İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2021/623 E. 2022/1047 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2021/623
- Karar No
- 2022/1047
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/623 Esas - 2022/1047 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/623 KARAR NO : 2022/1047
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALI : ... - ... ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/09/2021 KARAR TARİHİ : 23/11/2022 YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davası yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ticari faaliyetlerle piyasada ... veren şirket olduğunu, müvekkili ile davalı arasında alım satıma istinaden bir sözleşme kurulduğunu, müvekkili firma tarafından 53.112,10 TL tutarında fatura düzenlenerek yapı malzemesinin karşı tarafa teslim edildiğini, ancak davalı tarafın teslim edilen malzemelere karşılık fatura borcunu ödemediğini, bunun üzerine davalı borçlu aleyhine Adana 7.İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine icra takibinin durduğunu, davalı borçlunun borçlu olduğunu bilmesine rağmen müvekkilinin alacağına ulaşmasını engellemek ve süreci uzatmak maksadıyla itirazda bulunduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ;Davalı 17/02/2022 tarihli dilekçesi ile; davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı şirket yetkilisi ... isimli kişiye ... bedeli açıklaması ile 12/01/2021 tarihinde 35.000 TL ödeme yaptığını, daha sonra ... ile sözleşmesini feshettiğini, davacı şirketin ...'lerinin kendisine değil ...'a verildiğini, iş sahibinin ...'un yapılan iş bedelini kendisine eksik ödediğini, bu nedenle ...'a alacak davası açtığını, davacı tarafın iş sahibi olarak ...'a faturayı kesmesi gerekirken kendisine yönelttiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava İİK'nun 67.maddesi gereğince açılan itirazın iptali davası olup deliller bu çerçevede toplanarak değerlendirilmiştir. Davanın, 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi gereğince; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu ticari davalardan olduğu, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür. Adana 7.İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı icra dosyasında, alacaklı davacı borçlu davalı hakkında 15/04/2021 tarihinde fatura dayanak gösterilmek sureti ile 53.112,10 TL asıl alacak, 26,19 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 53.138,29 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmış, süresinde yapılan itiraz üzerine takip durmuştur. Tarafların mal ve hizmet alım ve satışlarına ilişkin BA ve BS formaları getirtilmiş, ticari defter ve belgelerin incelenmesine karar verilmiştir. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine karar verilmiş, ve bilirkişi olarak görevlendirilen Mali müşavir ... 09/04/2022 tarihli raporunda; davalı ve davacı firmanın arasında mal/hizmet tedarikinden dolayı fatuya dayalı cari hesap ilişkisinin olduğunu, davacının yasal ticari defterlerinin HMK'nın 222/2.maddesinde yer alan şartları sağladığını, sahibi lehine delil olarak değerlendirilebileceğini, dava konusu faturanın davacının ticari defterlerine uygun olarak kaydedildiğini, davacının defter ve kayıtlarına göre cari hesap ilişkisine dayanaraktan takip tarihi itibari ile 53.112,10 TL asıl alacak, 26,19 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 53.138,29 TL alacağı olduğunu, ancak davalı tarafından bankadan yapılan ödemenin avans olarak kabulü halinde ise kalan bakiyenin 18.112,10 TL olduğunu, kalan bu bakiye için davacı yanın takip tarihinden itibaren yıllık %9 yasal faiz talep edebileceğini belirtmiştir. Davalı kesin süre içerisinde defterlerini ibraz etmemiştir. Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. ( 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir.(Yargıtay 23 HD 2015/2467 E 2015/7975 K ve 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. İBK ) Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; Davanın, İİK.'nun 67.maddesi gereğince açılmış faturadan kaynaklı alacağın ödenmemesi nedeniyle başlatılmış icra takibine yapılan itirazın iptali davası olduğu, davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine Adana 7. İcra Müdürlüğü'ne ait .../... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine girişildiği, takibin dayanağının, 53.112,10 TL bedelli fatura olduğunun belirtildiği, başlatılan söz konusu takibe davalı borçlunun borca itiraz etmesiyle durdurulmasına karar verildiği, itirazın iptali davasının 1 yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, taraflar arasında düzenlenmiş yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, taraflar arasında mal alım satımından kaynaklanan ticari ilişkinin olduğu, ticari ilişkinin ve takibe dayanak faturanın varlığının taraflarca kabul edildiği, uyuşmazlığa konu faturanın davacı tarafça vergi dairesine BS bildiriminin yapılmış olduğu, faturaya konu malları alınmadığına ya da malların ayıplı olduğuna ilişkin fatura içeriğine yönelik süresinde veya sonrasında yapılmış bir itirazının bulunmadığı, dosyanın taraf defterlerinin incelenmesi için bilirkişiye tevdi edildiği, davalı tarafça kesin süre verilmesine rağmen defterlerin sunulmadığı davacı tarafın defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 09/04/2022 tarihli raporda; davalı ve davacı firmanın arasında mal/hizmet tedarikinden dolayı faturaya dayalı cari hesap ilişkisinin olduğunun, davacının yasal ticari defterlerinin HMK'nın 222/... maddesinde yer alan şartları sağladığının, sahibi lehine delil olarak değerlendirilebileceğinin, dava konusu faturanın davacının ticari defterlerine uygun olarak kaydedildiğinin, davacının defter ve kayıtlarına göre cari hesap ilişkisine dayanaraktan takip tarihi itibari ile 53.112,10 TL asıl alacak, 26,19 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 53.138,29 TL alacağı olduğunun, ancak davalı tarafından bankadan yapılan ödemenin avans olarak kabulü halinde ise kalan bakiyenin 18.112,10 TL olduğunun, kalan bu bakiye için davacı yanın takip tarihinden itibaren yıllık %9 yasal faiz talep edebileceğinin tespit edildiği, davalı tarafından ...na ait 12.01.2021 tarihinde 35.000 TL ... bedeli olarak davacıya ödeme yapıldığını gösterir dekontun ibraz edildiği, yapılan bu ödemenin davacı tarafından inkar edilmediği ancak davacı tarafından yapılan bu ödemenin fatura alacağına ilişkin olmadığı, faturada belirtilen işler dışında yapılmış olan ekstra işlere ilişkin olduğunun iddia edildiği, davalı tarafından toplamda 70.000 TL bedelli işin yapılmış olduğunun ikrar edildiği, davacı tarafından 70.000 TL bedel üzerinde iş yapıldığının ve davalı tarafından davacıya yapılan ödemenin fatura dışındaki diğer işlere ilişkin olduğuna dair yazılı bir delilin dosya içerisine sunulmadığı, bu iki hususun ispatı için davacının yemin deliline dayandığı, davalının davacı ile tüm işler için toplam 70.000 TL'ye anlaştıkları ve yapılan ödemenin fatura alacağına ilişkin olduğu ve borcun bu kapsamda yarısını ödediğine ilişkin yemin ettiği , yemin beyanı ve dosya kapsamındaki tüm deliler birlikte değerlendirilerek taraflar arasında 70.000 TL üzerinden anlaşıldığı, davalı tarafından anlaşılan iş kapsamında 35.000 TL ödeme yapıldığı değerlendirilerek yapılan ödemenin mahsubu ile kalan 35.000 TL'lik kısımdan davalının sorumlu olduğu anlaşıldığından açıklanan tüm bu nedenlerle bilirkişi raporu hükme esas alınmayarak davanın kısmen kabulüne, takibin 35.000,00 TL üzerinden takipteki şartlarla aynen devamına, alacağın faturaya dayalı likit alacak olduğu gözetilerek %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulüne; Davalının Adana 7. İcra Dairesinin .../... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 35.000,00 TL üzerinden takipteki şartlarla aynen devamına, Hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında olan 7.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 2-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 2.390,85 TL'den peşin ödenen 907,47 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.483, 38TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacının yapmış olduğu 1.123,40TL yargılama giderinden kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 739,93TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan masrafın davacının üzerinde bırakılmasına, 4-Davacının peşin olarak ödediği 907,47 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-A.A.Ü.T. Gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk Bürosu tarafından T.C. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 1320 TL arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A ve HUAK Yönetmeliğinin 25-26. Maddeleri gereğince ve davanın kabul-red oranı gözetilerek 869,43 TL'sinin davalıdan, kalan 450,57TL 'sinin davacıdan 6183 sayılı kanuna göre tahsil edilerek hazineye irat kaydına, Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek davacı vekili ile davalı asilin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza