İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2021/189 E. 2022/769 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2021/189
- Karar No
- 2022/769
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/189 Esas - 2022/769 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/189 Esas KARAR NO : 2022/769
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ... - VEKİLİ : ... - ... DAVALI : ... - ... DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 05/08/2019 KARAR TARİHİ : 15/09/2022 KARARIN YAZILDIĞI TARİH: ... Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; kaza tarihinde, dava dışı borçlu ... adına kayıtlı bulunan ve davalı borçlu ...' un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, 25.07.2016 tarihinde Adana İli, ... İlçesi’nde, yapmış olduğu tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu konumunda bulunan ... yaralandığını, kaza yapan ... plakalı aracın olay tarihini kapsayan geçerli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi bulunmadığını. sebeple yaralanan ...'a 23.07.2018 tarihinde toplam 44.525.00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödeme sebebiyle davacının rücu hakkının doğduğunu, bu nedenle borçlu hakkında Adana 5. İcra Müdürlüğünün 2018/... E. Esas sayılı icra takibinin başlatıldığını, ancak borçlu tarafından icra takibine itiraz edilmesi sebebiyle takibin durdurulduğunu, bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı davaya cevap vermemiştir. Adana 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/... esas, 2020/... karar sayılı 26/11/2020 günlü kararı ile görevsizlik kararı verildiği ve mahkememize tevzi edilerek mahkememizin 2021/189 Esas sırasına kaydı yapıldığı görülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay’ca re'sen incelenir. Görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22/03/1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı ilamında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/11564 Esas-2019/7614 Karar sayılı ve 17/06/2019 günlü ilamı). Dosyanın incelenmesinde, davacı ve davalı arasında sigorta ilişkisi bulunmadığı, dava dışı hak sahibinin tacir olmadığı, onun halefi sıfatıyla eldeki davayı açan sigorta şirketinin hak sahibi üçüncü kişinin sahip olduğu hak ve yetkiden fazlasına ve farklısına sahip olamayacağı, bu sebeple uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmayıp haksız fiile dayalı rücuen tazminat niteliğindedir. Davanın açıklanan niteliğine göre, uyuşmazlıkta mahkememiz görevli değildir; görevli mahkeme genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'dir. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/202 Esas-275 Karar ve 25/02/2021 günlü ilamı da bu yöndedir. Tüm dosya kapsamına göre, 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi gereğince görev hususunun kamu düzenine ilişkin ve dava şartı niteliğinde olduğu, 6100 sayılı HMK.nun 115/1 maddesi gereğince dava şartlarının yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılacağının belirtildiği, davanın niteliği itibariyle mahkememizin görevli olmadığı, uyuşmazlığın çözümünde görevli ve yetkili mahkemenin Adana 7. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, kararın temyiz edilmeksizin kesinleşmesi halinde 6100 sayılı HMK.nun 21/1-c maddesi delaletiyle, 6100 sayılı HMK.nun 22/2 maddesi gereğince yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın mahkememizce Adana Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlığına gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nun 115/2 maddesi gereğince davanın DAVA ŞARTI NOKSANLIĞI NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, 2-MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 3-6100 sayılı HMK:nun 21/1-c maddesi gereğince görevli ve yetkili mahkemenin ADANA 7. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE, 4- Kararın temyiz edilmeksizin kesinleşmesi halinde; 6100 sayılı HMK.nun 21/1-c maddesi delaletiyle , 6100 sayılı HMK.nun 22/2 maddesi gereğince yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın mahkememizce İSTİNAF DAİRESİ BAŞKANLIĞINA GÖNDERİLMESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ NEZDİNDE İSTİNAF YOLU açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 15/09/2022
Katip ...
Hakim ...