İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2021/527 E. 2023/924 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2021/527
- Karar No
- 2023/924
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2021/527 Esas KARAR NO: 2023/924 DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 02/08/2021 KARAR TARİHİ: 21/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davalının 28/09/2020 tarihinde yapmış oldukları sözleşmede toplam 500 adet imalat paletinin, -------- işlem görmüş-------- ve--------- sınıfı olacak ve birbirine --------- geçme sistemi ile monte edilecek şekilde etrafı 3 mm kalınlığında --------- profil olarak ayak kısımları 2,5 mm --------profil şeklinde ve 24 em yüksekliğinde olacak şekilde yapılacağına, ilk 250 adet sözleşme tarihinden itibaren 15-20 gün içerisinde (20/10/2020 tarihinde) kalan 25350 adedin ise 35-40 gün içerisinde (10/11/2020 tarihinde) müvekkili şirkete teslim edilmesi hususlarını kararlaştırdıklarını, 500 adet palet bedelinin hepsinin müvekkili şirketin --------- Bankasına ait 4 tane -------- --------- - -------- - -------- seri numaralı sıralı çekleriyle toplam 130.000,00 TL ve peşin olarak 12.500,00 TL'nin müvekkili tarafından davalıya ödendiğini, müvekkili şirketin sözleşme gereği üzerine düşen tüm edimleri yerine getirmesine rağmen davalı tarafından gönderilen paletlerin hepsinin sözleşmede kararlaştırılan tarihlerden sonra ilk 250 adetin 08/01/2021 tarihinde, ikinci 250 adedin ise 04/03/2021 tarihinde ve ayıplı olarak müvekkili şirketin -------- bulunan şantiyesine teslim edildiğini, paletlerin sözleşmede belirtilen tarihlerde teslim edilmemesi nedeniyle müvekkili şirketin büyük ekonomik kayıplara uğradığını, ayrıca 500 adet paletin her birinin yine sözleşmede kararlaştırılan şekilde imal edilmediğini, paletlerin etrafının 3 mm kalınlığında --------- profil olması gerekirken müvekkiline gönderilen paletlerin 1,5-2 mm kalınlığında--------- profil yapılmış şekilde teslim edildiğini, bu durum ilk teslimattan hemen sonra müvekkili tarafından davalıya defalarca sözlü şekilde davalıya bildirildiğini, fakat müvekkilinin iyi niyeti suistimal edilerek ayıplı malların yenileriyle değiştirileceği ve 2. Teslimatta sözleşme koşullarına uyulacağı cevabı alınmasına rağmen 04/03/2021 tarihinde yine aynı ayıplarla ve geç teslimatla karşılaşıldığını, karşı tarafa gereken ihbarın sözlü olarak TTK madde 23 gereğince süresi içerisinde yapıldığını, ancak 04/03/2021 tarihinde yapılan teslimat neticesinde yazılı ihbar yapma zorunluluğunun hasıl olduğunu ve 05/03/2021 tarihinde ------- Noterliği'nin -------- yevmiye numaralı ihtarnamesiyle sözleşmeden dönme iradelerinin davalıya bildirildiğini, bahsi geçen ihtarnamede karşı tarafa 10 gün içerisinde malların ayıpsız benzerleri ile değiştirilmesini, aksi halde uğranılan zararın ve ödenmiş olan bedelin iadesi için yasal yollara başvuracaklarını ve paletlerin hepsinin iadesine hazır olduklarını bildirdiklerini, davalının 10 /03/2021 tarihinde ihtarnamelerini tebliğ almış olmasına rağmen olumlu ya da olumsuz şekilde geri dönüş yapmadığını, 07/06/2021 tarihinde taraflarınca arabuluculuk bürosuna başvuru yapıldığını ve --------- başvuru dosya numarasıyla 18/06/2021 tarihinde ilk toplantının gerçekleştirildiğini, davalının telekonferans yoluyla katıldığı toplantıda durumu değerlendirmek üzere 2. oturum talep etmesi nedeniyle 05/07/2021 tarihinde ikinci toplantı yapılmak üzere kararlaştırılmış olsa da karşı taraf şirket yetkilisinin hiçbir mazeret ileri sürmeden toplantıya katılmadığını ve bu nedenle de arabuluculuk sürecinin olumsuz olarak sona erdiğini, müvekkili şirketin sözleşmede belirtilen teslim tarihlerine uyulmaması ve gelen paletlerin de sözleşmede belirtilen şekilde teslim edilmemesi nedeniyle malzeme üretimi yapamadığını ve bu nedenden dolayı maddi zarara uğradığını, şirketin banka ticari sicilinin bozulmaması ve karşılıksız. çek durumunun gerçekleşmemesi için bütün ödemeleri zamanında yaptığını, bu nedenle öncelikle peşin (12.500,00 TL) ve 4 adet çek (130.000,00 TL) ile ödenen toplam 142.500,00 TL'nin daha sonra ise müvekkili şirketin uğradığı maddi zararın karşı taraftan tahsili itibariyle işletilecek aylık en yüksek mevduat faiziyle birlikte iadesini ve mahkemece hesaplanacak maddi tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren hesaplanacak aylık en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan 18/08/2021 tarihli talep sonucu açıklayan dilekçede: Karşı taraf davalı ile müvekkil şirket arasında 28/09/2020 tarihinde imzalanan sözleşme gereği paletlerin teslim tarihi 09/11/2020 olarak kararlaştırılmıştır fakat karşı taraf sözleşmeye uymayarak 04/03/2021 tarihinde paletleri hatalı şekilde teslim etmiştir.Bu nedenle müvekkil şirketin üretim kaybı günlük 357 m2'dir. Müvekkil şirketin m2 başına ortalama karı 3 TL olduğu için günlük (357 m2 x 3 ) 1.071 TL zararı bulunmaktadır. Karşı tarafın 124 gün gecikmeli şekilde yaptığı teslimat neticesinde toplam (124 gün x1.071 TL) 132.804,00 TL (yüz otuz iki bin sekiz yüz dört ) müvekkil şirketin üretim ve kazanç kaybı bulunmaktadır. Yukarıda izah etmeye çalıştığımız nedenlerle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla toplam 132.804,00 TL maddi tazminat talebimizin kabulüyle yasal faiziyle birlikte ve dava dilekçemizde bulunan diğer talebimiz olan karşı tarafa ödenen mal karşılığı bedellerin (çek ve nakit) davalıdan alınarak davacıya verilmesini vekaleten talep ederiz, şeklinde talepte bulunmuştur. Davalı vekili 31/08/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle: Davacının ürünlerin tesliminden iki ay sonra müvekkili şirkete ihtarname göndererek usulsüz olarak ihbarda bulunmak istediğini, yasal süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunmayan davacının kanundan doğan haklara başvurma hakkının kalmadığını, gizli ayıp oluşmasının mümkün olmadığını, bu durumun bilirkişi incelemesi ile de anlaşılacağını, bu nedenlerledir ki davacı tarafın ürünleri teslim aldığı anda ürünlerde ayıp varsa bunu basit bir mMmuayene ile yasal süresi içerisinde gerekli ihbarı yapmasının gerektiğini, müvekkili şirketin ürünlerin hepsini ayıpsız olarak teslim ettiğini, müvekkili şirkete ürünlerinin ayıplı olduğuna dair hiçbir belge ve delil sunulmadığını, müvekkili şirketin özleşme kapsamındaki ürünleri sözleşmede yer aldığı gibi ayıpsız ve eksiksiz olarak teslim ettiğini, teslim sürelerindeki gecikmenin pandemi sürecinin olumsuz etkilerinden kaynaklandığını, müvekkili şirketin de bu süreçten etkilendiğini ve ürettiği ürünlerin hammaddelerini tedarik etme hususunda aksaklıklar ve gecikmeler yaşadığını, sözleşme kapsamında ödeme yapılması itibariyle teslim gerçekleşeceğinden ve davacının ileri vadeli çekler halinde ve eksik ödeme yaptığından dolayı müvekkili şirket için teslim borcunun ne zaman doğduğunun açık olmadığını, sözleşme kapsamında nakliyenin alıcıya ait olduğunu, davacının sözleşmede yer almadığı halde nakliye bedellerini ödediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin sözleşme konusu paletleri ayıpsız ve eksiksiz bir şekilde teslim ederek üzerine düşen sorumlulukları yerine getirdiğini beyan ederek yukarıda izah olunan sebeplerle davanın yetkisiz. mahkemede açılması sebebiyle yetkisizlik kararı verilmesine, HMK m.1 19/1-ğve HMKMm . 1 19/2 gereğince dava dilekçesinde bulunması zorunlu unsurların eksikliği nedeniyle davanın usuülden reddine, davacının iş bu davaya konu etmiş olduğu alacakların davacı tarafından belirlenebilir olması sebebiyle belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davanın usuülden reddine, usulden reddedilmemesi halinde yalnızca dava dilekçesinde belirtilen asgari miktar üzerinden tam eda davası açıldığının kabulüne, davacının müvekkili şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığından esasa ilişkin diğer itiraz ve beyanları göz önünde bulundurularak davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı işlerin giderim bedelinin tahsili ve tazminat istemine ilişkindir. Taraflara arasındaki sözleşme, ihtarname dosyamız arasına alınmıştır.Mahkememiz 14/12/2021 tarihli duruşmasında verilen ara kararı uyarınca; ---------- Nöbetçe Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak, Mali Müşavir ve Makine Mühendisi bilirkişi vasıtayla davacı taraf ticari defterleri ve ayıplı olduğu iddia olunan ürünleri yerinde incelemesi yaptırılmak suretiyle bilirkişi tarafından ürünlerin sözleşmeye uygun olup olmadığı ayıplı olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle rapor tanziminin istenilmesi ve neticede düzenlenecek rapor Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. -------- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi -------- Talimat sayılı dosyaya Makine Mühendisi ve Mali Müşavir tarafından sunulan 18.02.2022 tarihli raporda özetle, Davaya konu olan paletler sözleşmeye aykırı olup, taraflar arasında birden çok mal (palet) satışı yapıldığı göz önüne alındığında; paletlerdeki ayıplar gizli ayıp niteliğindedir. Davacının davaya konu işlemlerinin kayıtlı olduğu, 2021 yılına ait yevmiye defterinin noter açılış tasdiklerinin yasal süresinde ve usulüne uygun olarak yaptırıldığı (kapanış tasdiki için 30/06/2022 tarihine kadar süresi olduğundan kapan/î tasdiki şu anda aranmaz) tespit edilmiştir. Defter kayıtlarına göre, davalı yükleniciden 07/01/2021 ve 04/03/2021 tarihinde 250'şer adetlik iki parti halinde teslim aldığı montaj ve imalatların/hizmetin ayıplı olduğunu öğrenen davacı şirketin, bu ayıbı davalı şirkete -------- Noterliğinden göndermiş olduğu 05/03/2021 tarih ---------- yevmiye nolu ihtarnameyle bildirdiği tespit edilmiş olup, bu durumun değerlendirmesi mahkemeye bırakılmıştır. Davacı şirketin 2020 yılı yasal defter kayıtlarına göre, davalı şirkete dava tarihi itibariyle toplam 5.000,00 TL (asıl) borçlu durumda bulunduğu, şeklinde raporunu sunmuştur.Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek üzere dosya nitelikli hesaplama uzmanı ve mali müşavir bilirkişi heyetine tevdii edilerek, rapor alınmıştır. 02/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davalı ile davacı arasında akdedilen eser sözleşmesinin (davalının sözleşme konusu paletleri imal etmeyi ve teslim etmeyi üstlenmiş olduğu anlaşılmaktadır) konusunu oluşturan paletlerin davalı/yüklenici tarafından sözleşmede kararlaştırılan sürede teslim edilmeyip temerrüde düşülmesi (TTK.md.117/f.2) nedeniyle davacının uğradığını iddia ettiği kar mahrumiyeti zararının (gecikme zararının) tazmini (TBK.md.118) talebi; davalı tarafından teslim edilen paletlerin ayıplı olması nedeniyle sözleşmeden dönme (TBK.md.475/f.1/bent 1) ve satım bedelinin iadesi talebi, niteliğindedir. Davacının her iki talebi aşağıda sırasıyla değerlendirilecektir. Taraflar arasında akdedilmiş olan 28.09.2020 tarihli Sözleşmenin 4 nolu maddesi hükmüne göre; sözleşme konusu işin bedeli KDV dahil 147.500 TL'dir. Sözleşmenin 6 nolu maddesi hükmüne göre; davacı, sözleşmenin akdedilmesiyle birlikte; iş bedelinin 12.500 TL'lik kısmını peşin ödeyecek, geri kalan 130.000 TL'lik kısmını ise, 90 günlük, 120 günlük, 150 günlük ve 180 günlük çekler vermek suretiyle ödeyecektir. Sözleşmenin 4 nolu maddesi hükmüne göre; sözleşme tarihi itibariyle ve ödeme apılması itibariyle (yani ödeme yapılmasından sonra) 15-20 gün içinde 250 palet, 35-40 gün içinde de 250 palet davalı tarafından teslim edilecektir. 18.02.2022 tarihli Bilirkişi Raporunda (sayfa 9) davacı defterleri incelenmek suretiyle oluşturulmuş olan tabloya göre; davacı ödemelerini 15.04.2021 tarihi itibariyle tamamlamıştır, ayrıca, sözleşme akdedildiğinde (28.09.2020 tarihinde) peşin ödemesi gereken 12.500 TL'yi 01.01.2021 tarihinde (gecikmeli olarak) ödemiştir. Öte yandan, iş bedelinin 5.000 TL'lik kısmını ise hiç ödememiştir. Davacının dava dilekçesindeki beyanına göre, davalı bütün paletlerin teslimini 04.03.2021 tarihi itibariyle tamamlamıştır. Bu durumlar karşısında; davacı da ödemelerini gecikmeli olarak yaptığı ve de 5.000 TL'lik iş bedeli tutarını hiç ödemediği için, davalının paletleri gecikmeli teslim ettiği gerekçesiyle davalıdan gecikme tazminatı talep edemeyeceği (TMK.md.2, TBK.md.97) kanaatine varılmış olup mahkemeye aittir.18.02.2022 tarihli Bilirkişi Raporundaki (sayfa 4 ve devamındaki) teknik tespitlerin (özellikle de sayfa 4'de 1 nolu paragraftaki ve sayfa 5'de 4 nolu paragraftaki tespitlerin) değerlendirilmesinden çıkardığımız sonuca ve vardığımız kanaate göre; davalı tarafından imal edilip davacıya teslim edilmiş olan Paletler, “davacının hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı derecede sözleşme hükümlerine aykırı (ayıplı)” şekilde imal edilmişlerdir. Bu nedenle, davacının TBK.md.475/f.1/bent 2 hükmüne istinaden sözleşmeden dönmeye ve satım bedelinin iadesini talebe hak kazandığı (TBK.md.229'a kıyasen) kanaatine varılmakta olup, takdiri tamamen Mahkemeye aittir. Yine, davacının da ayıplı paletleri davalıya iade etmesi gerektiği (TBK.md.229'a kıyasen) kanaatine varılmakta olup, takdiri Mahkemeye aittir. Ayrıca belirtelim ki, davalı “meslekten bir imalatçı” olarak Paletlerin sözleşmeye aykırı şekilde imal edildiğini hayatın olağan akışında bildiğinden ya da bilmesi (anlaması, fark etmesi) gerektiğinden, davacının yasal süresi içinde ayıp ihbarında bulunmadığını ileri sürmek suretiyle sorumluluktan kurtulamayacağı (TBK.md.225'e kıyasen) kanaatine varılmakta olup, davacının, davalının gecikmeli mal tesliminden dolayı tazminat alacağına hak kazanamadığı, davacının, davalının sözleşmeşe aykırı (ayıplı) Palet imal edip teslim etmesinden dolayı sözleşmeden dönmeye ve davalıya ödemiş olduğu 142.000 TL'lik satım bedeli tutarının, talebi gibi, dava tarihinden itibaren işlemiş temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talebe hak kazandığı; fakat aynı zamanda da davalıdan teslim almış olduğu Paletleri davalıya iade etme yükümlülüğü altına girdiği, şeklinde raporunu sunmuştur.Bilirkişi raporu gerekçeli ve denetlemeye açık hazırlanmış olup mahkememizce hükme esas alınmıştır.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Uyuşmazlık, ayıbın süresinde ileri sürülüp sürülmediği, davacının sözlemeden dönme, bedel iadesi ve kar mahrumiyeti taleplerinin yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.Ayıp, eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. İlk bakışta görülebilen veya basit muayene ile anlaşılabilen neviden olan ayıplar açık ayıp; ilk bakışta görünemeyen veya basit muayene ile hemen anlaşılamayan, sonradan kullanılmakla ortaya çıkan ayıplar ise gizli ayıp olarak nitelendirilmektedir. Ayıplı iş ile eksik işi karıştırmamak gerekir. Ayıplı iş yukarıda belirtildiği gibi vasıf noksanlığını ifade ettiği halde, noksan iş yapılmayan işi ifade eder. TBK'nın 474-478 maddeleri ayıplı işler hakkında uygulanır. Eksik işler bu maddelerin kapsamında olmadığından bu hükümler eksik işlere uygulanamaz. 6098 sayılı TBK'nın 474. maddesine göre iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir süre içinde eseri muayene edip varsa ayıplarını yükleniciye bildirmesi gerekir. Aynı Kanun'un 477/II. maddesi gereğince iş sahibi kanunen tayin olunan muayene ve ihbarı ihmal ederse eseri zımnen kabul etmiş sayılır. 477/I. maddeye göre de eserin sarahaten veya zımmen kabulünü müteakip yüklenici her türlü mesuliyetten kurtulur. Eserin kabulü ile yüklenici açık ayıplara ilişkin sorumluluktan kurtulur. Eserin kabulü, kasten saklanıldığı usulünce yapılan muayenede görülemeyecek olan açık ve gizli ayıplar ile sonradan kullanılmakla ortaya çıkan gizli ayıplar yönünden ise yükleniciyi sorumluluktan kurtarmaz. Kasten saklanılan ayıplar ile gizli ayıplar yönünden yüklenicinin sorumluluğu eserin kabulünden sonra da devam eder. İş sahibinin ayıba karşı tekeffülden doğan haklarını kullanabilmesi için eserdeki ayıbı yükleniciye bildirmesi zorunludur. BK'nın 474/I. maddesine göre açık ayıplarda bildirimin “işlerin mutad cereyanına göre imkânını bulur bulmaz” diğer bir ifadeyle işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir süre içinde, BK'nın 477/III. maddesine göre gizli ayıplarda ise gizli ayıba vakıf olur olmaz (öğrenir öğrenmez) yapılması gerekir. Süresinde ayıp ihbarında bulunulmamışsa yüklenici sorumluluktan kurtulur, ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayanılarak yükleniciden bir talepte bulunulamaz. Şayet sözleşmede garanti süresi kabul edilmişse, iş sahibi 477/I. ve 477/III. maddelerde öngörülen sürelerle bağlı olmayıp, ayıp ihbarını garanti süresi içinde her zaman yapabilir.Yine eser sözleşmesi ilişkilerinde ayıbın varlığı ve bunun ileri sürülmesi defi niteliğinde olup itiraz niteliğinde olmadığından ileri sürülmedikçe bunun bilirkişiler ve mahkemece itiraz gibi nitelendirilerek kendiliğinden dikkate alınması mümkün değildir. Ayıp ihbarının yapılması ve eserin teslim ya da iadesi, maddi vakıa niteliğinde olduğundan bunların her türlü delil ve tanık beyanı ile ispatlanabileceği kabul edilmektedir. Müspet zarar; borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki farktır. Diğer bir anlatımla, müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır, kuşkusuz kâr mahrumiyetini de içine alır.Kâr kaybı, kardan mahrum kalma karşılığı meydana gelen zarardır. Genelde sözleşmeyi kusuruyla fesheden taraftan istenir. Aslında kâr kaybı açısından kardan yoksun kalan tarafın malvarlığında kusurlu fesihten önce ve sonra bir değişiklik yoktur. Burada kardan yoksun kalan kusurlu fesih yüzünden mal varlığında ileride meydana gelecek çoğalmadan mahrum kalır. Kâr kaybı zararının müspet zarar kapsamında bulunduğu şüphesizdir. Mahkememizce teknik yönden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş; Davaya konu paletler sözleşmeye aykırı olup,Taraflar arasında birden çok mal (palet) satışı yapıldığı göz önüne alındığında; TBK 230'uncu maddesi gereği paletlerdeki ayıplar gizli ayıp niteliğinde olduğu, davacıya paletlerin bu haliyle gizli ayıplı şekilde satıldığı, davalının bütün paletlerin teslimini 04/03/2021 tarihi itibariyle tamamladığı, davacının ayıbı ihtarname ile 05/03/2021 tarihinde davalıya bildirdiği anlaşılmıştır. Ayıbın teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıktığı bu sebeple ayıp ihbarının süresinde yapıldığı, kaldı ki davalı tarafın sözleşmeye aykırı palet imaltı yaptığını bilmediğini ileri süremeyeceği, bu haliyle davacının paletleri kabule zorlanamayacağı gözetilerek 142.500,00 TL bedel iadesi talebi kabul edilmiş, menfi ve müspet zararların birlikte talep edilemeyeceği, bununla birlikte davacı tarafça 5.000,00 TL eksik ödeme yapıldığından geç teslim nedeniyle kar mahrumiyetinin davalıdan tahsili talebinin yerinde olmadığına kanaat edilmiş, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, 1-) 500 adet imalat paletinin davacı tarafından davalıya iadesine, 2-) 142.500,00-TL bedel iadesinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-)Kar mahrumiyeti talebinin reddine, 4-) Alınması gerekli 9.734,18-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 4.701,51-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 5.032,67-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 5- a)Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 59,30-TL. başvurma harcı, 4.701,51-TL peşin harcın toplamı olan 4.760,81-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b) Davacı tarafından sarfedilen toplam 5.673,60-TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan (Kabul %51,76- Ret % 48,24) 2.936,66-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, 6-)Davalı tarafından yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-) Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine, 8-) Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı taraf için takdir olunan 22.800,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-)Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı taraf için takdir olunan 21.248,64-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-)6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca -------- tarafından karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin kabul ret oranına göre hesaplanan 685,23-TL'sinin davalıdan, bakiye 636,77-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine, Dair; karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/11/2023