İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2021/18 E. 2022/1020 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2021/18
- Karar No
- 2022/1020
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/18 Esas KARAR NO : 2022/1020
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... VEKİLLERİ : ... - ... ... - ... ... - ... ... - ... DAVALI : ... - ... ... DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08.01.2021 KARAR TARİHİ : 16.11.2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Davacı tarafından açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalı borçlu ile aralarındaki ticari ilişki nedeniyle doğan alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine Adana 2. İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, davalının ise hakkı kötüye kullandığını, borca ve faize itiraz ettiğini belirterek davalı borçlunun Adana 2. İcra Müdürlüğüne ait .../... esas sayılı dosyasına vaki itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunması nedeniyle %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, ticari satım nedeniyle düzenlenen hizmet faturalarından kaynaklı icra takibine davalının süresinde yaptığı itirazın iptali talebine ilişkindir. Adana 2. İcra Müdürlüğüne ait .../... esas sayılı dosyası, ...na,...ne yazılan müzekkerelere cevap verildiği ve dosya arasına alındığı görüldü. Adana 2. İcra Müdürlüğüne ait .../... esas dosyası mahkemiz dosyası arasına alındığı, dosyanın incelenmesinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, takibin 7.614,20-TL asıl alacak üzerinden başlatıldığı görülmüştür. Bilirkişi ...'e ait 30.12.2021 tarihli raporunda; ...'nin ...'den olan alacakla ilgili, bilirkişi sıfatıyla yapılan inceleme ve tespitlerin topluca değerlendirilmesi sonucunda ...'in ... yılı içerisinde kullandığı defterlerinin yasaların emrettiği şekilde usulüne uygun olarak tutulduğu, .... tarafından ... yılı içerisinde ... adına düzenlenen faturaların 3 adet ve toplamınınsa 12.614,20-TL olduğu, 15.08.2018 tarihinde yapılan 5.000,00-TL tutarlık kısmının tahsil edildiği ve ...'den olan alacak kalanı bakiyesinin 7.614,20-TL olduğu ve dava konusu olan bu alacağın kaynaklandığı faturaların, yasal defterlerine usulüne uygun şekilde kayıt edildiği, ... ile ticari ilişkinin nakliye hizmeti verildiği süreçte başladığı ve öncesinde herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı, ... adına verilen nakliye hizmeti mukabili düzenlenen fatura bedellerinin ödenmemesi nedeniyle, defterlerinde cari hesap ve kredili satış şeklinde takip edildiği, nakliye hizmeti mukabili ya da bedelinin ödenmesi hususunda aralarında vade içerir yazılı yada sözlü bir anlaşma olmadığı, fatura düzenlenme tarihinde nakliye hizmetinin ifası gerçekleştiği için alacağın tamamının muaccel olduğu ve icra takibinin başlatıldığı, yapılan ödemenin hangi nakliye hizmeti mukabili olduğu belirtilmemiş olduğundan, nakliye hizmetinin toplamından mahsup yapıldığı, ..., ... ile aralarında mutat hale gelmiş her hangi bir uygulama bulunmadığı yönünde rapor sunulmuştur. İtirazın iptali davası; takip talebine itiraz edilen alacaklı tarafından itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde borçluya karşı açtığı bir eda davasıdır. Ancak normal bir eda-alacak davasından farklı olarak icra takibi içerisinde açılır ve takip hukukuna özgü bir takım sonuçlar doğurur. İİK 67 maddesi uyarınca, takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, ret veya hükmolunan meblağın %20'den aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.(Yargıtay 15 HD nin 2018/2184.E, 2018/213.K sayılı benzer ilamı) Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; davacının ticari satım nedeniyle davalı adına düzenlendiği faturalardan kaynaklı başlatılan icra takibine süresi içinde yapılan itiraz sonrasında açılan itirazın iptali davasında alınan bilirkişi raporunda, davacının ticari defter ve belgelerini ibraz ettiği, davalının ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, davacı defterlerinin usulüne uygun tutulup sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalının defterlerini ibraz etmediği bu yönü ile davalı tarafın defterlerin incelenmesine engel olduğu, bunun sonucu olarak HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunun mahkemece kabul edildiği, diğer taraftan ise davacı tarafından düzenlenen faturaların BS formu olarak vergi dairesine bildirildiği, davalı tarafından da BA formu olarak bildirildiği, davalının davaya cevap vermediği, davacının dava dilekçesinde fatura konusu asıl alacak üzerinden takibe yapılan itirazın iptalini istediği, alacağın likit, takibe itirazda davalının haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın kabulü ile; 1-Adana 2. İcra Müdürlüğüne ait .../... esas sayılı dosyasına davalı ...'in yapmış olduğu itirazların iptali ile takibin 7.614,20-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, 2-Hükmedilen alacağın %20'si oranında olmak üzere 1.522,84-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 520,12-TL den peşin alınan 91,97-TL harcın mahsubu ile bakiye 428,15-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-AAÜT gereğince hesaplanan 7.614,20-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacının yapmış olduğu 977,20-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan 91,97-TL peşin harç, 54,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 146,37-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Ara buluculuk Bürosu tarafından Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı kanuna göre davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
8-Fazla yatan avans var ise Adalet Bakanlığı HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesine göre, karar kesinleştikten sonra talep sahibine elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise PTT aracılığı ile adreste ödemeli gönderilmesine, (gönderme masrafının avanstan karşılanmasına ), Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe veya zabıt katibine yapılacak beyanla Adana İstinaf Mahkemesi’nin ilgili dairesine gönderilmek üzere Mahkememize yapılacak olan istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.
Katip ... e- imzalıdır
Hakim ... e- imzalıdır