İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/414 E. 2023/475 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/414
Karar No
2023/475
Karar Tarihi

T.C.

iZMİR

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/414 Esas

KARAR NO : 2023/475

DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 14/06/2021

KARAR TARİHİ : 30/05/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin... Özel Güvenlik Anonim Şirketi (Eski Unvan:... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.) ile...Vet. Malz. Hay. Paz. San. Tic. AŞ. arasında Güvenlik Hizmet

Sözleşmesi imzalandığını, Sözleşme kapsamındaki işin Ankara ...Kemalpaşa/İZMİR adresinde kurulu bulunan, davalıya ait ... Veteriner Malz. Hay. San. Ve Tic. AŞ. tesislerinde, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun ve ilgili kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenleyen yönetmelik çerçevesinde silahsız Özel Güvenlik Hizmeti verilmesi işi olduğunu, Bu kapsamda davac müvekkili... Özel Güvenlik Anonim Şirketinin, davalı ... Veteriner Malz. Hay. San. Ve Tic. AŞ.’ye güvenlik hizmeti ve güvenlik personel temini konusunda profesyonelce hizmet verdiğini, sözleşme gereği tüm sorumluluklarını titizlikle yerine getirdiğini, davalı tarafın sözleşmeye aykırı olarak müvekkil şirket personelini çalıştırması sebebiyle müvekkil şirket cezai şart bedeli alacaklısı olduğunu, Taraflarca mutabık kalınarak imza altına alınan güvenlik hizmet sözleşmesi gereği; “... Özel Güvenlik Personeli,... Özel Güvenlik’ten ayrılmış olsa dahi,İşveren’in kendisi (İşverenin bütün işyerleri dahil olmak üzere) veya işverenin anlama yaptığı herhangi bir taşeron firma tarafından (Taşeron firma özel güvenlik hizmeti dışında başka bir faaliyette bulunsa dahi) İşverene ait bütün işyerlerinde, personelin işten ayrıldığı tarihten sonraki 1 yıllık süre içinde çalıştırılamaz.” içeriğinde açık hüküm bulunduğunu, kendi istihdam ettiği personelleri ile ayrılan şirketlerin çalışmaması noktasında net bir duruş sergilediğini. Hatta sözleşme müzakereleri döneminde bu hükmün sözleşmeden çıkartılması talepli gelen müşteri adayları ile sözleşme dahi imzalamadığını , bu hükmü olmazsa olmaz olarak uygulamakta olduğunu ,ve müvekkilinin şirket gece vardiyası-gündüz vardiyası-proje amirleri-gece denetimi gibi birden çok birimi ile bu hizmeti vermekte olduğunu; Ancak müvekkil şirketin bu tutumunu bilmesine rağmen ve hatta sözleşmede buna ilişkin hükümler bulunmasına karşın; davalı taraf ...’in müvekkili şirketten davalı ile sözleşmenin sonlandırılması aşamasında derhal ayrıldığını, müvekkili şirket çalışanı olarak davalı şirket dahilinde görevlendirildiğini , davalıya özel güvenlik görevlisi olarak hizmet vermiş olan personelin, 13.02.2021 tarihinde kendi isteği ile tek taraflı olarak iş akdini sonlandırdığını , davalı taraf işyerinde hizmet vermeye devam ettiğni ,Bu durumun dava dışı personel...’in davalı aleyhine işçilik alacaklarına ilişkin açmış olduğu davanın müvekkili şirkete 11.04.2021 tarihinde ihbar edilmesi ile müvekkil şirketçe öğrenildiğini, Bu durumun hukuka aykırı olduğunu ; sözleşme ile kararlaştırıldığı üzere cezai şartın davalı tarafından ödenmesi gerektiğini, Müvekkili... Özel Güvenlik Şirketi ile davalı arasında akdedilen güvenlik hizmet sözleşmesinin işverenin yükümlülükleri başlıklı 7.E maddesi “... Özel Güvenlik Personeli,... Özel Güvenlik’ten şirketten ayrılmış olsa dahi İşverenin kendisi (İşverenin bütün işyerleri dahil olmak üzere) veya İşveren’in dışında başka bir faaliyette bulunsa dahi) İşverene ait bütün işyerlerinde, personelin işten ayrıldığı tarihten sonraki 1 yıllık süre içinde çalıştıramaz. İşveren ya da işverenin anlaştığı başkaca bir taşeron tarafından bu tür bir personel çalıştırıldığı takdirde; İşveren, sözleşmede yazılı ücret üzerinden... özel Güvenlik’e çalıştırdığı her personel için bir yıllık ücret tutarı kadar tazminat ödemeyi şimdiden kabul ve taahhüt eder.’’ hükmünün mevcut olduğunu, Davalı şirketin, müvekkili şirket çalışanı olan ve müvekkil, şirketten ayrılan... isimli çalışanı kendi bünyesinde görevlendirmesi; müvekkil şirket ile davalı arasında akdedilen güvenlik hizmet sözleşmesinin işverenin yükümlülükleri başlıklı 7/E maddesine açık olarak aykırı olduğunu cezai şart koşulunun gerçekleşmesine sebebiyet verdiğini, taraflarca hüküm altına alınan sözleşmede maddesine göre: “. İşveren ya da işverenin anlaştığı başkaca bir taşeron tarafından bu tür bir ersonel çalıştırıldığı takdirde; İşveren, sözleşmede yazılı ücret üzerinden... özel Güvenlik’e çalıştırdığı her personel için bir yıllık ücret tutarı kadar tazminat ödemeyi şimdiden kabul ve taahhüt eder.’ ” Maddesi bulunduğunun, Müvekkili şirketin içinde bulunulan son yıla ait kestiği faturalar üzerinden yapılacak bilirkişi incelemesi ile cezai şart tutarı hesaplanması gerektiği, Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin Ödemeler ve Ücret başlıklı 8. Madde C bendi ile; davalı tarafça ödenmesi gereken bedelin ödenmemesi durumunda aylık %8 gecikme faizi oranında faiz işletileceği hükme bağlandığını, açıklanan nedenlerle; sözleşmeye aykırılıktan doğan cezai şart istemi ile işbu davanın açılması zorunluluğu doğduğunu, Fazlaya ilişkin talep ve tazmin haklarının saklı kalmak kaydı ile; sözleşmeye aykırılık nedeniyle cezai şart tahsili koşulunun gerçekleşmiş olması sebebiyle davanın kabulünü, şimdilik 30.000,00 TL cezai şart bedelinin arabuluculuk son tutanak tarihi olan 07.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek tarihinden itibaren işleyecek sözleşme ile kararlaştırılan aylık %8 faiz ile birlikte davalıdan tahsiline; yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yan ile müvekkili şirket arasında 01/01/2009 tarihinde "güvenlik hizmet sözleşmesi" imzalandığını, alacağı kabul anlamına gelmemek üzere; akdedilen işbu sözleşmeden doğan alacakların TBK m.146'ya göre on yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ve işbu sözleşmeden doğan alacak zamanaşımına uğradığını, İddiaları kabul anlamına gelmemek kaydıyla zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davanın esasa dahi girilmeksizin usulden reddi gerekmekte olduğunu, Davacı yanın dava dilekçesinde iddiasını ispata yarar belgeleri HMK gereğince sunmak zorunda olduğunu, Fakat davacı yanın dava dilekçesinde belirttiği ekleri sunmadığını, Dava dilekçesinde eksik hususların olduğu sabit olduğunu, Bu sebeple davanın usulden reddi gerekmekte olduğunu, Davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı yanın sunmadığı belgelere karşı her türlü cevap ve itiraz haklarının saklı tuttuklarını, Davacı yanın, müvekkili şirket ile akdedilen güvenlik hizmet sözleşmesinin 7. maddesinin E paragrafına göre "... Özel Güvenlik Personeli,... Özel Güvenlik'ten ayrılmış olsa dahi, İşveren'in kendisi (İşverenin bütün işyerleri dahil olmak üzere) veya işverenin anlaşma yaptığı herhangi bir taşeron firma tarafından (Taşeron firma özel güvenlik hizmeti dışında başka bir faaliyettebulunsa dahi) İşverene ait bütün işyerlerinde, personelin işten ayrıldığı tarihten sonraki 1 yıllık süre içinde çalıştırılamaz." hükmüne aykırı hareket edildiğini iddia ettiğini, Davacı taraf; müvekkil şirketin sözleşmenin işbu hükmüne aykırı davranmış olduğunu,... isimli personel ile davacı yan arasındaki iş ilişkisi sona erdikten sonra 1 yıllık süre dolmadan personelin müvekkil şirket bünyesinde çalıştırılmaya başlandığını beyan ve iddia ettiğini, Ancak davacı yanın bu iddialarının asılsız olup gerçeği yansıtmadığını, Şöyle ki,... isimli personelin SGK Hizmet dökümünden de görüleceği üzere, davacı şirket bünyesinde 17/02/2007 - 13/02/2012 tarihleri arasında çalıştığını, Davacı şirket ile iş ilişkisi sona erdikten sonra bu personel... Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. bünyesinde 15/02/2012 - 19/06/2019 tarihleri

arasında çalıştığını, bu şirketle olan iş ilişkisinin de 19/06/2019 tarihinde iş akdinin feshiyle son ulduğunu, Müvekkili şirket ile... Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. arasında akdedilen güvenlik hizmet sözleşmesinin 17/02/2014 tarihinde imzalandığını, Yani her ne kadar... isimli personel... Güvenlik firmasında 15/02/2012 tarihinde çalışmaya başlamış ise de,... Güvenlik ile müvekkil şirket arasında hizmet alım sözleşmesinin imzalandığı tarihin 17/02/2014 olduğu Dolayısıyla müvekkilinin...'in çalışmakta olduğu... Güvenlik firmasından güvenlik hizmet alımı için anlaştığı 17/02/2014 tarihi, ...'in davacı firma ile iş akdinin sonlanmasının üzerinden 2 yıldan fazla zaman geçtikten sonra olduğunu, İlgili sözleşme hükmünü kabul etmemek üzere aksi halde dahi sözleşmede iş akdinin feshinden sonraki 1 yıllık süre içerisinde çalıştırılamayacağının belirtilmiş olması karşısında davacı yanın sözleşmeden kaynaklı olarak bir hak iddia edemeyeceğinin açık olduğu, davacı iddialarını kabul etmemekle birlikte, aksi halde dahi müvekkil şirketin veterinerlik hizmeti vermekte olduğunu, güvenlik hizmetini dışarıdan başka firmalardan aldığını, Müvekkilinin güvenlik hizmeti aldığı firmalarda çalışan işçilerin bilgilerini ve yine hizmet aldığı firmalarda işe alınan, işten çıkartılan işçilerin bilgilerini bilebilmesinin mümkün olmadığını, Keza bunlar hizmet alınan firmanın iç işleyişine ilişkin olduğunu, müvekkili şirketin bundan haberdar olmasının beklenemediğini, Ayrıca güvenlik hizmeti alınan firmada çalışan tüm personellerin özlük hakları, maaş ödemeleri vs. konular hakkında da müvekkilin bir bilgisi

bulunmadığını olup, tüm bunların güvenlik hizmeti alınan firmanın tasarrufunda olduğunu, İddiaları kabul etmemek üzere, davacı yan dava dilekçesinde müvekkil şirket ile akdedilen sözleşmeye göre cezai şart hesabı yapılırken, davacı şirketin içinde bulunulan son yıla ait kestiği faturalar üzerinden yapılacak bilirkişi incelemesi ile cezai şart tutarının hesaplanması gerektiğini iddia ettiğini, Davacı yanın bu iddiasının mesnetsiz olduğunu, aksi halde dahi yapılacak olan hesaplamaların davacı şirket kayıtlarına göre değil resmi kayıtlara göre yapılması gerektiğini, davacı şirketin neyi baz alarak kestiği bilinmeyen, tek taraflı olarak hazırlanan faturalar üzerinden yapılacak olan hesaplamaların haksız ve hukuka aykırı olacağını, resmi belgeler dışındaki diğer belgelere itibar edilmemesi gerektiğini, Davacı yanın, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 8. madde C bendi ile, müvekkili şirketçe ödenmesi gereken bedelin ödenmemesi durumunda aylık %8 gecikme faizi oranında faiz işletileceğini iddia ettiğini , ve hizmet sözleşmesi 8. Madde C bendi kapsamında faiz talebinde bulunduğunu, Fakat müvekkil şirket ile davacı yan arasında gerçekleşen dava öncesi arabuluculuk görüşmelerinde, dava konusu olan 01/01/2009 imza tarihli "Güvenlik Hizmet Sözleşmesi"nin 7. maddesinin "E" aragrafı açıkça müzakere edildiğini ve bu hususta anlaşma sağlanamadığını, Arabuluculuk görüşmesinde müzakere edilmeyen hususlara ilişkin davacı yan dava dilekçesiyle beraber sonradan talepte bulunamayacağını, bu sebeple davacı yanın sözleşmenin faiz hususuna ilişkin 8. madde C bendiyle ilgili taleplerine itibar edilmemesi gerektiğini, Davacı yan, işbu madde ile ilgili talepte bulunmak istemekte ise, yeniden arabuluculuk kurumuna başvurmak zorunda olduğunu, Cezai şartı ve davacı iddialarını kabul etmemekle birlikte davacının talep etmiş olduğu cezai şart tutarı son derece fahiş olduğunu, Mahkemece aksi kanaate varılması halinde dahi TBK md.182 hükmü gereğince cezai şart tutarında indirime gidilmesi gerektiğini, Yargıtay ... Hukuk Dairesi’nin 05.12.2017 tarih, ... E/K. sayılı kararında, cezai şartın borçlunun ekonomik olarak sarsılmasına, çöküntüye uğramasına sebep olacak ise, borçlunun tacir olması halinde de indirim isteyebileceğinin kabul edilmesi gerektiği belirtildiğini, Davacı tarafça açılmış olan bu davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının tüm iddialarının ve davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkememizin 13/01/2022 tarihli celsesi 1 nolu ara kararı gereği tarafların ticari defter ve belgelerinin bulunduğu yerde yerinde inceleme yapılmak suretiyle taraflar arasındaki 2008 ve devamı yıllarına tekabül eden sözleşme, davalı işverenin... Güvenlik ile yaptığı sözleşme, dava dışı işçinin hizmet cetveli dikkate alınarak dava dışı işçinin... Güvenlik bünyesinde çalışmaya başladığı tarih değerlendirilmek suretiyle, dava dışı işçinin davlı şirket bünyesindeki çalışmasının taraflar arasındaki güvenlik hizmeti sözleşmesine aykırı olup olmadığı, aykırı ise davacının cezai şart alacağının ne olabileceği konularında Bilirkişiden alınan raporun sonuç kısmına göre; " davalı şirket incelemeye 2012 ve 2013 yılları yevmiye, envanter ve kebir defterleri ile

2014 yılı kebir defter kayıtlarını sunmuş olup, 2012 ve 2013 yılı yıl sonu noter kapanış tasdik bilgileri yukarıda ibraz edilmiştir. Davalı Şirket 2014 yılına dair olarak ise sadece Ocak ve Aralık Kapanış fişlerini ibraz etmiştir. Davalı şirket bilgisayar ortamındaki kayıtlarının hacklendiğini belirterek detaylı muavin hesap hareketleri ibraz edemeyeceğini belirtmiştir. Defter kayıtlarına göre, davalı şirketin dava dışı ...Güvenlik Şirketi ile cari hareketleri 2012 ve 2013 yıllarında da görüldüğü, davalının ise ...Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. arasında akdedilen güvenlik hizmet sözleşmesinin 17/02/2014 tarihinde imzalandığını savunduğu, fakat bu halde, bu şirketler arası cari hesap hareketlerinin bu sözleşme tarihinden öncesine dayandığı, bu durumda,... adlı personelin davacı nezdindeki işten ayrılmasından sonraki 1 yıl içerisinde, davalı ile...’in sonradan işe girdiği ...şirketi ile de ticari hareketinin gözüktüğü, fakat defterlerden, ilgili personelin davalı şirket işletmesinde çalıştırılıp çalıştırılmadığının anlaşılamadığı görülmektedir. Dava konusu personel...’in davacı şirketteki işinden ayrılması sonrası 1 yıllık süre içinde taşeron aracılığıyla da olsa davalı şirket işletmesinde çalışmış olması halinde , davacı taraf sözleşmenin 7/E maddesi gereği cezai şarta hak kazanabilecek olup, cezai şarta hak kazanması halinde 12 aylık ücrete eşit cezai şartın 19.440-TL olarak hesaplanabileceği" şeklinde rapor sunduğu görülmüştür.

Mahkememizin 13/12/2022 tarihli celsesi 2 nolu ara kararı gereğince; davalı taraf cezai şart bedelinin fahiş olduğunu savunmuş ancak mahkememizce bu hususta bir inceleme yapılmadığı anlaşılmakla, davalı tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak, davacı tarafından güvenlik hizmetine ilişkin düzenlenen faturaların deftere kaydedilip edilmediği ve talep edilen cezai şart bedelinin davalı şirketi ekonomik yönden mahva uğratıp uğratmayacağının ( YARGITAY...Hukuk Dairesi... Karar) belirtilmesinin istenilmesi için Bilirkişinden alınan ek raporun sonuç kısmına göre ; "Dava konusu cezai şart 19.440-TL olup, kaydi değerlere göre davalı şirketin 31.12.2022 tarihi itibariyle özvarlığı 36.787.563,09.-TL olmakla, cezai şartın davalının ticari olarak mahvına sebebiyet verebileceğinden bahsedilemeyecektir. Diğer taraftan yine yukarıda detayları sunulu olduğu üzere, davacının faturalarının davalı defterlerindeki kayıt durumu incelenememiştir." şeklinde ek rapor sunduğu görülmüştür.

Dava, "Güvenlik Hizmet Sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin 7/E maddesinde belirtilen cezai şart bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

Davacı vekili, taraflar arasındaki "Güvenlik Hizmeti Sözleşmesi" başlıklı sözleşme kapsamında davalıya silahsız güvenlik hizmeti verildiğini, hizmeti sağlayan personellerden biri olan...' in davacı ile iş akdinin feshinden sonra davalı iş yerinde hizmet vermeye devam ettiğini iddia ederek sözleşmenin 7-E. Maddesi gereği tazminatın davalıdan tahsilini talep etmektedir.

Davalı vekili, talebin zamanaşımına uğradığını,...' in 13/02/2012 tarihi itibari ile davacı ile olan iş akdinin sona erdiğini, müvekkilinin dava dışı... Güvenlik firması ile imzalanan sözleşmenin tarihinin 17/02/2014 olduğunu bu hali ile sözleşmede belirtilen bir yıllık sürenin dolduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Tarafların kabulünde olan "Güvenlik Hizmet Sözleşmesi" başlıklı sözleşme incelendiğinde,

Sözleşme konusu işin " İŞVEREN'e ait ... MALZ. HAY.SAN VE TİC. A.Ş. Tesislerinde kamu ( genel kolluk güvenliğini) güvenliğini tamamlayıcı mahiyette olmak üzere kanun ile korunmasına izin verilen hak ve hürriyetlerin güvenliğini sağlamak amacıyla kanundaki koşullara uygun olmak üzere 5188 sayılı özel güvenlik kanun ve yönetmeliği çerçevesinde silahsız güvenlik hizmetleri ve prensiplerinin uygulanması" olduğu

7/E maddesinde; "... ÖZEL GÜVENLİK Personeli,... ÖZEL GÜVENLİK 'tan ayrılmış olsa dahi İŞVEREN 'in kendisi (İŞVEREN'in bütün iş yerleri dahil olmak üzere) veya İŞVEREN'in anlaşma yaptığı herhangi bir taşeron firma tarafından (taşeron firma özel güvenlik hizmeti dışında başka bir faaliyette bulunsa dahi) İŞVEREN'e ait bütün iş yerlerinde, personelin işten ayrıldığı tarihten sonraki 1 (Bir) Yıllık süre içinde çalıştırılamaz.

İŞVEREN ya da İŞVEREN'in anlaştığı başkaca bir taşeron tarafından bu tür bir personel çalıştırıldığı takdirde; İŞVEREN, sözleşmede yazılı ücret üzerinden... ÖZEL GÜVENLİK'e çalıştırıldığı her personel için BİR YILLIK ÜCRET TUTARI kadar tazminat ödemeyi şimdiden kabul ve taahhüt etmektedir."

İbaresinin yazılı olduğu, davalı tarafın 23/01/2012 tarihi itibari ile sözleşmenin feshini talep ettiği ve sözleşmenin feshedildiği görülmektedir.

Dosyaya celp edilen belgeler ve delillere göre, dava dışı...' in davacı şirket bünyesinde davalı tarafa dava konusu sözleşme hükümlerine göre güvenlik personeli olarak hizmet verdiği, sözleşmenin feshedilmesinden sonra 15/02/2012 tarihi itibari ile davalı ile dava dışı ...Özel Güvenlik şirketinin aynı konuda sözleşme yaptığı, 2012 tarihi itibari ile işçi...' in dava dışı şirket bünyesinde davalıya hizmet verdiği sabittir (İzmir.... İş Mahkemesi' nin ... Esas sayılı dava dosyası, bilirkişi raporu, dava dışı şirketin cevap dilekçesi ve tanık...beyanı).

Davalı taraf süresinde sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile zamanaşımı def'inde bulunduğundan öncelikle taraflar arasındaki sözleşme tipinin belirlenmesi gerekecektir. Nitekim Yargıtay ... Hukuk Dairesi ... Karar sayılı ilamında aynı sözleşmeye konu cezai şartın talep edildiği dava dosyasında uyuşmazlığı hizmet sözleşmesi olarak nitelendirdiğinden mahkememizce de emsal nitelikli ilam nazara alınarak hizmet sözleşmesine yönelik hükümler incelenecektir. Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 Syl. BK.' nun 126. Maddesinde göre taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine dayanılarak açılacak alacak davası 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğundan ve cezai şart istemli davada da aynı zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğinden 23/01/2012 tarihi itibari feshedilen sözleşmeden kaynaklanan cezai şart alacağı dava tarihi itibari ile zamanaşımına uğradığından aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,

2-Alınması gereken karar ve ilam harcının (179,90 TL) başlangıçta yatan peşin harçtan mahsubuna, artan harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

3-Davacı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-Davalı tarafından yatırılan ve harcanan 34,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,

7-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,

Dair, taraf vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/05/2023

Katip ... Hakim ...

E imza e imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2021/414, K. 2023/475, T. 30.05.2023, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-414-e-2023-475-k-232462da30e9