İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/22301 E. 2021/8055 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/22301
Karar No
2021/8055
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/265 Esas KARAR NO :2024/577 DAVA:Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) DAVA TARİHİ:19/04/2021 KARAR TARİHİ:04/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ... şirketinde, ... sayılı Yangın Poliçesi ile sigortalı bulunan ... Gıda San. Ve Tic. A.Ş.'ne ait ... Cd. ... Mevkii No:307 ... adresli iş yerinde 19.01.2019 tarihinde sigortalı işletmenin çatı katında yangın meydana geldiğini, hasar yangın raporu ve olayla ilgili uzmanlarca yapılan incelemelere göre, hukuken bina malikinin, davalı Şirket sigortalısının sorumluluğunda olan tesisat/donanımlar, bunlarla ilgili temin, tesis, kontrol, koruma başta sorumluluklarının yerine getirilmemesi sebebiyle zararın meydana geldiği anlaşıldığını, Örneğin yangınla ilgili bölümlerden elektrik panosu üzerinde elektriksel yangınların korunması amacıyla yasal olarak bulunması gerekli olan 300 mA eşik değerli yangın koruma rölesinin bulunmadığı ve eksik/hatalı şekilde teslim edildiği anlaşıldığını, davalı taraf sigortalısı bu sebeple kusurlu ve zarardan sorumlu olduğunu, müvekkil sigorta şirketi ile yangından hasar gören sigortalı arasında kurulan sigorta sözleşmesi gereğince, müvekkil toplam hasarın 25.000,00 USD tutarındaki kısmını 15.05.2019 tarihinde ve 32.384,51 USD tutarındaki kısmını 08.03.2019 tarihinde doğrudan, kalan 17.055,73 USD tutarını da 08.03.2019 tarihinde sigortalısının borcundan ötürü mahsuplaşma suretiyle ödendiğini, halefiyet nedeniyle müvekkil sigorta şirketinin sigortalısına ödediği 73.602,61 USD hasar tazminatını ve 844,17 USD emtia kaldırma masrafını yangının çıkmasında kusuru bulunan bina malikinin sigorta şirketi olan davalı sigorta şirketine başvurularak zararın tazmini istendiğini, olayla ilgili davalı şirkette ... nolu hasar dosyası açıldığını ancak davalı şirket tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak zararın karşılanmayacağının bildirildiğini belirterek, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla Sigorta poliçesi gereği müvekkil Şirket tarafından ödenen toplam zarar 74.440,24 USD karşılığı 409.646,09 TL'nin, davalının temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı ... ve diğer hissedarlara ait, ... Mah. E-5 Yan Yol, N:307 adresinde ki işyeri, ... numaralı, 21.12.2018- 31.12.2019 vadeli Ticari Paket Sigorta Poliçesi ile müvekkil sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, İlgili sigorta poliçesinde, yangına bağlı Kiracı Mali Mesuliyet Sorumluluğu 500.000,00-USD limitli olarak verildiği, Dava konusu sigortalı bina, 16.07.2003 tarihli Kira Sözleşmesi ile davacı sigorta şirketinin sigortalısı ... Gıda San. Ve Tic. A.Ş'ye kiraya verilmiş olup kiracının kullanımında iken 19.01.2019 tarihinde meydana gelen yangın hadisesi sebebiyle hasara uğradığı, İtfaiye Yangın Raporu, Eksper Raporları ve Bilirkişi Raporlarında yer alan tespitler uyarınca, dava konusu yangın hadisesinin meydana gelmesinde davacı şirket sigortalısı asli ve tam kusurlu olup davacı şirketin halefiyete dayalı rücu davası açmasının mümkün olmadığı, Yapı Malikinin BK 69. Madde hükmü uyarınca sorumlu tutulabilmesi için hasarın, taşınmazın yapımı ve bakımında ki bir eksiklik ya da ayıptan kaynaklanması ve illiyet bağını kesen hallerden birinin olmaması gerektiğini, davacı iddialarının kabulü anlamına gelmemek kayıt ve şartıyla, dava konusu yangın nedeniyle bina malikinin BK 69. Madde gereği sorumluluğunun bulunduğunun kabulü halinde dahi, zarar görenin eylemi, zararın oluşumunda etkili olduğu ölçüde (müterafik kusur) davalının mahkum edileceği tazminat miktarından o kadar indirim yapılması gerektiğini, tapu kayıtlarının celp edilmesi ile de anlaşılacağı üzere sigortalı binanın %95 hissesi sigortalılara ait olup bu husus sigorta poliçesi üzerine de derc edildiğini, bu nedenle bina malikine kusur izafe edilmesi halinde dahi müvekkil sigorta şirketi bu kusur oranına tekabül eden tazminat tutarının % 95'i nispetinde sorumlu olacağı, davacı şirket, dava konusu hasar nedeniyle sigortalısına toplam 74.440,24-USD ödeme yaptığını beyan etmişttiğini, Davacı taleplerinin sigorta poliçesinin teminatı kapsamında kaldığının kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak davacının sigortalısına ödediği tazminatın kadri maruf olup olmadığı ve teminat kapsamında yer alıp almadığının da tespitini talep ettiğini belirterek, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, dava dışı sigortalı şirketin iş yerinde çıkan yangın nedeniyle davacının dava dışı sigortalıya ödediği bedelin rücuen tahsiline ilişkin tazminat davasıdır. Tarafların delilleri toplanmış, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi heyeti 08/08/2022 tarihli raporlarında özetle; dosya konusu yangın olayının kasten başlatılmış bir yangın olayı olmadığı, Yangının çatı katında ki aydınlatma tesisatında ve ekipmanlarında yukarıda detaylandırıldığı şekilde elektriksel ısınma kaynaklı başladığı, Yangının başladığı yerde ki tavan yüksekliği ve olay mahallinde insan bulunmadığı için yangının başlangıç aşamasında fark ve yangına müdahale edilemediği için yangının kendi kimyasal seyrinde devam ederek geliştiği ve çatı katının büyük bir bölümünde hasara ve maddi zarara neden olduğu,Dosya konusu yangının başlamasının, geç fark edilmesinin ve hasarın artmasının temel-kök sebebinin çatı kartında ki aydınlatmaekipmanlarını besleyen elektrik panosunda kaçak akım rölesinin olmaması olduğu, davacıya ait ... fabrikasının üretimlerinde oluşan hasarın; Davalı şirketin kusuruyla oluştuğunu fiilen kanıtlayıcı belgelerle ortaya koyulmadığı, raporumuzun teknik bölümünde tespit edildiğinden davacı sigorta şirketinin TTK 1472 halefiyet prensibi koşullarının oluşmadığı hususu tespit ve rapor edilmiştir.Davacı vekilinin rapora beyan ve itirazları hususunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti 05/01/2023 tarihli ek raporlarında özetle; TBK m. 69 kapsamında yapı malikinin sorumluluğundan bahsedebilmek için yapılıştaki bozukluk veya bakım eksikliği ile zarar arasında uygun nedensellik bağının bulunması, zararın binanın yapılışındaki bozukluk veya bakımındaki eksiklikten yahut her ikisinden ileri gelmiş olması, zararın meydana gelmiş olması ve yapı eserinin bulunması gerektiği, huzurdaki olayda, çatı katının yapı eseri niteliğinde olduğunun açık olduğu, davacı tarafından sigortalısına yapılan ödeme dekontları ile zararın oluştuğunun görüldüğü, kaçak akım rölesinin bulunmamasının binanın yapılışındaki bozukluk ve/veya bakımındaki eksiklikten ileri geldiği, uygun illiyet bağının bulunduğu, dosyaya mübrez belgelerde, çatı katında bulunması zorunlu bir çalışan olması gerektiği bilgisi yer almadığından, çatı katında hiç insan olmamasının nedensellik bağını kesecek nitelikte yoğunlukta olmadığı hususu tespit ve rapor edilmiştir.Kök ve ek rapor birlikte değerlendirildiğinde davacının dava dışı sigortalısına ödediği hasar bedeline ilişkin olarak talep ettiği rücu alacağının kadri marif olup olmadığı hususunda önceki bilirkişi heyetinin uzmanlık alanları bulunmadığından yeniden oluşturulan bilirkişi heyetinden bu hususta rapor alınmıştır.Bilirkişi heyeti 07/08/2023 tarihli raporunda özetle; 19.01.2019 tarihinde Davacı sigortalı ... Gıda San. ve Tic. A.Ş.’ nin kiracı olarak bulunduğu ... Cad. ... Mevkii No:307 ... adresinde bulunan taşınmazın/ işyerinin çatı katı katında meydan gelen yangın sonucunda, işyerine ait ürün/malzemelerde zarar meydana geldiği, itfaiye raporunda yangın sonrası yapılan incelemelere istinaden hasara uğrayan ürünlere/malzemelere ilişkin tespitlere yer verildiği, ... Ekspertiz Şirketi tarafından yangın olayı sonrasında binada hasar gören malzeme/ürünlere ilişkin detaylı incelemeler ve tespitler yapılmış olduğunun düzenlenen ekspertiz raporu içeriğinden anlaşıldığı, ekspertiz raporunda meydana gelen yangın sonucunda 393.965,33TL(73.602,61USD) hasar tazminat bedeli ve 4.518,50TL(844,17USD) emtia kaldırma masrafının belirlendiği, piyasa koşullarında yapılan araştırmalar ve dosyaya ibraz edilmiş faturaların incelenmesi sonucunda hasar/zarar gördüğü belirlenen emtialara ait birim fiyatların yangın olayının olduğu tarihte piyasa şartlarında kadri maruf olduğu hususu tespit ve rapor edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; Mahkememizce alınan 08/08/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, dosyaya konu yangın olayının kasten başlatılmış bir yangın olayı olmadığı, Yangının çatı katında ki aydınlatma tesisatında ve ekipmanlarında elektriksel ısınma kaynaklı başladığı, Yangının başladığı yerde ki tavan yüksekliği ve olay mahallinde insan bulunmadığı için yangının başlangıç aşamasında fark ve yangına müdahale edilemediği için yangının kendi kimyasal seyrinde devam ederek geliştiği ve çatı katının büyük bir bölümünde hasara ve maddi zarara neden olduğu,Dosya konusu yangının başlamasının, geç fark edilmesinin ve hasarın artasının temel-kök sebebinin çatı kartında ki aydınlatma ekipmanlarını besleyen elektrik panosunda kaçak akım rölesinin olmaması olduğu belirlenmiş, aynı zamanda oluşan hasarın; Davalı şirketin kusuruyla oluştuğunu fiilen kanıtlayıcı belgelerle ortaya koyulmadığı tespit edildiğinden davacı sigorta şirketinin TTK 1472 halefiyet prensibi koşullarının oluşmadığı kanaati bildirilmiş olup, taraf vekillerinin rapora itirazları üzerine özellikle TBK 69 kapsamında sorumluluğun değerlendirilmesi için heyete borçlar hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi eklenmek suretiyle oluşturulan heyetten alınan 05/01/2023 tarihli heyet raporunda TBK madde 69 kapsamında yapı malikinin sorumluluğundan bahsedebilmek için: Yapılıştaki bozukluk veya bakım eksikliği ile zarar arasında uygun nedensellik bağının bulunması, zararın binanın yapılışındaki bozukluk veya bakımındaki eksiklikten yahut her ikisinden ileri gelmiş olması, zararın meydana gelmiş olması ve yapı eserinin bulunması gerektiği, Huzurdaki olayda, çatı katının yapı eseri niteliğinde olduğunun açık olduğu, davacı tarafından sigortalısına yapılan ödeme dekontları ile zararın oluştuğunun görüldüğü, kaçak akım rölesinin bulunmamasının binanın yapılışındaki bozukluk ve/veya bakımındaki eksiklikten ileri geldiği, uygun illiyet bağının bulunduğu, Dosyaya mübrez belgelerde, çatı katında bulunması zorunlu bir çalışan olması gerektiği bilgisi yer almadığından, çatı katında hiç insan olmamasının nedensellik bağını kesecek nitelikte yoğunlukta olmadığı tespit edilmiş, netice olarak alınan rapor içeriğine göre yangın olayının gerçekleşmesinde kaçak akım rölesinin bulunmamasının binanın yapılışındaki bozukluk ve/ veya bakımındaki eksiklikten ileri geldiği ve TBK 69. maddesine göre yapı malikinin sorumluluğunda olan bu durum nedeniyle davalıya sigortalı olan yapı malikinin kusursuz sorumluluğu koşullarının oluştuğu kanaatine varılmış, akabinde davacının dava dışı sigortalısına ödediği hasar bedelinin yerinde olup olmadığı değerlendirmesi için emtialara göre belirlenen uzmanlık alanlarında olan bilirkişilerden alınan 08/08/2023 tarihli heyet raporunda davacı tarafından dava dışı sigortalıya ödenen bedele ilişkin yapılan değerlendirmede, faturaların incelenmesi sonucunda hasar/zarar gördüğü belirlenen emtialara ait birim fiyatların yangın olayının olduğu tarihte piyasa şartlarında kadri maruf olduğu belirlenmiştir. Netice olarak dosya kapsamına göre alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, yangın olayının gerçekleştiği adreste davacının sigortalısı olan şirketin kiracı olduğu ve yangın nedeniyle uğranılan hasarlar nedeniyle davacı tarafça sigortalısı olan dava dışı (kiracı) şirketi poliçe kapsamında hasar tazminatı ödediği ve hasarın gerçekleşmesinde (kaçak akım rölesinin bulunmamasının binanın yapılışındaki bozukluk ve/veya bakımındaki eksiklikten ileri gelmesi ve bu eksikliğin yapı malikinin sorumluluğunda olması nedeniyle) davalının sigortalısı olan yapı malikinin TBK 69. maddesi kapsamında sorumluluğunun bulunduğu değerlendirildiğinden ve ödenen bedelin kadri maruf olduğu belirlendiğinden davacının ödenen hasar bedeli nedeniyle sorumlu olan taraftan ödenin bedeli rücuen talep hakkı olduğu değerlendirilmiştir. Dosya içeriği incelendiğinde, davacının dava dışı sigortalısına 08/03/2019 tarihinde 32.384,51 USD, 08/03/2019 tarihinde 17.055,73-USD ve 15/05/2019 tarihinde 25.000-USD olmak üzere toplam 74.440,24 USD ödediği ve dava dilekçesinde açıkça toplam ödenen 74.440,24-USD karşılığı olarak 409.646,09 TL'nin davalının temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsilin talep ettiği, davalı tarafın ise cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunduğu görülmüştür. Rücu alacağı talebinin içeriğinin yerinde olup olmadığı ve sorumluluk hususunda esası incelenerek yukarıda değerlendirilmişse de davalının zamanaşımı itirazı nedeniyle, davacının alacağının davalıdan talep edilebilmesi hususunda usul bakımından inceleme yapmak gerekmektedir. Emsal niteliğindeki İstanbul BAM 17. HD 2020/2384 Esas 2024/310 karar sayılı 07/03/2024 tarihli ilamında; "...Dava, sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkindir... ...İstinaf konusu edilen uyuşmazlık, sigortalının rücu alacağının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, hasarın meydana gelmesinde davalının kusuru ve sorumluluğu bulunup bulunmadığı noktasında toplanmıştır. Davalı tarafından, cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunulmuştur. Davanın esasına girilmeksizin usul kuralları çerçevesinde zamanaşımı def’inin değerlendirilmesi isabetli olacaktır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 23/12/2015 gün ve 2015/8847 esas, 2015/14886 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, davacı sigorta şirketinin halefiyet prensibine dayanarak açtığı davada sigortalı için geçerli olan zamanaşımı başlangıç tarihi ve süresi davacı sigorta şirketi için de geçerlidir 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 73. maddesi gereği; rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar... ...Sonuç olarak davanın rücuen tazminat talebi bakımından geçerli bulunan TBK 73. Maddesi gereği ödeme tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde davanın açılmadığı ve davalı tarafça da süresinde zamanaşımı def'inde bulunulduğu anlaşılmakla, mahkemece bu hususta bir değerlendirme yapılmaksızın işin esasına girilerek davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulması doğru olmamıştır. (Yargıtay 4. HD 2021/22301 E.-2021/8055 K.)..." denilmekte olup anılan emsal kararda da belirtildiği üzere ve yasal düzenleme gereğince davacının rücu alacağı için zamanaşımı süresi bakımından 6098 sayılı TBK'nın 73. Maddesi uygulanacak olup, bu durumda davacının rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacaktır. Davacı tarafça dava dışı sigortalısına 08/03/2019 tarihinde 32.384,51-USD, 08/03/2019 tarihinde 17.055,73-USD ve 15/05/2019 tarihinde 25.000-USD olmak üzere toplam 74.440,24 USD ödendiği belirlenmiş ve dava dilekçesi ekinde sunulan ve dosyaya taraflarca ibraz edilen tüm delil ve belgeler incelendiğinde, davacının rücu talebi ile ilgili eldeki dava açılmadan evvel davalıya başvuruda bulunduğuna dair herhangi bir belge bulunmadığından davacının eldeki dava ile talepte bulunduğu anlaşılmış, bu durumda TBK'nın 73. Maddesine göre ödeme tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresine ek olarak arabuluculuk sürecinin başladığı 17/12/2020 tarihinden arabuluculuk sürecinin tamamlandığı 13/01/2021 tarihine kadarki sürede geçen 28 günde zamanaşımı sürecinin durduğu da dikkate alındığında 08/03/2019 tarihinde yapılan iki ödeme için (2 yıllık zamanaşımı süresinde arabuluculuk sürecinde duran 28 gün de dikkate alındığında) zamanaşımı süresinin 05/04/2021 tarihinde dolduğu ve eldeki davanın ise 19/04/2021 tarihinde yani zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığı belirlendiğinden 08/03/2019 tarihinde ödenen 32.384,51-USD ve 08/03/2019 tarihinde ödenen 17.055,73-USD yönünden davacının alacağı zamanaşımına uğradığından, davacının toplam 74.440,24-USD alacağının (08/03/2019 tarihinde ödenen 32.384,51-USD ve 08/03/2019 tarihinde ödenen 17.055,73-USD olmak üzere) toplam 49.440,24-USD tutarındaki kısmı için zamanaşımı nedeniyle davanın reddine, 15/05/2019 tarihinde ödenen 25.000-USD tutarındaki kısım yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, dava dilekçesinde açıkça USD olarak ödenen bedelin TL cinsinden karşılığının ödenmesi talep edildiğinden davanın kısmen kabulü ile 49.440,24-USD karşılığı 272.070,60-TL tutarındaki kısma ilişkin talebin zamanaşımı nedeniyle reddine, 25.000,00-USD karşılığı 137.575,49-TL tutarındaki kısma ilişkin talebin dava açılmadan evvel davalıya başvuruda bulunulduğuna dair herhangi bir ihtar bulunmadığından dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın kısmen kabulüne, 137.575,49-TL rücu alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Fazlaya dair 272.070,60-TL rücu alacağı talebinin zamanaşımı nedeniyle reddine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 9.397,78-TL harçtan peşin alınan 6.995,74-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.402,04-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerekmekle,1.320,00 -TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 1.090,50-TL tebligat/ posta gideri, 11.100,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.190,50-TL'nin haklılık durumuna göre 4.094,05-TL tutarındaki kısmı ile 59,30-TL başvurma harcı, 6.995,74-TL peşin harç, 8,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 11.157,59-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 22.012,08-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 42.810,59-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/09/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2021/22301, K. 2021/8055, T. 19.01.2019, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-22301-e-2021-8055-k-3be297a09ffa