İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/993 E. 2020/1808 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/993
Karar No
2020/1808

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/552 Esas KARAR NO : 2020/653 DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 22/10/2020 KARAR TARİHİ : 17/12/2020 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Limited Şirketi firması hakkında Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... E sayılı konkordato davası açıldığını, mahkeme tarafından ... tarihli kararı ile; davalı hakkında rehinli alacaklar yönünden konkordatonun tasdiki talebinin reddine, adi alacaklar yönünden tasdikinin kabulüne, alacakları itiraza uğrayan tüm alacaklılara tasdik kararının ilanı tarihinden itibaren 1 ay içerisinde dava açabileceklerinin ihtarına karar verildiğini, davalı hakkında Antalya .... ATM' nin .../... esas sayılı dosyasından ... tarihinde geçici mühlet kararı verildiğini öğrendiklerini, ... tarihli Konkordato Alacaklarına Davet İlanı başlıklı ilana istinaden müvekkilinin ... Ltd. Şti' den olan alacağının beyan edildiği ... tarihli alacak taleplerinin ... tarihinde konkordato komiseri sıfatıyla ... ' nca teslim alındığını, konkordato komiseri tarafından düzenlenen ... tarihli yazı ile davalı şirketin alacak miktarını kabul etmediğini, bu hususa ilişkin düzenlenen raporun mahkemeye bildirildiğini, İİK madde 302/VI uyarınca çekişmeli alacakların hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağı belirlenmeksizin karar verildiğini, ... tarihinde davacı ... ... Ltd. Şti' nin adresinde gerçekleştirilen adi alacaklılar toplantısında davacı banka alacağının alacaklılar listesine konu edilmemesi sebebiyle konkordato projesine karşı oylamaya katılmadıklarını, davacı bankanın davalı ile akdettiği muhtelif sözleşmelere istinaden davalı şirkete iskonto kredileri, kredili mevduat hesabı ve kredi kartı açılıp kullandırıldığını, söz konusu bankacılık ürünlerinin kullanımından doğan edimlerin ve geri ödemelerin yerine getirilmemesi nedeniyle davalı şirket hakkında Antalya ... . İcra Müdürlüğü' nün ... /... esas sayılı dosyası ile ... TL alacak üzerinden ve Antalya ... . İcra Müdürlüğü' nün .../... esas sayılı dosyası ile ... TL alacak üzerinden icra takibine başlandığını, müvekkili bankanın davalı şirketten dava tarihi itibariyle Antalya .... İcra Müdürlüğü' nün .../... esas sayılı dosyasından kaynaklanan ... TL ve Antalya .... İcra Müdürlüğü' nün .../... esas sayılı dosyasından kaynaklanan ... TL olmak üzere toplamda ... TL alacağının bulunduğunu beyan ederek davanın kabulü ile İcra İflas Kanunu 308/b maddesi uyarınca konkordato yargılamasında itiraza uğrayan davacı banka alacağının tespiti ile, konkordato yürürlükte bulunduğu sürece konkordato koşullarına göre, konkordato ortadan kalktığı takdirde ise alacağın tam olarak tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, Antalya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyası ile görülen konkordato davası neticesinde adi alacaklılar yönünden davalı şirketin sunmuş olduğu konkordato projesi kabul edildiğini, Antalya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasından ... tarihinde verilen ara karar ile de, “... adi alacaklılar arasında bulunduğu görülmekle davacı ...Ltd Şti'nin kabulünde olan alacak tutarı için kesin mühlet tarihi olan ... tarihine kadar işleyecek faiz ve bu faizin BSMV'si ile birlikte nakdi alacak miktarı tespit edilerek, bu miktar üzerinden nisaba katılmasına, bunun dışında kalan alacak için fazlaya ilişkin talep yönünden ise asgari ispat düzeyinde delil ibraz edilmediğinden reddine,” karar verildiğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA : Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 308/b. maddesi uyarınca açılan çekişmeli alacakları ilişkin davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, ... tarihinde Antalya .... Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış, anılan mahkemenin ... tarih .../... E. .../.. K. Sayılı kararı ile gönderme kararı verilerek dosya mahkememize gönderilmiştir. Mahkememizin ... tarih .../... E. .../... K. Sayılı kararın incelenmesinde; davacıların ... ... Ltd. Şti. ve... ... Ltd. Şti. Olduğu, her iki davacı yönünden Rehinli alacaklar yönünden konkordatonun tasdiki talebinin reddine, Adi alacaklılar yönünden; Konkordato projesinin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 305 ve 306.maddeleri uyarınca tasdiki ile, kayıt altına alınan tüm adi alacakların ... ... tarihinden başlayarak 48 ayda eşit taksitte konkordato projesi uyarınca komiserler tarafından dosyaya sunulan ödeme projesi kapsamında ödenmesine, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 308/b. maddesi uyarınca alacakları itiraza uğramış olan tüm alacaklılara tasdik kararının ilanı tarihinden itibaren 1 ay içerisinde dava açabileceklerinin ihtarına, karar verildiği, tasdik kararının Basın İlan Kurumu tarafından ... tarihinde ilan edildiği görülmüştür. Davacı taraf taraf ... tarihinde Antalya Arabuluculuk Bürosuna müracaat etmiş, arabuluculuk süreci ... tarihinde ... tarihinde uzlaşma sağlanamayarak sona ermiştir. Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda öncelikle, çekişmeli alacak, arabuluculuk ve dava açma sürelerine kısaca değinmekte fayda bulunmaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 308/b. maddesi şöyledir; "Alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilânı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler. Tasdik kararını veren mahkeme, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından, mahkemece belirlenen bir bankaya yatı-rılmasına karar verebilir. Süresi içinde dava açmamış olan alacaklılar, bu paydan ödeme yapılmasını talep edemezler; bu durumda yatırılan pay borçluya iade edilir." Alacaklarına borçlu tarafından itiraz edilmiş olan alacaklılar konkordato tasdik kararının ilânından itibaren bir ay içerisinde borçluya karşı bir alacak davası açabilirler. Çekişmeli alacaklar hakkındaki dava, alacağı itiraza uğrayan alacaklı tarafından, bizzat konkordato borçlusuna karşı açılır. Bu çerçevede davacının talep sonucu (dava konusu), borçlunun itirazının içeriği dikkate alınarak belirlenecek ve her halde, borçlu tarafından itiraza uğramış alacağın tespiti ile bu alacağın konkordato hükümlerine göre (tasdik edilen konkordato projesinde öngörülen miktarın; konkordatonun feshi halinde tamamının) tahsili talebini içerecektir. Bu tespit dikkate alındığında, çekişmeli alacaklar hakkında açılan davanın hukuki niteliği itibari ile belirli bir miktar paranın konkordato hükümlerine göre tahsili amacına yönelmiş bir eda davası olduğunu söylemek mümkündür. Burada salt bir tespit talebinin de aynı fonksiyonu ifa edip etmeyeceği tartışılabilirse de kanımızca aynı sonucun ortaya çıkabilmesi için salt tespit talebi yeterli değildir. Zira konkordatonun feshi halinde diğer alacaklılar, daha önceden konkordato projesinin tasdiki nedeni ile, borçluya karşı ilâmlı takip yapabilirlerken, salt alacağının tespitine karar verilmiş bir alacaklı ilâmlı icra imkanlarından yararlanamaz. Dava konusu dikkate alındığında çekişmeli alacaklar hakkında açılan davanın 6100 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 5/A kapsamında arabulucuya başvuru zorunluluğuna tabi olduğu sonucuna varılabilir. Ancak kanımızca, çekişmeli alacaklar hakkında açılan davanın konkordato prosedürü ile arasındaki sıkı ilişki ve bu dava ile korunan menfaat dengesi dikkate alındığında, bu davalar da arabulucuya başvuru zorunluluğuna tabi değildir. Zira, bu dava ile hem davanın taraflarının hem de konkordato hükümlerine tabi olan bütün alacaklıların menfaati dengelenmektedir. Aynı zamanda bu durum, çekişmeli alacak davasının kabulüne ilişkin kararın konkordato projesini doğrudan doğruya etkilemesinin doğal bir sonucudur (Ermenek, İbrahim/ Azaklı Arslan, Betül/ İcra ve İflâs Hukuku Açısından Ticarî Davalarda Arabulucuya Başvuru Zorunluluğu, TBB Dergisi 2020 (148) s.185 vd.). 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 308/b. maddesinde belirtilen süre içinde borçlu aleyhine dava açılmaması halinde, alacaklının alacağı maddi hukuk bakımından son ermez. Bu alacaklı, sadece tasdik edilen konkordatoda her hangi bir hak talebinde bulunamaz, konkordatonun feshini talep edemez (Coşkun, Mahmut; Konkordato ve İflas 2. Baskı, Ankara 2019, s. 231). 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun, dördüncü bölümünde, "Arabuluculuk Faaliyeti" üst başlığı ile 13. maddede, arabuluculuğa başvurma vd maddelere yer verilmiştir. Anılan Kanun 16. maddesinin başlığı ise "Arabuluculuk sürecinin başlaması ve sürelere etkisi" olup anılan maddesin 2. fıkrasında "Arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar, geçirilen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz" şeklindedir. Arabuluculuk sürecinin başlamasıda 16/1. fıkrada düzenlenmiş ve arabuluculuk sürecinin, dava açılmadan önce arabulucuya başvuru halinde, tarafların ilk toplantıya davet edilmeleri ve taraflarla arabulucu arasında sürecin devam ettirilmesi konusunda anlaşmaya varılıp bu durumun bir tutanakla belgelendirildiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağı, devamında ise dava açılmasından sonraki süreç belirtilmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun beşinci bölümünde ise "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile 18/A maddesinde, "1." fıkrada ifade edildiği üzere, ilgili kanunlarda arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise sürecinde hangi hükümlerin uygulanacağı 20 fıkra şeklinde ifade edilmiştir. 18/A -15. fıkrada, 16/2. fıkraya benzer şekilde ancak farklı olarak "Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez" düzenlemesine yer verilmiştir. 16/2. fıkrada yalnızca, arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen sürenin zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmayacağı belirtilmişken, dava şartı olarak arabuluculukla ilgili 18/A maddesinin 15. bendinde, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımın duracağı ve hak düşürücü sürenin işlemeyeceğine yer verilmiştir. Sürelerin hesap edilmesinde her iki düzenlemenin ayrık durumlarının dikkate alınması gerekecektir. "Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği" nin 19/2. fıkrasında, arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen sürenin zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmayacağı, yönetmeliğin ikinci bölümünde ise, dava şartı olarak arabuluculuk 22 vd maddelerde düzenlenmiştir. Yönetmeliğin 27. maddesinde ise, dava şartı olarak arabuluculuğun sürelere etkisi başlığı ile, " Adliye arabuluculuk bürosuna başvurulmasından, son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede uyuşmazlık konusu hususlarda zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez" ifadelerine yer verilmiştir. Bu düzenlemeler kapsamında, ihtiyari arabuluculuk ile dava şartı olan arabuluculuk arasında sürelerin başlaması yönünden fark bulunmaktadır (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 01/10/2020 tarih 2020/993E. 2020/1808K. sayılı kararı). Gönderme kararı uyuşmazlığı bitiren kararlardan olmadığından temyiz edilmesi mümkün değildir (Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 2017/11670E. 2018/9972K. sayılı kararı). Aynı dava hakkında 2.defa gönderme kararı verilemez (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 07/03/2007 tarih 2007/2195E. 2007/3027K. sayılı kararı). Hak düşürücü süre dava şartı olup vekalet ücreti Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesine göre belirlenmelidir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 24/10/2019 tarih 2016/17484E. 2019/10009K. Sayılık kararı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 03/05/2016 tarih 2015/3600E. 2016/2860K. sayılı kararı). Davamıza gelince; davacı tasdik olunan konkordato projesinde belirlen alacağından daha fazla alacağının olduğundan bahisle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 308/b. maddesi uyarınca açılan çekişmeli alacakları ilişkin dava açmıştır. Dava,... tarihinde Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış, anılan mahkemenin ... tarih .../... E. .../... K. sayılı kararı ile gönderme kararı verilerek dosya mahkememize gönderilmiştir. Mahkememizin ... tarih .../... E. .../... K. Sayılı kararın incelenmesinde; davacıların ... ... Ltd. Şti. ve ... ... Şti. olduğu, her iki davacı yönünden rehinli alacaklar yönünden konkordatonun tasdiki talebinin reddine, adi alacaklılar yönünden; konkordato projesinin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 305 ve 306.maddeleri uyarınca tasdiki ile, kayıt altına alınan tüm adi alacakların ... ... tarihinden başlayarak 48 ayda eşit taksitte konkordato projesi uyarınca komiserler tarafından dosyaya sunulan ödeme projesi kapsamında ödenmesine, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 308/b. maddesi uyarınca alacakları itiraza uğramış olan tüm alacaklılara tasdik kararının ilanı tarihinden itibaren 1 ay içerisinde dava açabileceklerinin ihtarına, karar verilmiş, tasdik kararı Basın İlan Kurumu tarafından ... tarihinde ilan edilmiştir. Davacı taraf ... tarihinde ... Arabuluculuk Bürosuna müracaat etmiş, arabuluculuk süreci ... tarihinde ... tarihinde uzlaşma sağlanamayarak sona ermiştir. Çekişmeli alacaklar hakkında açılan davanın konkordato prosedürü ile arasındaki sıkı ilişki ve bu dava ile korunan menfaat dengesi dikkate alındığında, bu davalar da arabulucuya başvuru zorunluluğuna tabi değildir. Davacı taraf 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 308/b. maddesi belirtilen dava açma süresinin son günü olan ... tarihinden sonra ... tarihinde ihtiyari arabulucuğa müracaat etmiştir. Arabuluculuk görüşmelerinden sonra dava açmıştır. Başka bir ifade ile arabuluculuk görüşmeleri de kanunda belirtilen hak düşürücü sonra yapıldığından davanın hak düşürücü sürede açılmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Dava hak düşürücü süre içinde açılmadığından 6100 sayılı HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın USULDEN REDDİNE, 2. 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli ... TL harcın ve arabulucuya Bakanlık Bütçesinden karşılanarak ödenen ... TL'nin toplamı olan ... TL'den peşin alınan peşin alınan ... TL'den mahsubu ile bakiye ... TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5. Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 7/2. maddesi gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6. Antalya ... . İcra Müdürlüğü'nün ... /... E. Ve ... /... E. Sayılı takip dosyalarının karar kesinleştiğinde müdürlüğüne iadesine, 7. Kararın kesinleşmesine müteakip davacıların ve müdahil/ alacaklıların yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 17/12/2020 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2020/993, K. 2020/1808, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-993-e-2020-1808-k-098ee15e5077