İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/130 E. 2018/3129 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/130
Karar No
2018/3129
Karar Tarihi

T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/395 Esas KARAR NO : 2022/195 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... MAHKEMEMİZİN İŞ BU (BOZMA ÖNCESİ 2020/395 ESAS SAYILI) ASIL DOSYASI BAKIMINDAN: DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/08/2020 BİRLEŞEN ... 5. ATM'NİN 2021/130 E. SAYILI DOSYASI BAKIMINDAN: DAVACI : ... MOBİLYA SANAYİ VE DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - Konya Yolu 19 Km Ahiboz Mevki Gölbaşı/... VEKİLİ : Av. ... - [16824-28182-66729]-UETS DAVALI : ... ENDÜSTRİYEL ÜRÜNLER İÇ-DIŞ TİCARET İNŞAAT VE SANAYİ A.Ş.- Birlik Mahallesi 392. Sokak No:10/D Çankaya/ ... DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/02/2021 KARAR TARİHİ : 26/12/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1-ASIL DOSYA BAKIMINDAN: DAVA: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesi ve ara beyanlarında özetle; ... Endüstriyel Ürünler İç Dış Ticaret İnşaat ve Sanayi A.Ş. ile davalı ... Mobilya Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş. arasında, 2016 yılından beri ticari ilişkiler çerçevesinde davalı şirkete mal ve hizmet satışından doğan faturalar kesildiği, bedellerinin ise sadece bir kısmı tahsil edilebildiği, faturalardan 29.02.2020 tarihli KDV dahil 24.780 TL tutarındaki "Yüzey Hazırhk ve Tamirat Uygulaması (malzeme ve işçilik) ile Akrilik Esaslı Astar ve Kendiliğinden Yayılan Tesviye Şapı Uygulamasına (Malzeme ve İşçilik)" dair GIB2020 000000014 nolu fatura ile her biri 160 TL olan 25 Kg.lık 5 kutu "sıva malzemesi -dış cephe boya-akrilik macun 11 satış bedeli 944 TL olan C- 228842 nolu faturanın bedeli işlerin 2019 yılı Mart ayında bitirilip teslim edilmesine rağmen bugüne kadar ödenmediği, borçlu ile ticari ilişküerin iyi niyetle devam edebilmesi adına fatura bakiyesinin ödenmesi için davalı şirket yetkilileri ile defalarca görüşmeler ve internet ortamında yazışmalar yapıldığı, ticari iyi niyet çerçevesinde bir yıldan uzun bir süre beklendiği. Bakiye alacağın tahsili için ... 47. Noteriiğinden ihtarname gönderilmiş ise de, alacağın ödenmemesi üzerine fatura alacaklarının tahsili için ... 9. İcra Müdürlüğünde 2020/5863 dosya noTu takip ile, 24.780 TL asıl alacak, 19.03.2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun gereğince işlemiş 1.135,75 TL ticari avans faizi, 944 TL asıl alacak ve 43,27 TL işlemiş ticari avans faizi ile birlikte toplam 26.903,02 TL üzerinden 29.06.2020 tarihinde her iki fatura alacağı için icra takibi başlatıldığını, davalı şirket, borcunu red ve inkarla, 14.07,2020 tarihinde ödeme emrine itiraz etmiş ise de, itirazlarının hukuki dayanağı bulunmadığı, zira takibe konu faturalardaki malzemeler ile yapılan işçilik ve imalatlara, yazılı hiç bir itirazlarının olmadığı ve yapılan tüm imalatlar 2019 yılı Mart ayında tamamlanıp borçlu şirkete teslim edildiği, bitirilen işlerin tesliminden 1 yıldan daha uzun bir süre geçmesine rağmen borçlu tarafından icra takip tarihine kadar hiçbir yazılı itirazın sunulmadığını, itiraz edilmeyen bu işler için noter ihtarnamesi ile birlikte fatura iade edildiğini, 24.780 TL'lık faturaya konu11 Self-Levellıng Tesviye Şapı Uygulaması" işi için müvekkil şirketin yetkili mintan Hüseyin SULU tarafından, internet ortamından mail ile gönderilen 07.03.2019 tarihli 29 TL /m2 teklif fiyatı, davalı şirketin yetkili miman Korhan KARAMAN tarafından 08.06.2019 tarihli cevap maili ile "Balgat Mağaza Z Kat self -levelling ile vermiş olduğunuz teklif akrilik astar ve self-levelling malzeme + İşçilik 27,00 TL + KDV uygundur. İş bitiminde çıkartılacak metraja göre anlaşılan birim fiyat üzerinden ödeme yapılacaktır" şeklinde gayet açık ve net bir şekilde kabul edildiği, Borçlu şirket takibe konu faturalardan 21.03.2019 tarihli 5 kutu "sıva malzemesi -dış cephe -boya-akrilik macun" satışı bedeli olan 944,00 TL 'lik faturayı itirazsız kabul ederek ticari defterlerine işleyip kaydettiğini, davalı şirket ile tüm fatura ve ödemelerin cari hesap şeklinde çalışıldığını (TTK 89 ve devamı maddeleri), gelen banka havalelerinin cari hesap ekstresine kaydedildiğini, icra takibinden önce ... 47. Noterliğinden borçlu şirkete gönderilen 03,03.2020 tarih ve 06361 nolu ihtarname ile; "...29.02.2020 tarih ve GIB2D20000000014 Fatura no'lu c-Arşiv Fatura ile şirketiniz adına kesmiş olduğumuz 24.780,00 TL fatura borcunuzu ve tarafımıza hala ödememiş olduğunuz başka faturadan kalan 3.575,00 TL borcunuzu işbu ihtarnamenin tarafınıza tebliğinden itibaren en geç 8 gün içerisinde Garanti Bankası Yıldız Şubesi hesabımıza ödemenizi, aksi takdirde yasal yollara başvurulacağı" hususlarının ihtar edildiğini, ihtarnamede bahsedilen 3.575,00 TL fatura bakiyesi 2020/5864 dosya no’lu diğer bir icra takibine konulan 424 ABD Dolarının İhtarname tarihindeki $/TL karşılığının (424 $ x 6.2051 TL =2,631 TL) ve 2020/5863 no'lu icra takibine konu edilen 944 TL'lık 21.03.2019 C228842 nolu faturadan kalan bakiyenin toplamı olduğu (2.631 TL + 944 TL = 3,575 TL) 11.03.2020 tarihinde tebliğ edildiği belirtilen bu ihtarnameye cevaben davalı borçlu şirket tarafından gönderilen 11.03.2020 tarihli ihtarnamede 3.575,00 TL'lık bakiye fatura alacaklarına da hiçbir itirazda bulunulmadığını, davalı borçlu şirketin arabulucu toplantısında anlaşmaya yanaşmamış ise de, 424 $ tutarındaki bakiye fatura borcununun 2020/5864 nolu icra dosyasına yattığı belirtilerek; haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline, takibin devamına, yargılama giderlerinin davalıya yüklenmesine İİK 67. maddesi gereğince %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalıdan bir alacağı olmadığı gibi aksine davacıya verdiği zararlar nedeniyle davalıya borçlu olduğunu, imalatı yaptığını ispat yükünün davacının üzerinde olduğunu, davacının imalatı yaptığını ispatlayamadığını, taraflar arasında akdi bir ilişkinin olmadığı, davacı ile davalı arasında yazılı ve/veya sözlü olarak takip konusu faturada yazılı işler ile ilgili olarak kurulmuş bir akdin bulunmadığı ve takip konusu faturanın davalının defterlerinde kayıttı olmadığını, davacının hizmeti verdiğini, imalatı yaptığını, davacı ile davalı arasında bir akit olduğunu yazılı bir delille ispatlamakla yükümlü olduğunu, uyuşmazlığın niteliği ve miktarı itibariyle tanıkla ispatı kabul etmedikleri, nitekim Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2017/394 E, 2018/3129 K. Sayılı 10.09.2018 tarihli içtihadında "Dava, eser sözleşmesinden doğan iş bedeli alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptâli davasıdır. Kural olarak, eser sözleşmesi, zorunlu şekil koşuluna bağlı değildir. Sözleşmenin kurulması için yazdı şekil şartı yok ise de davalı tarafından sözleşme ilişkisi inkâr edildiği takdirde yazılı delille ispata ilişkin kuralların gözetilmesi gerekir, 6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapddıklan zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikıbinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz İspat olunamaz. Yazılı sözleşme olmasa da sözleşmenin varlığını ortaya koyan davalının veya onun adına hareket eden kişinin imzasını taşıyan teslim belgesi, irsaliyemi fatura, ile de sözleşme ilişkisinin İspatı mümkündür." denildiğini, salt fatura düzenlenmiş olmasının alacağın varlığını ispata elverişli ve yeterli olmadığı, nitekim Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/5488 E. 2019/3410 K. 22.05.2019 sayılı içtihadında da "Davalının salt fatura düzenlemesi alacağın varlığım ispata yeterli olmayıp, faturada belirtilen hizmetlerin yerine getirildiğini dayanak belgelerle ispatlaması gerekir. Sözleşmede hüküm bulunması hizmetlerin yerine getirildiğini ispata yeterli değildir." denildiği, davacının e-posta çıktısı olduğu iddiasıyla dava dilekçesinin ekinde sunduğu metinde adı geçen Korhan Karaman davacı şirket adına sözleşme kurmaya yetkili olmadığını, davacının dava dilekçesinin ekinde e-posta çıktısı olduğunu belirterek sunduğu metinde yazılı olan e-posta adresi Korhan Karaman'm şahsi e-posta adresi (hotmail uzantılı) olup ...'nin kurumsal maili olmadığı için davalı şirketi bağlayıcı olmadığı, Karhan Karaman'ın şahsi e-postasından fiyat teklifi alması, sözleşmenin kurulduğunu ve işin eksiksiz, ayıpsız ve kusursuz şekilde teslim edildiğini ispata yeterli ve elverişli olmadığını, fiyat teklifi almak veya teklif edilen fiyatı onaylamanın sözleşmenin kurulduğunu ispata yeterli olmadığı gibi sözleşmenin kurulduğu ispatlansa bile işin düzgün şekilde yapılarak teslim edildiğini ispatlamaya elverişli olmadığını, Korhan Karaman adlı kişiye hiçbir zaman şirketi temsil ve ilzam yetkisi verilmediğini, kabul anlamına gelmemek üzere sözleşme ilişkisinin kurulduğu varsayılsa bile tek başına bu durum davacının takip konusu alacağı talep etmesine yeterli olmadığını, davacı ile davalı arasında daha önceki yıllarda bir kısım işler olduğunu, davacının bu kapsamda davalıya ... Mobilya Balgat Mağazasında "Cephe Totem ve Kapı Sövesi Poliüretan Kaplama Uygulaması" hizmetim ifa etmeyi üstlendiği. Ancak davacının işi anlaşmaya uygun teslim etmediği gibi işin ifası sırasında davalıya zarar verdiği, söz konusu "Cephe Totem ve Kapı Sövesi Poliüretan Kaplama Uygulamasının" teknik anlamda renk ve su geçirimsizlik olarak iki farklı fonksiyona hizmet ettiğini, davacının, bu uygulamanın yapılabilmesi için ... Mobilya'dan alt yapıya dair birtakım taleplerde bulunduğunu, ilk olarak uygulamanın yapılacağı yüzeylerin taşıyıcı karkası işveren firma tarafından oluşturulacak, daha sonra bu karkas sistemi su geçirimsiz bir cephe paneliyle (boardex) giydirilmesinin kararlaştırıldığını, uygulamanın yapılabilmesi için, yüklenici firma tarafından cephe panellerinin ince sıva ile pürüzsüz, bir şekilde kaplanması ve birtakım cepheye ait gönye ve şekil problemlerinin giderilmesinin talep edildiğini, davalının davacının bu taleplerini yerine getirdikten sonra davacının teknik uzmanının şantiye alanına davet edilerek yapılan uygulamaların istenilene uygun bir şekilde hazırlandığının teyit edildiğini ve akabinde davacı şirket yetkilisi Hüseyin SULU'nun yaptığı incelemelerden sonra yüzey hazırlıklarının uygun olduğunun bildirildiğini, fakat daha ilk uygulama tamamlanma aşamasındayken işin o zamana kadar bitirilmiş kısımlarında yüzey çatlamaları ve yapılan kaplamalarda lokal kopmalar meydana geldiğini, davacı şirket ve davalı şirkete ait teknik personelin bu durum üzerine bir toplantı yaparak kullanılan malzemelerin üreticilerine ait teknik personel desteği istemeye karar verildiğini, kullanılan ürünlerin firmalarına ait teknik personelin, uygulamanın hatalı olduğuna kanaat getirmiştir ve davacıyı nasıl uygulama yapması gerektiği konusunda bilgilendirdiğini, davacının bu teknik bilgiler doğrultusunda tekrar işbaşı yaptığını fakat uygulama esnasında bir önceki uygulamaya dair hataların tekrarlandığının görüldüğünü, davacı elemanlarının davalı yetkilileri tarafından uygulama esnasında uyarıldığını ancak sonucu görebilmek için uygulamaya devam ettirilmesini talep etmeleri üzerine buna müsaade edildiğini, fakat bu ikinci uygulama da bir önceki seferde olduğu gibi yine başarısız sonuç verdiğini ve işin davalıya teslim edilemediğini, ancak davacının hatayı düzeltmek için bir uygulama daha yapma talebinde bulunduğunu, üçüncü uygulamanın yapılması için bir onay daha verildiğini, süreç gerçekleşirken davacı firmanın başka taşeronlar tarafından yapılan ve sorunsuz teslim alınan diğer uygulamalara kalıcı zararlar verdiğini, zararın kapsamı ve tekrar yapılmak zorunda kalınan imalatlarını cephe totemi yapılırken, teras katına dökülen epoksi reçine astara zarar verildiğini, ... firmasına yapünlan poliüretan coating renk uygulamasının terasta bulunduğu, imalatı yapan firma (Epocco) yetkilisinin sahaya davet edildiğinde zarar gören yüzeyin ancak bir kazıma işlemiyle giderilebileceğinin bildirildiğini, buna istinaden görselliği etkileyen hiçbir renk ya da teknik detay değiştirilmeden 400 m2 uygulamanın baştan yapılmak zorunda kalındığını, aynı epoksi reçinenin teras parapetleri üzerinde bulunan elektrostatik toz boyanın metal harpuştaların üzerine dökülmesi sonucu dökülen bölgedeki metal harpuştaların yenileri ile değişiminin yapılması gerektiğini, uygulamayı yapan firmanın malzemenin muhteviyatı gereği yeniden yapılmasını ön gördüğünü, ancak bu uygulamanın lokal olarak gerçekleştirilebileceği için revizyonun kısmî bir şekilde uygulandığını, bu iş için, revizyon nedeniyle ikinci kez bedel ödendiğini, giriş bölümü kapı sövesinde ilk yapılan uygulamanın kaldırılması amacıyla kullanılan spiral makinası temas etmemesi gereken alüminyum yüzeylere temas etmiş ve üzerindeki boyanın tamamen çıkmasına sebep olduğunu, alüminyum doğramanın üretim ve montajını yapan APS alüminyum teknik yetkilisi sahaya davet edilmiş ve tahribat gören doğramanın tadilatının yeniden yapımının zamansal ve maddi yönlü daha pratik ve doğra bir yöntem olduğuna karar verilerek yapılan ikinci uygulamanın firma tarafından ikinci kez fatura edildiğini, davacının verdiği zararlar nedeniyle, alt yapıya dair kullanılmış olan dış cephe panelleri ve yüklenici firma tarafından talep edilmiş olan pürüzsüz ince sıva uygulamasının zayi olduğunu, bu uygulamayı yapan Gen inşaat yetkilileri ve teknik personeli tarafından zayii olan uygulamalar tutanak altına alındığını, davacının istediği yüzey hazırlık çalışmaları için maliyete katlandığı halde işin sonunda farklı bir yöntem ile cephe totemi ve söve yapılmış, dolayısıyla davacının kusuru ile yüzey hazırlık çalışmaları için olması gerekenden fazla ve mükerrer bedeller ödenmek zorunda kalındığını, cephe panelleri ve sıvası sökülürken alüminyum doğrama montajı yenilenirken yapılan cam ham maliyetleri, moloz atımları ve gelen işçi yevmiyelerinin davalıya ait maaşlı personel tarafından gerçekleştirildiği için personele fazla/mükerrer ödeme yapmış olmaktan kaynaklı zararlarının olduğunu belirtilerek, takip konusu alacağa mesnet olarak davacı ile davalı arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığı için davacının takipteki alacağı talep edemeyecek olması nedeniyle davanın reddi, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesi hususları arz ve talep edilmiştir. 2-BİRLEŞEN ... 5. ATM'NİN 2021/130 E. SAYILI DOSYASINDA; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkiline karşı Cephe totem ve kapı sövesi poliüretan kaplama işlerini üstlendiğini, 3 adet uygulamaya rağmen işlerin teslim edilemediği ve ilaveten mevcut imalatlara verilen hasarlar nedeniyle müvekkilinin zararına sebebiyet verdiği belirtilmiş ve asıl davada cevap dilekçesinde yer alan zarar kalemleri sayılarak; ikinci defa yaptuılmak zorunda kalınan imalatlar, alüminyum doğrama, moloz atım bedelleri ve şirket çalışanlarına ekstra ödenen ücretlerinin asıl davada davacı alacağının bulunması durumunda hesaplanacak bedelden birleşen dava kapsamındaki zararlarının mahsup edilmesi talep ve dava edilmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacıya zarar verdiği iddialarının hukuki dayanağının bulunmadığını, cephe totem ve kapı sövesi poliüretan kaplama uygulaması hakkındaki zarar iddialarını kabul etmediğini, takas - mahsup talebinde bulunduğunu, teras katındaki zemin uygulaması hakkında zarar uygulamasını kabul etmediklerini, davacı tarafın iddia ettiği alüminyum doğramaların ve camların söküm maliyet ve zararlarının müvekkili şirketle hiçbir ilgisinin bulunmadığını, müvekkili şirketin işini teslim etmek amacıyla boya türünü poliüretandan dış cephe akrilik boyaya çevrilerek sorunu ortadan kaldırma önerilerini yüzeyde ısrarla poliüretan boya ile bitiş istediğini belirterek reddettiğini, bu uygulamayı başka bir firmaya yeniden yaptıracağını belirttiğini, netice olarak davacının kendisinin fikir değiştirip vazgeçmesi nedeniyle mevcut sistemi komple değiştirip, kompozit kaplama işlemi uyguladığını, davacının müvekkil şirkete işini bitirip teslim etme şansı vermeyerek uygulama sistemini komple değiştirmesinden ötürü fazla ve mükerrer bedeller ödemiş ise sonuçlarına ve söküm, moloz, hammaliye vb ile mağazasının açılmasındaki gecikme maliyetlerine kendisinin katlanması gerekeceğini, davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER: Tarafların ticari defter ve belgeleri, keşif, bilirkişi raporu ve ek raporları, ... E. Sayılı dosyası, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı. GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda 22/03/2022 tarih ve 2020/395 Esas, 2022/195 Karar sayılı kararı ile; asıl dosyası bakımından; davanın kısmen kabulü ile; davaya konu ... E. Sayılı dosyası bakımından davalı tarafın itirazının kısmen iptali ile takibin 24.780,00-TL asıl alacak ve 1.135,75-TL faiz olmak üzere toplam 25.915,75-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağın (25.915,75-TL) % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen dosya bıkımından ise davanın kısmen kabulü ile; toplam 4.894,01-TL'nin (400,00-TL'sinin dava tarihinden itibaren, bakiye 4.494,01-TL'sinin ise ıslah tarihi olan 02/12/2021 tarihinden itibaren) avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği, verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine kararı inceleyen ... K. sayılı kararında; "...Taraflar arasındaki sözlü anlaşma uyarınca asıl dosya davacısı yüklenici davalı iş sahibine boya ve astar işleri yapmıştır. Davacı asıl davada iş bedelinin tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini istemiştir. Birleştirilen dosyada iş sahibi eksik ve hatalı imalatlar sebebiyle alacak ve ayrıca tazminat taleplerinde bulunmuştur. Mahkemece bilirkişi heyetinden rapor ve ek rapor alınmak suretiyle, bilirkişi raporu doğrultusunda her iki davanın da kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. 1- Eser sözleşmelerinde işin yapılıp teslim edildiğini yüklenici; iş bedelinin ödendiğini ise iş sahibi ispat etmek zorundadır. Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı ve iş bedeli konusu da ihtilaflı olduğundan, TBK'nın 481. maddesi gereğince işin yapıldığı yer ve zamandaki serbest piyasa rayiçleri ile asıl dosya davacının iş bedeli hesaplanmalı, davalı tarafça yapılan ödemelerin mahsubu ile yüklenicinin hak ettiği iş bedeli belirlenmelidir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının iş bedeline yönelik olarak düzenlediği faturalardan 24.780,00 TL'lik faturaya konu işin mahallinde yapıldığının tespit edildiği belirtilmiştir. İş bedelinin tespitinde doğrudan fatura bedelinin esas alınması doğru değildir. Yukarıda açıklandığı üzere, yüklenicinin iş bedeli; işin yapıldığı yer ve zamandaki serbest piyasa rayiçlerine göre hesaplatılmalıdır. Takibe konu ikinci fatura olan 21/03/2019 tarihli ve 944,00 TL bedelli faturanın davalı defterlerine kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişi heyeti faturada yazılı malzemenin nerede kullanıldığını, davacının açıklamadığı gerekçesi ile, bu faturaya yönelik alacak talebini uygun görmemiş, mahkemece de bu fatura ile ilgili alacak talebi kabul edilmemiştir. Söz konusu fatura davalı defterlerinde kayıtlı olduğu için davacı yüklenici teslim hususunu ispat etmiştir. Bu durumda davalı iş sahibinin ödeme olgusunu ispat etmesi gerekecektir. Bu fatura yönünden açıklanan husus gözetilerek sonuca gidilmelidir. Asıl dava itirazın iptali davası olup, davacı alacaklı takip talebinde, takip öncesi faiz de istemiş, mahkemece takip öncesi faiz talebi yönünden bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan takip öncesi faiz talebi olduğu gibi kabul edilmiştir. Davacı yüklenici, ... nolu ihtarını keşide etmiş, ihtar davalı iş sahibine 11/03/2020 tarihinde tebliğ edilmiştir. İhtarname ile verilen 8 günlük ödeme süresi dikkate alındığında, iş sahibi 20/03/2020 tarihinde temerrüde düşmüş durumdadır. Bu itibarla mahkemece 20/03/2020 tarihi ile, takip tarihi olan 30/06/2020 tarihleri arası için faiz hesabı yaptırılarak, davacının talep edebileceği takip öncesi faiz miktarı belirlenmelidir. Birleşen dosyadaki davacı iş sahibinin, davalı yüklenicinin işini yaparken mevcut imalatlara verdiği zarar ile ilgili tazminat talebi incelenirken de, üçüncü şahıs tarafından düzenlenen faturadaki miktarların olduğu gibi kabul edilmesi doğru değildir. Bu konudaki zarar belirlenirken de, işin yapıldığı yer ve tarihteki serbest piyasa rayiçlerine göre iş sahibinin bu konudaki zararı tespit edilmelidir. Mahkemece bilirkişi heyetinden yapılan açıklamalar çerçevesinde bir ek rapor alınmak suretiyle, asıl ve birleştirilen davadaki talepler hakkında hüküm kurulmalıdır. 2- Davalı vekilinin icra inkar tazminatı verilmesine yönelik istinaf nedeninin incelenmesinde; İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nın 07.06.2006 tarihli ve 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı). Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; olayda asıl dosya davacısı yüklenici iş bedelinden bakiye alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine başlattığı ilâmsız icra takibine davalı yüklenici borçlunun haksız itiraz ettiğinden bahisle itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminatının tahsili talebinde bulunmuştur. Davalı iş sahibi ise, işin süresinde yapılmadığını, işin ifası sırasında mevcut imalatlara da zarar verildiğini, savunmuştur. Yapılan yargılama sürecinde icra takip dosyası getirilmiş, tarafların göstermiş oldukları kanıtlar toplanıp, bilirkişiden raporlar alınmış, alacak-borç durumu yargılama sonucu alınan bilirkişi raporuna göre belirlenmiştir. Bu durumda dava, konusu itibariyle yargılamayı gerektirir özellik arzetmektedir. Takibe konu edilen alacak likit değildir. Bu nedenle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yönünde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir...” gerekçesi ile Mahkememize gönderilen dosya yukarıdaki esasa kaydedilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözlü eser sözleşmesi uyarınca asıl dosya davacısı yüklenici; davalı iş sahibine boya ve astar işleri yaptığını belirterek, davacı asıl davada iş bedelinin tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini istediği; birleştirilen dosyada ise; iş sahibi eksik ve hatalı imalatlar sebebiyle alacak ve ayrıca tazminat taleplerinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Asıl dosyada davacı vekili; taraflar arasında davalı şirketin (... Mobilye Balgat Mağazası'nda) ''cephe totem ve kapı sövesi poliüretan kaplama uygulaması'' işi yönünden sözleşme yapıldığını, bu kapsamda müvekkili tarafından edimlerin yerine getirildiğini, karşılığında 29/02/2020 tarih ve GIB2020000000014 Numaralı toplam bedeli 24.780,00-TL olan ve ayrıca 21/03/2019 tarih ve C/228842 numaralı olup toplam bedeli 944,00-TL olan iki adet fatura bedelinin davalı tarafça ödenmediğini, bu hususta ... 47. Noterliğinin 03/03/2020 tarih ve 06361 numaralı ihtarnamesi ile davalının ihtar edildiğini ancak ödeme yapılmaması üzerine davaya konu ... 9. İcra Müdürlüğünün 2020/5863 E. Sayılı dosyası ile söz konusu iki fatura dayanak gösterilerek genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durmasına karar verildiğini belirterek, itirazın iptali, takibin devamı ile % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Birleşen ... E. Sayılı dosyasında ise; davacı ... San. Ve Tic. A.Ş., davalı Tem Grup Endüstriyel... A.Ş. aleyhine davacı ... Mobilya'nın Balgat Mağazası'nda ''cephe totem ve kapı sövesi poliüretan kaplama uygulaması'' işinin yapımı sırasında davalının davacıya zarar verdiğini, işi anlaşmaya uygun teslim etmediği gibi işin ifası sırasında müvekkilinin zararını karşılamadığı gibi aleyhine de icra takibi başlattığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bu kapsamda hatalı imalatlar sebebiyle dava dışı yüklenici şirketlere en az ikişer defa yeniden yaptırılan imalatların bedeli olarak 400,00-TL, cephe panelleri ve sıvası sökümü sırasında alüminyum doğrama montajı yenilenirken yerinden çıkarılan jumbo camların takma çıkarma cam hammaliye maliyetleri olarak 200,00-TL, bu işlemler sırasında ortaya çıkan moloz atım maliyeti olarak 100,00-TL, moloz atımı için görevlendirilen davacı şirket çalışanlarına ödenen ekstra ücretlerin tazmini için 100,00-TL yoksun kalınan kar tazminatı olarak 200,00-TL olmak üzere toplam 1.000,00-TL'sinin avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. İstinaf kararı gereğince bilirkişi kurulandan ek rapor alınmıştır. Söz konusu ek rapora göre; 1-Asıl dosya bakımından; a)Yerinde yapılan tespit sonucu hazırlanan ek raporda fatura içeriği fiyatların rayiç bedellere uygun olduğu değerlendirilmekle esasen BAM 31. Hukuk Dairesinin karar bozma ilamı gerekçesinde yer aldığı üzere hesaplama rayiç bedellere uygun yapılmışsa da ek raporda, sehven KDV eklenerek hesaplama yapıldığı, yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda rayiç bedeller KDV içerdiğinden ayrıca hesaplamaya KDV ilave edilememesi gerektiği, bu durumda 24.780,00 TL'lik faturaya konu davacının yapmış olduğu işin bedeli aşağıda yer aldığı üzere 21.000,00 TL olarak hesaplandığı, b-21.03.22019 Tarih, 228842 numaralı 944,00 TL faturanın tarafların defter kayıtlarına alındığı tespitinin önceki raporlarında da yapıldığı, iş bu fatura bedelinin ödendiğine dair defter kayıtlarında kayıt bulunmadığı ve yine dosya kapsamından ödeme yapıldığına dair belge bulunmadığı anlaşılmakla davacının iş bu faturadan kaynaklı davalıdan 944,00 TL alacaklı olduğu, c-)Davacı alacaklının takip talebinde, takip öncesi faiz de istediği, davacı yüklenicinin ... 47. Noterliğinin 03/03/2020 tarih ve 06361 nolu ihtarını keşide ettiği, ihtarın davalı iş sahibine 11/03/2020 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarname ile verilen 8 günlük ödeme süresi dikkate alındığında, iş sahibinin 20/03/2020 tarihinde temerrüde düşmüş olduğu, 20/03/2020 tarihi ile takip tarihi olan 30/06/2020 tarihleri arası için faiz hesabı yapıldığı, 2-Birleşen dosya bakımından; a)-Totem yapılırken terasa verilen hasar için rayiç bedellerle 140 TL zarar hesaplanmışsa da; iş bu bedele KDV ilavesi ile 165,20 TL hesaplandığı, yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda KDV rayiç bedele dahil olduğundan davacının bu zarar kalemi için rayiç bedellerle talep edebileceği tutarın 140,00 TL hesaplandığı, -Totem yapımı sırasında yüklenici tarafından harpuşta ya verilen zarar nedeniyle birleşen davada davacı iş sahibi 1.000 TL talep etmiş ve kök raporun 7. sayfasında talep edilen bedelin piyasa rayiçlerine uygun olduğunun değerlendirildiği, -Kapı sövesi ve totem için yapılan yanlış uygulama nedeniyle bordeks levha için hatalı uygulama nedeniyle piyasa rayiçlerine uygun olarak maktuen 3.728,81 TL zarar hesaplandığı, Davacı yüklenicinin yanlış uygulamalar nedeniyle, davalı/birleşen davada davacı iş sahibinin talep edebileceği bedelin piyasa rayiçleri ile tutarının 140+1.000+3.728,81=4.868,80.-TL olarak hesaplandığı, anlaşılmakta olup, ek rapor hükme esas alınmıştır. Buna göre, toplanan tüm deliller, alınan ek rapor ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki eser sözleşmesine istinaden asıl dosyada davacının ... 9. İcra Müdürlüğünün 2020/5863 E. Sayılı dosyası bakımından davalı tarafın itirazının kısmen İPTALİ ile takibin 21.944,00-TL asıl alacak ve 854,39-TL faiz olmak üzere toplam 22.798,39-TL alacağının bulunduğu anlaşılmakla belirlenen bu bedel bakımından davanın kısmen kabulüne fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verilmiştir. Birleşen dosyada ise; toteme yapılırken terasa ve harpuştaya verilen hasar ile kapı sövesi ve totem için yapılan yanlış uygulama nedeniyle bordeks levha için hatalı uygulama nedeniyle piyasa rayiçlerine göre toplam 4.868,80.-TL zararının oluştuğu belirlenmekle belirlenen bu bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; A-Mahkememizin iş bu 2023/304 (Bozma öncesi 2020/395 Esas) asıl dosyası bakımından; 1-Davanın kısmen KABULÜ ile; davaya konu ... 9. İcra Müdürlüğünün 2020/5863 E. Sayılı dosyası bakımından davalı tarafın itirazının kısmen İPTALİ ile takibin 21.944,00-TL asıl alacak ve 854,39-TL faiz olmak üzere toplam 22.798,39-TL üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-İcra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Alınması gereken 1.557,36-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 324,92-TL harç ve ıslah ile alınan 77,00-TL harç olmak üzere toplam 401,92-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.155,44-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 401,92-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 4.104,63-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE 7-Davacı ....A.Ş. tarafından yapılan 2.875,92-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen 2.437,14-TL'sinin davalıdan alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE, bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 8-Arabuluculuk Son Tutanağı, iş bu davada verilen karar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 7 ve 18/A-13 maddeleri ile bu Kanuna göre hazırlanan ve 02/06/2018 tarih ve 30439 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliğin 26. maddesi hükümlerine göre; Bakanlık bütçesinden karşılanan/karşılanması gereken ve iki taraf ve iki saat üzerinden yapılan hesaba göre belirlenen toplam 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davanın KISMEN KABULÜNE karar verilmiş olması nedeniyle 1.118,57-TL'sinin DAVALIDAN geriye kalan 201,43-TL'sinin DAVACIDAN alınarak 6183 sayılı AATUHK hükümlerine göre tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu amaçla işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına, B-Birleşen ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/130 E. Sayılı dosyası bakımından; 1-Davanın kısmen KABULÜ ile; toplam 4.868,80-TL'nin (400,00-TL'sinin dava tarihinden itibaren, bakiye 4.468,80-TL'sinin ise ıslah tarihi olan 02/12/2021 tarihinden itibaren) avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Alınması gereken 305,26-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 59,30-TL ile ıslah ile alınan 77,00-TL harç olmak üzere toplam 136,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 168,96-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 136,30-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 4.868,80-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 1.025,21-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE 6-Arabuluculuk Son Tutanağı, iş bu davada verilen karar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 7 ve 18/A-13 maddeleri ile bu Kanuna göre hazırlanan ve 02/06/2018 tarih ve 30439 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliğin 26. maddesi hükümlerine göre; Bakanlık bütçesinden karşılanan/karşılanması gereken ve iki taraf ve iki saat üzerinden yapılan hesaba göre belirlenen toplam 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davanın KISMEN KABULÜNE karar verilmiş olması nedeniyle 1.073,68-TL'sinin DAVALIDAN geriye kalan 246,32-TL'sinin DAVACIDAN alınarak 6183 sayılı AATUHK hükümlerine göre tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu amaçla işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, asıl dava yönünden istinaf yolu açık olmak üzere ayrıca birleşen dava yönünden ise miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.26/12/2023 Katip ... ¸ Hakim ... ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2021/130, K. 2018/3129, T. 01.01.2018, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-130-e-2018-3129-k-b94d44a2ee93