İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/658 E. 2023/328 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/658
Karar No
2023/328
Karar Tarihi

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/658 Esas - 2023/328 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2021/658 KARAR NO : 2023/328

HAKİM : ... KATİP : ...

DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ : ...

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/09/2021 KARAR TARİHİ : 09/06/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Davacı tarafından açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin şirket sebze ve meyve temini ve üretiminde faaliyet göstermekte olup ülkemizin en önde gelen gıda firmalarından biri olduğunu, müvekkili şirket ile karşı taraf arasında sebze ve meyve satımına dayanan süre gelen ticari ilişki sebebiyle fatura - cari hesap ilişkisi mevcut olduğunu, müvekkili şirket tarafından yükümlülükler yerine getirilmişse de, karşı tarafın uzun süredir cari hesap ekstresinde mevcut borcunu ödememekte direttiğini, cari hesap ekstresindeki bakiyenin giderek artması sonucunda müvekkili şirketin zarara uğramaya başladığını, bunun üzerine şifahi ödeme taleplerinde bulunulmuşsa da olumlu yanıtlar almadığını, bu hususta karşı tarafa Adana 11. Noterliğinin 07/01/2021 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilerek borcun ödenmesinin istendiğini, ancak karşı tarafın ihtarnameye yanıt vermediği gibi borcu da ödemediğini, karşı tarafın müvekkili şirkete borçlu olduğunu bildiği halde, bilerek ve isteyerek ödeme yapmaması sonucunda müvekkili şirketin hukuki çarelere başvurmasından başka seçeneği kalmadığından Adana Genel İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı dosyasında takip tarihinde mevcut 259.265,41-TL alacağına ilişkin icra takibi başlatıldığını, davalının ise borcunu ödemek yerine takibe haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ederek takibin durmasına yol açtığını, aleyhe hususları kabul anlamına gelmemek kaydıyla, karşı taraf takibe itiraz dilekçesinde daha önceden borcu ödediğini ileri sürmüş olup bu sebeple borçlu olduğunu ve dava konusu borcu açıkça kabul ve ikrar ettiğini, daalının icra takip dosyasına ödeme yapması gerekirken haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalının itirazının tamamen kötü niyetli olduğunu belirterek Adana Genel İcra Dairesine ait 2021/... esas sayılı dosyasına yapılan itirazların iptali ile alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamış, davacı vekili duruşmalarda haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, ticari satım nedeniyle düzenlenen cari hesap sözleşmesinden kaynaklı başlatılan icra takibine davalının süresinde yaptığı itirazın iptali talebine ilişkindir. Adana Genel İcra Dairesine, Mersin Vergi Dairesine yazılan müzekkerelere cevap verildiği görüldü. Adana Genel İcra Dairesine ait 2021/... esas sayılı dosyası mahkemiz dosyası arasına alındığı, dosyanın incelenmesinde; alacaklının ... Tarımsal Ürünler Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi borçlunun ... Meyve Sebze Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, takibin toplam 259.265,41-TL alacak nedeniyle başlatıldığı görülmüştür. İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/... talimat sayılı dosyasından mali müşavir bilirkişi ... tarafından düzenlenen 02/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafın dava konusu döneme ait ticari defterlerinin ilk beratlerinin yasal süresi içerisinde usulüne uygun olarak yapılmış ve davacı taraf lehine delil olma özelliğine haiz olduğu, davalı ve davalı arasında ticari münasebete dayalı bir ilişkilerinin bulunduğu aralarında yapılmış taşıma sözleşmenin olmadığı ticari ilişkisinin ticari teamüllere göre açık hesaba dayalı olarak (TL cinsinden) götürdükleri, davacı firmanın defter ve belgelerin de taşıma ve sevk irsaliyelerinin düzenlenmediği malın teslimin yerine getirilmesi hususunda eksiklikler olduğu ancak dava konusu faturalara ait malların işyerinde teslim edildiği , davalının malın teslim almadığına ya da ediminin yerine getirilmediğine dair itiraza rastlanılmadığı, 2020 yılı Ekim ve Kasım aylarında 6 adet fatura karşılığı (455.068,68-TL) mal teslimi gerçekleştiği ve davalı tarafından 2020 Kasım ayında 5 defa banka eft/havale yolu ile (205.432,94-TL) ödemenin muavin deftere işlenerek mahsubunun yapıldığı ve dava tarihinden sonra yapılan ödemelere rastlanılmadığı, davacı taraf defter kayıtları ve cari hesap özetine göre ise; Muavin deftere son kayıt tarihi olan 27/11/2020 tarihi dikkate alınarak 249.635,74-TL anapara alacağının bulunduğu, davacının defter ve belge incelemeleri ve e-arşiv / e-fatura portallarından yapılan incelemeler de davalı tarafından düzenlenmiş olan iade faturalarına ( faturaların tamamına ya fatura içeresindeki münderecatına) rastlanılmadığı, davacı şirketin, açık hesaptan kaynaklanan alacağını ile ihtamame teslim tarihi ile mahkemeye müracaatı arasında ki alacağına ait işlemiş faizi 24.929,38-TL olduğu kanaatindeyim. Bu sonucun huzurdaki davada, Yüce mahkemenin takdirinde davacı şirketin defter ve belgeleri incelenerek alacaklı olduğunun tespitine varıldığı, davalı şirkete ait incelemenin tamamlanmasından sonra somutlardırılması görüşünde olduğu yönünde rapor sunulmuştur. İtirazın iptali davası; takip talebine itiraz edilen alacaklı tarafından itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde borçluya karşı açtığı bir eda davasıdır. Ancak normal bir eda-alacak davasından farklı olarak icra takibi içerisinde açılır ve takip hukukuna özgü bir takım sonuçlar doğurur. İİK 67 maddesi uyarınca, takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, ret veya hükmolunan meblağın %20'den aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.(Benzer Yargıtay 15 HD, 2018/2184.E, 2018/2013.K sy ilamı) Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafın cari hesaba dayalı fatura alacağı için başlatılan takibe borçlunun süresi içerisinde yaptığı itiraz nedeniyle itirazın iptali davası açıldığı, davacı tarafından defter ve belgelerin ibraz edildiği, davalı tarafından ticari defter ve belgelerin ibraz edilmediği, Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda davacı defterlerinin usule uygun tutulduğunun tespit edildiği, dolayısı ile mahkemece davacı defterlerinin HMK 222/2 gereğince sahibi lehine delil niteliği taşıdığı kanaatine varıldığı, davacı firmanın defter ve belgelerin de taşıma ve sevk irsaliyelerinin düzenlenmediği malın teslimin yerine getirilmesi hususunda eksiklikler olduğu tespit edilmiş, mahkememizce yapılan yargılamada davalı tarafın sözleşme içeriğine, malın teslim alınmadığına ya da ediminin yerine getirilmediğine dair itiraza rastlanılmadığı, 14.06.2021 tarihli icra dosyasına davalı tarafından yapılan itirazda ödeme defi ileri sürülerek, ispat yükünü davalı tarafın üzerine aldığı, 04.03.2022 tarihli tensip zaptının 6 nolu ara kararı ile ödemeye ilişkin bilgi ve belge sunmak üzere süre verildiği, davalı tarafça ödeme defini destekler mahiyette bilgi ve belge ibraz edilmediği, 2020 yılı Ekim ve Kasım aylarında 6 adet fatura karşılığı (455.068,68-TL) mal teslimi gerçekleştiği ve davalı tarafından 2020 Kasım ayında 5 defa banka eft/havale yolu ile (205.432,94-TL) ödemenin muavin deftere işlenerek mahsubunun yapıldığı kabul edilerek ve dava tarihinden sonra yapılan ödemelere rastlanılmadığı, davacı taraf defter kayıtları ve cari hesap özetine göre ise; Muavin deftere son kayıt tarihi olan 27/11/2020 tarihi dikkate alınarak 249.635,74-TL anapara alacağının bulunduğu, davacının defter ve belge incelemeleri ve e-arşiv / e-fatura portallarından yapılan incelemeler de davalı tarafından düzenlenmiş olan iade faturalarına ( faturaların tamamına ya fatura içeresindeki münderecatına) rastlanılmadığı, davacı şirketin, açık hesaptan kaynaklanan alacağını ile ihtamame teslim tarihi ile mahkemeye müracaatı arasında ki alacağına ait işlemiş faizi 24.929,38-TL olduğu anlaşılmakla davanın davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın kabulü ile; 1-Davalının Adana Genel İcra Dairesinin 2021/... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile; takibin 249.653,74-TL asıl alacak, taleple bağlı kalınarak 9.611,67-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 259.265,41-TL üzerinden devamına, asıl alacağa %18,25 ve değişen oranlarda faiz uygulanmasına, 2-Toplam alacığın %20'si olan 51.853,08-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 17.710,42-TL den peşin alınan 4.427,61-TL harcın mahsubu ile bakiye 13.282,81-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-AAÜT gereğince hesaplanan 39.297,16-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacının yapmış olduğu 1.524,10-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan 4.427,61-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Ara buluculuk bürosu tarafından ödenmesine karar verilen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı kanuna göre davalıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına,

8-Fazla yatan avans var ise Adalet Bakanlığı HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesine göre, karar kesinleştikten sonra talep sahibine elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise PTT aracılığı ile adreste ödemeli gönderilmesine, (gönderme masrafının avanstan karşılanmasına ), Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe veya zabıt katibine yapılacak beyanla Adana İstinaf Mahkemesi’nin ilgili dairesine gönderilmek üzere Mahkememize yapılacak olan istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/06/2023

Katip ...

Hakim ...

e- imzalıdır e- imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2021/658, K. 2023/328, T. 09.06.2023, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-658-e-2023-328-k-194ec35bf36c