İlk Derece Mahkemesi · Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/677 E. 2021/1098 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/677
- Karar No
- 2021/1098
- Karar Tarihi
T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/677 Esas - 2021/1098 /// TÜRK MİLLETİ ADINA ///
T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/677 Esas KARAR NO : 2021/1098
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ :...
DAVA : Menfi Tespit (İİK m. 89/3'ten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/10/2021 KARAR TARİHİ : 21/12/2021 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 21/12/2021
Mahkememizde görülen Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili DAVA dilekçesi ile özetle: Müvekkili davacıya Samsun İcra Dairesinin 2019/86348 Esas sayılı takip dosyasından haciz ihbarnameleri gönderildiğini, ancak davacının dava dışı takip borçlusuna herhangi bir borcu, başka bir deyişle dava dışı takip borçlusunun davacıdan herhangi bir alacağı olmadığını ve bu sebeple davacıya haciz ihbarnamesi gönderilemeyeceğini beyanla, davacının dava dışı takip borçlusuna borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. Samsun İcra Dairesinin 2019/86348 Esas sayılı takip dosyası dosyaya kazandırılmış olup, incelenmesinden: Takip alacaklısı davalı tarafından takip borçlusu ...aleyhine "Çek Kanunu gereğince banka kaynağından ödenmiş 6 adet çek yaprak bedelinden kaynaklanan" açıklaması düşülerek fer'ileriyle birlikte 12.628,59-TL üzerinden ilamsız icra yolu ile takibe girişildiği ve davacıya 21.09.2021 tarihinde 3. haciz ihbarnamesi tebliğ edildiği görülmüştür. Davacının tacir olup olmadığı konusunda mahkememizce araştırma yapılmış ve Gaziler ve 19 Mayıs Vergi Daireleri ile TSO'ndan gelen cevabi yazılar dosya arasına alınmış, davacının vergi kaydına rastlanmadığı, birçok şirkette ortaklığının bulunduğu görülmüştür. Dava, İİK'nın 89/3. maddesi kapsamında gönderilen haciz ihbarnamesine karşı açılan menfi tespit davasıdır. Davalı - takip alacaklısı tarafından davacıya, İİK'nun 89. maddesi gereğince gönderilen 1. ve 2. haciz ihbarnamelerine cevap verilmediğinden bahisle 3. haciz ihbarnamesi gönderilmiş, üçüncü kişi konumunda olan davacı ise İİK'nun 89/3. maddesi uyarınca işbu menfi tespit davasını açmıştır. 2004 sayılı İİK'nın 89. maddesindeki haciz ihbarnamesi üzerine açılan menfi tespit davalarında görevli mahkeme genel mahkemelerdir. Bu tür menfi tespit davalarında görev, davalı - takip alacaklısı ile dava dışı - takip borçlusu arasındaki "borcun niteliğine" veya "takibin türü" ya da "takibin konusuna" göre değil, dava dışı - takip borçlusu ile bu kişiye borcu olduğu ileri sürülen ve kendisine haciz ihbarnamesi gönderilen davacı arasındaki borç ilişkisinin niteliğine göre belirlenir. Bu borç ilişkisinin niteliği ticari ise dava ticaret mahkemesinde, değil ise genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde görülür. Zira, bu türden menfi tespit davasında, uyuşmazlık, yani davacının dava dışı - takip borçlusuna borçlu olup olmadığı, davacı ile dava dışı - takip borçlusu arasındaki ilişki irdelenmek ve incelenmek suretiyle çözüme kavuşturulacaktır. Nitekim, Yargıtay 19. HD.nin 12.04.2016 tarih ve 3568/6425 sk.; İzmir BAM 17. HD.nin 09.05.2019 tarih ve 359/1021 sk.; Antalya BAM 5. HD.nin 25.06.2019 tarih ve 666/726 sk.nda da aynı ilke ve esaslar benimsenmiş ve davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu türden menfi tespit davasının, takibin konusu kambiyo evrakı ise Asliye Ticaret Mahkemesinde görüleceğine ilişkin bir kısım yargı kararları var ise de, mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenleneceğinden (HMK m. 1), görevli olmayan mahkemenin yargı kararı ile görevli kılınması, 6100 s. HMK'nın 1. maddesinin ağır şekilde ihlaline sebeb olacaktır. Somut olayda; mahkememizce yapılan araştırma ile sabit olduğu üzere, davacının dava tarihi itibariyle vergi kaydı dahi yoktur. Birçok şirkette ortaklığının bulunduğu anlaşılmış ise de, işletme faaliyeti davacı adına değil ortağı olduğu tüzel kişiler adına yürütüldüğünden ve şirketin ortağı olması kişiyi tacir kılmayacağından (Bkz: Yargıtay 23. HD.nin 22.11.2018 tarih ve 5294/5434 sk. ile 03.11.2016 tarih ve 6977/4865 sk.) somut olayda davacının tacir kabul edilmesi mümkün değildir. Davacı ile dava dışı - takip borçlusu arasında, alacak - borç ilişkisi doğuran bir ilişki bulunup bulunmadığı tahkikat safhasında saptanacak olup, ilişki bulunduğu saptansa dahi davacı tacir olmadığından ilişki ticari nitelik arz etmeyecektir. Buna göre, davanın mutlak ya da nispi ticari dava olarak nitelendirilmesine olanak yoktur ve davanın genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gereklidir. Bu sebeplerle, HMK'nın 30 ve 138. maddesi de gözetilerek dosya üzerinden davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Dava dilekçesinin mahkememizin görevsizliği nedeniyle REDDİNE, 2-Dosyanın, kararın kesinleşmesini müteakip 2 haftalık kesin süre içinde ve HMK'nın 20. maddesinde vazolunan usule uygun şekilde başvuru olması halinde görevli SAMSUN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE, 3-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer emsal mahkemeye verilecek bir dilekçe ile Samsun BAM'da istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi. 21/12/2021 Katip ...
Hakim ...
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu'nun 5'inci maddesi kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.