İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/715 E. 2021/715 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/715
Karar No
2021/715
Karar Tarihi

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/715 Esas - 2023/139 TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/715 Esas KARAR NO : 2023/139

HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLLERİ : ... DAVALILAR : 1-... VEKİLİ : ... : 2- ... VEKİLİ : ... : 3- ...

4- ... 5- ...

TASFİYE MEMURU: ...

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 30/09/2021 KARAR TARİHİ : 16/05/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILMA TARİHİ : ... Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı işçi ... 'nın kuruma yaptığı başvuru neticesinde dava dışı işçi ile yapılan anlaşma sonucu 01/10/2019 tarihinde 21.069,11 TL ödeme yaptıklarını, davalı şirketler tarafından herhangi bir bedel ödenmemesi sebebiyle ödenen işçilik alacağından davalıların sorumluluğuna düşen 11.972,77 TL'nin rücuen tahsiline, alacağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... vekili 07/10/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava dışı işçinin 01.11.2015-31.01.2016, 03.02.2016-02.04.2016, 03.04.2016-02.05.2016, 04.05.2016-03.05.2017, 04.05.2017-31.03.2018 tarihleri arasında veri giriş operatörü olarak çalışmaktayken kamu işçiliğine geçmesi sebebiyle iş sözleşmesi kendisi tarafından tek taraflı olarak feshedildiğini, dava dışı işçinin şirketlerinden tüm alacaklarının maaş hesabına yatırıldığını, şirketlerinden herhangi bir bakiye işçi alacağı bulunmadığını, davanın müvekkil açısından reddi gerektiğini, müvekkili şirketin taraf sıfatını haiz olmaması davanın usulden reddi gerektiğini, dava dışı işçi, işten 696 sayılı KHK ile kamu işçiliğine geçiş sebebiyle sözleşmesini tek taraflı feshederek ayrıldığını, davacının iş akdi belirli süreli iş sözleşmesi olduğunu, dava dışı işçi ... 'nın talep ettiği kıdem tazminatı süresinde; alt işveren müvekkilimin çalışanı olarak bulunduğu süre bulunmadığından rücu talebini kabul etmediklerini, 1475 sayılı kanunun 14.maddesinde de belirtildiği üzere işçinin aynı işverene bağlı olarak 1 yıl çalışması gerektiğini, arabuluculuk dava şartının usulüne uygun ifa edilmediğini, dava dışı işçi iş güvencesine tabi olmadığını, dava dışı işçinin 6 aylık kıdemi bulunmadığını, davacının davasının dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, davacının haksız davasının reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Taraflar arasındaki ihtilafın; davacının işçilik tazminatı ödemesi sebebiyle davalılardan rucüen alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususunda toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememiz, dava açılışından sonra tensip kararı ile birlikte, gerekli gördüğü bilgi ve evrakları dosya arasına celp edilmesi için ilgili mercilere müzekkereler yazmış, dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğe çıkarılarak, her iki taraf içinde yargılama usul ve esaslarına dair gerekli ihtaratlar yapılmıştır. Dosya hesap bilirkişisine tevdi edilerek rapor alınmıştır. Bilirkişi ... 09/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava dosyası ve ekleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde; rücu edilecek tutarın davalı ... 'ın 550,16 TL, davalı ... İnşaat Taahhüt Müteahhitlik'in 275,08 TL, davalı ... İnşaat-...'nın 2.052,16 TL, davalı ... Ltd.'nin 825,24 TL, davalı ... Ltd./... İnşaat'in 1.100,31 TL müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davalı ... A.Ş.'nin 7.169,82 TL olduğunu, hesaplanan tutarların 01/10/2019 ödeme veya dava tarihinden itibaren davalılara rücu edilebileceğini, taraflar arasında düzenlenen sözleşmelerde, işçinin kıdem tazminatından davacının sorumlu olacağına ilişkin açıklamanın yer almadığını, bundan dolayı davalıların dönemine isabet eden tutarların tamamının rücu edilebileceğini, ihale her ne kadar ... şirketine verilmişse de alt taşeron olarak işi ... A.Ş. bitirdiğinden 1.100,31 TL bedelden her iki şirketinde müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu rapor etmiştir. Davacı vekili ile davalı ... İnşaat vekillerinin bilirkişi raporuna karşı ayrı ayrı itiraz ve beyan dilekçesi sunmuş oldukları, tarafların rapora karşı beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi için dosya yeniden önceki bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi ... 27/10/2020 tarihli raporunda özetle; rücu edilecek tutarın davalı ... 'ın 550,16 TL, davalı ... İnşaat Taahhüt Müteahhitlik'in 275,08 TL, davalı ... İnşaat-...'nın 2.052,16 TL, davalı ... Ltd.'nin 825,24 TL, davalı ..../... İnşaat'in 1.100,31 TL müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davalı ... A.Ş.'nin 7.169,82 TL olduğunu, hesaplanan tutarların 01/10/2019 ödeme veya dava tarihinden itibaren davalılara rücu edilebileceğini, Yargıtay kararlarına göre taraflar arasında düzenlenen sözleşmelerde, işçinin kıdem tazminatından davacının sorumlu olacağına ilişkin açıklamanın yer almadığını, bundan dolayı davalıların dönemine isabet eden tutarların tamamının rücu edilebileceğini, mahkemece yarı yarıya sorumluluk kabul edildiğinde ise hesaplanan tutarların her bir davalı yönünden yarı yarıya olacağını, ihale her ne dara ... şirketine verilmişse de alt taşeron olarak işi ... İnşaat A.Ş. bitirdiğinden 1.100,31 TL bedelden her iki şirketinde müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu rapor etmiştir. Davacı vekili rapora karşı beyan dilekçesi sunmuş, davalı ... vekilinin ek rapora karşı itiraz dilekçesi sunmuştur. İlgili rapor hükme ve denetime elverişli görüldüğünden itirazların reddine karar verilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır. Dava konusu olayda da davacı ile davalı arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenlerin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenlerle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise İş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. İşte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir. Asıl işverenden tahsil edilen işçilik alacakları, çoğunlukla işçinin birden fazla alt işverenler nezdindeki çalışmalarını kapsamaktadır. İşçinin çalışmış olduğu her bir alt işverenin dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından, davalı alt işverenin sorumluluğu da sadece kendi dönemi ile sınırlı olmalıdır. Davalının “son işveren“ olması da bu sonucu değiştirmez. Bununla birlikte feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise, diğer işverenler sorumlu olmayıp, sadece son işveren sorumludur. Başka bir ifade ile davacı üst işveren, dava dışı işçiye ödemiş olduğu ihbar tazminatını ancak son işverenden talep edebilir. Bunun dışındaki tüm işçilik alacaklarından ise, işçinin çalışmış olduğu alt işverenler, üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumludurlar. Yine, asıl işveren, yargılama gideri (dava ve icra), avukatlık ücreti, harç, faiz gibi fer'i borçlardan, her bir davalı alt işverenin toplam ana para tutarı içinde sorumlu olduğu tutarına oranı kadarını ilgili alt işverenlere rücu edebilir. Az yukarıda da değinildiği gibi, uyuşmazlığın İş Hukuku değil, Borçlar Hukuku hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden, mahkemece “iş hukukunda geçerli olan mevzuat ve içtihatlara göre yapılan değerlendirmeler'' rücu davalarında hükme esas alınamaz. Değinilmesi gereken bir başka nokta ise alt işverenlerin sorumlu oldukları dönemlere ilişkin hesaplama yapılırken hangi tarihteki ücretlerin esas alınması gerektiğidir. Asıl işveren, iş mahkemesi ilamı gereğince işçilik alacaklarını iş akdinin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden ödemekte olup, iş mahkemesi ilamındaki usul ve hesaplamalar doğrultusunda alt işverenlerden rücu isteminde bulunabilir. (Bkz. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 03.12.2015 tarih, 2014/38758 E., 2015/35433 K.) Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin incelenmesi sonucunda; aslolan işçiyi çalıştıran alt işverenin işçilik haklarını işçiye ödemiş olmasıdır. Ancak işçi ödenmemiş işçilik alacaklarını alt işveren ile birlikte üst işverenden de talep edilebilir. Alt işverenin ödemediği işçilik alacaklarını ödeyen üst işveren, işçiye ödediği miktarla sınırlı olmak üzere, alt işverenlere rücu edebilir. Rücu miktarı alt işverenler bakımından ayrı ayrı tespit edilmelidir. Bu rücu işçinin çalıştığı dönem ve bu döneme tekabül eden ve işçiye ödenen ücretle sınırlıdır. Olayımızda alt işverenlerin işçiye işçilik alacaklarını ödemedikleri ve bu meblağın üst işveren tarafından ödendiği tartışmasızdır. Üst işveren konumunda olan davacı işçiye ödediği meblağın alt işveren tahsilini talep etmektedir. Hukuki problem davacı üst işverenin alt işverenler yerine ödediği miktarın tespiti ve hangi tarihten itibaren faiz isteyebileceği konusunda toplanmaktadır. Dava dilekçesinde işçiye yapılan ödemelerden toplam 11.972,11 TL'sinden davacının sorumlu olmadığı, bu meblağdan davalıların sorumlu olduğu belirtilmiştir. Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda davacının davalı ... 'ın 550,16 TL, davalı ... İnşaat Taahhüt Müteahhitlik'in 275,08 TL, davalı ... İnşaat-...'dan 2.052,16 TL, davalı ... Ltd.'den 825,24 TL, davalı ... Ltd./ ... İnşaat'ten 1.100,31 TL müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davalı ... A.Ş.'den 7.169,82 TL alacaklı olduğunu belirtmiştir. Bu rapor mahkememizce karar vermek için yeterli görülmüştür. Bu şartlarda, davalı ... 'ın 550,16 TL tahsili ile, davalı ... İnşaat Taahhüt Müteahhitlik'ten 275,08 TL tahsili ile, davalı ... İnşaat-... 'dan 2.052,16 TL tahsili ile, davalı ... Ltd.'den 825,24 TL tahsili ile, davalı ... Ltd./... İnşaat'ten 1.100,31 TL müştereken ve müteselsilen tahsili ile, davalı ... A.Ş.'den 7.169,82 TL tahsili ile 01/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR : 1-Davanın KABULÜ ile, a) 550,16 TL'nin 01/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber davalı ...Şti'den alınarak davacıya verilmesine, b) 275,08 TL'nin 01/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber davalı ... İnşaat Müteahhitlik'ten alınarak davacıya verilmesine, c) 2.052,16 TL'nin 01/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber davalı ... İnşaat-...'dan alınarak davacıya verilmesine, d) 825,24 TL'nin 01/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber davalı ... Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, e) 1.100,31 TL'nin 01/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber davalılar ... Şti ile ... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, e) 7.169,82 TL'nin 01/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 817,85 TL karar ve ilam harcından, 204,47 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 613,38 TL harcın davalılardan (bu miktarın 37,58 TL'sinden Tasfiye Halinde ...Şti'nin, 18,79 TL'sinden ... İnşaat Müteahhitlik'in, 140,18 TL'sinden ... İnşaat-...'nın, 56,37 TL'sinden ... Ürünleri İmalat Dış Ticaret Ltd.Şti.'nin, 75,16 TL'sinden ... Ürünleri İmalat Dış Tic.Ltd.Şti ile ... İnşaat Tic. A.Ş.'nin müştereken ve müteselsilen, 285,30 TL'sinden ... İnşaat Tic. A.Ş.'nin sorumlu tutulmasına,) tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 204,47 TL peşin harcın davalı ... İnşaat Tic. A.Ş.'den alınarak, davacıya verilmesine, 4-Arabuluculuk asgari ücret tarifesi kapsamında taraf sayısına göre hesaplanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydı amacı ile tahsil müzekkeresi düzenlenmesine,

5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 9.200,00 vekalet ücretinin davalılardan (bu miktarın 423,20 TL'sinden Tasfiye Halinde ... Çevre ...Şti'nin, 211,60 TL'sinden ... İnşaat Müteahhitlik'in, 1.576,88 TL'sinden ... İnşaat-...'nın, 633,88 TL'sinden ... Ürünleri İmalat Dış Ticaret Ltd.Şti.'nin, 845,48 TL'sinden ... Ürünleri İmalat Dış Tic.Ltd.Şti ile ... İnşaat Tic. A.Ş.'nin müştereken ve müteselsilen, 5.508,96 TL'sinden ... İnşaat Tic. A.Ş.'nin sorumlu tutulmasına,) alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davacı tarafından harcaması yapılan başvurma harcı 59,30 TL, 35 tebligat gideri 929,50 TL, 3 müzekkere ( kep ) gideri 2,45 TL, bilirkişi ücreti 1.000,00 TL olmak üzere toplam 1.991,25 TL yargılama giderinin davalılardan (bu miktarın 91,60 TL'sinden Tasfiye Halinde ...Şti'nin, 45,80 TL'sinden ... İnşaat Müteahhitlik'in, 341,30 TL'sinden ... İnşaat-... 'nın, 137,20 TL'sinden ... Ürünleri İmalat Dış Ticaret Ltd.Şti.'nin, 182,99 TL'sinden ... Ürünleri İmalat Dış Tic.Ltd.Şti ile ... İnşaat Tic. A.Ş.'nin müştereken ve müteselsilen, 1.192,36 TL'sinden ... İnşaat Tic. A.Ş.'nin sorumlu tutulmasına,) alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK'nun 297/ç bendi uyarınca artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar yönünden KESİN olmak üzere karar verilerek taraflara açıkça okunup anlatıldı.

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2021/715, K. 2021/715, T. 16.05.2023, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-715-e-2021-715-k-f9db3ccc3fed