İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2021/475 E. 2026/319 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2021/475
- Karar No
- 2026/319
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/475 KARAR NO : 2026/319
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ DAVA TARİHİ : 07/07/2021 KARAR TARİHİ : 16/04/2026
Asıl dosyada ve birleştirilen ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında yapılan açık yargılama sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin madencilik ve tabii kaynakların işletilmesi, satın alınması, kiraya verilmesi ve ağırlıklı olarak mermer ihracatı ile iştigal ettiğini, ...'ın şirketin tek ortağı olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında 2012 yılından itibaren ticari ilişki bulunduğunu, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin, davacı ... tarafından verilen siparişlere ilişkin avans ödemelerine karşılık davalı ...'in yaptığı mermer teslimatı şeklinde yürütüldüğünü , davalıya yapılan ödemelerden, davalı tarafça teslim edilen mermer emtia bedelleri mahsup edildiğinde müvekkilinin kayıtlarına göre davalının 2.699.144,14.-USD borçlu olduğunun anlaşıldığını, davalı tarafın, konuya ilişkin gönderilen ihtara verdiği cevapta "borçlarının bulunmadığını, aksine 5.251.489,20.-TL alacaklı olduklarını" ileri sürdüklerini, davalı şirketten haricen edinilen bilgiye göre cari hesaptaki mutabakatsızlığın davalı şirket tarafından 15.07.2016 tarihinde yapıldığı ileri sürülen 3.481.995,74.-USD tutarlı virmandan kaynaklandığının öğrenildiğini, davalı şirketin borcunun bu şekilde kapatıldığını savunması halinde bu virman işleminin dayanaklarının, virmanın yahut alacağın temlikinin müvekkili şirket yetkilisi tarafından kabul edildiğini/onaylandığını gösteren ve müvekkili şirket yetkilisinin ıslak imzalı kabul beyanının/sözleşme aslının davalı tarafça mahkemeye ibrazının gerektiğini, müvekkili şirket yetkilisinin buna ilişkin bir beyanının, imzaladığı hiçbir belgenin mevcut olmadığını, yapılacak bilirkişi incelemesinde müvekkili tarafından banka kanalıyla yapılan ödemelere karşılık davalı tarafça teslim edilen malların miktar ve değeri tespit edildiğinde gerçek durumun ortaya çıkacağını, taraflar arasında devam eden ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap ilişkisine göre faiz hakları saklı kalmak kaydıyla davalının davacıya 2.699.144,14.-USD borçlu olduğunu, müvekkili ... Şirketi ile davalı şirket arasında devam eden ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap ilişkisine göre; müvekkilince bu zamana kadar yapılan ödemelerden, davalı şirketçe teslim edilen mermer emtia bedelleri mahsup edildiğinde 2.699.144,14.-USD alacağın asıl alacak bölümüne takipten önceki faiz hakkı saklı kalmak kaydıyla takip tarihinden itibaren kamu bankalarının bir yıl vadeli USD cinsi mevduata uyguladığı en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsili için ... 25. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının icra takibini sürüncemede bırakma düşüncesiyle, haksız ve kötü niyetli olarak borcun tamamına, fer'ilerine ve yetkiye itiraz ettiğini itiraz nedeniyle de yapılan ilamsız takibin durduğunu, ... Arabuluculuk Bürosu, büro dosya numarası ...ve arabuluculuk numarası ... olan başvuru sonucunda 21/06/2021 tarihinde başlayan müzakereler sonucu 24/06/2021 tarihinde tarafların anlaşamaması ile sürecin sonuçlandığını, işbu itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığını, hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak bölümüne takipten önceki faiz hakkı saklı kalmak kaydıyla takip tarihinden itibaren kamu bankalarının bir yıl vadeli USD cinsi mevduata uyguladığı en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, likit olan alacak nedeniyle borçlunun haksız itirazı sabit olduğundan takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı/borçlu taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin merkezinin ... ilinde bulunması, taraflar arasında ... ilini yetkili kılan bir yetki sözleşmesinin bulunmaması ile işin ... ilinde ifa edilmiş olmaması hususları gözetildiğinde ... İcra Müdürlüğü ve Mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, yetkili icra dairesinde başlatılmış bir icra takibinin bulunmaması ve mahkemenin yetkili olmaması, yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olması nedeniyle mahkemece işin esasına girilmeden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının asılsız ve kötü niyetli iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davalının davacı şirkete yönelik herhangi bir borcu bulunmadığı gibi davacının müvekkili şirkete 5.251.489,20 TL borcu bulunduğunu, davacının 02/06/2021 tarihli ihtarnamesi ile müvekkili şirketin 2.699.144,14 USD borçlu olduğunu iddia etmesi üzerine müvekkili tarafından .. tarihli ... 11. Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarnamenin çekildiğini, ihtarnamede davacının her ne kadar ... 5. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile müvekkilinden alacağı olduğunu, anılan alacağın 3 gün içerisinde ödenmesini aksi takdirde yasal yollara başvurulacağını beyan etmişlerse de müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olmadığı gibi davacıdan 5.251.489,20 TL alacağı bulunduğunu, bu borcun ödenmesi aksi takdirde hukuki yollara başvurulacağının davacıya bildirildiğini, davacı tarafın iddia ettiği gibi davacı şirketi temsile yetkili tek kişinin her zaman sadece ... olduğu hususunun gerçeği yansıtmadığını, ...'nin devamlı şirketi temsil ettiğini, şirketi borçlandırıcı işlemlere veya davacı şirketin ticari faaliyette bulunduğu şirketler arasında yapılan sözleşmelere ve diğer her türlü ilişkide şirket nam ve hesabına imza attığının davacı tarafın faaliyette olduğu firmalar ile tanık beyanları ile ortaya çıkacağını ancak başlı başına şirketin bu imzayı tanıyarak kendi ticari defterlerine virmanı girmesinin ve 01.12.2020 tarihinde ise ters kayıt ile bu virmanı çıkarmasının dahi ...'ye yetki verildiğinin açık kanıtı olduğunu, davacı şirket yetkilisi ile vekil eden şirketin , vekil edenin alacaklı bulunduğu şirketlerden davacıya cari hesap virmanı yapılması ve bu virmanların davacı şirketin cari hesabına borç olarak kaydının yapılması hususunda anlaştıklarını ve bu durumu kayıt altına aldıklarını , dilekçe ekinde sunulan anlaşmanın davacı şirket tarafından kabul edildiğini ve kaşelenerek imzalandığını, bu anlaşmaya istinaden davalı şirketin alacaklı olduğu ...'den cari hesap virmanı ile 3.061.040,94 TL ...'ten cari hesap virmanı ile 466.040.70 TL, ...'ten cari hesap virmanı ile 4.163.445,28 TL , ...'den cari hesap virmanı ile 217.177,11 TL, ...'dan cari hesap virmanı ile 2.159.790,26 TL olmak üzere, toplam 10.067.494,29 TLnin yani 3.481.995,74 USD nin cari hesap virmanı ile davacı şirkete aktarıldığını dolayısı ile davacının iddia ettiği üzere davalıdan alacağı bulunmadığı aksine davalının davacı şirketten alacaklı konumda olduğunu, davacının cari hesap virmanı ile zaten alacağını aldığını aksine vekil edene karşı borçlu duruma geçtiğini ve bunun da farkında olduğunu buna rağmen davacının başlatmış olduğu icra takibinin kötü niyetli olduğunu adalet sistemini kullanarak haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, ekli maillerden anlaşılacağı üzere davalı ile davacı taraf arasında 30.06.2020 tarihinde cari mutabakat yapıldığını , davacı tarafın 31.12.2019 tarihi itibariyle 4.734.387,47 TL borçlu olduğunu kabul ederek mutabakat imzaladığını ve davacı şirket çalışanı ...'a ait mail adresinden mutabakat yapıldığını, davacı tarafın icra takip dosyası ekine koyduğu muavin defterinden anlaşıldığı kadarıyla; anılan mutabakattan sonra davacı tarafın kötüniyetli olarak 01.12.2020 tarihinde ters kayıt yapmak suretiyle daha önce kabul ederek defterlerine işlediği 3.481.995,74 USD virman kaydını yeniden hesaba borç olarak kaydettiğini yıllar arasında bulunan kur farkını da bedelin üzerine usulsüz olarak eklediğini , 2016 yılında varılan mutabakattan 4 yıl sonra davacı tarafın kötüniyetli muhasebe hileleriyle kendisini alacaklı çıkarma çabalarını hukuk düzeninin korumayacağını,... tarihli ... Sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde davacı ... Şirketinin bugüne kadar yürüttüğü ticari ilişkileri ticari mümessil olarak atadığı ... ile yürüterek hem ticari ilişki gerçekleştirip kazanç elde etmek hem de daha sonrasında ''... harici hiçkimsenin temsil yetkisi yoktur.'' şeklindeki iddialar ile borçlarını ödemekten kaçındığını , ... her ne kadar 2016 tarihinde şirket müdürü olarak atanmışsa da bundan önceki ve sonraki dönemlerde de şirket adına hareket etmiş olduğunu ve vekil eden şirket ile davacı şirket arasındaki ticari ilişkilerde davacı şirketin yetkilisi olarak imza attığını, kendisini yetkili gösterip bu hukuki işlemleri yapan kişinin daha önce bu gibi hukuki işlemlere imza atmış (bu gibi hukuki işlemleri yapmış) olup olmadığına ve bu imzaları şirket veya tacirin nasıl karşıladığına bakılması gerektiğini, şirket veya tacirin bu kişinin daha önce yapmış olduğu gibi hukuki işlemlerle ilgili yükümlülükleri yerine getirip getirmediğinin incelenmesi gerektiğini , yükümlülüklerin yerine getirilmiş olması halinde bu kişinin ticari mümessil olarak atandığının kabul edilmesi gerektiğini, ticari mümessilliğe atamada herhangi bir şekil şartı olmadığını, burada zımni bir atamanın söz konusu olduğunu, ticaret siciline tescilin bildirici olduğunu, somut olaya göre ...'nin ticaret siciline bildirilmeden önce ve sonra da davacı tarafından yetkili kılındığının kabulünün gerektiğini, ...'nin yetkisiz temsilci sıfatıyla hareket ettiği düşünülecek dahi olsa, onaylama yoluyla yapılan işlemlerin geçerli hale geleceği , ...'nin davacı şirket adına yapılan işlemlerde imzasının buluduğunu bu işlemlerin davacının ticari defterlerine de kaydedildiğini dolayısı ile onama yolu ile de olsa geçerli olacağını , ...'nin devamlı şirketi temsil ettiğini, şirketi borçlandırıcı işlemlere veya davacı şirketin ticari faaliyette bulunduğu şirketler arasında yapılan sözleşmelere ve diğer her türlü ilişkide şirket nam ve hesabına imza attığının gerek davacı tarafın faaliyette olduğu firmalar gerekse dinletecekleri tanık beyanları ile ortaya çıkacağını, davacı şirketin bu imzayı tanıyarak kendi ticari defterlerine virmanı girmesinin ve 01.12.2020 tarihinde ise ters kayıt ile çıkarmasının bu durumu kanıtladığını, ekte örneği bulunan 15.02.2020 tarihli tutanakta dahi davacıyı temsilen ... tarafından imza atıldığını, davalı şirketin, 15.07.2016 tarihli belge ile davacıya virmanı yapılan toplam 3.481.995,74 USD alacağını ...A.Ş.'nden virman kaydıyla temlik aldığını ve davacıya mutabakatla virmanladığını, gerek ...A.Ş.nin defter ve ticari kayıtlarının gerekse davacı ve davalı defter ve ticari kayıtlarıını incelenmesi halinde bu firmalardan alacak olduğunun açığa kavuşacağını, davacının virmana muvafakati olması nedeniyle borçlu firmalardan alacağını tahsil edip etmediği hususu vekiledeni ilgilendirmese de davacının defterlerinde bu firmaların cari kayıtlarının bulunup bulunmadığının, virman yapılan alacakların tamamının Çin menşeli borçlu firmalardan akreditif yoluyla tahsil edilip edilmediğinin bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, davalı tarafından davacı aleyhine 5.251.489,20 TL alacağın tahsili amacıyla ... Genel İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davacı tarafından ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosya ile menfi tespit davası açıldığını, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili .... Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini aksi halde davanın reddine, haksız ve kötü niyetli takip yapan davacı hakkında takip konusu alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, tüm yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur. Asıl dosya konusu ... 25. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının tetkikinden; ... Şirketi tarafından ...Şirketi ile ...'den 2.699.144,14 USD nin değişen oranlarda kamu bankalarınca fiilen uygulanan azami mevduat faizi ile birlikte tahsili için genel haciz yoluyla takip başlatıldığı, davalıların süresinde borca itiraz etmeleri üzerine 1 yıllık süre içinde işbu davanın ikame edildiği anlaşılmıştır. Birleştirilen ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket ile davalı arasında 2012 yılından itibaren ticari ilişki bulunduğunu, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisine göre müvekkili şirketin davalı taraftan 2.699.144,14USD alacaklı görünmekte olduğunu, taraflar arasındaki cari ilişkinin ise, davacı tarafından verilen siparişlere ilişkin avans ödemelerine karşılık davalı...'in yaptığı mermer teslimatı şeklinde işlediğini, alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine ... 25. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine girişildiğini ve davalı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak borcun tamamına, fer'ilerine ve yetkiye itiraz edildiğini, iş bu itiraz nedeniyle de yapılan ilamsız takibin durduğunu, bilahare zorunlu arabulucuk kapsamında görüşmeler başlatıldığını ve anlaşamama tutanağının düzenlenmesini müteakip faiz talep etme hakkı saklı kalmak kaydıyla 2.699.144,14.-USD'lik kısma yönelik itirazın iptali davası açıldığını ve anılan dava ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...esasında derdest olduğunu, arabuluculuk görüşmeleri devam ederken davalı tarafın kötüniyetli hareket ederek sözde alacağına ilişkin ayrı bir icra takibi başlattığını ve huzurdaki davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin davalıya bir borcunun bulunmadığını belirterek, müvekkilinin ... Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası yönünden davalıya borçlu bulunmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir. Birleştirilen ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının asılsız ve kötü niyetli iddialarının gerçeği yansıtmamakta olduğunu, vekil edenin davacı şirkete yönelik herhangi bir borcu bulunmadığı gibi, davacının müvekkili şirkete 5.251.489,20 TL borcu bulunduğunu, davacının 02/06/2021 tarihli ihtarnamesi ile müvekkili şirketin 2.699.144,14 USD borçlu olduğunu iddia etmesi üzerine müvekkili tarafından ... tarihli ... 11. Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarname çekildiğini, ihtarnamede davacı her ne kadar ... 5. Noterliği ... tarih ve ... Yevmiye numaralı ihtarname ile müvekkilinden alacağı olduğu, anılan alacağın 3 gün içerisinde ödenmesini aksi takdirde yasal yollara başvurulacağını beyan etmişlerse de müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olmadığı gibi, davacıdan 5.251.489,20 TL alacağı bulunduğunu, bu borcun ödenmesi aksi takdirde hukuki yollara başvurulacağı davacıya bildirildiğini, davacı tarafın iddia ettiği gibi davacı şirketi temsile yetkili tek kişinin her zaman sadece ... olduğu hususu gerçeği yansıtmadığını, ...'nin devamlı şirketi temsil ettiği, şirketi borçlandırıcı işlemlere veya davacı şirketin ticari faaliyette bulunduğu şirketler arasında yapılan sözleşmelere ve diğer her türlü ilişkide şirket nam ve hesabına imza attığı gerek davacı tarafın faaliyette olduğu firmalar gerekse tanık beyanları ile ortaya çıkacağını, ancak başlı başına şirketin bu imzayı tanıyarak kendi ticari defterlerine virmanı girmesi 01.12.2020 tarihinde ise ters kayıt ile bu virmanı çıkarması dahi ...'ye yetki verildiğinin açık kanıtı olduğunu, davacı taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı ancak uzun bir süreye dayanan fiili cari hesap ilişkisi bulunduğunun sabit olduğunu, davacının müvekkiline yaptığı avans ödemelerinin banka kayıtları ve gerekirse diğer delillerle ispatlanacağını, bu durumda oluşan borcun mal teslimi suretiyle ödendiğinin ispat yükünün vekil eden şirkette olduğunu iddia etmişse de itirazın iptali davalarında borçlu borcun olmadığını iddia ettiğine göre yokun ispatı mümkün olmadığından kural olarak ispat yükü alacaklıya ait olduğunu, zira hukuki ilişkin varlığını ispat yükü alacaklıda olduğundan alacaklı hukuki ilişkinin yani borcun varlığını kanıtlamak durumunda olduğunu, dolayısı ile davacının kötü niyetli ve mesnetsiz iddialar ortaya atıp müvekkilinin üstüne ispat yükünü bırakmaya çalışmasının kabulünün mümkün olmadığını belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacının takip konusu alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, tüm yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davacı yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. ... Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasının tetkikinden; ... Şirketi tarafından ...Şirketi'nden 5.251.489,20 TL ile 1.023.788,62 TL (03/01/2020-16/06/2021 işlemiş faiz) olmak üzere toplam 6.275.277,82 TL nin tahsili için takip başlatıldığı, ... Şirketi'nin takibe süresinde itiraz etmemiş olduğu anlaşılmıştır. ... Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçları Soruşturma Bürosu'nun... sayılı soruşturma dosyasında , soruşturma aşamasında asıl ve birleştirilen dosya davacısı şirket yetkilisi ...'ın müşteki olarak alınan ifadesinde özetle; 2012 yılından itibaren sahibi olduğu şirketle ... arasında ticari ilişkilerinin olduğunu, bu ticari ilişki kapsamında şirket olarak avans ödemelerinin söz konusu olduğunu, bu avans ödemelerinin ...hesaplarında bulunduğu sırada mermer alımıyla avans miktarı azaldığında ilave avans ödediklerini, yani tüm ticari ilişki boyunca sahibi olduğu şirketin ...sürekli alacaklı pozisyonunda olduğunu, 2021 yılı Ocak ayında kayıtlarda bir usulsüzlük ve anlaşılmaz bir durum tespit ettiklerini, 15/07/2016 tarihinde sahibi olduğu şirketin ... yaklaşık dört milyon USD alacaklı olduğunu, tam bu tarihte yani 15/07/2016 tarihinde dayanaksız bir virman kaydıyla bu borç tutarının yaklaşık üç milyon beş yüz bin USD'ye düşürülmüş olduğunu, böyle bir virman kaydının bilgisi dahilinde gerçekleşmediğini, virman kaydının geçerli olması için kendisinin yazılı onayı olması gerektiğini, böyle bir onay vermediğini, imza yetkisini devretmediği için şirketteki herhangi bir kişinin de böyle bir imza atma yetkisi olmadığını ayrıca bu virman işleminde borçlu görünen Çin firmalarının hiç birinden kesinlikle intemara yani şirketine bir ödeme yapılmadığını, ... firmasından da bununla ilgili bir ödeme yapılmadığını, geçersiz virman işleminin mali ve muhasebesel yönden iptal edildiğini, bu geçersiz işlemin iptali ile sahibi olduğu şirketin şu an itibariyle yaklaşık 2.700.000 USD alacaklı olduğunu, bununla ilgili icra takibi başlattıklarını, ... firmasının bu takibe itiraz ettiğini, ardından da kendisinin yaklaşık 5.000.000 TL alacaklı olduğundan bahisle icra takibi başlattıklarını, bu icra takibinin usulsüz e-tebligat ile kesinleştiğini, bu virman işlemiyle menfaat sağlayan ticari kayıt ve belgelere göre ...şirketi olduğunu, bu şekilde 3.500.000 USD kazanç sağlayan şirket yetkililerinin böyle bir olaydan haberdar olmamalarının, bu işlemlere bir katkısının bulunmamasının mümkün olmadığını, sadece bu kişilerin sözü edilen işlemleri kendi başlarına yapmasının mümkün görülmediğini, bu kapsamda sahibi olduğu şirketin çalışanlarının da ...şirketi lehine oluşturulan kayıtların gerçekleşmesi aşamasında birlikte organize şekilde gerçekleştirdiklerini düşündüğünü, 15/07/2016 tarihindeki işlemle ilgili düzenlenen kayıtların sahte olduğunu, imzaların kendisine ait olmadığını, ... hesabıyla ilgili hatalı mutabakat beyanlarındaki imzanın da kendisine ait olmadığını, bu konularda imza örnekleri alınıp bilirkişi incelemesi yapıldığında sözünü ettiği belgelerin sahte olduğunun anlaşılacağını ve şirketinin ve kendisinin dolandırıldığının belirleneceğini, şüphelilerden şikayetçi olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır. ... Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçları Soruşturma Bürosu'nun... sayılı soruşturma dosyasında şüpheli olarak ifadesi alınan ...'nin savunmasında özetle; 2004 yılında ... isimli şirketini ortaklarıyla beraber kurduğunu , bu şirketin ocaktan mermer alıp alıcıya sattığını, ... isimli şahsı tanıdığını, kendi koyacağı sermaye oranında ... isimli şahısla iş yaptıklarını, bu işler sırasında ... isimli şahsın adına şirketinin aynı isimde fakat farklı ünvanda 2012 yılında bir şirket kurulduğunu, 2012 öncesinde ve sonrasında kurmuş olduğu... isimli şirketin faaliyetine kesintisiz devam ettiğini, 2016 yılında şirketinin adını değiştirerek ... ismini aldığını, kendisi ile koyduğu sermayenin oranında kar payı verdiklerini, daha sonrasında Pandeminin araya girmesi ile mermer işlerinin sekteye uğramasıyla kendisinin bu sektörde artık çalışmayacağını söyleyerek ticari ilişkilerini sonlandırmak istediğini, ... isimli şahsın yıllardır sayesinde para kazandığını, ... isimli şahsın adına kurulan şirketteki görev tanımının yabancı müşteriler ile satış bağlantıları yapıp satışı gerçekleştirmek ve yurtiçindeki tüm maden ocaklarından mal alım satım ve bağlantıları yapma sorumluluklarının kendisine ait olduğunu, kendisinin de muhasebe ve finans işlerini yürüttüğünü, dolayısıyla evrak içeriğinde belirtilen mutabakat işlemlerinin muhasebe ve finans kısmının görevi olduğunu, bu konudan herhangi bir haberi olmadığını, bahse konu mutabakatları kendisinin yaptığını düşündüğünü, bahse konu evrakta bulunan talimatı ile sahte evrak düzenlenmesi gibi bir durum olmadığını, kimseye sahte evrak düzenlemesi için talimat vermediğini, ... isimli şahsın firmasındaki muhasebecilerin kendi çalışanı olduğunu, onlara bu şekilde bir talimat vermesinin mümkün olmadığını, kendisinin muhasebe elemanları ile tüm finansal durumları kendisinin sürekli gün içinde kontrol eden bir şahıs olduğunu, bu şekilde bir durumu kaçırmış olamayacağını, bahse konu ... isimli firmanın ülkemizin en büyük firmalarından olduğunu ve kendileri ile uzun yıllardır ticari ilişkilerinin olduğunu, ... isimli şahsın iftira attığını, üzerine atılan suçlamaları kesinlikle kabul etmediğini beyan ettiği anlaşılmıştır. ... Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçları Soruşturma Bürosu'nun... sayılı soruşturma dosyasında davalı şirket yetkililerinden ...'in şüpheli olarak alınan ifadesinde özetle; ... ve birçok şirketin sahibi olduğunu, 15 maden ocağı olduğunu ve birçok fabrikasının bulunduğunu, şikayete konu 2016 yılında oğlu ... ile birlikte yönetim kurulunda bulunduğunu, şirketin tüm ticari mali işlerini kendisinin yürüttüğünü, şimdi ise tek yöneticisi olduğunu, oğlu ...'in iş bölümü gereği mermer ocaklarının idari ve üretimden sorumlu olduğunu, müştekinin, ürettiği mermer bloklarının komisyon karşılığı pazarlamasını yaptığını, yani mermer bloklarının pazarlamasında aracı kurum olarak firmasıyla çalıştığını, pazarlamacı firmanın ocaktan üretilen mermer bloklarını üretim yapılan ocaklardaki mamul mermer bloklarını temin ettiği yurt dışı firmaları markalayarak bu şekilde satışını yaptığını, yabancılara yapılan bu satışlarda tarafından ihraç kayıtlı faturalara ve gümrük çıkış beyannameleri tanzim edilerek malların ihraç edilen ülke ve müşterisine teslimi ve bedelin ödenmesi üzerine komisyonları bu aracı kuruma ödendiğini, müştekinin aracı firma ticaretinin gereği zaman zaman firmasına ihraç bedellerinin vadesi gelinceye kadar olmak üzere avans verdiğini, yapılan ticarette satılan malların tamamının ihraç edildiğinden mali kayıtların aylık, yıllık gümrük vergi iadeyi tabi işlemler olması nedeniyle vergi iade komisyonları ve yeminli mali müşavir ve bağımsız denetim kurumları tarafından denetim ve raporlandırıldığını, faturaların gümrük çıkış beyanlarının ve mali defterlerin birbirleri ile uyumlu olduğunun tespit edildiğini, mali kayıtların müşteki firma kayıtları ile yapılan hesap mutabakatları yeminli ve bağımsız denetim kurumu raporları ile sabit olduğu gibi herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, müştekinin 15/07//2016 tarihli virman belgesinde... kaşesi altındaki imzanın kendisine ait olduğunu, ... kaşesi altındaki imzanın ise tüm ticari işleri yürüten ...'ye ait olabileceğini, belgede adı geçen beş firmaya şirketinin ihracat yaptığını, bu ihracatın aracı firmasının İntermar olduğunu, ihracat bedelinin vadesi gelinceye kadar aracı firmanın şirketine avans verdiği ve zaman zaman da bu aracı firmaya ticaretin devamı gereği avans verdiklerini, bu nedenle belgede yer alan beş firmadan olan alacaklarını İntermar firmasına devir ettiklerine dair 15/07/2016 tarihli belgenin tanzim edildiğini, bu belge olsa da olmasa da söz konusu ihracat bedellerinin İntermar firması tarafından tahsil edildiğini, ticari defterlerin de bunu gösterdiğini, müştekinin çalıştırdığı ortağı veya müdürü sıfatında olan ... ile aralarında meydana gelen bir sürtüşmeye tarafının dahil edilmesinin kötü niyetli olarak şikayet konusu yapıldığını, müştekinin 2016 yılından bu yana 5 mali yıl geçirdiğini, beş kez beyanname verdiğini, toplamda 3.500.000 USD gibi bir alacağının veya borcunun olduğunun bilmediğini varlığından veya yokluğundan haberi olmadığını ileri sürerek şikayetçi olmasının normal bir durum olmadığını, tarafının alacağı olan miktar ile ilgili olarak icra takibi yapıldığını, kesinleştiğini ve borçlunun şikayet edenden mallarını kaçırdığını, takibin semeresiz kaldığını, müşteki şirket ile aralarında ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde davaların devam ettiğini, şirketinin kredi alacağı için borç göründüğünden alamadığı gibi sudan sebeplerle bu belgenin karşılıksız tanzim edildiği iftirasını kabul etmediğini, firmasının böyle bir şeye de ihtiyacı olmadığını, 15/07/2016 tarihli belgelerde bahsi geçen beş firmaya belirtilen rakamlarla ihracat yapıldığını, ihraç kayıtlı fatura gümrük çıkış beyannamelerinden bu durumun anlaşılacağını beyan ettiği anlaşılmıştır. Davacı şirketin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilmiş kayıtlarının tetkikinden; 15.07.2016 tarihinde şirketi münferiden temsile yetkili kişinin ... olduğu, ... tarih, ... sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesindeki ilandan, dava dışı ...’nin 01.11.2016 tarihli kararla 10 yıllığına şirketi münferiden temsil ve ilzam etmeye yetkili kılındığı ancak 14.03.2017 tarihli kararla şirket müdürlüğünden istifa ettiği ve istifasının kabul edildiği anlaşılmıştır. ... Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçları Soruşturma Bürosu'nun ... sayılı soruşturma dosyasında tanık olarak ifadesi alınan ... özetle; 2015-2019 arasında müşteki ... da muhasebe görevlisi olarak çalıştığını, ... ile... arasında mermer ihracatı ile ilgili ticari ilişki olduğunu, bu ilişki kapsamında ..., ... avans ödemeleri yaptığını, bunun karşılığında ... alınan mermerlerin ihracatının gerçekleştirildiğini, avans hesabında azalma olduğunda ... tarafından ...yeni ödemeler yapıldığını, ... sürekli üretim yaptığını, genişlemeye çalıştığı için yeni ocaklar satın aldığını, finansman ihtiyacı doğduğunu 2016 yılının Temmuz ayında çalıştığı ... firmasının ... yaklaşık 4.000.000 USD civarında yapmış olduğu avans ödemelerinden dolayı alacaklı olduğunu bu dönemde ... finans kuruluşlarından kredi alması söz konusu olduğunda ... olan yüklü miktardaki borcunun sorun oluşturduğunu ve kredi alımında sıkıntı yaşadığını, üzerine gerçekte bir virman yapılmadığı halde geçici olarak virman evrakının posta yoluyla ..., gönderildiğini ve hatırladığı kadarıyla bu virmanın ... kayıtlarına işlendiğini ancak bu sırada ve sonrasında ...'ın yani ... yetkilisinin bu virmandan haberi olmadığını, işlem yoğunluğu sebebiyle daha sonra da haberi olmamış olabileceğini, sözünü ettiği virman işleminin yaklaşık 3.500.000 USD tutarında olduğunu ve 5 adet Çin firmalarının borçlarının virman edildiğini, bu işlem sonrasında sözünü ettiği Çin şirketlerinden virman bedelinin İntemara ödenmediğini, ... ilgili ifadesinde geçen virman kaydının daha sonra iptal edilecek olduğunu, ancak kendisinin çalıştığı dönemde iptal edilmediğini beyan ettiği anlaşılmıştır. ... CBS'nin ... sayılı soruşturma dosyasında asıl ve birleştirilen dosya davalısı şirket ile davacı şirket çalışanının birlikte haksız eylemde bulunduklarına ilişkin şikayet sonucunun beklenilmesine karar verilmiştir. Asıl ve birleştirilen dosyada davalı... Şirketinin sermayesinde pay sahipleri ... ve ... ile davacı şirketin eski yetkilisi ... hakkında alacağın temliki ve mutabakat belgeleriyle davacının ticari defter ve belgelerinde tahrifat ve sahtecilik yapmak suretiyle sahte belgeler tanzim ederek avans olarak duran ... şirketine ait alacağının eritildiği iddasıyla şikayetçi olunması üzerine başlatılan ... Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçları Soruşturma Bürosu'nun ... sayılı soruşturma dosyasında; belge altındaki imzanın ..., ... ve ...'nin eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği, tanık ...'ın alınan beyanında her ne kadar müştekinin virmandan haberi olmadığını beyan etmiş ise de müştekinin işlemden şirketin haberinin olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, zira şirketin her yıl yapmış olduğu bilanço işlemi sırasında defter kayıtlarında bu virman işlemini gördüğü, işlemden yaklaşık 5 sene sonra şikayetçi olması karşısında virman işleminin bilgisi ve rızası dışında yapıldığı iddiasının soyut suçlayıcı beyan niteliğinde kaldığı ve bu nedenle itibar edilemediği, ayrıca soruşturmaya konu müşteki ve şüpheli şirketin taraf olduğu ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyada alınan bilirkişi raporunda tarafların döviz tutarlı kayıt işlemlerinin TL karşılıklarının her iki firmada da birbirini teyit ettiği, Virman kaydına ilişkin davacı şirket yetkililerinin muavaffakati olup olmadığının ticari defter ve belgelerden tespitinin yapılamadığının, yine davacı şirket kayıtlarında mevcut olan ve kayıttan 4,5 yıl sonra 01.12.2020 tarihinde ters kayıtla düzeltme işlemi yapılan işlemlerin, firma bünyesinde çalışan personel ya da firmanın 3568 sayılı yasa kapsamında yetkilendirdiği SMMM tarafından mı yapılıp yapılmadığı yönünde bir tespit yapılamamış olunmakla birlikte, virman kaydına şirket yetkilisi tarafından onay verilip verilmediğinin ticari defter ve belgelerinden tespit edilememiş olduğunun ve basiretli tacir gibi davranması gerektiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf mahiyeti taşıdığı gerekçeleriyle 28/05/2025 tarihli, ...K. sayılı karar ile şüpheliler ..., ..., ... hakkında atılı suçlardan dolayı kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlık konusu 15.07.2016 tarihli belge aslının tetkikinden ;... Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından...Şirketi'ne hitaben 15/07/2016 tarihinde düzenlenen ... - Cari Hesap Virmanı açıklamalı 3.061.040,94 TL - 2.058.707,48 USD tutarlı, ...-Cari Hesap Virmanı açıklamalı 466.040,70 TL - 161.187,25 USD tutarlı,... -Cari Hesap Virmanı açıklamalı 4.163.445,28 TL - 1.439.990,76 USD tutarlı,...- Cari Hesap Virmanı açıklamalı 217.177,11 TL - 75.114,00 USD tutarlı ve Xıamen ... Virmanı 2.159.790,26 TL - 746.996,25 USD tutarlı toplam 10.067.494,29 TL - 3.481.995,74 USD tutarlı mutabakatın" yukarıdaki tutar (KDVhariç) cari hesabınıza borç yazılarak kayıt altına alınmıştır. " açıklaması ile... Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile ... Şirketi yetkilileri adına atfen kaşelenip imzalandığı görülmüştür. ...Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçları Soruşturma Bürosu'nun ... sayılı soruşturma dosyasında 15.07.2016 tarihli mutabakat belgesi altındaki imzanın kime ait olduğu konusunda tanzim ettirilen Adli Tıp Kurumu'nun 13/01/2025 tarihli raporunda; '... ''...'' kaşe izi üzerinde atılı basit tersimli imza ile ...'ın mukayese imzaları arasında ; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir , hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'ın eli ürünü olmadığı, söz konusu imza atan şahsın tanı unsurlarını ..., ... ve ... açısından teşhise yeter oranda yansıtmadığından ..., ... ve ...'nin eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği ...'' şeklinde tespitte bulunulduğu anlaşılmıştır. 15.07.2016 tarihli mutabakat belgesi altındaki imzanın davacı şirket yetkilisi ...'e ait olup olmadığı konusunda mahkememizce tanzim ettirilen İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 15/12/2025 tarihli raporda özetle; Dosya kapsamında mevcut Yapı Kredi Bankasına ait ...seri nolu 8 adet çekte atılı keşideci imzalarının formasyon ve tersim karakteristikleri itibari ile ...'ın diğer mukayese imzalarının doğal varyasyon sınırları dahilinde olmadığı, inceleme konusu belgede ''....'' kaşe izi üzerinde atılı basit tersimli imza ile ...'ın yukarıda bahsi geçen çeklerde atılı keşideci imzaları dışındaki mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'ın eli ürünü olmadığı, İnceleme konusu belgede ''...'' kaşe izi üzerinde atılı imza ile raporumuzun 6.1. maddesinde bahsi geçen çeklerde atılı keşideci imzaları arasında biçimsel benzerlik görülmekle birlikte; söz konusu imzanın ...'ın orijinal imzaları model alınmak sureti ile atılmış olması ve basit tersimli bir imza olması nedeniyle aynı el ürünü olup olmadığı yönünde daha ileri bir tespite gidilemediği " yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır. Asıl ve birleştirilen dosyada davalı vekiline, virman ile kapatıldığı iddia edilen borcun asıl ve birleştirilen dosya davacısına ödendiğine dair bilgi ve belgeleri ibraz etmek üzere HMK'nın 145. maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süre verilmiş, aksi halde davacı alacağının ...tarafından ödenmediği kabul edilerek yargılamaya devam edilebileceği ihtar edilmiştir. Asıl ve birleştirilen dosyada davalı vekili , virman ile kapatıldığı iddia edilen borcun,... Şirketi tarafından banka aracılığıyla gönderildiğine veya akreditif yoluyla ödendiğine dair belge ibraz edememiştir. Tarafların ticari defterlerini inceleyerek mutabakatsızlık sebepleri konusunda görüş bildiren Mali Müşavir Bağımsız Denetçi bilirkişiler ..., ... ve ... 09/09/2022 havale tarihli raporda özetle; " ...’in e-defter kullanan mükelleflerden olduğu, dava konusu 2015-2016-2017-2018-2019-2020-2021 yılları ile ...’ın ise 2017-2018-2019-2020-2021 Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde almış olduğu,...Şti.’nin ilişkin 2015 ve 2016 yılına ilişkin ticari defterlerinin basılı defter olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde notere yaptırılmış olduğu, dava konusu olan 15.07.2016 tarihli, 3.481.995,74 Usd karşılığı 10.067.494,29 TL tutarlı virman kaydının, Davacı ... Ltd. Şti. ve Davalı ... Ltd. Şti’in defterlerinde işlenmiş olduğu ve tarafların döviz tutarlı kayıt işlemlerinin TL karşılıklarının her iki firmada da birbirini teyit ettiği, Virman kaydına ilişkin davacı şirket yetkililerinin muvafakatinin olup olmadığının ticari defter ve belgelerden tespitinin yapılamadığı, 01.12.2021 tarihli Davacı ... Ltd. Şti tarafından yapılan düzeltme kaydının, Davalı ...Ltd. Şti. hesaplarında yer almadığı, Tarafımızdan yapılan tespitte davacı şirketin 2016 yılı virman kaydı ve 2020 yılı düzeltme kaydına konu iki işlemin bir birini teyit edecek şekilde ters kayıt yapılarak düzletmeye konu edildiği halde, virman kaydına konu 5 yurt dışı şirketten 2016 ve 2017 yıllarında yapılan her bir tahsilat / cari hesap virmanı işleminin de aynı şekilde ters kayıtla düzeltme işlemi yapılması gerekirken bu yönde bir işlem yapılmamış olduğu, davacı şirket kayıtlarında mevcut olan ve kayıttan 4,5 yıl sonra 01.12.2020 tarihinde ters kayıtla düzeltme işlemi yapılan işlemlerin, firma bünyesinde çalışan personel ya da firmanın 3568 sayılı yasa kapsamında yetkilendirdiği SMMM tarafından mı yapılıp yapılmadığı yönünde bir tespit yapılamamış olunmakla birlikte, virman kaydına şirket yetkilisi tarafından onay verilip verilmediğinin ticari defter ve belgelerinden tespit edilememiş olduğu, tarafımızdan yapılan değerlendirmede, kayıt yapılan İşletme sahiplerinin sorumluluk alanı içerisinde yer alan işlem ve konuları, kendisinden bağımsız olarak değerlendirmesi ve çalışanların kusur ve ihmaline dayandırması hususunda şirket yetkililerinin, basiretli tacir gibi davranması gerektiğinin değerlendirildiği, davacı şirketin, dava konusu virman kaydının yapıldığı ve ters kayıt ile düzeltme kaydının yapıldığı tarihlerde imza yetkilisinin, şirktin tek ortağı ... olduğu, davacı ve davalı şirket ticari defterlerinden yapılan inceleme ve tespitlere göre, davacı şirketin, davalı şirketten 15.07.2016 tarihli virman kaydından önce 2.644.519,23 USD alacaklı olduğu, 15.07.2016 tarihli toplam 3.481.995,74 Usd virman kaydı ile 837.476,51 Usd borçlu hale gelmiş olduğu, Virman kaydına konu 3.481.995,74 Usd tutarın davacı şirket kayıtlarına göre rapor içeriğinde detayları yazılı olduğu üzere tahsil edilmiş olduğunun tespit edildiği, Davacı vekilinin ilgili virman kaydı ve tahsilatların yetkisiz kişiler tarafından ve şirket yetkilisi onayı olmadan yapıldığından dolayı suç duyurusunda bulundukları beyanı ve 01.12.2020 tarihinde ters kayıt ile düzeltme işlemi yapıldığı tespit edilmiş olunması, defter kayıtlarında mevcut tahsilatlara ilişkin ters kayıt ile düzeltme işlemi yapılmamış ve ilgili tahsilatların 340. Yurt Dışı Alınan Avanslar hesabına kaydedilmiş olunması da birlikte değerlendirildiğinde; 15.07.2016 tarihli virman kaydı ile 3.481.995,74 Usd tutarın her iki şirket kayıtlarında mevcut olduğu ve virman kaydına konu alacakların davacı şirket tarafından tahsil edildiğinin kabulü halinde, 31.12.2020 tarihi itibari ile davacı şirketin (3.481.995,74 USD – 2.699.144,14 USD) 782.851,60 USD karşılığı davalı şirkete borçlu olduğunun kabulü gerektiği, 15.07.2016 tarihli virman kaydı ile 3.481.995,74 Usd tutarın her iki şirket kayıtlarında mevcut olduğu ve virman kaydına konu alacakların davacı şirket tarafından tahsil edildiğinin kabul edilmemesi halinde 31.12.2020 tarihi itibari ile davacı şirketin kendi ticari defterlerine göre 2.699.144,14 USD karşılığı davalı şirketten alacaklı olduğunun kabulü gerektiği, davalı şirket ticari defterlerinde 15.07.2016 tarihli 3.481.995,74 Usd tutarlı virman kaydının mevcut olduğu, virman kaydının yapıldığı tarihte davalı şirketin davacı şirketten 340. Avans hesabından 1.252.174,56 USD Borçlu hale gelmiş olduğu, aynı tarihte davacı şirket kayıtlarına göre bu borç tutarının 837.476,51 USD olduğu, aradaki 414.698,05 USD cari hesap farkının önceki dönemlerden devam eden ve mutabakat yapılmayan tutardan kaynaklı olduğu, Davacı ve Davalı şirket ticari defterlerine göre, 01.01.2020 tarihi itibar ile, davacı şirketin davalı şirkete 695.911,60 Usd karşılığı 4.734.387,47 TL borçlu olunduğu, 03.01.2020 tarihli 86.940,00 USD tutarlı fatura ile alacağının 785.851,60 USD karşılığı 5.251.489,20 TL tutar olarak kayıtlarda mevcut olduğu tespit edilmiştir. 15.07.2016 tarihli virman kaydı ile 3.481.995,74 Usd tutarın her iki şirket kayıtlarında mevcut olduğu ve virman kaydına konu alacakların davacı şirket tarafından tahsil edildiğinin kabul edilmemesi halinde, 31.12.2020 tarihi itibari ile davalı şirketin kendi ticari defterlerine göre (3.481.995,74 USD – 785.851,60 USD) 2.696.144,14 USD karşılığı davacı şirkete borçlu olduğunun kabulü gerektiği" yönünde tespitlerde bulunulduğu rapor içeriğinde " ...davacı şirketin 2016 yılı il virman kaydı ve 2020 yılı düzeltme kaydına konu iki işlemin bir birini teyit edecek şekilde ters kayıt yapılarak düzletmeye konu edildiği halde, virman kaydına konu 5 yurt dışı şirketten 2016 ve 2017 yıllarında yapılan her bir tahsilat / cari hesap virmanı işleminin de aynı şekilde ters kayıtla düzeltme işlemi yapılması gerekirken bu yönde bir işlem yapılmamış olduğu ..." tespitinde bulunulduğu anlaşılmıştır. ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Talimat dosyası üzerinden Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Şengül Gündoğdu tarafından düzenlenen 29/09/2025 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; "dava dışı ... firmasının 2015-2022 yılları arasındaki ticari defterleri ile e-defterlerinin incelenmesi neticesinde davacı ... firmasına yapılmış herhangi bir ödeme kaydı olmadığı yine sunulan imzalı kaşeli banka ekstrelerinin tek tek incelenmesi neticesinde davacı... açıklamalı herhangi bir ödeme olmadığı" yönünde tespitte bulunulduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce Bankalar Birliğine müzekkere yazılarak asıl ve birleştirilen dosya davacısı şirket ile davacı şirket yetkilisi ...'ın 01/01/2016 tarihinden itibaren hesabının bulunduğu bankalar bilgisi dosya içine celp edilmiş, anılan bankalara davacı şirket ve davacı şirket yetkilisinin hesap hareketlerinin gönderilmesi için müzekkere yazılmış, müzekkere cevaplarının tetkiki ve taraf beyanlarından asıl ve birleştirilen dosyada davacı şirketin ve davacı şirket yetkilisinin banka hesaplarına ...Şirketi tarafından toplam 3.481.995,74 USD ödeme yapıldığına dair havale-eft işlemi bulunmadığı anlaşılmakla bu konuda bilirkişilerden yeniden görüş alınmasına gerek görülmemiş tahkikatta araştırılacak başka husus kalmadığından tahkikata son verilerek sözlü yargılamaya geçilmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe Asıl dosyada dava , avans olarak ödenen bedel karşılığı malın teslim edilmediği iddiasına dayalı olarak fazla ödenen bedelin tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali ; birleştirilen dosyada ise taraflar arasında açık hesap olarak yürütülen aynı ticari ilişki kapsamında- virmana muvafakat edilmediği iddiasına dayalı olarak- davalıya borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Asıl ve birleştirilen dosyada davacı, davalı tarafla ticari ilişkilerinin devamı için yüksek tutarlı avans ödemesi yaptığını, cari hesaptaki mutabakatsızlığın davalı şirket tarafından 15.07.2016 tarihinde yapıldığı ileri sürülen 3.481.995,74.-USD tutarlı virmandan kaynaklandığını, davalı tarafından davacı şirkete ödeme yapılmamış olduğunu , davalı tarafın 15.07.2016 tarihinde yapıldığı ileri sürülen 3.481.995,74.-USD tutarlı virmana dayanarak davacı şirket hakkında icra takibi başlattığını, takip nedeniyle borçlu olunmadığını aksine davalı şirketçe teslim edilen mermer emtia bedelleri mahsup edildiğinde davalıdan 2.699.144,14.-USD alacaklı olduğunu bu nedenle takip başlatmış olduğunu iddia etmiştir. Asıl ve birleştirilen dosyada davalı ise alacaklı bulunduğu şirketlerden davacıya cari hesap virmanı yapılması ve bu virmanların davacı şirketin cari hesabına borç olarak kaydının yapılması hususunda anlaştıklarını, taraflar arasında 15.07.2016 tarihli mutabakat ile kendisinin alacaklı olduğu ...Ltd'ten , 3.061.040,94 TL , ...'ten 466.040.70 TL, ...'ten 4.163.445,28 TL ...'den 217.177,11 TL, ...'dan 2.159.790,26 TL olmak üzere toplam 10.067.494,29 TLnin yani 3.481.995,74 USD nin cari hesap virmanı ile davacı şirkete aktarıldığını, davalı şirketin 15.07.2016 tarihli belge ile davacıya virmanı yapılan bu bedelleri dava dışı ... A.Ş.'nden temlik aldığını ve ... menşeli şirketlerden olan alacakların virman yoluyla davacı şirketin hesabına borç olarak kaydedildiğini, davacının mutabakat belgesi ve mail ile virmana muvafakat ettiğini iddia etmiştir. Tarafların ticari defterlerindeki mutabakatsızlığın 15.07.2016 tarihli toplam 3.481.995,74 USD tutarlı virmandan kaynaklandığı, asıl ve birleştirilen dosya davalısının ticari defterlerinde davacıya olan 3.481.995,74 USD tutarlı borcun, dava dışı Çin menşeli şirketlerden olan alacakları ile ödenmesi amacıyla virman yapıldığının kayıtlı olduğu, virman kaydının ve virmana konu tahsilatların davacı ticari defterlerine de kaydedildiği, virmana ilişkin kaydın 01.12.2020 tarihinde ters kayıt ile düzeltme işlemi yapıldığı , tahsilat kayıtları ile ilgili düzeltme işlemi yapılmadığı konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık , asıl ve birleştirilen dosya davacısının 15.07.2016 tarihli (virman mutabakatı) belgeyi imzaladığının ispat edilememesi ve asıl ve birleştirilen dosya davacısına banka veya akreditif yoluyla ödeme yapıldığının belgelendirilememesi buna karşılık virmana konu alacağın tahsil edildiğinin davacı ticari defterlerine kaydedilmesi sebebiyle asıl ve birleştirilen dosya davalısının borcunun sona erip ermediği, asıl ve birleştirilen dosya davacısının borcun dış üstlenilmesine onay verip vermediği konularında toplanmıştır. Virman talimatı borcun nakli sözleşmesi niteliğinde olduğundan uyuşmazlığın çözümü için öncelikle “borcun nakli (borcun üstlenilmesi)” ile ilgili yasal düzenlemelerin ortaya konulmasında yarar bulunmaktadır. 6098 sayılı T.B.K 196 maddesinde "borçlunun yerine yenisinin geçmesi ve borcundan kurtarılmasının, borcu üstlenen ile alacaklı arasında yapılacak sözleşme ile gerçekleşeceği, alacaklının kabulünün açık veya örtülü olabileceği" vazedilmek suretiyle borcun dış üstlenilmesi düzenlenmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 21/05/2024 tarihli, ... Esas, ... K. sayılı kararında "...Davacı yan, davaya konu faturanın tahsili amacıyla davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatmış, ödeme emri davalıya 09.01.2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davaya konu faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı ancak davalının bu faturayı BA formuyla ilgili Vergi Dairesine bildirdiği anlaşılmaktadır. Davalı her ne kadar ödeme emrini tebliğ aldıktan bir gün sonra 10.01.2018 tarihinde Vergi Dairesine başvurup düzeltme beyannamesi vererek söz konusu faturayı BA formundan çıkarmış ise Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 23.03.2017 tarihli,... E., ... K. sayılı kararının da belirtildiği üzere davalının faturayı BA formuyla ilgili Vergi Dairesine bildirmesi faturaya konu malların davalıya teslim edildiğine dair bir karine oluşturacak olup daha sonra düzeltme beyannamesi verilmesi davacı yararına oluşan bu karineyi ortadan kaldırmayacaktır. Bu karinenin aksini ispat külfeti ise davalıya aittir...." açıklamasına yer verilerek ticari defterlere kaydedilip vergi dairesine beyan edilen hususlarla ilgili sonradan düzeltme beyannamesi verilmesinin, diğer taraf yararına oluşan karineyi ortadan kaldırmayacağına değinilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ... E, ...K. sayılı ilamında ".. O hâlde; davalı çalışanı ...'ın şirket mail adresinden yazdığı e-maillerin davalıyı bağladığı açık olduğu gibi, bu mailler ile birlikte dosyada yer alan 17.04.2009 tarihli sözleşmeler, 10.11.2009 tarihli toplantı notu başlıklı belge, 12.08.2010 tarihli mutabakat mektubu ile, 06.12.2010 tarihli virman talimatları hep birlikte değerlendirildiğinde, davacı ile davalı arasında davacı lehine BK'nın 173 üncü vd. maddelerinde bahsedilen borcun naklinin gerçekleştiği kabul edilmelidir. Öte yandan, üçüncü kişinin fiilini taahhütte, borçlu alacaklıya kendi edimini değil, bir üçüncü kişinin fiilini taahhüt etmekte, üçüncü kişinin fiilini ifa etmemesinin riskini üstlenmektedir (818 sayılı BK m. 110). Oysa somut olayda olduğu gibi borcun naklinde borcu üstlenen, asıl borçlunun yerine geçerek borçlunun edimini ifa ile yükümlüdür. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında; eldeki davada borcun naklinden söz edilemeyeceğini, zira borcun naklinde iki tarafın anlaşması gerektiğini, burada üçüncü kişinin fiilini taahhütten söz edilebileceğini ileri sürerek, direnme kararının değişik gerekçeyle bozulması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de bu görüş yukarıda açıklanan nedenlerle Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir..." tarafların ticari defterlerine kaydedilen virman talimatının borcun nakli niteliğinde olduğunu kabul etmiştir. Açıklanan ilkeler çerçevesinde asıl ve birleştirilen dava değerlendirildiğinde; 09.09.2022 tarihli bilirkişi raporu ile asıl ve birleştirilen dosyada davacı ve davalı tarafın 15.07.2016 tarihli virman kaydını defterlerine işlediğinin tespit edildiği, davacı defterlerinde yer alan virman kaydının ters kayıtla 2020 yılında düzeltildiği ancak davacı defterlerinde yer alan virman kaydına konu Çin menşeli beş yurt dışı şirketinden 2016 ve 2017 yıllarında yapılan her bir tahsilat işleminin ters kayıtla düzeltme işleminin yapılmadığı, asıl ve birleştirilen dosya davacısının ticari defterlerinde yer alan tahsilat kayıtlarının davalı şirket ile davacı şirket çalışanları tarafından sahtecilik suçu işlenmek suretiyle gerçekleştirildiği şikayetiyle ilgili kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, davacı şirketin ticari defterlerinde yer alan tahsilat ve borç kapama işlemlerinin sahtecilik ve dolandırıcılık suretiyle gerçekleştirildiğinin ispat edilemediği, ticari defterlerdeki çelişkili kayıtların sahibi aleyhine kesin delil teşkil ettiği, 15.07.2016 tarihli virman kaydına konu 3.481.995,74 USD 'nin davacı şirket ticari defterlerine göre tahsil edilmiş göründüğü, davacı defterlerinde yer alan tahsilat- kapama kayıtları nedeniyle davacı tarafından 3.481.995,74 USD 'nin tahsil edildiğinin kabulünün gerektiği, 31.12.2020 tarihi itibari ile davacı şirketin davalı şirkete (3.481.995,74 USD – 2.699.144,14 USD) 782.851,60 USD karşılığı borçlu olduğu tespit edilmekle asıl dosyada davacının; alacağın tahsili için başlattığı takibe itirazın iptali isteminin reddine, asıl ve birleştirilen dosya davacısının davalıya 31.12.2020 tarihi itibari ile 782.851,60 USD borçlu olduğu anlaşılmakla birleştirilen dosyada menfi tespit isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-ASIL DOSYA YÖNÜNDEN; 1-Davanın REDDİNE, Davalının, kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 732,00 TL olduğundan peşin alınan 330.913,15 TL'den maktu harcın mahsubu ile fazla yatırılan 330.181,15 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesap ve takdir edilen 1.327.663,13 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Arabuluculuk faaliyeti nedeniyle sarf edilen 1.320,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, B-BİRLEŞTİRİLEN ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN; 1-Davanın REDDİNE, Davalının, kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 732,00 TL olduğundan peşin alınan 107.166,06 TL'den maktu harcın mahsubu ile fazla yatırılan 106.434,06 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesap ve takdir edilen 778.022,23 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, Asıl ve birleştirilen dosyada davacı vekilleri ...ile... ile şirket yetkilisi ... ile asıl ve birleştirilen dosyada davalı vekili ...'nın yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 16/04/2026
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP