İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1405 E. 2024/1140 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1405
Karar No
2024/1140
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : DAVA TARİHİ : 22/12/2023 KARAR TARİHİ : 19/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde saat ... sıralarında ... meydana gelen maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasında; marka, renk ve plakası belli olmayan bir otomobilin Müvekkil ... “a çarpması sonucu müvekkilinin ağır bir şekilde yaralandığını, ... tarihli dilekçeleri ile davalı ... müvekkili için poliçe limiti dahilinde daimi maluliyet tazminat tutarının ödenmesi talebinde bulunduklarını belirtmiş ve yasal süre geçmesine rağmen tarafımıza herhangi bir ödeme yapılmadığını, Sürekli İş göremezlik tazminatı için 100 TL'nin mahkemece yapılacak incelemelere ve konusunda uzman bilirkişiden alınacak rapora göre belirlenerek peşin harcı yatırıldıktan sonra, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan alınarak(davalı şirketin poliçe limitleri dahilinde) müvekkiline ödetilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine; karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacı yanın hukuki yararı bulunmadığını, dava açıldığı tarihte maddi tazminata ilişkin alacak kalemlerinin miktarı yahut değeri tam ve kesin olarak tespit edilebilir olduğundan davanın usulden reddi gerektiğini, tescilsiz aracın hukuki durumu araştırılması gerektiğini, haksız ve yasal dayanaktan yoksun açılan davanın reddini, kusurun Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi tarafından yapılacak, bilirkişi incelemesi ile tespitini, maluliyet oranının Adli Tıp İhtiras Kurulu tarafından tespitini, kaza tarihinden itibaren istenen faizin reddini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiş olduğu anlaşılmıştır. GEREKÇE; 1-Arabuluculuk tutanağı; Dava açmadan önce Diyarbakır Arabuluculuk Bürosunca ... dosya numarası ile ... tarihinde tarafların anlaşamadığına dair son tutanak düzenlendiği anlaşılmıştır. 2-Sigorta şirketine başvuru evrakı; Davacı vekili tarafından ... tarihli dilekçesi ile başvuruda bulunduğu, davacı vekili tarafından yapılan başvuru üzerine hasar dosyası açıldığı, ancak davacı tarafa herhangi bir ödemenin yapılmadığı anlaşıldı. 3-Dicle Üniversitesi Adli Tıp Anabilimdalı başkanlığından aldırılan ... tarihli maluliyet raporu; ... doğumlu ... TC numaralı ...'ın ... tarihinde maruz kaldığı trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle engel/özür/maluliyet oranının değerlendirilmesinde, “Kişinin engel oranının %8 ve sürekli olduğu, ... tarihinden itibaren kişinin tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı (temizlik, banyo, tuvalet, yeme, İçme, vb.) ihtiyaç süresinin 1 ay olduğu, ... tarihinden itibaren kişinin iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında %100 özürlü sayılması gerektiği, kanaatine varıldığının belirtildiği anlaşılmıştır. 4-Diyarbakır SGK'dan gelen yazı cevabında; Davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı ve davacının bir hizmetinin bulunmadığının tespit edildiğinin belirtildiği anlaşılmıştır. 5-Sigorta Tahkim Komisyonunun ... tarih ve ... Karar sayılı kararı;Dosyada iddia edilen şekilde maddi vakanın yani bir trafik kazasının gerçekleşip gerçekleşmediği ve zarar ile faili meçhul olduğu belirtilen işletene ait aracın hareketi arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususu taraflar arasında çekişme (uyuşmazlık) konusu olup, davalının ... hukuki sorumluluğunu gerektiren bir maddi vakanın ve illiyetin gerçekleştiğini ispatı yükü davacıda olduğundan ve davacı tarafça dosyaya sunulan deliller dikkate alındığında, davalının hukuken sorumluluğunu gerektiren bir maddi vakanın ve illiyetin ispat edilememiş kabul edilmesi hukuken zorunlu olduğundan, başvurunun bilirkişi incelemesi yapılmaksızın başvurunun reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 6-Keşif Zaptı: Mahkememizce dosya içerisinde kaza tespit tutanağı bulunmadığı anlaşılmakla ... tarihinde keşif yapılmak üzere Trafik Bilirkişisi ile kazanın gerçekleştiği adrese gelindiği, davacı asil yer gösterme işlemi yaptırılarak beyanının alındığı, davacı asıl ...' ın alınan ifadesinde özetle, göstermiş olduğu noktadan Toptancılar Sitesine doğru bisikletle gitiğini, bisiklet pedallı normal bisiklet olduğunu, bisikleti ile gider iken arkadan bir araç bana çarptığını ve kendisinin yere düştüğünü, çevredekiler beni kenara aldı, bana çarpan araçta ki kadın şoför yanıma gelip bir şeyler söyledi sonrasında araca binip kaçtı aracın rengi siyahtı fakat plakasını alamadığını, aracın hızı ne kadardı bilmediğni, kaza ... günü gündüz vaktinde olduğunu, yağış ya da görüşü engelleyecek bir durum olmadığını, havanın açık olduğunu, bisikleti kullanırken kafamda kask olmadığını belirttiği anlaşılmış, mahkeme gözleminde kazanın gerçekleştiği yerin , çift gidiş geliş asfalt bir yol olduğu, gidiş ve geliş istikameti arasında kaldırım ve ağaçların bulunduğunun gözlemlendiğinin belirtildiği anlaşılmıştır. 7-Mahkememizce keşif sonrası Trafik bilirkişisinden aldırılan ... tarihli kusur raporu; Meydana gelen yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasında dosyada mevcut bulunan bilgi ve belgeler ışığında kazanın kusur ihlali neticesinde meydana geldiği, dosya kapsamında bulunan belgelerin incelenmesi (Olay tutanağı,Kamera Araştırma Tutanağı, Davacının beyanları, Davalının beyanları,Doktor Raporu, keşif mahallinde inceleme neticesinde yaptığım tespitler ve tüm dosya kapsamı.) neticesinde; kazada plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen sürücünün, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 56. ve 84.maddesinde ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 107.maddesinde yer alan (84/D: Arkadan çarpma, 56/1-C: Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorunda olduklarından (Yönetmelik 107: Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar.) kurallarını ihlal etmiş olduğu, anlaşıldığından meydana gelen kazada % 100 ( yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığını, sürücü ... ( Bisiklet)' ın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde yer alan herhangi bir kural ihlali yapmadığı ,anlaşıldığından meydana gelen kazada kusursuz olduğu kanaatine varıldığının belirtildiği anlaşılmıştır. 8-Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu Dicle Üniversitesi Adli Tıp Anabilimdalı başkanlığından aldırılan ... tarihli maluliyet raporunda özetle; 30692 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre değerlendirildiğinde kişinin engel aranının %8 ve sürekli olduğu, ... tarihinden itibaren kişinin tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı (temizlik, banyo, tuvalet, yeme, İçme, vb.) ihtiyaç süresinin 1 ay olduğu, ... tarihinden itibaren kişinin iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında %100 özürlü sayılması gerektiği kanaatine varıldığının belirtildiği, raporun 3 adli tıp alanında uzman hekim tarafından imza altına alındığı anlaşılmıştır. 9-Mahkememizce Dicle Üniversitesi Adli Tıp Anabilimdalı başkanlığından aldırılan ... tarihli maluliyet raporu; ... doğumlu ... TC numaralı ...'ın ... tarihinde maruz kaldığı trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle engel özür/maluliyet oranının değerlendirilmesinde; 20.02.2019 gün ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre değerlendirildiğinde kişinin engel aranının %8 ve sürekli olduğu, ... tarihinden itibaren kişinin tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı (temizlik, banyo, tuvalet, yeme, İçme, vb.) ihtiyaç süresinin 1 ay olduğu, ... tarihinden itibaren kişinin iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında %100 özürlü sayılması gerektiği kanaatine varıldığının belirtildiği, raporun içlerinde fizik, tedavi ve rehabilitasyon alanında uzman hekimin de bulunduğu 3 kişilik heyetten alındığı anlaşılmıştır. 10-Kolluk'tan SED araştırması için yazılan müzekkere cevabı; ...'ın çay ocağında çalıştığı, aylık gelirinin yaklaşık asgari ücret olduğu, evinin kira olduğu, bekar ve 3 çocuğunun olduğu, ilkokul mezunu olduğu, fiziksel engelinin bulunmadığının tespit edilmiş olduğu anlaşılmıştır. 11-Mahkememizce Aktüerya bilirkişisinden aldırılan ... tarihli rapor; ... doğumlu ... .... kaza tarihinde ... gün olduğu için .. yaşında, TRH 2010 Kadınlar ve Erkekler için ayrı ayrı yaşam tablosuna göre kalan yaşam süresi 24,06 yıl ve 76,06 yaşına kadar yaşayacağının, buna göre, aktif dönemi 8 yıl ve pasif dönemi 16,06 yıl olmak üzere, toplam zarar süresi 24,06 yıl olduğu, hesaplamalar kaza tarihinden itibaren yapıldığı, resmi askerlik yaşını geçtiği kabul edilerek ek askerlik süresi düşümü yapılmadığı, TRH 2010 TABLOSU+%10 Artırım-%10 İndirim(Progresif Rant) Yöntemine göre, poliçe teminat limitleri esas değerlendirilmesi Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, dava dilekçesindeki talanle bağlı kalınarak sürekli iş göremezlik( sürekli maluliyet) tazminat tutarının net 326.786,57 TL olarak hesaplandığı anlaşılmıştır. 12-Davacı vekilinin ... tarihli dava değerini arttırım dilekçesi; ... tarihinde ibraz edilen bilirkişi raporunda 326.786,57 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığını, dosyadaki bilirkişi raporu doğrultusunda, dava dilekçesinde belirtilen 100,00 TL’lik başvuruyu 326.686,57 TL arttırım ile 326.786,57 TL olacak şekilde dava değerini arttırdıkları anlaşılmıştır. Dosya içerisinde bulunan tüm delil ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde; Dava, trafik kazası nedeniyle 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ("TBK") md.49 (818 Sayılı BK m. 41) vd. hükümlerine göre ... aleyhine açılmış haksız fiil hukuksal nedenine dayalı sürekli iş göremezlik tazminat kalemlerine ilişkin maddi tazminat davası olduğu anlaşılmıştır. Davacı araç sürücü tespit edilemeyen aracın ... tarihinde gerçekleşen trafik kazasında davacıda meydana gelen trafik kazasına bağlı oluşan sürekli iş göremezlik tazminatını ... tahsilini istemiştir. Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için zorunlu sigortalara ilişkin olarak koşulların oluşması halinde ortaya çıkan maddi zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla ... oluşturulmuştur. ...'nın sorumluluğu maddi tazminat ile sınırlıdır. ...'nın hangi hallerde sorumlu tutulduğu ve hesaba hangi şartların gerçekleşmesi halinde dava yöneltilebileceği 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi ve ... Yönetmeliği'nin 9. maddesinde belirtilmiştir. Davalı ...'nın sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü gerekli belgelerle birlikte ...'na başvuru yapıldığı tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde doğmaktadır.( Yargıtay 4. HD'nın 16.06.2022 tarih ve 2021/13625 E. - 2022/8912 K. ) Türk Ticaret Kanunu’nun 1425. maddesine göre, sigorta poliçesi genel ve varsa özel şartları içerir. Yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Genel şartlar C.10. maddesi ile 12/8/2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları yürürlükten kaldırılmıştır. Yeni genel şartlar C.11 maddesine göre genel şartlar yürürlük tarihi olan 01/06/2015 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere uygulanacaktır. Haksız fiilden doğan borçlar TBK m. 49 (818 Sayılı BK m. 41) vd. hükümlerine düzenlenmiş olup; haksız fiilin unsurları (i) hukuka aykırı fiil, (ii) zarar, (iii) kusur ve (iv) illiyet bağı şeklindedir. Yine TBK m. 50 (BK m. 42) hükmünde zarar görenin, zararını ve zarar verenin kusurunu ispatlama yükümlülüğü altında olduğu hükme bağlanmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde her ne kadar davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceğini belirterek usulde red talebinde bulunmuş ise de; Yargıtay içtihatları nazara alındığında davacının davasını belirsiz alacak davası olarak ikame etmesinde hukuki yararının olduğu anlaşılmakla talebinin reddine karar verilmiş davalının itirazı yerinde görülmemiştir. Davacı tarafından her ne kadar davaya konu kaza ile ilgili olarak sigorta tahkim komisyonuna başvurulmuş ise de başvurunun usulden reddedilmiş olduğu ve dolayısı ile de mahkememizce verilen tahkim kararının kesin hüküm teşkil etmeyeceği anlaşılmaktadır. Dolayısı ile de davada bu yönü ile usulden bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Dosya içerisinde kaza tespit tutanağı bulunmadığı anlaşılmakla, Yargıtay içtihatları doğrultusunda, davaya konu olan kaza mahallinde davacının yer göstermesi suretiyle davacı asilin nerede yürüdüğü, çarpma noktası, hasarın meydana geliş şekli belirlenmesi ve kusur durumunun tespit edilmesi için keşif icra edilmiş hazırlanan keşif zaptı, ceza dosyası ve trafik bilirkişisi raporu dikkate alındığında; kazanın ... Saat: ... sıralarında (plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen) sürücü sevk ve idaresindeki aracı ile Çevlik Caddesi istikametinden, Karanfil 7.Caddesine müteakiben, Yenihal Caddesi istikametine yolun emniyet şeridi üzerinde seyir etmekte iken ...... bf) isimli iş yeri önüne geldiğinde, önünde aynı istikamette seyir eden bisikleti yeterli ve güvenli bir mesafeden takip etmediğinden, aracının ön tampon kısmı ile ,önünde aynı istikamette seyir etmekte olan sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki bisikletin arka kısmına çarpması, çarpmanın etkisiyle bisiklet sürücüsü ...' ın bisikletten yere düşmesi neticesinde kazanın meydana geldiği; olayın oluş kabulüne göre de plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu; davacı asılın ise kusurlu bir davranışının bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmıştır. Dava dilekçesi ekinde ... tarihli Dicle ATK'dan rapor alınmış olduğu fakat alınan raporun incelemesinde davacının yaralanmasınında kemik kırığı olmasına rağmen heyette ortopedi veya fizik tedavi uzmanının bulunmadığı dolayısı ile de Erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkındaki yönetmelik hükümlerine aykırı olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmamış olup, davacı asılın tüm tedavi evrakları ile Erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkındaki yönetmelik md.6 gereğince içerisinde fizik tedavi uzmanı bulunan heyetten rapor alınmış Dicle Üniversitesi Adli Tıp Anabilimdalı başkanlığından aldırılan ... tarihli maluliyet raporunda davacının ... tarihinde maruz kaldığı trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle engel özür/maluliyet oranının değerlendirilmesinde davacı asılın engel oranının %8 ve sürekli olduğu şeklinde rapor ibraz edilmiştir. Alınan raporun yönetmeliğe uygun olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmıştır. Mahkememiz tarafından dosyada davacının ne iş yaptığına ilişkin; kollukça yapılan araştırma tutanağında da davacının çay ocağında çalıştığı ve asgari ücret aldığı, SGK dan gelen yazı cevabında ise hizmet süresinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu doğrultuda yargı içtihatları dikkate alınarak karar tarihine en yakın asgari ücret tarifesine göre aktüer raporu aldırılmış ve alınan rapora göre sürekli iş görmezlik tazminatı olarak 326.786,57 TL olarak hesaplanmıştır. Alınan rapora davalı vekilinin itiraz ettiği, itirazı ... tarihli duruşmada değerlendirilmiş ve davalı vekilinin itirazı yerinde görülmeyerek; alınan aktüerya raporunun güncel mevzuta uygun olduğu, rapor içeriğinin denetlenebilir ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaati ile mahkememizce hükme esas alınmıştır. Müterafik kusur bakımından yapılan incelemede; zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu'nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52) düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde BK.nun 44.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Somut olayda, davacı asıl her ne kadar keşifteki beyanında bisiklet ile seyir halinde iken kask bulunmadığını belirtmiş ise davacı asilin yaralanması incelendiğinde yaralanmasının omuzdan olduğu anlaşılmakla; davacının kask takmaması ile yaralanma arasında bir nedensellik bağı bulunmadığı, kask takılsa dahi davacının yaralanmasına etki etmeyeceği anlaşılmıştır. Dolayısı ile de omuz yaralanmasındaki maluliyetine etki eden kusurunun bulunduğuna dair dosya içerisinde bilgi ve belge yer almadığından, tazminattan bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılmamıştır. Bütün dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporu ve miktar artırım dilekçesine ve yukarıda açıklanan gerekçelere göre; davacının plakası tespit edilemeyen araç ile meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralandığı, yaralanmaya bağlı olarak davacının maluliyet oranının %8 ve sürekli olarak belirlendiği, davacının yaralanmasında herhangi bir kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, aktüer raporuna göre sürekli iş göremezlik tazminatının 326.786,57-TL olarak hesaplandığı ve müterafik kusur indirim uygulanması şartlarının oluşmadığı anlaşılmıştır. Davalı ... teminat limitinin kaza tarihinde 430.000,00TL ile sınırlı olduğu, davacının talebi de dikkate alındığında sürekli iş göremezlik tazminat talebi yönünden davanın ispatlandığı ve davalının bu miktardan sorumlu olduğu anlaşılmakla kabulüne karar verilmiştir. 2918 sayılı KTK.'nun 99/1. Maddesi uyarınca rizikonun belge ve bilgileri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Davacı vekilinin başvuru evrakını ... tarihinde verdiği anlaşılmakla bu tarihi takip eden 8. İş günü ... tarihinden itibaren Yargıtay 17.HD'nin 2012/13227 E., 2013/8973 K. Sayılı kararında belirtildiği üzere yasal faize hükmedilmiştir(Bahsi geçen kararda özetle; "..Somut olayda davacının murisinin vefatına neden olan araç belirlenememiş olması bakımından asıl zarar verenden istenilemeyecek ticari temerrüt faizinin, onun sorumluluğunu üstlenen davalı ... da istenemeyeceği, dolayısıyla aracın haksız eyleminin de TTK'nın 3. maddesi uyarınca ticari iş niteliği taşımamasına, bu durumda da bu davalıdan ancak yasal faiz istenebileceğine, bu davalının hukuki sorumluluğunu üzerine alan davalı ... da ancak aynı oranda temerrüt faizi istenebileceğine göre, davalı ... aleyhine yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmesi doğru görülmemiştir..." şeklide olduğu anlaşılmıştır.). HÜKÜM: Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1 DAVANIN KABULÜ İLE; Davacının sürekli iş göremezlik tazminatı 326.786,57 TL'ye ....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2- Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen 326.786,57 TL maddi tazminat yönünden alınması gereken 22.322,79-TL harçtan 269,85-TL peşin harç ve 5.600-TL tamamlama harcının mahsubu ile 16.453,94-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3- Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL peşin harç, 269,85-TL başvuru harcı ve 5.600-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 6.139,7‬0-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4- Davacı tarafından yapıldığı anlaşılan 4.400,00-TL Bilirkişi ücreti, 3030,30TL keşif harcı, 700,00TL keşif yol ücreti ve 578,75-TL Tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 8.709,05‬-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5- Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta harar verilmesine yer olmadığına, 6- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 52.285,85- TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider/delil avansının artan kısmın, karar kesinleştikten sonra HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca re'sen yatırana iadesine, 8- 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 3.120,00-TL arabulucu ücretinin davalı sigorta şirketinden alınarak hazineye gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı , davalı vekilinin yokluğunda verilen karara karşı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip Hakim

Atıf: Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1405, K. 2024/1140, T. 19.11.2024, www.arakarar.com/karar/diyarbakir-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-1405-e-2024-1140-k-ad73955ba0f5