İlk Derece Mahkemesi · Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/591 E. 2022/1024 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/591
- Karar No
- 2022/1024
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/591 Esas - 2022/1024 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/591 KARAR NO : 2022/1024
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ... VEKİLLERİ : ... - ... ... - ... DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : ... - ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/08/2021 KARAR TARİHİ : 18/11/2022 YAZIM TARİHİ : ... Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davası yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında granit alım satımı hususunda gerçekleşen ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili firma tarafından davalı firmaya satılan ... granit bedeli olan 22.788,78 TL bedelli 24/12/2016 tarihli fatura düzenlendiğini, davalının fatura bedelini ödemediğini, bunun üzerine davalı borçlu aleyhine Adana 7.İcra Müdürlüğü'nün ... /... esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, davalı borçlu tarafından ödeme emrine, icra takibine, icra takibine konu faturaya, imzaya, borcun tamamına, tüm ferilerine, faiz miktarına ve faiz türüne itiraz üzerine icra takibinin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ;Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili firma arasında alım satım ilişkisi olmadığını, dava konusu faturanın usulüne uygun düzenlenmediğini, faturaya konu malların fatura tanzim tarihinden sonra teslim edileceğinden dava konusu faturanın müvekkili firma tarafından imzalanmadığını, davacı ile müvekkili firma arasında malların fatura tanzim tarihinden sonra teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, bu sebeple müvekkilinin faturaya itiraz etmediğini, davacının müvekkili firmaya faturaya konu malları teslim etmeden faturayı ibraz ettiğini, ancak davacı tarafça malların bir türlü teslim edilmediğini, malların teslimine ilişkin herhangi bir belgeninde ibraz edilmediğini, faturanın deftere kaydının taşımanın gerçekleştiğine yalnızca karine teşkil edecek olduğunu, karinenin aksinin ispatının her zaman yapılabileceğini, faturanın en az 3 nüsha olarak düzenlenmesi gerektiğini, dava konusu faturanın bu sebeple hukuken geçersiz bir fatura olduğunu, davacının faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava İİK'nun 67.maddesi gereğince açılan itirazın iptali davası olup deliller bu çerçevede toplanarak değerlendirilmiştir. Davanın, 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi gereğince; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu ticari davalardan olduğu, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür. Adana 7.İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı icra dosyasında, alacaklı davacı borçlu davalı hakkında 09/04/2021 tarihinde, toplam 22.788,78 TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmış, süresinde yapılan itiraz üzerine takip durmuştur. Taraflara ait mal ve hizmet alımlarına ilişkin BA ve BS formları getirtilmiş, ticari defter ve belgelerin incelenmesine karar verilmiştir. Davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için Mersin Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat sonucunda hazırlanan ve Mali müşavir bilirkişi ... 16/06/2022 tarihli raporunda: davacının ticari defterlerinin muhasebe usul ve esasları ile kanun ve mevzuata uygun tutulduğunu, açılış ve kapanışlarının tasdik edildiğini, sahibi lehine delil niteliği taşıdığını, davacı tarafın BS beyannamesi ile davalı tarafın BA beyannamesinin uyuştuğunu, birbirlerini doğruladığını, dava konusu faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlara alındığını, dava konusu faturadaki 22.788,78 TL'lik tutar kadar davalı şirketin borçlu olduğunu, bu borcun 24/12/2016 tarihinden 31/12/2021 tarihine kadar devam ettiğini, borca karşılık bir ödemenin kayıtlarda olmadığını, faturada belirtilen malın teslimi konusunda davacı tarafın KDV beyannamesi, form BA-BS ile ticari defter kayıtları ile davalı tarafın form BA'sının malın teslimi ve vergiyi doğuran olayın meydana geldiğini, davacı tarafından davalıya malın teslimi konusunda fatura üstünde ... şeklinde bir yazının bulunması, bunun bir kamyon, tır vb. Ait olma ihtimalı ve malın depo teslimi yapıldığından dolayı bu malı davalının bu plakalı araç ile taşıtmış olması varsayımından yola çıkarak, bunun araştırılması gerektiğini belirtmiştir. Davalı verilen kesin süre içerisinde defter ibraz etmemiş ve bilirkişi ücretini yatırmamıştır. Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. ( 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir.(Yargıtay 23 HD 2015/2467 E 2015/7975 K ve 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. İBK ) Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; Davanın, İİK.'nun 67.maddesi gereğince açılmış faturadan kaynaklı alacağın ödenmemesi nedeniyle başlatılmış icra takibine yapılan itirazın iptali davası olduğu, davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine Adana 7. İcra Müdürlüğü'ne ait .../... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine girişildiği, takibin dayanağının 24/12/2016 tarihli 22.788,78 TL bedelli fatura olduğu, başlatılan söz konusu takibe davalı borçlunun borca itiraz etmesiyle takibin durdurulmasına karar verildiği, itirazın iptali davasının 1 yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, taraflar arasında düzenlenmiş yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, davalı tarafından davacı ile takibe konu faturalardaki mallara ilişkin aralarında alım satım ilişkisinin bulunmadığını, bu malların taraflarına teslim edilmediğinin davacı tarafından ise faturaya konu malların bedellerinin davalı tarafından ödenmediğinin iddia edildiği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının ve var ise borcun tespiti için tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapıldığı, tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerinden BA-BS formlarının istenildiği, davalının kesin süreye rağmen defter ibraz etmediği bilirkişi ücretini yatırmadığı, davacının defterlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen 16/06/2022 tarihli raporda:" davacının ticari defterlerinin muhasebe usul ve esasları ile kanun ve mevzuata uygun tutulduğunu, açılış ve kapanışlarının tasdik edildiğini, sahibi lehine delil niteliği taşıdığını, davacı tarafın BS beyannamesi ile davalı tarafın BA beyannamesinin uyuştuğunu, birbirlerini doğruladığını, dava konusu faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlara alındığını, dava konusu faturadaki 22.788,78 TL'lik tutar kadar davalı şirketin borçlu olduğunu, bu borcun 24/12/2016 tarihinden 31/12/2021 tarihine kadar devam ettiğini, borca karşılık bir ödemenin kayıtlarda olmadığının " tespit edildiği, davalı tarafından davaya konu faturanın vergi dairesine bildiriminin yapılmış olduğu, bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu oluşa ve usule uygun olduğu gözetilerek hükme esas alındığı malların teslimine ilişkin ispat yükünün davacı da ödemeye ilişkin ispat yükünün ise davalı da bulunduğu vergi dairesi tarafından gönderilen alış beyannamesine göre davalının malları davacıdan aldığının ve uyuşmazlığa konu faturadan haberdar olduğunun anlaşıldığı, davalının yemin deliline dayandığı verilen kesin süre içerisinde yemin metnini mahkemeye sunmadığı yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle hizmet ilişkisinin varlığının ve bu hizmetin davalı tarafa verildiğinin sabit olduğu aksinin davalı tarafından iddia ve ispat edilemediği, davacı defterleri, vergi beyannameleri ile dosyada mevcut tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının davalıdan 22.788,78 TL alacağının bulunduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, alacağın faturaya dayalı likit alacak olduğu gözetilerek %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulüne; Davalının Adana 7. İcra Dairesinin .../... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 22.788,78 TL alacak üzerinden takipteki şartlarla aynen devamına, Hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında olan 4.557,75 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 1.556,70 TL'den peşin ödenen 275,24 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.281,46TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacının yapmış olduğu 1.044,10TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının peşin olarak ödediği 275,24TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-A.A.Ü.T. Gereğince takdir edilen 9.200,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk Bürosu tarafından T.C. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 1320 TL arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A ve HUAK Yönetmeliğinin 25-26. Maddeleri gereğince, 6183 sayılı kanuna göre davalıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına,
Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza