İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/626 E. 2026/15 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/626
Karar No
2026/15
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/626 Esas KARAR NO : 2026/15

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/09/2021 KARAR TARİHİ : 13/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : TALEP: Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davalı ..., 22/09/2020 tarihinde saat 20:10 sıralarında ... plakalı araçla, müvekkil ... yönetimindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucu maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana gelmiştir, olay sonrası ilgili resen soruşturma başlatılmıştır, ... 46. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile taksirle yaralamaya sebebiyet vermekten dava açılmıştır, dosyadaki 30/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda davalı ... meydana gelen kazadan %100 kusurlu olduğu saptanmıştır, yine dosya içerisinde bulunan ve kazanın üzerinden 7 saat geçtikten sonra yapılan alkol muayenesinde davalı 0,07 promil alkollü çıkmıştır, müvekkil davacı meydana gelen kazada ağır derecede yaralanmış ve bacağında ileri derede kırıklar oluşmuş, ...Kemik Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesinde ameliyat edilmiştir, müvekkil davacı olay tarihinde ... ... 120 kişilik oturma kapasiteli, 5 kişinin çalıştığı paket servisi olan yemek sepeti ve getir gibi platformlara üye olan döner restorant işletmeciliği yapmaktaydı, müvekkil işletmenin paket servisini de motorsikleti ile yardımcı olmaktaydı, müvekkilin kaza tarihinde aylık kazancı 20.000 - 25.000 TL civarlarındadır, davacı davalı ...'ın kusuru ile meydana gelen kaza sebebiyle 22/09/2020 - 11/03/2021 tarihleri arasında kazanç kaybı vardır, kazadan dolayı müvekkil davacı tam olarak iyileşmemiş olup kalıcı maluliyet olasılığı da mevuttur, müvekkilin kaza sebebiyle tedavi ve yol giderleri olmuştur, davalı ... bu giderlerin tamamından davalı sigorta şirketi 22/01/2020 düzenleme tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Z.M.S Sigorta Poliçesi güncel limiti ile sınırlı olarak sorumludur. Davalı ... dikkatsızlık ve tedbirsizlik sonucu müvekkil davacının vücudunda ileri derecede kırıklar oluşmasına yol açacak şekilde yaralanmasına sebebiyet vermiş, aylarca evden çıkamamıştır, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı ... A.Ş. vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Hiçbir şekilde kabul manasında olmamak üzere davacının maluliyet oranının ve kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının tespiti bakımından mevzuat hükümleri uyarınca erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümleri doğrultusunda usulüne uygun yeni bir rapor alınması gerekmektedir. 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı resmi gazete’de yayımlanan erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik yürürlüğe girmiş olup ayrıca özürlülük ölçütü, sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik ve ilgili mülga mevzuat hükümlerine erişkin açısından yapılan atıflar bu yönetmelik hükümlerine yapılmış sayılmasına karar verilmiştir. davayı kabul manasında olmamak üzere tedavi giderleri ile tedavi süresince ortaya çıkabilecek iş gücü kaybı ve bakıcı giderleri ile tedaviye ilişkin diğer tüm giderler tedavi teminatı kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında sgk tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden davalı müvekkilin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı gözetilerek işbu taleplerin reddi gerekmektedir. tedavi giderleri açısından 6111 sayılı kanun’un 59. maddesi ile değiştirilen karayolları trafik kanunu’nun 98. maddesi gereğince sigorta şirketlerinin sorumluluğu sona ermiş olup, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın bu masrafların sgk tarafından karşılanacağı hükme bağlanmıştır. genel şartlarda açıklandığı üzere; mağdurun tedavi süresince ortaya çıkan çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler -yani geçici iş göremezlik talepleri, yine tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri ve diğer tüm tedavi giderleri tedavi/sağlık giderleri teminatı dahilinde olmakla; işbu teminat bakımından yapılan prim aktarımı gereğince karayolları trafik kanunu 98. maddesi hükmü ile sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığı ve sgk'nın sorumlu olduğu açıkça izah edilmiştir. tedavi giderleri tedavi dönemi ile kontrol/takip şeklinde devam eden devrede, tıbbi takip ve kontroller devresinde ki harcamalarla refakat, yol ve paremedikal harcama zararı olarak ortaya çıkacaktır. iyileştirme giderleri mağdurda kaza nedeniyle meydana gelen yaralanmanın veya bedensel/ruhsal bütünlüğünde, bozulanının geri kazanımı veya onarımı yani tedavisi amacıyla yapılan her türlü harcama ile masrafı karşılar. bu çerçevede tedaviye yönelik muayene, tetkik, röngen, laboratuar incelemesi konsültasyon cerrahi veya tıbbi müdahale, yoğun bakım, ameliyat, pansuman, ilaç, kan, tıbbi ve cerrahi malzeme, protez, yatak, hemşirelik hizmetleri, rehabilitasyon ile fizik tedavi ve yahut kaplıca tedavisi, tedavi için gerekli araç veya malzemelerin tümü için yapılan bütün harcamaları içerir. keza tedavi süresince hastalığın niteliğine bağlı olarak hastaya fonksiyonel kapsamda yapılan refakatçi gider ve harcamaları da tedavi gideri içerisinde yer alır. ayrıca tedavi süresince gerek yataklı tedavi ünitesinde gerekse ayakta tedavi sırasında bizzat hasta ile hasta yakınlarının bu amaçla yaptıkları yol ve ulaşım harcamaları ile paramedikal olarak isimlendirilen ve hastalığın tedavisi için gerekli olup tedavi esnasında zorunlu olarak kullanılan ekonomik ömrünü tamamlamadan heba olan veya bir daha kullanılamayan özel giysi, çamaşır, ayakkabı, vs gibi eşya ve malzemelerde tedavi yani iyileştirme giderlerindendir.bakım giderleri ; hasta veya yaralının tıbbi tedavi süresince ona yapılan refakat veya benzeri hizmet için yapılan harcamadır. bakım gideri tıbbi tedavisi bitmiş, malul dahi olsa tıbbi olarak destek veya yardıma ihtiyacı kalmamış kişinin eksik kalan fonksiyonunun bir başkası tarafından karşılanma bedeli değildir. bakım tedavinin süresi içerisinde onun bir parçasıdır. tıbbi tedavi sona erdiğinde bakım gideride de biter. oluşmuşsa maluliyet oranında mahrumiyet başlar. bu anlayış ve yaklaşımla tedavi ve bakım giderileri birlikte anılır. bakım gideri maluliyeti karşılayan veya kompanse eden bir harcama değildir. bakım gideri hasta veya yaralının tedavisi süresince ona sağlanan destek hizmetinin karşılığıdır. hastalık veya yaralanma ile oluşan olumsuzlukların izale edilmesi /düzeltilmesi esnasında tedavi dönemi içerisinde yapılan rehebilitasyon yani yeniden kazanım eylemlerini kapsar. bu amaçla yapılan harcamaları ifade eder. yoksa maluliyet nedeniyle eksik kalan fonksiyonun bir başkası tarafından karşılanması veya malulün bizzat kendisine yapılan hizmet bakım gideri değildir. bu sadece maluliyet eksikliğinin ortaya çıkardığı eksikliğin giderilmesidir. bakım hizmeti maluliyetten farklıdır. hazine müsteşarlığı’nın 06.01.2010 tarihli ekli yazısı ve yine hazine müsteşarlığı’nın 05.01.2010 tarihli ekli sektör duyurusu kapsamında bakım giderlerinin tedavi gideri olarak kabul edilmesi ve bu giderlerin tedavi teminatına dahil edilmesi gerektiği açıklanmıştır. buna göre, bakım giderleri de tedavi gideri sayılacağından, yukarıda bahsi geçen 6111 sayılı yasa gereğince bu giderler bakmından da müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmamaktadır. davayı kabul manasında olmamak üzere, zorunlu mali sorumluluk genel şartları kapsamında aktüeryal tazminat hesaplama esasları açıkca belirlenmiş olup tazminat hesaplaması artık standart hale getirtilmiştir. hesaplama yapılırken müteveffanın bireysel özellikleri dikkate alınmalıdır; davacının yaşı, mesleği gibi hususlara dikkat edilerek ve genel şartlara uygun olarak, aktüer siciline kayıtlı bir aktüer tarafından sürekli sakatlık tazminatının hesaplanması gerekmektedir. davacının yaralanma şekli makul bir insanın motorlu araç kullanımı sırasında kullanması gereken kolluk, dizlik, kask vs. gibi koruyucu tertibatları kullanmadığını göstermekte olup, bu suretle zararın artmasında kusuru bulunduğundan hesaplanacak tazminattan bu sebeple müterafik kusur indirimi yapılması gerekmektedir. aşağıda geçen yargıtay kararından da görüleceği üzere koruyucu tertibat takıp takmadığının eldeki delillere göre tespit edilememesi müterafik kusur indirimi talebimizin reddine gerekçe olamaz. kabul anlamına gelmemek üzere davacının değer kaybına ilişkin talepleri bakımından 19.06.2021 tarihinde karayolları trafik kanunu 90. maddesinde yapılan değişiklikler de gözetilerek genel şartlar ekinde yer alan teminat dışı haller ve hesaplama yöntemi gözetilerek değerlendirme yapılması gerekmektedir. bu doğrultuda dava konusu araçta değer kaybı meydana gelmediğinden davacının işbu husustaki taleplerinin tümden reddi gerekmektedir. davayı kabul anlamına gelmemek üzere, davacı tarafın aracında meydana gelen “değer kaybı” miktarının tespit edilebilmesi için trafik sigortası genel şartları ek-1’de yer alan hesaplama yönteminin esas alınması gerekmektedir. öncelikle anayasa mahkemesinin 17.7.2020 tarihli ve e.2019/40; k.2020/40 sayılı kararı ile ktk’de yer alan birtakım hükümlerin iptaline karar verilmişse de aşağıda ayrıntılı olarak açıklayacağımız sebeplerle işbu dosyamızda ilgili karar uygulama alanı bulamayacaktır. haksız eylem sonucu yaralanma ve ölüm sebebiyle maddi tazminat talebiyle açılan davalarda, tazminatın denkleştirilmesi kuralı gereğince, haksız eylem sonucu gerçekleşen gerçek zarar belirlenerek ona hükmedilmesi gerekir. gerçek zararın belirlenebilmesi için, olay sebebiyle elde edilen kazanımlar tazminat tutarından indirilmelidir. sosyal güvenlik kurumuna yazı yazılarak, öncelikle söz konusu kazanın iş kazası olup olmadığının, davacı tarafa peşin sermaye değerli gelir bağlanıp bağlanmadığının, herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun sorulması, ödeme yapılması durumunda ödenen miktarın tazminat bedelinden düşülmesi gerekmektedir. haksız ve mesnetsiz davanın esastan ve usulden reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine" karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davacı vekilinin dava dilekçesindeki iddiaları hukuki dayanak ve mesnetten yoksun olup davanın reddi gerekmektedir. Davalı müvekkil ... 22.09.2020 tarihinde saat 20:00 sıralarında sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... Mahallesi ...Caddesi üzerinde seyir halinde iken önündeki kamyonetin aniden fren yapması üzerine bu kamyonete çarpmamak için ani bir refleks ile sola manevra yapmak zorunda kalmış ve bu sırada da karşıdan gelen davacı ...'in kullandığı ... plakalı motosikleti görünce tekrar sağa manevra yapmak istemiş fakat maalesef bu elim kazaya engel olamamıştır. Davalı müvekkil kaza meydana gelince derhal davacı ile ilgilenmiş ve hemen 112 Acil servisi arayarak ambulans istemiştir. Davacı gelen ambulans ile derhal hastaneye kaldırılmış ve olay yerine gelen trafik polisleri davacı olay yerinde olmadığı için (Hastaneye gittiğinden) tutanak düzenlememişler ve davalı müvekkile en yakın karakola gitmesini söylemişlerdir. Bunun üzerine davalı müvekkil duyarlı bir vatandaş olarak ifade vermek üzere derhal polis merkezine gitmiştir, ayrıca davacının dava dilekçesinde iddia ettiği davalı müvekkil için yapılan alkol muayenesinde 0,07 promil alkollü çıktığı iddiasını kabul etmiyoruz. Bilindiği üzere alkol kullanmasanız bile her insanın vücudunda fiziki ve bilimsel olarak çok sembolik bir alkol oranı tespit edilebilir. Davalı müvekkilim öğretmen olup hayatı boyunca hiç alkol kullanmamış bir insandır ve olay anında da alkollü değildir. Ki, davalı müvekkil kaza sonrası duyarlı bir vatandaş olarak derhal...Polis Merkezi Amirliğine gitmiş ve işlemler başlatılmış ve akabinde polis memurları davalı müvekkili alkol muayenesi için hastaneye götürmüşlerdir. Davalı müvekkil kendi kafasına göre hastaneye gitmemiştir. Söz konusu kazaya istinaden davacı tarafından müvekkil aleyhine de huzurdaki dava ikame edilmiştir. Davacı vekili 24.09.2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; kazada davalı müvekkilin asli kusurlu olduğunu, davacının kaza dolayısı ile ağır derecede yaralandığını, bacağında ileri derece de kırıklar oluştuğunu ve ameliyat olduğunu, istirahat raporu verildiğini, döner restoran işletmeciliği yaptığını, kaza tarihinde aylık 20.000-25.000-TL civarında aylık kazancı olduğunu, kazanç kaybına uğradığını, kaza sebebiyle tedavi ve yol giderleri olduğunu, ayrıca 21.06.2021 tarihinde davalı Sompo Sigortaya kazanç kaybı- tedavi giderleri-iş gücü kaybı-motosikletin değer kaybı için tazmin başvurusu yaptıklarını fakat sigorta şirketi tarafından bu taleplerinin ret edildiğini beyan etmişse de, davacının bu iddiaları gerçek dışı olup, tarafımızca mümkün değildir. Şöyle ki; Öncelikle belirtmek isteriz ki davacı taraf diğer davalı sigorta şirketine müvekkilin kazanç kaybı- tedavi giderleri-iş gücü kaybı-motosikletin değer kaybı için tazmin başvurusu yapmış fakat sigorta şirketine hiçbir belge sunmadığı için bu talepleri ret edilmiştir. Diğer davalı sigorta şirketi davacının bu talebini keyfi olarak ret etmemiştir. Dava konusu uyuşmazlıkta davacı, tedavi giderleri, kazanç kaybı vs. gibi faturalı, faturalandırabilir veya belirlenebilir olan sözde giderlerinden bahsetmiş ve bunları talep sonucu kısmında ifade ederek müvekkilden istemiştir. Bu alacakların sırf miktarının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi talep edilmesi ise Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere alacağı belirsiz hale getirmemektedir. Talep edilen bu ispata muhtaç bu alacaklar faturalı, faturalandırılabilir veya belirlenebilir durumda olup davacının iddia ettiği bu alacakların miktarının belirlenebilmesi için tarafların anlaşmasına ve hakimin kararına ihtiyaç yoktur. Davacı uğradığını iddia ettiği bu zararlarını tek başına hesaplayabilecek durumda olup bu sözde zararların hesaplanması için müvekkil uhdesinde yer alan herhangi bir bilgi veya belgeye de ihtiyacı yoktur. Bu nedenle belirsiz alacak davası şeklinde ikame edilen bu davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerekmekte ve talep olunmaktadır.Davacı vekilinin dilekçesinde belirttiği ... 46. Asliye Ceza Mahkemesi ...E. Sayılı dosyasına sunulan 30.10.2020 tarihli bilirkişi raporunu kabul etmiyoruz. Sayın bilirkişinin davalı müvekkilin asli kusurlu olduğuna yönelik tespitlerini de kabul etmiyoruz. Sayın mahkemeniz tarafından yeniden kusur tespiti yönünden yeniden bilirkişi raporu aldırılmasını talep ediyoruz. ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlüğe girmiş olup ayrıca Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve ilgili mülga mevzuat hükümlerine erişkin açısından yapılan atıflar bu Yönetmelik hükümlerine yapılmış sayılmasına karar verilmiştir. davayı kabul manasında olmamak üzere; tedavi giderleri ile tedavi süresince ortaya çıkabilecek iş gücü kaybı ve bakıcı giderleri ile tedaviye ilişkin diğer tüm giderler tedavi teminatı kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında sgk tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden davalı müvekkilin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı gözetilerek işbu taleplerin reddi gerekmektedir. Haksız eylem sonucu yaralanma ve ölüm sebebiyle maddi tazminat talebiyle açılan davalarda, tazminatın denkleştirilmesi kuralı gereğince, haksız eylem sonucu gerçekleşen gerçek zarar belirlenerek ona hükmedilmesi gerekir. Gerçek zararın belirlenebilmesi için, olay sebebiyle elde edilen kazanımlar tazminat tutarından indirilmelidir. Sosyal Güvenlik Kurumuna yazı yazılarak, öncelikle söz konusu kazanın iş kazası olup olmadığının, davacı tarafa peşin sermaye değerli gelir bağlanıp bağlanmadığının, herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun sorulması, ödeme yapılması durumunda ödenen miktarın tazminat bedelinden düşülmesi gerekmektedir. Kabul manasında olmamak üzere; davanın kabulü halinde öncelikle yukarıda açıklamış olduğumuz üzere diğer davalı sigorta şirketine gerekli evrakların tümü ile başvuru yapılmamış olduğundan, davacının usule uygun olarak başvuru yapmadığı kabul edilerek temerrüt tarihi dava tarihi olarak dikkate alınmalıdır. İşbu talebimizin kabul görmemesi halinde ise başvurunun davalı sigorta şirketine ibraz edildiği tarihten 8 iş günü sonrasından itibaren yasal faize hükmedilmelidir.Davacı vekilinin dava dilekçesinde belirttiği; davacı müvekkilinin döner restoran işletmeciliği yaptığını, kaza tarihinde aylık 20.000-25.000-TL civarında aylık kazancı olduğunu, kazanç kaybına uğradığını, kaza sebebiyle tedavi ve yol giderleri olduğu iddiası hukuki mesnet ve dayanaktan yoksundur. Zira davacı vekili bu iddia ve taleplerine ilişkin hiçbir somut delil ve belge sunmamıştır. Davacı taraf tedavi ve yol giderleri ile ilgili belge sunmamıştır. Davacı taraf dava dilekçesinde döner restoran işletmeciliği yaptığını ve kaza tarihinde aylık 20.000-25.000-TL civarında aylık kazancı olduğunu ve bu kazançtan mahrum kaldığını iddia etmiştir. Davacı vekilinin delil listesi ekinde sunduğu Gaziosmanpaşa Vergi Dairesi tarafından verilen Vergi Levhasında da görüldüğü üzere davacı 2019 ve 2020 yılları için iş yeri için zarar açıklamış ve matrahsız olarak bu yılları kapatmıştır. Bu durumda davacının zarar açıkladığı bir işletmeden aylık 20.000-25.000-TL kazanç elde etmesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Dolayısı ile Sayın Mahkemeden davacının bağlı olduğu vergi dairesine müzekkere yazılarak 2019 ve 2020 yıllarına ilişkin bilançolarının, beyannamelerinin, ödediği vergilerin celp edilmesini talep ediyoruz. Davacı motosiklet sürücüsü kaza sırasında kask ve koruyucu kıyafet giymediği için müterafik kusurludur. Davacı motosiklet üzerindeyken huzurdaki davaya konu trafik kazası meydana gelmiş olup, bu kaza sırasında kask ve benzeri dizlik, dirseklik gibi güvenlik ekipmanı kullanmamıştır. Güvenlik ekipmanlarının kullanılması kazaların etkilerinin hafifletilmesi için çok büyük önem taşımakta olup, bunların kullanılması ile ilgili örnek nitelikte kararların mahkemelerce verilmesi gerektiği kanaatindeyiz. Maalesef günlük hayatta çok defa karşılaştığımız televizyon, gazete gibi iletişim araçları ile de bilgi sahibi olduğumuz bu tip motosiklet kazalarında sürücüler ve beraberindekilerin dikkatsiz, tedbirsiz davranışları ile kazalar meydana gelmektedir. Kazalara davetiye çıkarırcasına sevk ve idare edilen motosikletler hem kendilerinin ve hem de 3. kişilerin hayatını tehlikeye atmakta olup, trafik güvenliğine aykırı biçimde davranışlarla kötü örnek oluşturmaktadırlar. Tüm bu nedenlerle bu tip davranışların mükafatlandırılmaması gerektiği kanaatinde olup, iş bu nedenlerle de huzurdaki davanın reddi gerektiği kanaatindeyiz. Öncelikle davanın ... Sigorta A.Ş.ne ihbar edilmesine, Haksız ve hukuki mesnetten yoksun Davanın usulden reddine, Haksız ve hukuki mesnetten yoksun Davanın Usulden Reddine karar verilmediği takdirde davanın esastan reddine, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini" talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Mahkememizde görülmekte olan dava 22/09/2020 tarihinde davalı ... yönetimindeki araç ile davacı yönetimindeki araç arasında gerçekleşen trafik kazası nedeniyle kazanç kaybı(geçici iş göremezlik), iş gücü kaybı(sürekli iş göremezlik), tedavi gideri, değer kaybı ve manevi tazminat isteminden ibarettir. Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişiden rapor aldırıldığı, bilirkişinin mahkememize vermiş olduğu raporda özetle: "Dava konusu araçta Trafik Sigortası Genel Şartlarına göre oluşan değer kaybının 2,473.62 TL civarında olduğu, Dava konusu araçta Türkiye şartlarında reel piyasa şartlarına göre oluşan değer kaybının 3,092.00 — 3,436.00 TL civarında olduğu, Davacı tarafın faiz ve diğer taleplerinin Mahkemenin Sayın Hakiminin takdirinde olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman aktüerya bilirkişisinden rapor aldırıldığı ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu raporda özetle: " Karayolları Trafik Kanunu “nun bazı maddelerinde değişiklik yapan, 09.06.2021 Tarihinde TBMM 'de Kabul edilerek 19.06.2021 tarihinde Resmi Gazete 'de yayınlanan kanunun yürütmesi ile ilgili “Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu” tarafından 04.12.2021 tarihinde Resmi Gazete 'de yayınlanarak yürürlüğe giren “karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında değişiklik yapılmasına dair genel şartlar” yürürlüğe girdiği 04.12.2021 tarihinden sonra düzenlenen Poliçeleri kapsayacağından, Rapor/Hesap tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada en güncel yüksek yargı kararlarından olan T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi “nin 27.09.2021 Tarihli ... E. , ...K. Sayılı ve benzer kararları da dikkate alınarak; ilgili kurumlarca görüş değişikliği yapılıncaya kadar yaşam tablosu olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, Dava dışı SGK tarafından dosyaya sunulan evrakta davacıya yapılan Sürekli İş Göremezlik ve Geçici İş Göremezlik ödemesinin bulunmadığı tespit edildiğinden hesaplanan tazminatından bu yönde indirim yapılmadığı; Dosya da mübrez ceza yargılaması aşamasında alınan Trafik memuru ...tarafından alınan bilirkişi raporu kapsamında Davacı ...'in kusurunun bulunmadığı; Davalı Ve ...plakalı aracın sürücüsü ...'ın ise %100 kusurlu olduğu T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ... 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu 'nun ... sayılı raporu incelendiğinde; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %64 (yüzde dört) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği hesaplandığı; davacı tarafın bakıcıya muhtaç olup olmadığı tespit edilmediğinden; hesaplanmadığı, Davacı tarafından talep edilen sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı bakımından; Davacı ...'in % 4 maluliyet oranı ve davalı tarafın 96100 kusur oranı ile hesaplanan; Sürekli İş Göremezlik zararının toplamı 374.836,99 TL, Geçici iş göremezlik zararının ise 6.963,44 TL; olmak üzere toplam hesaplanan tazminat tutarının 381.800,43 TL olduğu; olay tarihi itibariyle dosya da mübrez ... tarafından tanzim edilen ... nolu ZMMS trafik poliçesi teminat limiti 410.000 TL olduğundan; hesaplanan tazminatın teminat limitinde olduğu; Davacı tarafından talep edilen manevi tazminat talebinin takdiri sayın mahkememize ait olduğu; Faiz türü bakımından dosya kapsamında davacı tarafın yasal faiz talebi bulunduğu tespit edilmiş olup; hesaplanan tazminata yasal faiz uygulanması gerektiği; faiz başlangıç tarihi bakımından ise davacı taraf her ne kadar kaza tarihinden itibaren talepte bulunmuş ise de; faiz başlangıcının Karayolları Trafik Kanunu md 99 gereğince 05.07.2021 tarihinden işletilmesi gerektiği" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. Mahkememiz ara kararı gereği bilirkişi heyetinden rapor alındığı ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları raporda özetle: "Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtlarında 6.503,43 TL olarak belirtilen hasar tutarı göz önüne alındığında dava konusu araçta: Trafik Sigortası Genel Şartlarına göre oluşan değer kaybının 2.473,62 TL civarında olduğu, Türkiye'deki reel piyasa şartlarına göre oluşan değer kaybının 3.092,00 - 3.436,00 TL aralığında olmak üzere ortalama 3.264,00 TL olduğu, Değer kaybi. tutarının hangi yöntemle hesaplanması gerektiğine yönelik kararın Mahkemenin Sayın Hakiminin takdirinde olduğu, Dava dosyasında ekspertiz raporu yer almadığından dolayı kaza tarihi itibarıyla hasar tutarının kadri maruf olup olmadığına dair kesin bir değerlendirmede bulunulamadığı, Aktüeryal hesaplama bakımından tüm dosya muhteviyatı tekrar incelenmiş olup; kök raporda gerek hesap yönden gerekse kanun ve içtihatlara uygunluk yönünden hiçbir hata bulunmadığı; Davacı yan kaza tarihi olan 22/09/2020 tarihinden 22/06/2021 tarihine kadar kazanç kaybı olarak 9 aylık süre için 6.376,46 TL X 9 Ay - 57.388,14 TL talep edebileceği"şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir. Mahkememiz ara kararı gereği makine mühendisi bilirkişisinden ek rapor aldırıldığı ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu raporda özetle: "Dava konusu ... plakalı aracın hasarı ile kaza arasında illiyet bağı bulunduğu ve aracın hasar bedelinin kaza tarihi itibarıyla kadri maruf olduğu, Kaza tarihinde 13585 km'de olduğu belirlenen dava konusu araçta: Trafik Sigortası Genel Şartlarına göre oluşan değer kaybının 2,782.82 TL civarında olduğu, Türkiye'deki reel piyasa şartlarına göre oluşan değer kaybının 3.436,00 TL olduğu Değer kaybı. tutarının hangi yöntemle hesaplanması gerektiğine yönelik kararın Mahkemenin Sayın Hakiminin takdirinde olduğu, Davalı ... A.Ş. tarafından davalı ... adına düzenlenmiş olan ZMMS poliçesinin araç başına maddi hasar limitinin kaza tarihi itibarıyla 41,000.00 TL olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. Yine mahkememiz ara kararı gereği Adli Tıp Kurumu Başkanlığından rapor aldırıldığı ve kurumun sunmuş olduğu 01/06/2023 tarihli raporda özetle: " 03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak,Gr1 XII (32a……….1)A%5, E cetveline göre % 4.0(yüzdedörtnoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3(üç) aya kadar uzayabileceği, Devamlı veya geçici olarak bir başkasının bakımına muhtaç durumda olmadığı" şeklinde görüş bildirilmiştir. ... 46. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...Esas ...Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; katılanın suç tarihinde ... plakalı motorsikleti ile seyir halinde iken karşı şeritten gelen adli tıp raporuna göre 1,12 promil alkollü olan sanığın kullanımında olan ... plakalı aracın şerit ihlali yaparak katılana çarptığı, kaza neticesinde katılanın 25/12/2019 tarihli Adli Tıp Raporuna göre BTM ile giderilemez, vücudunda meydana gelen kemik kırığı (2) derece olacak şekilde yaralandığı, bilirkişi raporunda sanığın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 54/A-3 maddesi gereği asli kusurlu olduğu anlaşılmakla Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma suçundan davalı ...'ın mahkumiyetine karar verilmiş olup 05/09/2023 tarihinde ilgili kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Olayın meydana geliş şekli ve kusur durumunun değerlendirilmesi; Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman adli trafik uzmanı bilirkişisinden rapor aldırıldığı ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu raporda özetle: "Önceden teknik olarak belirlenmiş (KTK' nun 84/c,gj. Md. yoluyla 46/a, c, 47/c,d, 48, 52/a,b, 54/a, 56/a, 67/a,c. Md. ile KT. Yönet. 97, 137/A Md. Trafiğin akışı, Trafik İşaretlerine Uyma, Alkollü araç kullanma yasağı, Hızın Gerekli Şartlara Uygunluğunu Sağlama, Araç geçme, Araç Manevraları) kurallara karşı dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ... otomobil sürücüsü davalı ...' ın “%00 Oranında Asli ve Tam Kusurlu” olacağı; Taraf ifadelerinde herhangi bir kural ihlali bilgisine rastlanmayan; Anılan yolda, kendi yönünde ve kendi şeridinde seyretmekte iken, karşı (zıt) yönden gelerek kendi şeridine giren otomobilinçarpmasına uğrayan ... plakalı motosiklet sürücüsü davacı ...' in kazada etkisi olmadığı, alabileceği bir tedbir bulunmadığı ve “Tamamen Kusursuz” olacağı; Kaza tarihinde ... otomobilin KZMS (Trafik) sigortası olan davalı ... A.Ş..! nin ise (KTK'nun 91. Md. Sigorta) kurallar gereği araç sürücüsü davalı ...' ın kusur oranı ve sigorta kapsamına göre sorumlu olacağı" şeklinde görüş ve kanaatine varılmıştır. 22/09/2020 tarihinde saat 20:10 sıralarında, İstanbul İli ... İlçesi ... Mah.... Cad. üzerinde, iki yönlü yolda, ... Sitesi girişinin yaklaşık 200 m. İlerisinde bulunan ...Binası girişi karşısında, davalı ...'ın önünde seyretmekle iken aniden duraklayan bir aracı geçmek için yolun karşı bölümüne geçmesi ve bu yönden gelen araçların seyir yönünü kapatması esnasında aracının sol yan kısımlarıyla; Aynı yolda karşı (zıt) yöndeki şeritte ve kendi yönünde seyreden davacı sürücü ...' in idaresindeki ... plakalı motosikletin ön kısımlarına çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı olarak kazanın gerçekleştiği anlaşılmıştır. Kazanın oluşumunda davalı ...'ın KTK'nın 84/c, j ve g ile aynı Kanun'un 46/a ve c maddelerini ihlal ederek, kendi istikametinde seyreden davacının şeridine girmek suretiyle kazanın meydana gelişimine sebep olduğu anlaşıldığından kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur. Davacının maluliyet durumuna ve talep edebileceği tazminatlara ilişkin yapılan değerlendirmede; Mahkememiz ara kararı gereği Adli Tıp Kurumu Başkanlığından rapor aldırıldığı ve kurumun sunmuş olduğu 08/08/2024 tarihli raporda özetle: "... ve ... oğlu 21.12.1996 doğumlu ...’in 06.10.2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle, 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında; fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, dolayısıyla; Tüm vücut engellilik oranının % 0(yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, Devamlı veya geçici olarak bir başkasının bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş bildirilmiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamı doğrultusunda kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, ayrıca çocuklar için 20.02.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Çocuklar için Özel Gereksinim Değerlendirmesi Yönetmelik” hükümleri dikkate alınarak maluliyet hesaplamasının yapılması gerektiği, somut olay bakımından kaza tarihi itibariyle Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmıştır. Bu bağlamda her ne kadar mahkememizce 01/06/2023 tarihli ATK raporu alınmış olsa da ilgili raporun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre hazırlanmış olduğu dikkate alınarak mahkememizce hükme esas alınmamıştır. Mahkememizce son alınan 08/08/2024 tarihli ATK raporunun ise Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış olduğu ve davacının tüm vücut engelliliğinin bulunmadığı, geçirmiş olduğu kaza nedeniyle yalnızca 9 aylık geçici iş göremezliğinin bulunduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla davacı tarafından her ne kadar iş gücü kaybı(sürekli iş göremezlik) talep edilmiş olsa da davacının tüm vücut engelliliği bulunmadığından bu yöndeki talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Ayrıca davacı tarafından tedavi gideri istemi ile dava ikame edilmiş olsa da 04/02/2025 tarihli celsede bu yönden davadan feragat edilmiş olduğundan tedavi gideri isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Geçici iş göremezlik bakımından ise ATK raporu doğrultusunda davacının 9 aylık geçici iş göremezliği bulunduğu tespit edilmiş olup davacı vekili tarafından davacının gelir vergi beyannamesi sunulmuştur. Bu doğrultuda mali müşavir bilirkişi ile aktüer bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada kaza tarihi itibariyle davacının gerçek aylık gelirinin 6.376,46 TL olduğu ve 9 aylık geçici iş göremezlik tazminatının ise 57.388,14 TL olduğu hesap edilmiş olup bu doğrultuda davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Ayrıca KTK 99 kapsamında ZMM sigortacılarına başvurudan itibaren 8 iş günü içerisinde ödeme yapılmaması hâlinde temerrüdün gerçekleşeceği kabul edilse de davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuruda 15 günlük ödeme süresi belirlendiğinden temerrüt tarihi de davacının iradesine uygun şekilde başvurudan sonraki 15. Gün olduğu kanaati mahkememizde hâsıl olduğundan davalı sigorta şirketinin 08/07/2021 tarihi itibariyle temerrüde düşürülmüş olduğu anlaşılmıştır. Davacı aracında değer kaybı oluşup oluşmadığı hususunda yapılan değerlendirmede; Davacıya ait araçta meydana gelen kaza neticesinde ön ve sol yan kısımlarında hasar oluştuğu dosya kapsamı ile sabittir. Söz konusu hasarın tutarı ise 6.503,43 TL olup bilirkişilerce hasar ile kaza arasında illiyet bağı bulunduğu ve hasar bedelinin de kadri maruf olduğu tespit edilmiştir. Bu bağlamda bilirkişi tarafından yerleşik Yargıtay içtihatları ve AYM'nin iptal kararı doğrultusunda reel piyasa şartlarına göre yapılan değerlendirmede 3.436,00 TL değer kaybı oluştuğu tespit edilmiştir. Bu bağlamda değer kaybı yönünden davacı vekilinin bedel arttırım dilekçesi nazara alınarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davalı sigorta şirketi bakımından teminat limitinin değerlendirilmesinde; Kaza tarihi itibariyle ZMM sigortacısının maddi hasar teminatı araç başına 41.000,00 TL, sağlık gideri teminatı ise kişi başına 410.000,00 TL'dir. Somut olay bağlamında yapılan değerlendirmede davacının aracında meydana gelen hasar bedelinin davalı sigorta şirketi tarafından ödendiği de dikkate alındığında mahkememizce hükmedilen değer kaybı bedelinin maddi hasar teminatı kapsamında kaldığı, yine mahkememizce hükmedilen geçici iş göremezlik tazminatının da sağlık gideri teminat limitleri içerisinde yer aldığı anlaşılmış olduğundan hüküm fıkrasına teminat limiti ile sınırlı sorumluluk bulunduğuna ilişkin şerh düşülmesine lüzum görülmemiştir. Davacının talep edebileceği manevi tazminat miktarının değerlendirilmesinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. Maddesinde; "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davacının kaza tarihi itibariyle kuryelik yaptığı, aylık gelirinin davacı vekili tarafından sunulan gelir vergisi beyannamesi doğrultusunda mali müşavir bilirkişi tarafından yapılan hesaplama doğrultusunda 6.376,46 TL olduğu, üzerine kayıtlı tapu kaydı bulunmadığı, davalının ise kaza tarihi itibariyle öğretmenlik yaptığı ve yapılan kolluk araştırmasında aylık gelirinin 5.500,00 TL olduğu, kazanın oluşumunda davalının %100 kusurlu olduğu, davacının ise vücudunda sürekli engellilik halinin bulunmadığı ancak 9 aylık geçici iş göremezliğinin bulunduğu tespit edildiğinden davacının uğramış olduğu acı, elem ve kederi kısmen de olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal, ekonomik ve mali durumları göz önüne alınarak 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, 1-3.436,00 TL değer kaybı ve 57.388,14 TL geçici iş göremezlik (kazanç kaybı) tazminatı olmak üzere toplam 60.824,14 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, *Alacak kalemlerine davalı ... bakımından kaza tarihi olan 22/09/2020 tarihinden davalı ... A.Ş bakımından ise temerrüt tarihi olan 08/07/2021 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 2-Davacının sürekli iş göremezlik (iş gücü kaybı) tazminatı talebinin reddine, 3-Tedavi gideri talebi yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, 4-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 5-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.154,90 TL harçtan peşin ve tamamlama harcı olarak alınan 1.926,75 TL'nin mahsup edilerek bakiye 2.228,15 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 7-Davacı tarafından yatırılan 1.926,75 TL peşin ve tamamlama harcı, 59,30 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 1.986,05 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte olan A.A.Ü.T. gereğince dava değeri olan 60.824,14 TL üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan 1.418,50 TL tebligat, 2.328,00 TL ATK ücreti ve posta gideri ile 18.250,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 21.996,50 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 10-Davacının sürekli iş göremezlik talebi yönünden; Davalılar ... Anonim Şirketi ve ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte olan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereğince dava değeri olan 1.000,00 TL üzerinden hesaplanan 1.000,00 TL'nin davacıdan alınarak Davalılar ... Anonim Şirketi ve ...'a verilmesine, 11-Tedavi giderleri yönünden; Davalılar ... Anonim Şirketi ve ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte olan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereğince dava değeri olan 1.000,00 TL üzerinden hesaplanan 1.000,00 TL'nin davacıdan alınarak Davalılar ... Anonim Şirketi ve ...'a verilmesine, 12-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminatı bakımından davanın kısmen kabul edilen 10.000,00 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 10/1 gereği takdir olunan 10.000,00 TL'nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 13-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 13/01/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2021/626, K. 2026/15, T. 13.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-626-e-2026-15-k-b805daabdc4f