İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/1 E. 2022/3 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/1
Karar No
2022/3
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/12 Esas KARAR NO : 2024/1040 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/01/2024 KARAR TARİHİ : 05/11/2024 K.YAZIM TARİHİ : 02/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davaya konu uyuşmazlığın çözümü için 01.06.2023 tarihinde dava şartı olan Arabuluculuk yoluna başvurulduğu, ..... sayılı arabuluculuk dosya numarası ile kayıtlı görüşmeler sonucunda anlaşmaya varılamadığı, davacı müvekkil tarafından alacağının temini için Büyükçekmece ...... İcra Dairesinin ..... Esas sayılı icra dosyasından borçlu hakkında ilamsız icra takibine girişildiği ve davalı tarafından anılan icra takibine itiraz edildiğini, Yüksek Mahkeme içtihatlarınca dava dilekçesinin asile tebliği edilmesini talep ettiklerini, Tarafların, ticari ilişkilerinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine Büyükçekmece ..... İcra Dairesinin ..... E. sayılı dosyası ile takibe geçildiği ve davalı nın herhangi bir borcunun bulunmadığı gerekçesiyle takibe itiraz ettiğini, itirazının haksız ve dayanaksız olduğu, davalı tarafın takibe itiraz ettikten sonra da ödeme yaptığını, müvekkilin davalı yandan toplamda 165.305,64-TL cari hesaptan kaynaklı bakiye alacağının bulunduğunu, alacağın ticari defter ve kayıtlarda mevcut olduğu, davalının takipten sonra da ödeme yapmış olmasının borcu kabul ettiğinin gösterdiğini, Davalı yanın itirazının, hukuki mesnet ve dayanağı olmadığı, haksız olarak takibe itirazda bulunduğu, alacağın likit olduğundan alacağın %20 'ından aşağı olmamak üzere İCRA İNKAR TAZMİNATINA mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalıya yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davaya karşı cevap vermediği anlaşıldı. DELİLLER VE GEREKÇE: Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Dosyamız arasına celp edilen Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklının 2.067.305,64 TL asıl alacak üzerinden borçlu aleyhine 12 adet fatura alacağı dayanak gösterilmek suretiyle ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin borçluya 10/05/2023 tarihinde tebliğ edildiği; borçlu tarafından 12/05/2023 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edildiği görüldü. Dosyaya sunulan 15/06/2024 tarihli bilirkişi ..... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; Davacı tarafın dava konusu döneme ait 2022-2023 hesap yılı defterlerinin usulüne uygun, birbirini doğruladığı, faturaları ile uyumlu tutulduğu, defter beratlarının ve mali mühürlerinin süresinde alındığı, Envanter defterinin noter açılış ve onayının süresi içinde usulüne uygun yapıldığı, davalı taraf 2022 -2023 hesap yılı defterlerinin sahibi lehine delil niteliğinin Mahkemenin takdirinde olduğu, Davalı tarafın dava konusu döneme ait 2022-2023 hesap yılı defterlerini incelemeye ibraz etmediği, Davalı taraf defterleri incelemeye ibraz edilmediğinden, davacı taraf defter ve kayıtları ile faturasına itibar edilmesi gerektiği, bu duruma göre; Davalı tarafın incelemeye defter ve belgelerini ibraz etmemiş olması hususunda HMK.222 Maddesi hükmünün takdir ve değerlemesinin Mahkemede olduğu, Davacı tarafın takip ve dava konusu faturasının usulüne uygun, bedeli tahsil edilmemiş, açık (e- Fatura) fatura olduğu, takip ve dava konusu alacağa dayanak faturaların davalı tarafından ıttıla edildiğinin Ba/Bs formlarının örtüşmesinden anlaşıldığı, tarafların karşılıklı Ba/ Bs formlarını süresinde Vergi dairelerine beyan ettiği, beyanların örtüştüğü, faturaları defter ve belgelerine kayıt ederek, süresinde herhangi bir itirazı bulunmayan davalı tarafın fatura bedellerinden sorumlu olacağı, Takip ve dava konusu faturaların davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, fatura ve muhteviyatına veya bedeline davalı tarafından herhangi bir itiraz yapılmadığı, T.T.K 23/3 mad. göre 8 gün içinde itiraz edilmeyen faturaların kabul edilmiş sayıldığı, Davalı tarafça dava dosyasına, bu yönde bir belge sunulmadığı, Davacı tarafın, davalı ile olan ticari ilişkilerinden kaynaklı kayıtlarını; şirket bünyesinde davalı ile olan hesap hareketlerini ...... cari kodunda tuttuğu, Ancak; Mali Müşavir ofisinde yapılan SEHVEN hatalı kayıtla cari hesabın 120.01.01.1038- no'lu ÇIK GRUP cari hesapta kayıt altına alındığı, her iki kayıtların ve tarafların Bu/Bs formlarının da örtüştüğü gözetildiğin de, MADDİ HATA yapıldığı değerlendirilmiş olup, takdiri ve değerlemesi ile hukuki nitelemesinin Sayın Mahkemede olduğu, Davacının, incelenen ticari defterlerine göre davalı taraftan takip tarihi olan 04.05.2023 tarihi itibarı ile: 515.305,64 TI alacaklı olduğu, davalı tarafın 21.06.2023 tarihinde banka ile 350.000,00 TI havale yaptığı, neticeten 31.12.2023 tarihi itibarı ile davacı tarafın davalı yan dan 165.305,64 T alacaklı bulunduğu, Davacı tarafında dava dilekçesi ile iş bu tutarı talep ettiği, Dava tarihi itibarı ile yapılan incelemede: 2024 yılı defterlerinin incelemeye sunulmadığı, incelenen cari hesap ekstresinden, davalı tarafın Dava tarihinden sonra da 09.01.2024 tarihinde 80.000,00 TI, ve 02.02.2024 tarihinde 50.000,00 TI ödeme yaptığı borç bakiyesinin 35.305,64 TI kaldığı, Borcun ödendiğine, bakiyeni kapatıldığına dair davalı tarafından dava dosyasına somut bir belge sunulmadığı, Taraflar arasında ödeme tarihleri ve temerrüt ile ilgili herhangi bir sözleşme veya davacı tarafından davalı tarafa gönderilmiş herhangi bir borç ihtarnamesi olmadığı, davacı tarafın takip talebinde İşlemiş faiz talebinin yerinde bulunmadığı, davacının 165.305,64 TL ana parayı talep edebileceği, alacağın itiraza uğramayan faturaya dayalı likit alacak olduğu, icra takibine rağmen hem takip dosyası hem de dava dosyasına geçerli bir itiraz nedeni ileri sürülmediği gözetildiğinde, davacının %20 icra inkar tazminatı talebinin mahkemenin takdirinde olduğu hususları tespit edilmiştir. Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının fatura alacağı dayanak gösterilmek suretiyle davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür. Her ne kadar davalı vekili tarafından dava dilekçesi, bilirkişi incelemesine ilişkin ara karar ile bilirkişi raporunun vekil yerine müvekkile yapıldığından bahisle itirazda bulunulmuş ise Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 3 Haziran 2022 tarih ve 2021/1 E., 2022/3 K. sayılı kararına göre İcra İflas Kanunu'nun 67/1. Maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasının genel hükümlere tabi bir dava olması; bu doğrultuda yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanun'nun hükümlerine göre yürütülmesinin gerekeceği; dolayısıyla dava dilekçesi ve tensip zaptının vekile değil asıla tebliğ edilmesinin gerekmesi karşısında davalı vekilinin aksi yöndeki itirazlarına mahkememizce itibar edilmemiştir. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup davalı tarafından yapılan usulüne uygun ihtarata ve verilen kesin süreye rağmen ticari defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle sadece davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde talimat yolu ile bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Davacının ticari defter ve belgeleri incelenerek düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğu; davacının ticari defterlerine göre icra takip ve dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 165.305,64 TL alacaklı gözüktüğü; tarafların BA ve BS formlarının süresi içerisinde vergi dairelerine beyan edildiği ve beyanların örtüştüğü; davalı tarafından dava tarihinden sonra davacıya toplam 130.000,00 TL ödeme yaptığı tespit edilmiştir. Davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde dosyaya sunulan muavin defter kaydı da bilirkişi tarafından yapılan tespitleri doğrular niteliktedir. Mahkememizce yapılan usulüne uygun ihtarata ve verilen kesin süreye rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini ibraz etmemesi nedeni ile HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca davalının ticari defter ve belgelerindeki kayıtların davacının ticari defter ve belgelerindeki kayıtlar ile uyumlu olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Gerek HMK'nın 222/3. maddesi gerek taraf BA ve BS formlarının birbiri ile örtüşmesi nedeni ile faturaya konu malların davacı tarafça davalıya teslim edildiği kabul edilmiştir. Tekniğine uygun ve denetime elverişli olarak düzenlendiği kabul edilen bilirkişi raporu doğrultusunda açılan davanın 165.305,64 TL üzerinden kabulüne; davalı tarafından dava tarihinden sonra davacıya yapılan 09/01/2024 tarih ve 80.000,00 TL'lik ödeme ile 02/02/2024 tarih ve 50.000,00 TL'lik ödemenin infaz aşamasında dikkate alınmasına, alacağın likit olması nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile takdiren kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN DAVANIN KABULÜ ile davalının Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 165.305,64 TL asıl alacak üzerinden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, 2-Davalı tarafından dava tarihinden sonra davacıya yapılan 09/01/2024 tarih ve 80.000,00 TL'lik ödeme ile 02/02/2024 tarih ve 50.000,00 TL'lik ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınmasına, 3-Alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin KABULÜ ile kabul edilen asıl alacak tutarının takdiren %20'si oranında hesaplanan 33.061,12 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 11.292,03-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 427,60-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 10.864,43-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; 60,80 TL Vekalet Harcı, 427,60-TL Başvuru Harcı, 427,60-TL Peşin/nisbi Harcı, 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 405,75-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.321,75 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, , 7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra ve talep halinde yatırana İADESİNE, 8-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/11/2024 Katip ...... Hakim .... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2021/1, K. 2022/3, T. 02.02.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-1-e-2022-3-k-43339532a206