İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/599 E. 2026/18 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/599
Karar No
2026/18
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/599 Esas KARAR NO: 2026/18 DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 30/09/2021 KARAR TARİHİ: 12/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İşleme konulan çekte bulunan imzanın müvekkil-------ait olmamas nedeniyle ve sahte olması nedeniyle cira silsilesi bozuk olduğundan müvekkillerin borçlu olmadığının tespiti takibin müvekkiller bakımından iptali talebi ile kötü niyetle yapılan takip bakımından % 20' den aşağı olmamak üzere davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: HMK m.128 gereği usulüne uygun davetiyeye rağmen cevap dilekçesi sunmayan davalı taraf, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmaktadır.

DELİLLER:------- sayılı icra dosyası, ----- Esas sayılı dosyası, ---- Esas sayılı dosyası, ---- Esas sayılı dosyası Dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, imza inkarına dayalı menfi tespit talebine ilişkindir.Dosya kapsamı itibariyle yapılan incelemede; her ne kadar ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık konusu olarak ".----- sayılı icra dosyası ile başlatılan takibe konu çek üzerinde...." ibaresine yer verilmiş ise de dava konusu çekin -----bedelli çek olduğu ve işbu çekin ---- Esas sayılı dosyasına konu edildiği, uyuşmazlık konusunun esasen ---- Esas sayılı dosyasına konu ---- Seri No lu ---- bedelli çek olduğu tespit edilmiştir.------- Karar sayılı ilamı; "6102 sayılı TTK'nın 778. maddesinin atfıyla bonolar hakkında da uygulama alanı bulan aynı Kanun'un 677. maddesi gereği, bononun borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içermesi halinde dahi diğer imzaların geçerliliği bu durumdan etkilenmeyecektir. Anılan hükümden hareketle birbirinden bağımsız her imza, eğer ki geçersizse, sadece imzanın sahibi yönünden hükümsüzlük sonucu doğuracaktır.İmzaların bağımsızlığı ilkesi, atılı her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzaların sahiplerinin sorumlu tutulmamasına rağmen poliçenin geçerliliğinin ortadan kalkmayacağını ifade eder. Eş anlatımla, geçerli imzaların sahiplerinin başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulmaları mümkün değildir.Somut olayda, keşidecinin ancak kendi imzasının sahteliği iddiasında bulunabileceği, lehtarın imzasının sahteliği iddiasında bulunarak menfi tespit talep edemeyeceği gözetilerek, bu doğrultuda yapılacak değerlendirmenin sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulü doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir." şeklindedir.Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; keşidecisi davacı---, lehtarı ---- bedelli çekin davalı tarafça davacılar aleyhine başlatılan ------ Esas sayılı dosyasına konu edildiği, davacı -----ait imzanın sahte olduğu, bu nedenle keşideci ve lehtarın dava konusu çekten kaynaklı borçlu olmadığının tespitinin talep edildiği, esasen çekteki keşideci imzasına itiraz edilmediği lehtar imzasının sahte olduğunun iddia edildiği, İmzaların bağımsızlığı ilkesi gereği keşidecinin lehtarın imzasının sahteliği iddiasına dayanarak menfi tespit talebinde bulunamayacağı anlaşılmakla davacı ----- bakımından açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar dava konusu çekin keşideci tarafından imha edilmiş olması nedeniyle çek üzerinde imza incelemesi yapılamamış ve maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmese de bağımsız yargı yeri olan ----- Esas sayılı dosyasında alınan rapor ile yapılan tespitlerin göz ardı edilemeyeceği, icra mahkemesinde yapılan bilirkişi incelemesi ile dava konusu çekte yer alan lehtar imzasının davacı ---- ait olmadığının tespit edildiği anlaşılmakla davacı --- davasının kabulüyle ------ Esas sayılı dosyasında takibe konu edilen ---- bedelli çek nedeni ile borçlu olmadığının tespitine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın davalı ---- bakımından KABULÜ ile -----Esas sayılı dosyasına konu ------bedelli çekten kaynaklı olarak davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, -Davanın davalı----- bakımından reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 113,28 TL peşin harçtan mahsubuyla bakiye 618,72 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 732,00 TL peşin harç toplamı ile yargılama gideri olarak yapılan 692,40 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı -----ödenmesine, 4-Davacı ----- kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 6.000,00 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı ----- ödenmesine, 5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, tarafların yüzüne karşı; 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/01/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2021/599, K. 2026/18, T. 12.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-599-e-2026-18-k-ab11180eb10c