İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2021/26157 E. 2022/1048 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2021/26157
- Karar No
- 2022/1048
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/154 Esas KARAR NO : 2024/1175 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/02/2024 KARAR TARİHİ : 24/12/2024 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; 02.08.2023 tarihinde...'e ait ve ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkili ...'a ait, onun kendi sevk ve idaresindeki ... yabancı plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkiline ait araç park halindeyken, önünde park etmiş olan sigortalı araç sürücüsünün park ettiği yerden geri geri çıkarken aracının kontrolünü kaybetmesi sebebiyle müvekkiline ait aracın arka tamponuna çarpması neticesinde gerçekleştiğini, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, müvekkilinin geçici olarak...’de bulunduğundan müvekkiline ait ve Alman trafiğine kayıtlı araçta kaza sonrası meydana gelen zarar, Almanya’da bulunan ... Bilirkişi Bürosu tarafından düzenlenen 18.09.2023 tarihli bilirkişi raporu ile KDV dahil hasar miktarı 4.193,99 EUR, araç rayiç değeri 106.900,00 EUR olarak tespit edildiğini, buna göre meydana gelen hasarın tamirinin ekonomik olduğu, 2 No’ lu ZMMS sigortası davalı sigorta şirketince yapılan 02.02.2024 tarihli 7.680,00 TL kısmi ödeme tutarı ödeme tarihindeki kur (32,8299) dikkate alındığında kısmi ödemenin 233,93 EUR değerinde olduğunun, buna göre kısmi ödemenin mahsubuyla bakiye hasar bedeli 3.960,06 EUR tutarında olduğu, açıklanan nedenlerle ve fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla davamızın kabulüne; araçta meydana gelen 3.960,03 EUR bakiye hasar ve 1.300,00 EUR değer kaybı bedelinden oluşan toplam 5.260,06 EUR tutarındaki maddi tazminatın fili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru Türk Lirası karşılığının; 1 nolu davalıdan kaza tarihi olan 02.08.2023'den itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak, 2 nolu davalı ...Sigorta A.Z.'den (kaza tarihi itibariyle geçerli ZMMS bakiye poliçe teminat limiti olan 112.320,00 TL dikkate alınarak) temerrüt tarihi olan 13.01.2024'ten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte, 3 nolu davalı... Sigorta A.Z'den (kaza tarihi itibariyle geçerli ZMMS poliçe teminat limiti olan 2.000.000,00 TL dikkate alınarak) temerrüt tarihi olan 13.01.2024'ten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilin bilirkişi ücreti olarak ödediği 1.175,72 EUR’nun fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk lirası olarak yargılama giderlerinden sayılarak, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı...vekili, cevap dilekçesinde; Kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın, müvekkilin kiralama işinde kullandığı araçlardan biridir olduğunu, Müvekkilini ait firma olan... Rent a Car,...i Esen Sk. ... Kocasinan/ Kayseri adresinde araç kiralama alanında faaliyet gösterdiğini, bu nedenle davanın, müvekkili yönünden husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul etmemek kaydıyla, dava kapsamında talep edilen miktarlar, hasarın boyutu dikkate alındığında apaçık fahiş olduğunu, açıklanan bilgiler ve mahkememizce re'sen dikkate alınacak diğer hususlar ile birlikte; davacıların hukuki dayanaktan yoksun dava talebinin öncelikle usule ilişkin itirazlarımız nedeniyle olmak üzere, reddine; davanın, müvekkili yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davanın, kiralayan ...'a ihbarına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ...Sigorta şirketi vekili, cevap dilekçesinde; Yetki itirazları olduğunu, sigorta şirketine başvuru şartı sağlanmadığı, müvekkil şirket tarafından dava konusu maddi hasar talebine ilişkin aracın onarımı için ekspertiz raporu doğrultusunda 02/02/2024 tarihinde Av....a 7.680,00-TL maddi hasar bedeli ödendiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, hasar bedeli hesaplamasının sigortacılık teamülüne ve mevzuata uygun şekilde yapılması gerektiğini, yabancı plakalı araçlar için genel şartlar uyarınca değer kaybı talep edilebilmesi mümkün olmadığını, davacının görevlendirdiği eksper raporu esas alınarak karar verilemeyeceğini, açıklanan ve re’sen nazara alınacak nedenlerle; davacının asıl ve birleşen davasının reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı... Sigorta şirketi vekili, cevap dilekçesinde; Davacı yanın, dava açmadan önce müvekkili şirkete, 2918 sayılı KTK. Madde 97 uyarınca müvekkili şirkete 03.01.2024 tebliğ tarihli noter ihtarı ile müvekkil şirket nezdinde 43/5765465 no’ lu hasar dosyası açılmış ve müvekkili şirkete İMM sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın ZMSS poliçesini düzenleyen ...Sigorta A.Ş. 'de bulunan kaza tarihi itibarıyla geçerli olan 120.000,00 TL Poliçe teminatının başvuru tarihi itibarıyla bitmiş olması nedeniyle; davacı yana ait aracın yabancı plakalı olması nedeniyle yeşil kart poliçesinin sunulmaması nedeniyle hasar tazmin talebi değerlendirmeye alınamadığını, Ankara Adli Tıp Trafik İhtisas Daire Başkanlığından ya da Karayolları Fen Heyeti tarafından kusur raporunun düzenlenmesine karar verilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle tüm itirazlarımız saklı kalmak kaydıyla hukuki dayanaktan yoksun haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLER: ZMMS poliçesi, kaza tutanağı, hasar dosyası, bilirkişi raporları delil olarak değerlendirilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 12/07/2024 tarihli raporuna göre; "... Takdiri Sayın Mahkemede olmak üzere; Kusur yönünden; Davalı ...' in maliki olduğu aracı kullanan dava dışı sürücü ... (...) sevk ve idaresindeki kamyoneti ile bahse konu olay mahallinde bulunduğu esnada, önce dörtlü ikaz lambalarını yakması, sonrasında yol üzerinde bulunan hareketli hareketsiz araç trafiğini nazari dikkate alıp iç ve dış dikiz aynaları ile gerisine ilişkin kontrolleri yaparak geri manevralarını çok daha dikkatli ve duyarlı bir şekilde yapması gerekirken sürücü belirtilen hususlara uymadığı, park halindeki araç trafiğine gereken dikkat ve özeni göstermediği, iç ve dış dikiz aynaları ile gerisine ilişkin kontrollerini yeterince yapmadan, bulunduğu yol üzerinde geri geri manevra yapıp, park halindeki araca çarparak karıştığı olayda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 67/b (Yönetmelikte belirtilen şartlar dışında geriye dönmek veya geriye gitmek yasaktır. İzin verilen hallerde bu manevraları yapacak sürücüler, karayolunu kullananlar için tehlike veya engel yaratmamak zorundadır) maddesinde belirtilen hükmünü ihlal etmekle kazanın oluşumunda etken olduğu; Davacı ...' ın maliki olduğu park halindeki araç (... yabancı plakalı) olay mahallinde yolun kenarında park halinde bulunurken, dikkatsiz ve kontrolsüz bir şekilde geri geri manevra ile gelip park halindeki araca çarparak kazaya sebebiyet veren sürücüye karşı, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile ilgili mevzuatı ihlal eden zararlı sonuç üzerinde, kazanın oluşumunda etken olmadığı; Aracın hasar onarım bedeli ile ilgili olarak; 1) Onarım bedelinin toplamda Almanya Bilirkişi raporuna göre; 1.949,71 EUR yedek parça, 1.535,66 EUR işçilik olmak üzere toplam hasar bedelinin 3.524,36 EUR+KDV, KDV Dahil 4.193,99 EUR olduğu, Netice olarak tarafımızca belirlenen onarım bedelinin aşağıda ki gibi olduğu; Hasar Bedeli ile ilgili olarak; Dosya kapsamında onarım faturası olmadığından dolayı hasar bedeli KDV Hariç ve KDV Dahil olmak üzere 2 türlü hesaplandığı, Onarım bedelinin toplamda 501,74 EUR yedek parça, 1.327,76 EUR işçilik olmak üzere toplam hasar bedelinin KDV Hariç 1.829,50 EUR, 347,60 EUR KDV İlavesi ile KDV Dahil 2.177,10 EUR olabileceği, ANCAK davalı sigorta şirketi tarafından 233,93 EUR ödendiği, ödenen bu miktarın düşülmesi durumunda bakiye hasar bedelinin, KDV Hariç 1.595,57 EUR (1.829,50 EUR –233,93 EUR = 1.595,57 EUR) veya KDV Dahil 1.943,17 EUR (2.177,10 EUR – 233,93 EUR = 1.943,17 EUR) olabileceği görüş, kanaat ve tespitine varılmıştır. Değer Kaybı Bedeli ile ilgili olarak; ... plaka sayılı aracın 2.el satışı esnasında değer kaybı bedelinin 750,00 EUR olabileceği görüş, kanaat ve tespitine varılmıştır. Bilirkişi Ekspertiz Hizmet Bedeli ile ilgili olarak; 1) ... şirketi motorlu araç bilirkişi 22.09.2021 tarih ve... nolu raporuna göre; 762,00 € temel ücret, fotoğraflar 60,00 €, fotoğraf sureti 15,00 €, yazım maliyetleri 36,00 €, yazı fotokopileri 10,00 € posta/telefon 15,00 €, söküm işleri 90,00 €, masrafı olmak üzere toplam KDV Hariç 988,00 EUR, KDV Dahil 1.175,72 EUR Bilirkişi/Ekspertiz Rapor Ücreti olduğu, (Toplam 4.193,99 EUR hasar bedeli için) 2) Yukarı kısımda açıklanan gerekçelerle TESPİT ve GÖRÜŞÜMÜZE göre BİLİRKİŞİ EKSPERTİZ ÜCRETİNİN 550,00 € temel ücret, fotoğraflar 60,00 €, fotoğraf sureti 15,00 €, yazım maliyetleri 36,00 €, yazı fotokopileri 10,00 € posta/telefon 15,00 €, söküm işleri 90,00 €, masrafı olmak üzere toplam KDV Hariç 776,00 EUR, KDV Dahil 923,44 EUR Bilirkişi/Ekspertiz Rapor Ücreti olduğu, (Toplam 2.177,10 EUR hasar bedeli için), Bilirkişi/Ekspertiz Rapor Ücretinin, yargılama gideri sayılıp sayılmayacağı hususunun hukuki bir konu olması nedeniyle, Sayın Mahkemenizin taktir ve değerlendirilmesine bırakıldığı..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. İzmir Adli tıp Kurumundan alınan 11/10/2024 tarihli rapora göre; "...Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; 1)Kusur yönünden: A) Sürücü ...'IN %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, B) Park halindeki ... plaka sayılı aracın kazanın oluşumunda etken olmadığı, 2) Hasar yönünden inceleme: - Kaza nedeniyle davaya konu otomobildeki hasarın 4.193,99 EURO olduğu, 3) Değer kaybı yönünden inceleme: - Kaza nedeniyle davaya konu otomobilde 1.300,00 EURO değer kaybı olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, davacıya ait ... plaka sayılı araç ile davalı...'in maliki olduğu, davalı ...Sigorta Anonim Şirketi'nin KZMMS sigorta poliçesi ile sigortalısı ve davalı... Sigorta Anonim Şirketi'nin İMMS sigorta poliçesi ile sigortalısı olan ... plaka sayılı araç arasında 02/08/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacıya ait araçta oluşan hasar zararının tazmini talebiyle açılmış maddi tazminat davasıdır. Davacı vekili dava dilekçesinde dava konusu kazanın davalı araç sürücüsünün kusuruyla gerçekleştiğini, davacıya ait aracın kaza nedeniyle 4.193,99-Euro hasar ve 1.300,00-Euro değer kaybı zararına uğradığını, davacıya ait aracın uğradığı zararların sürekli ikamet edilen Almanya ülkesi rayiçlerine göre belirlenmesi gerektiğini ve sair hususları ileri sürerek davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı... Sigorta A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde, davalı şirketin zarar veren aracın İMMS poliçesiyle sigortacısı olunduğunu, davalı şirketin sorumluluğunun ZMMS poliçe limiti bitiminde başladığını, davacıya ait aracın yeşil kart poliçesi bulunup bulunmadığının sorulması gerektiğini, kusur ve hasar yönünden zararın denetime açık bir şekilde ispat edilmesi gerektiğini ve sair hususları savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı ...Sigorta A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde, davalının azami poliçe limitiyle sorumlu olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, dava öncesi yazılı başvuru şartının yerine getirilmediğini, davacının aracını kasko poliçesi kapsamında yaptırıp yaptırmadığının araştırılması gerektiği, davalı şirketin 7.680,00-TL hasar ödemesi yaptığını ve bakiye borcu bulunmadığını, yabancı araçlar için değer kaybı zararı talebinde bulunulmasının mümkün olmadığını ve sair hususları savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı...vekili cevap dilekçesinde, davalının işleten sıfatının bulunmadığını, davalıya ait aracın kaza tarihinde ...'a ve 2.sürücü olarak ...'a kiralandığını, davalı ile kiralayanlar arasında uzun süreli kira sözleşmesi bulunduğunu, araç sürücüsünün kusurunun kabul edilmediğini, talep edilen hasar miktarlarının fahiş nitelikte olduğu ve sair hususlar savunularak davanın reddi talep edilmiştir. 2-Dava şartları ve ilk itirazlar yönünden yapılan incelemede; Davacı vekilinin zararın karşılanması talebiyle yazılı başvuru evrakını davalı sigorta şirketlerine e-posta yoluyla 29/12/2023 tarihinde gönderildiği, ödeme süresinin sona ermesinden sonra davanın ikame edildiği ve KTK 97. Maddesinde düzenlenen özel başvuru şartının yerine getirilmiş olduğu görülmüştür. Yetki itirazı yönünden yapılan incelemede, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 110. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C.7. Maddesi ile "Motorlu araç kazalarından dolayı hukukî sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." hükmü uyarınca davalı sigorta şirketlerinin İzmir ilinde ve mahkememiz yargı çevresi içerisinde Bölge Müdürlüğü yapılanması bulunduğu ve bir davalı yönünden yetkili olan mahkemenin diğer davalılar yönünden de yetkili olacağı gözetilerek yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Davalı... Sigorta Anonim Şirketi vekili, davacıya ait aracın Yeşil Kart poliçesi bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğine dair itirazda bulunmuş ise de, Yeşil kart poliçesi aracın seyahat sonucu bulunduğu yabancı ülkede düzenlenmiş zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi gibi kabul edilecek olup, buna göre yeşil kart sigortası anlaşmaya dahil birbirlerine seyahat edilecek yabancı ülkelerin zorunlu mali sorumluluk sigortalarını bir araya getiren beynelmilel bir sigorta poliçesi olarak tanımlanmaktadır. Somut olayda davacı taraf, kazada zarar gören taraf olup, zarar veren taraftan ve sigortacılarından zararının giderilmesi talebinde bulunmaktadır. Bu nedenle davacıya ait aracın yeşil kart poliçesi bulunup bulunmamasının somut uyuşmazlığa bir etkisi bulunmadığından davalı vekilinin bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir. 3-Davalı...vekilinin husumet yönünden itirazlarının incelenmesinde, davalı tarafça aracın uzun süreli kira sözleşmesiyle dava dışı ...'a kiralandığı savunulmuş ise de, cevap dilekçesi ekinde yer alan yazılı kira sözleşmesinde aracın alış tarihinin 27/07/2023 olarak gösterildiği fakat sözleşmede kiralama döneminin bitimine ilişkin bir bilgi bulunmadığı, Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü'nden celp edilen Kiralık Araç Bilgi Sistemi(KABİS) kayıtlarının incelenmesinde davalıya ait ... plaka sayılı aracın; -04/07/2023 tarihinde 1 günlük olarak...'a, -06/07/2023-21/07/2023 tarihleri aralığında 15 günlük olarak ...'a, -21/07/2023-26/07/2023 tarihleri aralığında 5 günlük olarak ...'ya, -26/07/2023-27/07/2023 tarihleri aralığında 2 günlük olarak ...'a, -27/07/2023-02/08/2023 tarihleri aralığında 6 günlük olarak ...'a, Kaza tarihi 02/08/2023'ten sonra; -03/08/2023-05/08/2023 tarihleri aralığında 3 günlük olarak ...'a, -05/08/2023-08/08/2023 tarihleri aralığında 4 günlük olarak ...'a, -08/08/2023-09/09/2023 tarihleri aralığında 1 ay 1 günlük olarak ...'a, Kiralandığının KABİS sistemine bildirildiği görülmüştür. KABİS'e girilen bilgiler bizzat davalı tarafça işlenmiş olup, buna göre davalıya ait aracın kaza tarihine kadar kısa süreli kira sözleşmeleriyle muhtelif kişilere kiralandığı, aracın son olarak kiralayan ...'ın ilk kez aracı 26/07/2023 tarihinde 2 gün kiraladığı ve kira süresinin bitiminde 6 günlük bir kiralama bilgisinin daha girildiği, dava konusu kazanın bu 6 günlük kira süresinin bitiminde 02/08/2023 tarihinde meydana geldiği, kaza sonrasında da yine aracın 03/08/2023-05/08/2023 tarihleri aralığında 3 gün kiralandığının sisteme bildirildiği, tüm bu verilerin irdelenmesinde kaza tarihi itibariyle davalıya ait aracın uzun süreli olarak kiralanmamış olduğu anlaşıldığı gibi gerek aracın kaza tarihi öncesindeki kiralamalarının kısa süreli olması gerekse kaza tarihi itibariyle kira süresinin bittiği dikkate alındığında, kaza tarihinden sonra gerçekleştirilen 1 aylık kiralamanın davacı zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, kaza tarihindeki işleten sıfatına göre değerlendirme yapıldığında kaza tarihi itibariyle davalının uzun süreli kira sözleşmesiyle aracı teslim ettiğini yazılı bir delille ispat edemediği gibi tam aksine aracın kısa süreli olarak kiralandığının KABİS kayıtlarıyla sabit olduğu gözetilerek davalı...'in araç üzerindeki işleten sıfatının kaza tarihi itibariyle devam ettiği değerlendirilmiş ve husumet itirazları yerinde görülmemiştir. 4-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun; 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir. Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. 5-Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu, İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası'nın ise ZMMS poliçesi limitinde kalan zararların karşılanmasının amaçlandığı zorunlu olarak yaptırılması gerekmeyen bir sigorta türü olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda, davalı ...Sigorta Anonim Şirketi'nin davalı...'e ait ... plaka sayılı aracın 27/06/2023-27/06/2024 tarihleri aralığında ZMMS sigorta poliçesi ile sigortacısı olduğu, kaza tarihi itibariyle poliçeden kaynaklanan davalı sorumluluğunun120.000,00-TL olduğu, davalı... Sigorta Anonim Şirketi'nin ise 05/07/2023-05/07/2024 tarihleri aralığında "Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi" ile aracın sigortacısı olduğu, poliçe klozları arasında bedeni ve maddi ayrımı yapılmaksızın 2.000.000,00-TL İhtiyari Mali Sorumluluk Sigorta teminatının yer aldığı görülmüştür. 6-Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." 50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." 7-Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış, -Fiilin hukuka aykırı olması -Zararın meydana gelmesi, -Kusur, -Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır. Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır. 8-Sorumluluğun meydana gelişinde tarafların öncelikle kusur durumlarının belirlenmesi gerekmektedir. Tarafların kusur durumlarına ilişkin yapılan bilirkişi incelemesinde dosyaya sunulan 12/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu kazanın ... plaka sayılı aracın dava dışı sürücüsü ...'ın KTK'nın 67/b maddesi yönünden kural ihlali bulunduğu, davacıya ait park halindeki araç yönünden ise kural ihlali bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği görülmüştür. Rapora karşı davalı taraf vekillerince itirazlar ileri sürülmüş ise de; dosya kapsamı, tarafların iddia, savunma ve itirazları ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu kazanın dava dışı araç sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki aracın park etme sırasında geriye doğru kaçırılması nedeniyle kazanın meydana geldiği, davalının park sırasında gerekli dikkate ve özeni göstermemek suretiyle motoru stop etmek suretiyle duran aracı etken fren tertibiyle durdurulmaması suretiyle asli ve tam kusurlu olarak kazaya sebebiyet verildiği anlaşıldığından davalıların maliki ve sigortalısı aracın sürücüsü dava dışı ...'ın asli ve %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir. 9-Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrar kazanmış uygulamasına göre (Örn:2021/26157 E. 2022/1048 K.) sürekli olarak yabancı ülkelerde ikamet eden kişilerin yine yabancı plakalı araçlarının...'de uğradığı zararların kendi ülkelerinde onarımının yapılabileceği, zarar görenin aracını...'de onarmaya zorlanamayacağı, bu hususta zararın tespitinde araç şayet onarımı mümkün ve ekonomik ise sürekli ikamet edilen ülke rayicindeki onarım bedeli, şayet aracın onarımı ekonomik değil ise sovtaj değerinin araç rayiç değerinden düşülmesi suretiyle tespit edilecek gerçek zararın baz alınması gerekmektedir. Şayet araç sürekli ikamet edilen ülkeye götürülmeksizin...'de bırakılmış ve Gümrük İdaresi'ne terk edilmiş ise zarar miktarı sürekli ikamet edilen ülkedeki aracın rayiç değeri ile...'deki onarım bedelinden hangisi daha düşük ise bu miktar baz alınarak zararın hesaplanması gerekmektedir. Kusur durumlarının tespiti sonrasında ise haksız fiil tazminatının şartlarından olan zarar yönünden yapılan incelemede dosyaya sunulan 12/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait aracın kaza tarihi itibariyle kazasız rayiç değerinin 106.900,00-Euro olduğu, aracın onarımının KDV dahil 4.193,99-Euro olacağı, aracın onarımı sonrasında 750,00-Euro değer kaybı oluşacağı yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı davacı ve davalı taraf vekillerince itirazlar ileri sürülmüş olup mahkememizce yapılan incelemede davacı tarafça dosyaya sunulan ekspertiz raporunda gösterilen zarar ile dosyaya sunulu bilirkişi raporunda tespit edilen zarar miktarları arasında farklılık oluştuğu görüldüğünden ekspertiz ücreti ile rapor arasında oluşan çelişkinin giderilmesi için ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alınmıştır. ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 11/10/2024 tarihli heyet raporunda davacıya ait aracın rayiç değerinin 106.900,00-TL olduğu, davacıya ait aracın onarımının 4.193,99-Euro olduğu ve aracın kaza nedeniyle 1.300,00-Euro değer kaybı zararı oluştuğu yönünde görüş bildirilmiştir. ATK Trafik İhtisas Dairesi raporuna karşı davalı sigorta şirketi vekilleri tarafından sair itirazlar ileri sürülmüş ise de davacı tarafça fiziki inceleme sonucu yaptırılan ekspertiz ile araçta uygulanması gereken onarımların ve değer kaybı zararının gerek bilirkişi raporu ile gerekse ATK Trafik İhtisas Dairesi raporu ile uygun bulunduğu, ATK görüşü ile davacıya ait aracın 1.300,00-Euro değer kaybı zararına uğradığının belirtildiği, davacıya ait araçta meydana gelen hasar sonucu görülen onarım ve aracın Km, model ve segment ile rayiç değerine göre 1.300,00-Euro değer kaybı zararının makul bir düzeyde olduğu değerlendirildiğinden itirazlar yerinde görülmemiş ve ATK Trafik İhtisas Dairesi raporu hükme esas alınarak davaccının 4.193,99-Euro hasar ve 1.300,00-Euro değer kaybı zararı oluştuğu tespit edildiğinden davanın tüm davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir. 10-Davalı ...Sigorta Anonim Şirketi tarafından dava öncesinde davacı vekiline 02/02/2024 tarihinde 7.680,00-TL kısmi ödeme gerçekleştirildiği, kısmi ödemenin gerçekleştirildiği tarih itibariyle Merkez Bankası Efektif Satış Kuru 32,8299-TL üzerinden 233,93-Euro kısmi ödemenin mahsubu sonrası davacının bakiye hasar bedeli zararının 3.960,06-Euro ve 1.300,00-Euro değer kaybı zararı olmak üzere toplam 5.260,06-Euro olduğu anlaşılmıştır. Davalı ...Sigorta Anonim Şirketi'nin poliçe limitinden kaynaklanan sorumluluğu 120.000,00-TL olup dava öncesi yapılan 7.680,00-TL kısmi ödeme sonra bakiye sorumluluğun 112.320,00-TL olduğu anlaşıldığından davalının sorumluluğu bu miktarla sınırlandırılmıştır. Davalı... Sigorta Anonim Şirketi'nin sorumluluğu ise davalı ZMMS sigortacısı ...Sigorta Anonim Şirketi'nin bakiye poliçe limitinden kaynaklanan sorumluluğunun sona ermesinden sonra başlayacağından zarar miktarı olarak tespit edilen 5.260,06-Euro'dan 112.320,00-TL sonrası başlamak ve 2.000.000,00-TL poliçe limiti aşılmamak kaydıyla sorumlu tutulmuştur. Davalı...aracın maliki ve işleteni olarak kabul edildiğinden(Bkz. Gerekçenin 3 nolu paragrafı) herhangi bir sınırlama öngörülmeksizin diğer davalılarla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur. 11-Davalı sigorta şirketleri yönünden yazılı başvuru sonrası temerrüt tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği ve 13/01/2024 tarihinden, davalı araç maliki yönünden haksız fiil tarihinden itibaren sorumluluk doğduğundan haksız fiil tarihi olan 0208/2023'ten itibaren faize hükmedilmiştir. Dava konusu alacak yabancı para cinsi olmakla yürütülecek faiz türü olarak 3095 sayılı yasasının 4/a maddesi uyarınca hesaplanacak değişken oranlı faiz belirlenmiştir. 12-Davacı tarafça ayrıca ekspertiz ücreti talebinde bulunulmuş olup, yerleşik yargısal uygulamalar doğrultusunda dava öncesi aracın hasarının tespitine yönelik yaptırılan ekspertiz incelemelerinin yargılama giderlerinden sayılabileceği, somut olayda Almanya ülkesinde yaptırılan ekspertiz incelemesinin emsal nitelikte dosyalarda alınan ekspertiz hizmet ücretleri ile uyumlu olduğu, bu tutarın da yargılama giderleri kapsamına dahil edilebileceği gözetilerek ekspertiz ücreti harcamasının yargılama giderlerine dahil edilmesine karar verilmiştir. Ekspertiz ücreti harcaması Euro olarak gerçekleştirilmiş olup, Euro alacağın Türk Lirası karşılığının hangi tarihteki kur üzerinden belirlenmesi gerektiği yönünde istikrarlı bir yargısal uygulama bulunmadığı görülmekle birlikte, son güncel Yargıtay 4.Hukuk Dairesi kararında, ekspertiz ücretinin ekspertiz tarihindeki Türk Lirası kuru üzerinden yargılama giderlerine dahil edilmesi gerektiği yönünde hüküm kurulduğu(Davacı tarafından faturası sunulan 2.539,00 Euro ekspertiz ücretinin yargılama giderleri içerisinde yer alması doğru ise de ekspertiz raporunun alındığı tarihteki euro kuruna göre Türk Lirasına çevrilerek kusur oranı ile dava kabul-red oranı uygulanarak hükmedilecek tutarın belirlenmesi gerekirken eksik yargılama giderine hükmedilmesi doğru olmayıp bozma sebebi ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir." Yargıtay ...Hukuk Dairesi'nin ... Karar sayılı 13/02/2024 tarihli ilamı) gözetilerek, 1.175,72-Euro ekspertiz ücretinin rapor tarihi 18/09/2023 tarihli Merkez Bankası Efektif Satış Kuru Türk Lirası 28,8705-TL ile tespit edilen 33.943,62-TL yargılama giderlerine dahil edilmiştir. 13-Davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Davalı ...Sigorta Anonim Şirketi Aleyhinde poliçe limiti nedeniyle 112.320,00-TL ile sınırlı olarak ve davalı... Sigorta Anonim Şirketi yönünden ise 112.320,00-TL'nin üzerinde yer alan dava tarihi itibariyle 61.557,59-TL miktar üzerinden hüküm kurulmuş olup, emsal nitelikteki yargılama dosyalarında davalı sigorta şirketlerinin yargılama giderlerinden sorumluluğunun nasıl belirlenmesi gerektiği hususundaki: "Davalı sigorta şirketinin kaza tarihi olan 2020 yılı itibariyle poliçe limiti 41.000-TL olup, mahkemece de bu husus gözetilerek hüküm tesis edilmiş, birtakım yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden de poliçe limitindeki sorumluluğa orantılama yapılarak hüküm tesis edildiği anlaşılmış olup, hükmedilen tutara ve poliçe limitine göre harç ve vekalet ücreti yönünden hesapta bir hata yok ise de, yargılama giderleri (1.057,40-TL + 1.128,22-Euro) bakımından davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile orantılı olarak sorumlu olduğu belirtilmeksizin müteselsilen sorumlu tutulması doğru olmamış, yine davadan önce yasa gereği sigorta şirketine başvuru şartı bulunduğundan zorunlu arabuluculuk kapsamında olmadığı halde davacı tarafça arabuluculuğa başvurulmuş olması nedeniyle bu giderin davacı tarafa yüklenmesi de gerekmekle, bu yönler bakımından davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf itirazları haklı görülmüş, peşin harç bakımından dava tarihindeki kur itibariyle hükmedilen tutarın karşılığına ve peşin harç tutarına göre davalının da sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik görülmemiş, yukarıda belirtilen yanlışlığın giderilmesi ise yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2. madde uyarınca hükmün Dairemizce bu yön itibariyle düzeltilerek yeniden hüküm tesis edilmesi gerekmiştir."(İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi'nin...Karar sayılı 03/07/2024 tarihli ilamı) emsal nitelikteki istinaf ilamları dikkate alınarak davalı sigorta şirketlerinin yargılama giderlerinden toplam dava değeri ve sorunlu tutuldukları miktarlar dikkate alınarak belirlenmiştir. 14-Her ne kadar davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; "6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir. Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır. Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." (Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar sayılı ilamı) Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur. "(İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nin 2024/762 Esas 2024/687 Karar sayılı 25/04/2024 tarihli ilamı) Yukarıda alıntılanan Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamasına göre, sigorta şirketine yazılı başvuru dava şartının bulunduğu uyuşmazlıklarda arabuluculuk başvuru şartı zorunlu olmadığı halde davacı tarafça bu yola gidilmesi halinde bu tutarın davacıya yükletilmesi gerekmektedir. Zira dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya ödenen ücretin davalıya yükletilebilmesi için uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olması gerekmekte olup, yukarıda da açıklandığı üzere somut uyuşmazlıkta alternatif uyuşmazlık çözüm yolu benimsendiğinden ayrıca arabuluculuk başvurusunda bulunulmasına gerek bulunmadığı halde arabuluculuk başvurusu yoluna gidilerek yargılama gideri sarfiyatı yapıldığı anlaşıldığından, mahkememizce Yargıtay ve istinaf uygulaması dikkate alınarak, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, 3.960,06-Euro hasar zararından kaynaklanan maddi tazminat ve 1.300,00-Euro Değer kaybı zararından kaynaklanan maddi tazminat toplamı 5.260,06-Euro maddi tazminatın davalı ...Sigorta Anonim Şirketi'nin sorumluluğu 112.320,00-TL poliçe limitini aşmamak ve davalı... Sigorta Anonim Şirketi'nin sorumluluğu zararın zorunlu mali sorumluluk sigortası bakiye poliçe limiti olan 112.320,00-TL'lik kısmının üzerinde kalan zarar miktarından başlamak ve 2.000.000,00-TL ihtiyari mali sorumluluk sigorta poliçe limitini aşmamak üzere, davalı...yönünden haksız fiil tarihi 02/08/2023, davalılar ...Sigorta Anonim Şirketi ve... Sigorta Anonim Şirketi yönünden temerrüt tarihi 13/01/2024 tarihden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesine göre işletilecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı TL olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 11.877,58-TL harçtan peşin olarak alınan 2.969,40 -TL harcın mahsubu ile bakiye 8.908,18-TL bakiye karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, davalı ...Sigorta Anonim Şirketi'nin harcın yalnızca 4.703,17-TL'lik kısmından ve davalı... Sigorta Anonim Şirketi'nin ise harcın yalnızca 1.235,60-TL'lik kısmından sorumlu tutulmalarına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.969,40-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yargılama gideri olarak sarf edilen 427,60-TL başvuru harcı, 664,00-TL posta ücreti, tebligat ücreti ve 5.600,00-TL bilirkişi ücreti, yargılama gideri kapsamına alınan (1.175,72-Eurox28,8705)=33.943,62-TLolmak üzere yapılan toplam 40.635,22-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ...Sigorta Anonim Şirketi'nin yargılama giderlerinden yalnızca 26.249,20-TL'lik kısmından ve davalı... Sigorta Anonim Şirketi'nin yargılama giderlerinden yalnızca 14.386,02-TL'lik kısmından sınırlı olarak sorumlu tutulmalarına, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı...vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/12/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır