kefilin evli olduğu, davacı bankanın dava dilekçesi ekinde eş muvafakatini sunduğu görülmüştür. Davalının yazı ve rakam örneklerinin alındığı istiktab tutanağı ve davalıya ait yazı ve rakam örneklerini barındıran belge asılları celp edildikten sonra bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, grafolog bilirkişi ... tarafından hazırlanan 06.07.2024 tarihli bilirkişi raporunda; "...İncelemeye konu olan 14.04.2017 tarihli Genel kredi Sözleşmesi arkasında yer alan Müteselsil Kefil/Borçlu ... adına yazılmış el yazısı ve rakamların ... in mevcut yazı örnekleriyle göstermiş olduğu benzerlikler nedeniyle davalıya ait olduğu kanaatine varılmıştır..." şeklinde sonuç ve mütalaa edildiği görüldü. Davalının kefalet miktarındaki yazı ve rakamlara yönelik itirazına ilişkin rapor alındıktan sonra hesaplama yapılması için dosyanın bankacılık konusunda uzman bilirkişi ...'a tevdiine karar verilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan 13.03.2025 tarihli bilirkişi raporunda; "...Davacı banka ile dava dışı ... arasında 14.04.2017 tarihinde 500.000.00 TL limitli Genel Kredi sözleşmesi imzaladığı, Davalı kefil ... ’de işbu sözleşmeleri müteselsil kefil olarak imzaladığı Davalı kefil EŞ MUVAFAKATNAMESİ imzaladığı ve sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatı ile imza etmiş olduğu sabittir. Ortada hukuken geçerli kefaletin olup olmadığı hususu hukuki konu olarak Mahkemenin takdirleridir. ¸ Davacı banka KREDİ alacağına ilişkin, davalının İstanbul İstanbul ... 31. İcra Müdürlüğü... E sayılı takip dosyasına yapımış olduğu itiraz nedeniyle yapılan hesaplamalar neticesinde davacı bankanın davalıdan sayın mahkemenizce de kabul edilmesi halinde takip tarihi itibarı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile ve taleple bağlı kalınarak 125.611.19 TL asıl alacak 12.511.81 TL Faiz 591.77 TL BSMV 290.91 TL masraf olmak üzere toplamda 139.005.68 TL alacaklı olduğuı olduğu tespit edilmiştir. 125.611.19 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 37.36 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalılardan istenebileceği, Davacı banka takip talebinde faiz ve BSMV alacaklarını Türeyen Alacak adı altında talepte bulunmuş olup bu talebin kabul edilip edilmeyeceği sayın mahkemenin takdirlerindedir..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü. Dosya kapsamı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, icra dosyası, kredi sözleşmesi, ihtarname, hesap hareketlerine göre göre alınan alınan hesap bilirkişi raporu ve istiktab tutanağı, emsal yazı örnekleri üzerinde optik aletler ve bilimsel yöntemlerle grafolog bilirkişi tarafından hazırlanan rapor hüküm kurmaya yeterli denetime elverişli görülmüştür. Davalının kefaletinin Genel Kredi Sözleşmesinin akdedildiği tarihte yürürlükte bulunan TBK'nun 583. maddesine uygun olduğu, kefalet tarihinin, miktarının ve müteselsil ibarelerinin el yazısı ile yazıldığının bilirkişi raporu ile saptandığı, Genel Kredi Sözleşmesine istinaden asıl borçluya Taksitli Ticari Kredi kullandırıldığı, kredi taksitlerinin ödenmemesi nedeniyle ... 1. Noterliğinin... tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hesabın kat edildiği, asıl borçluya çıkarılan tebligatın sözleşmedeki adrese 20.01.2021 tarihinde bila tebliğ edildiği, İK'nın 68/b maddesi gereğince hesabın kat edildiği tarih itibariyle temerrüte düştüğü, kat ihtarının davalı kefile 21.01.2021 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede verilen 7 günlük süre sonunda davalının temerrüte düştüğü, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle bilirkişi raporu ile tespit edilen tutar kadar alacaklı olduğu, davalının tüm borca itirazının yerinde olmadığı, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, değerlendirilmekle, davacının davasının kısmen kabulü ile, davalının ... 31. İcra Müdürlüğü... Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın; 125.611,19 TL asıl alacak, 12.511,81TL faiz , 591,77TL BSMV ,290,91TL masraf olmak üzere toplam 139.005,68 TL üzeri üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren 125.611,19 TL asıl alacağa %37,36 oranında faiz ve faizin %5 BSMV’si, uygulanmak suretiyle takibin kaldığı yerden devamına, kabul edilen alacağın %20'si olan 18.841,68 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının kısmen kabulü ile; davalının ... 31. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın; 125.611,19 TL asıl alacak, 12.511,81TL faiz , 591,77TL BSMV ,290,91TL masraf olmak üzere toplam 139.005,68 TL üzeri üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren 125.611,19 TL asıl alacağa %37,36 oranında faiz ve faizin %5 BSMV’si, uygulanmak suretiyle takibin kaldığı yerden devamına, 2-Kabul edilen alacağın %20'si olan 18.841,68 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 9.495,47-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 1.791,14-TL. harcın mahsubu ile bakiye 7.704,33-TL. harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000-TL. vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 9.297,90-TL. vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 59,30-TL. başvurma harcı + 1.791,14-TL. peşin harç toplamı olan 1.850,44-TL.'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 11.000-TL. bilirkişi ücreti + 255,80-TL. tebligat-müzekkere masrafları olmak üzere toplam 11.255,80-TL. yargılama giderlerinin kabul ve ret oranına göre 10.550,06-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalanın kendi üzerinde bırakılmasına, 8-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL. arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranına göre 1.237,23-TL.'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, geriye kalan 82,77-TL.'nın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 9-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/04/2025

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2021/822, K. 2025/282, T. 29.04.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-822-e-2025-282-k-cc61f6ac1e4c