İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2021/616 E. 2021/1083 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2021/616
- Karar No
- 2021/1083
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/640 Esas KARAR NO : 2025/423 DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 01/11/2024 KARAR TARİHİ : 27/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan 01/11/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle;... ile davalı şirket arasında muhtelif tarihlerde akdolunan hizmet alımına dair sözleşmeler uyarınca, sözleşme kapsamında çalışmış olan personellere ödenen işçilik alacaklarının / tazminatlarının sözleşme ve yasal mevzuat gereği davalıdan rücuen tazmini amacıyla ikame edildiğini, ödenen işçilik alacaklarında / tazminatlarında davalı tarafın sorumluluğunda olan miktarlar kıdem tazminatı bordrolarında görüldüğünü, Çalışan personele toplam 262.405,94TL ödeme yapıldığını, şirketin dava konusu hukuki ilişkide, davalı taraf karşısında ihale makamı sıfatına haiz olduğunu, ; ...'ın işin yapılmasını, yürütülmesini ve işçilerin organizasyonunu bir bütünlük içinde yükleniciye (davalıya) bıraktığını, Sözleşme konusu işlerle ilgili yüklenicinin çalıştıracağı personele ilişkin İş Kanunları ve diğer mevzuattan kaynaklanan sorumlulukların yükleniciye ait olduğu taraflarca imza altına alındığını, yüklenici şirketin bu kıdem tazminatlarının tamamından, işçileri çalıştırdığı dönemle orantılı olarak Sorumlu olduğunu belirtmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan 13/11/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; ... adına arabuluculuğa başvuruda bulunulmadığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, dava dışı işçilerin uzun yıllardan beri kesintisiz olarak çeşitli işverenlere bağlı olarak davacı kurumda çalıştığını, ...'ün davacı kurum nezdinde, şirkete bağlı olarak 01.11.2013-31.07.2014 tarihleri arasında en son 1.644,75 TL brüt ücret ile; 29.09.2014- 31.10.2015 tarihleri arasında en son 2.614,95 TL brüt ücret ile çalıştığını, SGK 5 kodu ile çıkışının yapıldığını, ...'ın davacı kurum nezdinde, şirkete bağlı olarak 01.01.2012-25.07.2012 tarihleri arasında en son 940,50-TL brüt ücret ile çalıştığını, SGK 29 kodu ile çıkışının yapıldığını, ...'nin davacı kurum şirkete bağlı olarak 11.11.2013-31.10.2015 tarihleri arasında en son 2.164,95 TL brüt ücret ile çalıştığını, SGK 5 kodu ile çıkışının yapıldığını, ... davacı kurum nezdinde, şirkete bağlı olarak 14.03.2014-31.10.2015 tarihleri arasında en son 2.164,95 TL brüt ücret ile çalıştığını, SGK 5 kodu ile çıkışının yapıldığını, ...davacı kurum nezdinde, şirkete bağlı olarak 01.10.2013-30.11.2013 tarihleri arasında en son 1.021,50 TL brüt ücret ile; 02.12.2013- 30.09.2015 tarihleri arasında en son 1.910,25 TL brüt ücret ile çalıştığını, SGK 5 kodu ile çıkışının yapıldığını, ...”ın davacı kurum nezdinde, şirkete bağlı olarak 14.10.2014-31.10.2014 tarihleri arasında en son 1.644,75 TL brüt ücret ile çalıştığını, SGK 5 kodu ile çıkışının yapıldığını, ... 'in davacı kurum nezdinde, şirkete bağlı olarak 01.11.2014- 31.10.2015 tarihleri arasında en son 2.164,95 TL brüt ücret ile çalıştığını, SGK 5 kodu ile çıkışının yapıldığını, şirket ile imzalanan ihale sözleşmeleri incelendiğinde aslında ihale konusunun iş değil işçi olduğunu, şirket arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi olmadığını, kıdem tazminatından yüklenici değil, 6552 sayılı kanun ile 4857 sayılı kanunun 112. maddesine eklenen fikra gereği asıl işverenin sorumlu olduğunu, bir an için alt işverene rücu imkanı bulunduğu kabul edilse dahi davacı asıl işverenin yarı yarıya” sorumluluğunun devam ettiğini, her yüklenicinin işçilik alacaklarından kendi dönemi ve ücreti ile ve sınırlı sorumlu olduğunu belirtmiştir. ISLAH: davaların haklılığını ispat eder mahiyetteki Bilirkişi Raporları neticesinde, Islah taleplerinin kabulüne toplam 179.480,71 TL üzerinden davanın kabulü ile toplam 179.480,71 TL'nin her bir ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine ve yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. DELİLLER : hizmet alım sözleşmesi, alt işveren işçileri için kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti hesaplama bilgileri formu, bordro, dekont, kıdem hesaplama formu, bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı. Bilirkişi ...tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda; ¸ DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Toplanan belgelerden tarafların, dava ve taraf ehliyetleri vardır. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır. İşçi alacakları nedeniyle asıl ve alt işveren işçiye karşı müteselsilen sorumludur. Asıl işveren ile alt işveren arasındaki uyuşmazlıklarda ise genel hükümler uygulanır. Bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlığın sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Asıl işverenle alt işverenler arasında yapılan hizmet akitlerine göre yapılan iş kapsamında ve değişen alt işverenlere ait işyerinde ara vermeden çalışan işçilerin işçilik alacakları için açtıkları davalar sonunda ödenmesine karar verilen miktarlardan alacaklı işçiye karşı her biri müteselsilen sorumludurlar. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide) ise, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler. 6098 sayılı TBK’nun 167. (818 sayılı BK nun 146. m.) maddesindeki düzenleme uyarınca, aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça müteselsil sorumlulardan her biri alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu olacaklardır. Yasa hükmünde eşit sorumluluğun müteselsil borçlularda aksinin kararlaştırılmaması halinde uygulanacağı belirtilmiştir. Dava dışı işçinin çalışmış olduğu her bir alt işveren dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından, davalı alt işverenin sorumluluğu da sadece kendi dönemiyle sınırlı olmalıdır. Davalının “son işveren“ olması da bu sonucu değiştirmez. Bununla birlikte feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise, diğer işverenler sorumlu olmayıp, sadece son işveren sorumludur. Başka bir ifadeyle davacı üst işveren, dava dışı işçiye ödemiş olduğu ihbar tazminatını ancak son işverenden rücuen tahsilini talep edebilir. Bunun dışındaki tüm işçilik alacaklarından ise, işçinin çalışmış olduğu dava dışı ve davalı alt işverenler, davacı üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumludurlar. Davalının kendisi dışında başka alt işveren bünyesinde dava dışı işçinin çalışıp çalışmadığı araştırılıp, kendi dönemiyle sınırlı sorumlu tutulması gerekmektedir. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2014/42038 E, 2016/761 K) Yargıtay uygulamaları doğrultusunda asıl işveren ile alt işveren arasında imzalanan sözleşmelerde işçilik alacaklarından hangi tarafın sorumlu olacağına dair hüküm bulunması halinde sözleşmedeki hükme göre sorumluluğun belirleneceği, sözleşmede hüküm bulunmadığı hallerde ise yarı yarıya sorumluluk esasına işçilik alacaklarından asıl işveren ile alt işverenin sorumlu olacağının belirlenmiştir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 23/03/2021 tarihli 2021/616 E. 2021/1083 K. sayılı ilamında; "... Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır." şeklindedir. Feshe bağlı diğer haklar olan ihbar tazminatı ve kullanılmayan izin ücretlerinden son işveren sorumlu olup, devreden işverenin bu işçilik alacaklarından herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. İşyerinin devredildiği tarihe kadar doğmuş bulunan ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücretlerinden 4857 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi uyarınca devreden işveren ile devralan işveren müştereken müteselsilen sorumlu olup, devreden açısından bu süre devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlıdır. Devir tarihinden sonraki çalışmalar sebebiyle doğan sözü edilen işçilik alacakları sebebiyle devreden işverenin sorumluluğunun olmadığı açıktır. Bu bakımdan devirden sonraya ait ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücreti gibi işçilik alacaklarından devralan işveren tek başına sorumlu olacaktır. Tüm dosya kapsamında toplanan delillerden; davacı ile davalı şirket arasında muhtelif tarihlerde akdolunan hizmet alımına dair sözleşmeler uyarınca, sözleşme kapsamında çalışmış olan personellere ödenen işçilik alacakları ve tazminatlarının sözleşme ve yasal mevzuat gereği davalıdan rücuen tazmini talep ettiği, bu kapsamda; dava dışı işçi ...’ün SGK kayıtlarında 04.06.2013-22.02.2023 tarihleri arasında çalışma kaydının olduğu, 01.11.2013-31.07.2014 ve 29.09.2014-31.10.2015 tarihleri arasında davalı bünyesinde çalıştığı, emeklilik nedeni ile 08 işten çıkış kodu ile 22.02.2023 tarihinde emekli olduğuna dair el yazılı dilekçe ve SGK kaydı ibraz edilmiş olup son aylık brüt ücretinin 13.733,30TL olduğu giydirilmiş brüt ücretinin kıdem tazminatı tavanını(19.982,83TL) aştığı, dava dışı işçi ...’ın 25.10.2006-15.05.2023 tarihleri arasında çalışma kaydının olduğu, 01.02.2011-25.07.2012 tarihleri arasında davalı bünyesinde çalıştığı, emeklilik nedeni ile 08 işten çıkış kodu ile 15.05.2023 tarihinde emekli olduğuna dair el yazılı dilekçe ve SGK kaydı ibraz edilmiş olup ...’ın son aylık brüt ücretinin 15.900TL olduğu giydirilmiş brüt ücretinin kıdem tazminatı tavanını(19.982,83TL) aştığı, dava dışı işçi ...’nin 11.11.2013-02.05.2023 tarihleri arasında çalışma kaydının olduğu, 11.11.2013-31.10.2015 tarihleri arasında davalı bünyesinde çalıştığı, emeklilik nedeni ile 08 işten çıkış kodu ile 02.05.2023 tarihinde emekli olduğuna dair el yazılı dilekçe ve SGK kaydı ibraz edilmiş olup son aylık brüt ücretinin 15.900TL olduğu giydirilmiş brüt ücretinin kıdem tazminatı tavanını(19.982,83TL) aştığı, dava dışı işçi ...14.03.2014-04.05.2023 tarihleri arasında çalışma kaydının olduğu, 14.03.2014-31.10.2015 tarihleri arasında davalı bünyesinde çalıştığı, emeklilik nedeni ile 08 işten çıkış kodu ile 04.05.2023 tarihinde emekli olduğuna dair el yazılı dilekçe ve SGK kaydı ibraz edilmiş olup ...’in son aylık brüt ücretinin 15.900TL olduğu giydirilmiş brüt ücretinin kıdem tazminatı tavanını(19.982,83TL) aştığı, dava dışı işçi ... 30.09.2013-19.07.2023 tarihleri arasında çalışma kaydının olduğu, 02.12.2013-30.08.2014 ve 01.10.2014-30.09.2015 tarihleri arasında davalı bünyesinde çalıştığı, emeklilik nedeni ile 08 işten çıkış kodu ile 19.07.2023 tarihinde emekli olduğuna dair el yazılı dilekçe ve SGK kaydı ibraz edilmiş olup son aylık brüt ücretinin 17.500TL olduğu giydirilmiş brüt ücretinin kıdem tazminatı tavanını(23.489,83TL) aştığı, dava dışı işçi ...’ın 14.10.2014-08.02.2024 tarihleri arasında çalışma kaydının olduğu, 14.10.2014-31.10.2014 tarihleri arasında davalı bünyesinde çalıştığı, emeklilik nedeni ile 12 işten çıkış kodu ile 08.02.2024 tarihinde askerlik nedeni ile olduğuna dair el yazılı dilekçe ve SGK kaydı ibraz edilmiş olup son aylık brüt ücretinin 29.597,65TL olduğu giydirilmiş brüt ücretinin kıdem tazminatı tavanını(35.058,58TL) aştığı görülmüştür. Personellerle ilgili şartları ve sorumlulukları düzenlendiği hizmet alım sözleşmelerinin (sözleşme 22. madde) eki olan Teknik Şartname m. 3.6 maddesinde: sözleşme konusu işle ilgili yüklenicinin çalıştıracağı personeline ilişkin iş kanunları ve diğer mevzuattan kaynaklanan sorumluluklar yükleniciye aittir.'' şeklinde sözleşme hükmü bulunduğu görülmüş olup işçinin işçilik alacaklarından alt işverenlerin sorumlu olacağının açıkça düzenlendiği, davaya konu dava dışı işçilerin kıdem tazminatlarına hak edecek şekilde işten ayrıldıkları, davacı tarafından yapılan ödemelerin yersiz olmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce dava konusu olaya ilişkin tüm belge ve kayıtlar celp edilerek bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi raporu olaya uygun ve denetime elverişli olduğundan itibar edilerek hükme esas alınmış olup davalı alt işverenin işçilerin çalıştığı dönem itibari ile işçilik alacaklarından sorumlu olduğu sabit olduğundan davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (kabul oranı: % 99,97) HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Kısmen KABULÜ ile; 179.431,44TL nin 36.443,15TLsine ödeme tarihi olan 28.03.2023 tarihinden, 29.398,11TLsine ödeme tarihi olan15.06.2023 tarihinden, 39.096,36TLsine ödeme tarihi olan 15.06.2023 tarihinden, 32.322,98TLsine ödeme tarihi olan 15.06.2023 tarihinden, 40.550,37TLsine ödeme tarihi olan 14.08.2023 tarihinden, 1.620,47TLsine ödeme tarihi olan 20.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE 2-Alınması gereken harç 12.256,96TL olduğundan peşin alınan harcın ve ıslah harcının mahsubu ile bakiye 8.779,36TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen TL harcın davalıdan 3.477,60TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil marifetiyle temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri ve posta giderinden ibaret toplam 5.591,10TL yargılama giderinin kabul oranına göre 5.589,42TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmının üzerinde bırakılmasına, 6-Dava kısmen reddedildiğinden ve davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 49,27TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Arabuluculuk başvuru dosyasından yapılmış olan 3.600,00-TL yargılama masrafının 3.598,92TL sinin davalıdan, 1.08TL sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 9-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde yatırana resen iadesine, Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 27/06/2025 Katip ¸e-imzalı Hakim ¸e-imzalı Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.