İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2021/758 E. 2021/758 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2021/758
- Karar No
- 2021/758
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/758 Esas - 2023/146 TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/758 Esas KARAR NO : 2023/146
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ... VEKİLLERİ : ... DAVALI : 1- ... VEKİLİ : ... DAVALI : 2- ... VEKİLİ : ... DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 12/10/2021 KARAR TARİHİ : 16/05/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILMA TARİHİ : ... Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı işçi ...'ün kuruma yaptığı başvuru neticesinde 01/10/2019 tarihinde toplam 18.291.18 TL ödeme yaptıklarını, davalı şirketler tarafından herhangi bir bedel ödenmemesi sebebiyle ödenen işçilik alacağından davalıların sorumluluğuna düşen 9.194,84 TL'nin rücuen tahsiline, alacağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... Turz.İnş.vekili 06/12/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı kurum, dava dışı işçiye ödemiş olduğu işçilik alacağının faizi ile birlikte diğer davalılar ile müştereken müvekkil şirketten tahsilini talep ettiğini, ancak müvekkil şirketin, 4734 Sayılı kanun uyarınca kamu ihalesi ile davacı kurumun alt işverenliğini üstlendiğini, müvekkil şirket ile davacı kurum arasında düzenlenen hizmet sözleşmesinde de işçilere üst işveren tarafından ödenecek tazminatlardan dolayı alt işveren rücu edileceğine ilişkin bir madde bulunmadığını, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin haksız davayı açan davacı tarafa yükletilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise dava dışı işçinin müvekkil şirkette çalıştığı dönem ile sınırlı olmak üzere hesaplanacak miktarın yarı oranında rücusuna karar verilmesi talep etmiştir. CEVAP : Davalı ... vekili 22/10/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davaa dışı işçinin 13.12.2016-03.05.2017 tarih aralıklarında sayaç açma-kapama elemanı olarak 04.05.2017-31.03.2018 tarihleri arasında büro memuru olarak çalışmaktayken Kamu işçiliğine geçmesi Sebebiyle iş sözleşmesi kendisi tarafından tek taraflı olarak feshedildiğini, dava dışı işçinin şirketlerin tüm alacakları maaş hesabına yatırıldığını, şirketlerden herhangi bir bakiye işçi alacağı bulunmadığını, davanın müvekkil şirket açısından reddi gerektiğini, dava dışı işçi, esasen davacı kurumun işçisi olup davacı kurum tarafından işe alınmış, emir ve talimat verilerek çalıştırıldığını ve çıktığını, bu nedenle dava dışı işçi müvekkil şirketin işçisi olmayıp davacı kurumun işçisi olduğunun orta olduğunu, bu açıdan davanın husumet yokluğu nedeniyle müvekkil şirket yönünden reddedilmesini, dava dışı işçi, işten 696 sayılı KHK ile kamu işçiliğine geçiş sebebiyle sözleşmesini tek taraflı feshederek ayrıldığını, dava dışı ...'ün müvekkil şirketten iş kanunundan kaynaklanan herhangi bir alacağının bulunmaması sebebiyle davayı kabul etmediklerini, davacının davacının iş akdi belirli süreli iş sözleşmesi olduğunu, dava dışı işçi ...'ün talep ettiği kıdem tazminatı süresinde;alt işveren müvekkilimin çalışanı olarak bulunduğu süre bulunmadığından rücu talebini kabul etmediklerini, 1475 sayılı Kanunun 14.maddesinde de belirtildiği üzere işçinin aynı işverene bağlı olarak 1 yıl çalışması gerektiğini, dava dışı işçi iş güvencesine tabi olmadığını, müvekkili şirket yönünden öncelikle davacının davasının dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, davacının haksız davasının reddine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının işçilik tazminatı ödeme sebebiyle davalılardan rucüen alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususunda olduğu anlaşılmıştır. Mahkememiz, dava açılışından sonra tensip kararı ile birlikte, gerekli gördüğü bilgi ve evrakları dosya arasına celp edilmesi için ilgili mercilere müzekkereler yazmış, dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğe çıkarılarak, her iki taraf içinde yargılama usul ve esaslarına dair gerekli ihtaratlar yapılmıştır. Dava konusu alacak talebi hakkında bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişi ... 20.04.2022 tarihli raporunda özetle; 16/06/2015-02/12/2023 tarihleri arasında ... Turizm Ltd.Şti.'nin sözleşmede hüküm bulunduğunu, tüm hizmet süresi için (1472 gün) 13.312,34 TL ödenmesi gerekirken, davalı şirket nezdinde 538 günlük çalışma mevcut olduğundan 538 gün için 4.865,52 TL tam nispette sorumluluk, 13/12/2016-31/03/2018 arası ... İnşaat A.Ş. Sözleşmede hüküm bulunduğunun belirlendiğini, tüm hizmet süresi için (1472 gün) 13.312,34 TL ödenmesi gerekirken, davalı şirket nezdinde 480 günlük çalışma mevcut olduğundan 480 gün için 4.340,98 TL tam nispette sorumluluk olduğunu, 16/10/2019 tarihinde yapılan ödeme nedeniyle ... Ltd. Şti.'nin 4.865,52 TL, ... A.Ş.'nin 4.340,98 TL olmak üzere toplam 9.206,50 TL olduğunu, davanın 9.194,84 TL üzerinden açıldığını rapor etmiştir. Davacı vekili ile davalı ... Turizm..Ltd.Şti. vekilinin işbu hesap raporuna ayrı ayrı itiraz ve beyan dilekçesi sunmuş oldukları, tarafların rapora karşı beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi için dosya yeniden önceki bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi ... 06/07/2022 tarihli ek raporunda özetle; davalı vekilinin itirazları açısından kök raporda değiştirilmesi gereken herhangi bir husus bulunmadığını, tam nispette hesaplamanın ......Ltd.Şti'nin 4.865,52 TL olduğunu, ... İnşaat Tic.A.Ş.'nin 4.340,98 TL olduğunu, davacı istemiyle orantılı hesaplamanın ...... Ltd.Şti.'nin 4.859,36 TL sorumlu olduğunu, ... İnşaat Tic.A.Ş.'nin 4.335,48 TL sorumlu olduğunu rapor etmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır. Dava konusu olayda da davacı ile davalı arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenlerin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenlerle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise İş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. İşte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir. Asıl işverenden tahsil edilen işçilik alacakları, çoğunlukla işçinin birden fazla alt işverenler nezdindeki çalışmalarını kapsamaktadır. İşçinin çalışmış olduğu her bir alt işverenin dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından, davalı alt işverenin sorumluluğu da sadece kendi dönemi ile sınırlı olmalıdır. Davalının “son işveren“ olması da bu sonucu değiştirmez. Bununla birlikte feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise, diğer işverenler sorumlu olmayıp, sadece son işveren sorumludur. Başka bir ifade ile davacı üst işveren, dava dışı işçiye ödemiş olduğu ihbar tazminatını ancak son işverenden talep edebilir. Bunun dışındaki tüm işçilik alacaklarından ise, işçinin çalışmış olduğu alt işverenler, üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumludurlar. Yine, asıl işveren, yargılama gideri (dava ve icra), avukatlık ücreti, harç, faiz gibi fer'i borçlardan, her bir davalı alt işverenin toplam ana para tutarı içinde sorumlu olduğu tutarına oranı kadarını ilgili alt işverenlere rücu edebilir. Az yukarıda da değinildiği gibi, uyuşmazlığın İş Hukuku değil, Borçlar Hukuku hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden, mahkemece “iş hukukunda geçerli olan mevzuat ve içtihatlara göre yapılan değerlendirmeler'' rücu davalarında hükme esas alınamaz. Değinilmesi gereken bir başka nokta ise alt işverenlerin sorumlu oldukları dönemlere ilişkin hesaplama yapılırken hangi tarihteki ücretlerin esas alınması gerektiğidir. Asıl işveren, iş mahkemesi ilamı gereğince işçilik alacaklarını iş akdinin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden ödemekte olup, iş mahkemesi ilamındaki usul ve hesaplamalar doğrultusunda alt işverenlerden rücu isteminde bulunabilir. (Bkz. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 03.12.2015 tarih, 2014/38758 E., 2015/35433 K.) Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin incelenmesi sonucunda; aslolan işçiyi çalıştıran alt işverenin işçilik haklarını işçiye ödemiş olmasıdır. Ancak işçi ödenmemiş işçilik alacaklarını alt işveren ile birlikte üst işverenden de talep edilebilir. Alt işverenin ödemediği işçilik alacaklarını ödeyen üst işveren, işçiye ödediği miktarla sınırlı olmak üzere, alt işverenlere rücu edebilir. Rücu miktarı alt işverenler bakımından ayrı ayrı tespit edilmelidir. Bu rücu işçinin çalıştığı dönem ve bu döneme tekabül eden ve işçiye ödenen ücretle sınırlıdır. Olayımızda alt işverenlerin işçiye işçilik alacaklarını ödemedikleri ve bu meblağın üst işveren tarafından ödendiği tartışmasızdır. Üst işveren konumunda olan davacı işçiye ödediği meblağın alt işveren tahsilini talep etmektedir. Hukuki problem davacı üst işverenin alt işverenler yerine ödediği miktarın tespiti ve hangi tarihten itibaren faiz isteyebileceği konusunda toplanmaktadır. Dava dilekçesinde işçiye yapılan ödemelerden toplam 9.194,84 TL'sinden davacının sorumlu olmadığı, bu meblağdan davalıların sorumlu olduğu belirtilmiştir. Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda davacının 9.194,84 TL değil, 9.206,50 TL alacaklı olduğunu belirtmiştir. Hukuk hakimi, taleple bağlı olup talepten fazlasına karar veremez. Davacı tarafından talep edilen 9.194,84 TL'den hangi alt işverenin ne kadar miktar ile sorumlu olduğu konusunda ek rapor istenmiştir. Ek raporda, davacının talebine göre oranlama yapılarak davalı .....Ltd.Şti.'nin 4.859,36 TL ile, ... İnşaat A.Ş.'nin ise 4.335,48 TL ile sorumlu olduğu belirtilmiştir. Bu rapor mahkememizce karar vermek için yeterli görülmüştür. Bu şartlarda, davalı ......Ltd.Şti.'den 4.859,36 TL tahsili ile 12/10/2021 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte, davalı ... İnşaat A.Ş.'den ise 4.335,48 TL'nin tahsili ile 12/10/2021 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR : 1-Davanın KABULÜ ile, a) 4.859,36 TL'nin 12/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber davalı ... Turizm İnşaat Enerji Akaryakıt Nak. ve Taşımacılık Gıda Temizlik Otomotiv Oto Kiralama İthalat İhracat San. Tic.Ltd.Şti'den alınarak davacıya verilmesine, b)4.335,48 TL'nin 12/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber davalı ... İnşaat A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 628,09 TL karar ve ilam harcından, 157,03 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 471,06 TL harcın davalılardan tahsili (bu miktarın 253,42 TL'sinden davalı ... Turizm İnşaat Enerji Akaryakıt Nak. ve Taşımacılık Gıda Temizlik Otomotiv Oto Kiralama İthalat İhracat San. Tic.Ltd.Şti'nin, 217,64 TL'sinden davalı ... İnşaat A.Ş.'nin sorumlu tutulmasına) tahsili ile hazineye irat kaydınaile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 157,03 TL peşin harcın davalılardan alınarak, davacıya verilmesine, 4-Arabuluculuk asgari ücret tarifesi kapsamında taraf sayısına göre hesaplanan 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydı amacı ile tahsil müzekkeresi düzenlenmesine, 5-Davacı lehine göre hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 9.194,84 TL vekalet ücretinin davalılardan (bu miktarın 4.859,36 TL'sinden davalı ... Turizm İnşaat Enerji Akaryakıt Nak. ve Taşımacılık Gıda Temizlik Otomotiv Oto Kiralama İthalat İhracat San. Tic.Ltd.Şti'nin, 4.335,48 TL'sinden davalı ... İnşaat A.Ş.'nin sorumlu tutulmasına) alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından harcaması yapılan 59,30 TL başvurma harcı 15 tebligat gideri 201,00 TL, bilirkişi ücreti 900,00 TL olmak üzere toplam 1.160,30 TL yargılama giderinin davalılardan ( bu miktarın 613,21 TL'sinden davalı ... Turizm İnşaat Enerji Akaryakıt Nak. ve Taşımacılık Gıda Temizlik Otomotiv Oto Kiralama İthalat İhracat San. Tic.Ltd.Şti'nin, 547,09 TL'sinden davalı ... İnşaat A.Ş.'nin sorumlu tutulmasına) alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK'nun 297/ç bendi uyarınca artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekillerinin yüzüne karşı miktar yönünden KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır