İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/520 E. 2026/98 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/520
Karar No
2026/98
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2021/520 Esas KARAR NO:2026/98

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:10/02/2021 KARAR TARİHİ:18/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10.01.2013 tarihinde sürücüsü ve plakası bilinmeyen bir aracın yaya olarak karşıya geçmekte olan müvekkiline çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını, müvekkilinin ... Devlet Hastanesi ve ... Devlet Hastanesi'nde tedavi gördüğünü, ... CBS tarafından 2013/2197 soruşturma numaralı dosya ile soruşturma açıldığını, 10.01.2021 tarihine kadar daimi arama kararı verildiğini, müvekkilinin mağduriyetini gidermek amacıyla davalı şirkete 18.03.2020 tarihinde başvuru yapıldığını, davalı şirket tarafından 11.01.2021 tarihinde 5.940,00 TL ödeme yapıldığını, ancak yapılan ödemenin eksik olduğundan bahisle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL geçici iş göremezlik ve 6.400,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 6.500,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikli olarak dava açılmadan önce müvekkili şirkete başvuru yapılmasının gerektiğini, ancak bu başvuru yapılmadan dava açılmış olduğundan davanın usulden reddinin gerektiğini, ayrıca dava konusu olayda kaza yerinin ... olduğunu, bu nedenle ... Mahkemelerinin davada yetkisiz olduğunu, bu nedenle de davanın yetkisiz mahkemede açılmış olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/06/2021 tarih ve ... karar Sayılı yetkisizlik kararı ile mahkememize tevzi edilerek yukarıdaki esasa kaydı yapıldığı ve yargılamaya devam olunduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 15/12/2021 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 16/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Bu trafik kazasının meydana gelmesinde; Önceden teknik olarak belirlenmiş önemli ve emredici ( Yayaların uyması gereken kurallar. KTK 68. Md. ile; KT. Yönet. 138. Ma.) trafik kurallarını ihlal eden, dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen, taşıt yolu üzerinde karşıya geçerken etkin tedbir almayan davacı yaya ...' ın %70 Oranında Asli Kusurlu” olduğu; Yine önceden teknik olarak belirlenmiş önemli ve emredici (KTK. nun 47/c, 52/b, 81. Md. Trafik İşaretlerine Uyma, Hızın Gerekli Şartlara Uygunluğunu Sağlama, Kazaya karışanlar. ) trafik kurallarını ihlal eden, dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen plakası ve sigortası tespit edilemeyen motosikletin kimliği tespit edilemeyen sürücüsünün %30 Oranında Tali Kusurlu” olduğu; Kazaya karışan motosikletin plakası ve dolaysıyla sigortası tespit edilemediği, bu nedenle; Davalı ... Hesabının ( ... Hesabı Yönet. 9. Md..) kurallar gereği motosikletin kimliği tespit edilemeyen sürücüsünün kusuru oranında ve ... Hesabı Yönetmeliği (... Hesabı Yönet. 9/a. Md.) kapsamına göre sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 14/10/2022 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ATK'ya gönderilmesine karar verilmiş olup, 16/10/2022 tarihli ATK raporunda özetle:" 1)Kişinin dosya konusu sağlık şikâyetleri ile ilgili olay tarihli ve sonrasına ait tüm tıbbi evrakının (asılları ya da okunur kopyalarının) ve tüm grafilerinin (Grafi, BT, MR), (mümkün olduğu takdirde dijital ortamda (DICOM) formatında) tedavi gördüğü tüm sağlık kuruluşlarından temini, 2)Kişinin en yakın eğitim ve araştırma hastanesi veya üniversite hastanesi Ortopedi Kliniğine sevkinin sağlanarak, yeni yaptırılacak eklem açıklıklarını dereceleri ile belirtir, nötral sıfır metoduna göre, sağ ve sol taraf mukayeseli yapılacak ortopedik muayenesinin teminen gönderilmesi, 3)Yeni çekilecek kırık/yaralanma alanını içine alan grafilerin mümkün olduğu takdirde dijital ortamda (DICOM), bu incelemelerin düzenlenecek raporları ile birlikte teminen gönderilmesi,..." şeklinde ön rapor sunulduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının önceki celselerinde hem davacı vekiline hem de davacı asile ATK ön raporundaki eksiklikleri tamamlaması ve ilgili kurumlara başvurması için süreler verildiği ancak verilen süreler içerisinde herhangi bir beyan veya ilgili kurumlara başvurulduğuna dair hastane evraklarının sunulmadığı görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava, dava trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli maluliyet zararının davalıdan tazmini istemine ilişkin olup, uyuşmazlık davacının zararının miktarı kazanın meydana gelmesinde tarafların kusuru ve meydana gelen zarardan davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir. Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. (2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir. 2918 sayılı KTK'nın 91. maddesinde motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, ... Hesabı Yönetmeliğinin 9. maddesinde trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için ... Hesabı’na başvurulabileceği düzenlenmiştir. ... Hesabı'na başvurulabilecek hallere ilişkin olarak, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. Maddesinin "(1) Bu Kanunun 13 üncü maddesi, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile ihdas edilen zorunlu sorumluluk sigortaları ile bu Kanunla mülga 21/12/1959 tarihli ve 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu çerçevesinde ihdas edilmiş olan zorunlu sigortalara ilişkin olarak aşağıdaki koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği nezdinde ... Hesabı oluşturulur. (2) Hesaba; a) Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için, ... başvurulabilir. Bakanlar Kurulu, gerekli görülen hallerde, eşyaya gelecek zararların kısmen veya tamamen Hesaptan karşılanmasına karar vermeye yetkilidir." şeklindeki düzenlemesi uyarınca somut olayda plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç bakımından işbu hükme dayanılarak davalıya husumet yöneltildiği görülmüştür. Yargılama esnasında TBK'nın 50. Maddesi uyarınca davacının öncelikle trafik kazası neticesinde kendisinde bir zararın meydana geldiğini ispatlaması gerekmekte olup bu kapsamda davacı asilin celp edilmiş olan tüm tedavi evrakları bir bütün olarak değerlendirilmek sureti ile mahkememiz 3 no.lu celsesinde dosyanın ATK ya gönderilerek davacının geçici ve sürekli iş göremezlik oranlarının Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre tespiti hususunda rapor tanziminin istenmesine karar verilmiş, 16/11/2022 tarihli ATK ön raporu ile davacı hakkında rapor tanzim edilebilmesi için bir kısım tetkiklerin yapılması gerektiği bildirilerek evrakın geri çevrilmesine karar verildiği, mahkememizce ATK raporunda belirtilen eksikliklerin giderilmesi için davacıya pek çok defa süre ve imkan tanındığı, ihtaratların yapıldığı görülmüştür. Mahkememiz 8 no.lu celsesinde davacı vekili " Müvekkille görüştük, ancak kendisi hastaneye gitmeyeceğini beyan etti, biz dosya kapsamındaki belgeler üzerinde inceleme yapılarak maluliyet raporu alınmasını talep ediyoruz, dedi." şeklinde beyanda bulunmuş, bunun üzerine mahkememizce ATK müzekkere yazılarak; ön raporda belirtilen tetkikler yaptırılmadan dosya üzerinden rapor tanzim edilmesinin mümkün olup olmadığının sorulmasına, mümkün olduğunun bildirilmesi halinde dosyanın rapor için ATK'ya tevdiine karar verilmiş, 11/10/2024 tarihli ATK müzekkere cevabı ile " İlgi sayılı yazınıza istinaden kayıtlarımızın incelenmesi sonucu; 17/10/2022 tarih ve 2021/520 Esas sayılı yazınız ile istenilen "geçici ve sürekli iş göremezlik oranlarının Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre tespiti" hususunda mütalaa düzenlenebilmesi için son durumunu gösterir muayenesinin gerekli olduğu cihetle; Kurulumuzca bahse konu kişi hakkında düzenlenen 14/11/2022 tarih ve 16328 karar sayılı müzekkeremiz ile bildirilen tetkiklerin ve muayene notlarının, tüm tıbbi bilgi, belge ve grafileri içerir 2021/520 Esas sayılı dosyanıza eklenerek gönderilmesi gerektiği hususu " şeklinde dosyamıza cevap verildiği görülmüş, müzekkere cevabının akabinde ilgili tetkikler yaptırılmadan rapor tanziminin mümkün olmadığı belirtildiğinden davacıya eksikleri gidermesi için yeniden birden fazla kez ihtaralı süre verilmiş ancak davacı eksiklikleri gidermemiştir. Tüm bu hususlar bir bütün olarak incelendiğinde ATK ön raporunun gereklerinin yerine getirilmesi için davacı tarafa uzun bir süre ve birden fazla kez hak tanındığı, ATK tarafından müzekkeremize verilen cevapta ön raporda belirtilen eksiklikler tamamlanmadan rapor tanzim edilemeyeceğinin bildirildiği, bu cevaptan sonra da davacıya süre ve imkan tanınmasına rağmen ön raporda belirtilen eksikliklerin davacı tarafça tamamlanmadığı, gelinen aşama itibariyle davacı tarafın meydana gelen zararın ispatı için alınması gereken bilirkişi raporlarının alınmasını kasıtlı olarak uzatmış olduğu, mahkememizce usulüne uygun olarak yapılan ihtaratlara rağmen ara kararın gereklerinin yerine getirilmemiş olduğu, davacı tarafça dava dilekçesinde davalının huzurdaki davadan önce kısmi ödeme yaptığını bildirdiği, her ne kadar 6098 sayılı TBK'nun 50.maddesine göre "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa, hakim olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri gözönünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." Şeklinde düzenleme mevcut ise de; özellikle davadan önce davalı tarafça bir kısım ödeme yapıldığı da dikkate alındığında bu miktarın üzerinde bir zararının bulunduğu hususunun dosya kapsamında ispat edilemediği ve mahkememizde de dosya kapsamındaki belgelerden bu yönde bir kanaat oluşmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davanın REDDİNE, 2-) Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 672,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına. 3-) Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 6.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 4-) Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-) Davalı tarafça yapılan 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-) Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 7-) Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/02/2026

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2021/520, K. 2026/98, T. 18.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-520-e-2026-98-k-834e99099e80