İlk Derece Mahkemesi · Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/86 E. 2022/1073 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/86
Karar No
2022/1073
Karar Tarihi

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2019/556 Esas - 2022/1082 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2019/556 KARAR NO : 2022/1082

HAKİM : ... KATİP : ...

DAVACI : .. VEKİLLERİ : Av. .. Av. .. DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ..

DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali) DAVA TARİHİ : 20/08/2019 KARAR TARİHİ : 07/12/2022 YAZIM TARİHİ : ...

Mahkememizde görülen Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali) davası yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın Adana Barkal şubesi ile dava dışı ... Emlak...ltd. şti. arasında GKS imzalandığını, bu sözleşmeyi davalının müşterek borçlu müteselsil kefil beyanı ile imzaladığını, davalı borçlunun daha önce asıl borçlu şirketin ortağı iken 2015 yılında ortaklıktan ayrıldığını, 06/10/2016 tarihinden sonra kullandırılacak kredilerden sorumlu olmayacağını alacaklı bankaya bildirdiğini, müvekkili bankanın 14/10/2016 tarih yevmiye nolu cevabi ihtarname ile kendisine 10 yıl süre ile kefil sıfatı ile sorumlu olmaya devam edeceğinin bildirildiğini, 06/10/2016 tarihi itibarı ile borcun bakiyesinin sıfır olmadığını, kullandırılan kredilerin geri ödemesinin sözleşme hükümlerine uygun olarak yapılmadığını, kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine ihtarname gönderildiğini, borcun yine ödenmemesi neticesinde davalı borçlu aleyhine Adana 6. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ;Davalı vekili 20/09/2019 tarihli cevap dilekçesi özetle; müvekkilinin ihtarname ile ortaklık ilişkisinin sona erdiğini bundan sonra ... Emlak...ltd. Şti. 'ne kullandırılacak kredilere kefil olmadığını bildirdiğini, davacı bankanın cevabi ihtarname ile gerçek kişiler yönünden kefaleti nedeniyle 10 yıl süreyle sorumlu olmaya devam edeceğinin bildirildiğini, bu cevaba müvekkilinin cevabi ihtarnamesi ile itiraz ettiğini, davacı bankanın daha sonraki süreçte asıl borçluya ve müvekkiline çek sorumluluk tutarı, kredili bankomat, Business kredi kartından kaynaklı toplam 19.418,08 TL borç bulunduğunu bildirdiğini ve ödenmesini ihtar ettiğini, müvekkilinin bu ihtarnameye süresinde itiraz ettiğini, dava dışı şirketin önce konkordato ilan ettiğini ve iflasına karar verildiğinin öğrenildiğini, kefaletten dönme iradesini ortaya koymuş olan müvekkilinden bu iradenin ortaya konulduğu tarihten sonra kullandırılan kredileri ödemesinin beklenemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava İİK'nun 67.maddesi gereğince açılan itirazın iptali davası olup deliller bu çerçevede toplanarak değerlendirilmiştir. Davanın, 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi gereğince; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu ticari davalardan olduğu, 6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür. Davalı 08/03/2016 tarihli yevmiye nolu ihbarname ile; ... ortaklığı ve ... Emlak... Ltd. Şti.'ne muhatap keşide ettiği ihbarname ile her iki şirketin ortaklığından ayrılması dolayısıyla bugün itibarı ile bankalar ile özel finans kurumları nezdinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak sorumluluğunun kalmadığını ihbaren bildirmiştir. Davalı 06/10/2016 tarihli ... yevmiye nolu ihbarname ile; ... Emlak...Ltd. Şti.'ne ve Türkiye .... Barkal şubesine hitaben keşide ettiği ihbarname ile ortağı bulunduğu ... Emlak...Ltd. Şti. İle ortaklıktan ayrılması dolayısıyla bugün itibarı ile hiçbir şekilde Türkiye Bankası Barkal şubesi nezdinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak sorumluluğunun kalmadığını ve gereğinin yapılmasını ihbaren bildirmiştir. Davacı bankanın Adana Barkal şubesi tarafından keşide edilen 14/10/2016 tarihli ...yevmiye nolu cevabi ihtarname ile, kefillikten vazgeçtiğinizi bildirmiş iseniz de bankamızın kredili müşterisi ... Emlak...Ltd. Şti. İle bankamız arasında imzalanan 01/08/2012 tarihli kredi sözleşmesindeki kefaletiniz nedeniyle ilgili kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan ve kullandırılacak olan kredilerden doğmuş ve doğacak borçlardan kefalet limitinizle sınırlı olarak kefalet tarihinden itibaren tüzel kişi kefiller için süresiz, gerçek kişi kefiller için 10 yıllık yasal süre boyunca kefil sıfatıyla sorumlu olmaya devam edeceğinizi ve kefillikten vezgeçme iradenizin bankamızca kabul edilmediğini bildiririz şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı 21/10/2016 tarihli yevmiye nolu cevaba cevap ihtarname ile; kefaletten dönme hakkını ihtaren bildirdiğini, kefaletten dönme hakkının geçerli olmadığını beyan eden beyanlarını kabul etmediğini, taraflarına gönderilen 06/10/2016 tarih ...yevmiye nolu ihtarnamesinin tebliğ tarihi itibarı ile kullandırılan güncel mevcut kredi borcuna kefaletinin devam ettiğini, buna itirazının olmadığını, belirttiği ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren kullandırılacak kredi borcundan kefil sıfatı ile sorumlu olmadığını, kefaletten dönme hakkını kullandığını, henüz kullandırılmayan ancak kullandırılacak kredilerden dolayı müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olmayacağını, aksi takdirde yasal haklarını kullanacağını ihtaren bildirmiştir. Davacı banka ile dava dışı ... Emlak...ltd. şti. arasında 05/06/2012 tarihinde 2.000.000,00 TL limitli ve 27/11/2012 tarihinde 4.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmıştır. Beşiktaş 26. noterliği tarafından gönderilen 13/03/2019 tarihli ihtarname ile kredinin ödenmediği, 13/03/2019 tarihi itibariyle 19.416,08 TL alacağın bulunduğu, borcun 1 gün içerisinde ödenmesi bildirilmiştir. İhtarname davalıya 16/03/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren 1 günlük sürenin dolduğu 18/03/2019 tarihinde temerrüde düşmüştür.

Adana 6. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında; davacı tarafından borçlu-davalı aleyhine 12/04/2019 tarihinde 18.097,14 TL asıl alacak, 1.313,40 TL işlemiş akdi faiz, 427,67 TL işlemiş temerrüt faiz, 58,90 TL BSMV ve 817,85 TL masraf olmak üzer toplam 20.714,96 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmış, süresinde yapılan itiraz üzerine takip durmuştur. Davalının kefaleti TBK.nın 583.maddesi şekil şartlarını taşınmaktadır. TBK'nın 584/1. Maddesi gereğince; Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. Ancak 28/03/2013 tarihli 6455 S.K. ile eklenen 3. Fıkra ile; Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eş rızası aranmayacağı belirtilmiştir. Davalının kefaleti geçerli olup, kendisini bağlamaktadır. TBK'nın 586. maddesi uyarınca; alacaklının asıl borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefil hakkında takip yapabilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve bu konuda kendisine gönderilmiş ihtarın sonuçsuz kalması (Hesap kat ihtarının usulüne uygun olarak tebliğine rağmen) veya borçlunun açıkça ödeme güçlüğü içinde olması gerekir. (Yargıtay 19 HD : 2020/4459 E. 2021/5808 K., 2020/3228 E. 2021/5789 K.)

TBK’nun 589. maddesine göre; kefil, kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar sorumlu olup, sözleşmede gösterilen azami kefalet limiti aşılmamak üzere asıl borç ile asıl borçlunun kusur ve temerrütünden sorumludur. Kefil ayrıca kendi temerrütünün sonuçlarından da sorumludur. Ancak 6102 sayılı TTK’nun 7. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde: “Ancak, kefil ve kefillere, tahahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez.” hükmüne yer verilmiştir. TTK 8/1 maddesine göre; ticari işlerde faiz oranı sözleşme ile serbestçe belirlenebilir. Aynı maddenin 3. fıkrasında ise tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklı tutulmuş, başkaca bir istisna getirilmemiştir. TTK'nın 9. Meddesinde ise, ticari işlerde; kanuni, anapara ile temerrüt faizi hakkında ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hükümde, mevzuat olarak 3095 sayılı yasa hükümleri amaçlanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 8. ve 9. maddeleri ticari işler bakımından özel hüküm niteliğinde olduğundan ticari işlerde bu hükümlerin uygulanması gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümleri ticari işlerde uygulanamaz. (Yargıtay 19. HD 2019/1730 E. 2019/4833 K. , 11. HD 2020/3350 E. 2020/5575 K.) Kredi sözleşmesinin 19. maddesinde; müşteri temerrüt durumunda borcunu ve bu borcuna, bankaca kredilere uygulanan en yüksek faiz oranına bu oranın %50'sinin ilavesi suretiyle bulunacak oran üzerinden temerrüt faizi uygulanmasını ve bu şekilde hesaplanan faizi, bu faizin vergisini ve diğer eklentilerini ve bankanın yapacağı her türlü masraflar ile birlikte ödemeyi kabul ve taahhüt eder hükmü bulunmaktadır. Alacağın kat tarihi itibariyle kayıtlardan tespit edilmesi, temerrüt tarihine kadar işleyen akdi faiz ile BSMV nin ana paraya ilave edilerek kapitalize edilmesi ve bu şekilde oluşan ana paraya takip tarihine kadar temerrüt faizi uygulanması gerekmektedir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/19-822 esas 2018/1754 karar , 19 HD. 2016/5391 esas 2017/2354 karar sayılı kararları ) takip talebinde takibe kadar akdi faiz istendiği belirtilmiştir. Mahkememizce bilirkişi olarak tayin edilen Prof. Dr. ... 16/12/2019 tarihli raporunda; davalının dava konusu sözleşmede kefaletinin TBK'nın 583 hükmünde öngörülen şekil şartlarını taşıdığını, 27/11/2012 tarihli kredi genel sözleşmesinde davalı kefilin eşinin yazılı rızasının mevcut olduğunu, dolayısıyla 27/11/2012 tarihli kredi genel sözleşmesindeki kefaletinin geçerlilik koşullarını taşıdığını ve davalının bu sözleşmeye istinaden kullandırılan krediler sebebiyle 4.000.000,00 TL limit kapsamında sorumlu tutulabileceğini, davalının Adana 18. Noterliğinin 06/10/2016 tarihli ihtarnamesi ile kefaletten döndüğünü davacı bankaya bildirmiş olduğunu, TBK'nın 599 hükmündeki yazılılık ve alacaklıya bildirim unsurunun mevcut olduğunu, ancak ihtarnamede davalı ortaklıktan ayrıldığını bildirdiğini, borçlunun mali durumunun bozulması sonrasında kefaletten dönme beyanında bulunduğuna dair bir açıklama yer olmadığını, bu haliyle davalının kefaletten dönme beyanının 6098 sayılı TBK'nın 599 hükmünde öngörülen şartları taşımadığını, dolayısıyla takip konusu borçtan kefalet limiti kapsamında sorumlu tutulabileceğini, davacı bankanın kredili bankomat hesabı için takip tarihi itibari ile 5.310,84 TL asıl alacak, 114,89 TL temerrüt faizi ve 5,74 TL BSMV olmak üzere toplam 5.431,48 TL alacaklı olduğunu belirtmiştir.

Prof. Dr. ... 03/11/2020 tarihli ek raporda; davacı bankanın kredili bankomat hesabı için takip tarihi itibari ile 5.310,84 TL asıl alacak, 114,89 TL temerrüt faizi ve 5,74 TL BSMV olmak üzere toplam 5.431,48 TL, Business Kredi kartı için 7.240,66 TL asıl alacak, 156,64 TTL temerrüt faizi ve 7,83 TL BSMV olmak üzere toplam 7.405,14 TL, 4 adet çek yarağı için ödediği garanti tutarı sebebiyle 6.979,64 TL asıl acak, 105,86 TL işlemiş faiz ve 5,29 TL BSMV olmak üzere toplam 7.090,80 TL alacağı olduğunu, davalının 06/10/2016 tarihli ihtarname ile kefaletten istifa ettiğini bildirdiğini, kredili bankomat hesabına ilişkin kredinin (22/05/2012 ) bu tarihten önce kullanılmaya başladığını, Business Kredi Kartı (15/10/2018) ve çek yaprakları sebebiyle kullanılan kredilerin (05/07/2018) kefaletten istifadan (06/10/2016) sonra olduğunun anlaşıldığını belirtmiştir. Bankacı bilirkişi ... 11/01/2022 tarihli raporunda; 05/06/2012 tarihli 2.000.000,00 TL limitli 27/11/2012 tarihli 4.000.000,00 TL limitli kredi genel sözleşmelerini müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan davalının kefaletinin sona ermediğinin kabulü halinde dava konusu kredi borçlarından 6.000.000,00 TL ile faiz ve ferilerinden kefaleten sorumlu olduğunu, davacının davalıdan Adana 6. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına konu edilen borcun 18.097,14 TL asıl alacak, 475,56 TL işlemiş faiz, 23,77 TL BSMV ve 817,85 TL noter masrafı olmak üzere toplam 19.414,32 TL alacağı olduğunu belirtmiştir. Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; Davanın, İİK.'nun 67/1.mad gereğince açılmış itirazın iptali davası olduğu, davacı ile dava dışı ... Emlak...ltd. şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi gereğince, dava dışı şirkete ticari krediler kullandırıldığı, davalının bu kredileri müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, kredilerin ödenmesinde yaşanan gecikme nedeniyle hesabın kat edilerek davalıya ihtarname gönderildiği, borcun ödenmemesi üzerine Adana 6. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibine girişildiği, takibin dayanağının, kredi alacağı olarak belirtildiği, davalı borçlu tarafından takibe itiraz edilmesiyle icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, itirazın iptali davasının 1 yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, davalı tarafından kefaletten dönme iradesini ortaya koyduğunu bu iradenin ortaya konulduğu tarihten sonra kullandırılan kredilerden sorumluluğunun bulunmadığını, imzasının bulunduğu GKS'den başka ve sonra akdedilen yeni GKs'lerin bir önceki sözleşmelerdeki sorumluğunu kaldırdığını iddia ederek davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği, davalının imzasının bulunduğu takibe konu tüm kredi sözleşmeleri ve ödeme belgelerinin dosya arasına celp edildiği, davacı bankadan busıness cardın, kredi kartının hangi tarihte tahsis edildiği, kredili bankomat hesabının hangi tarihte tanımlandığı, çek karnesinin hangi tarihte dava dışı asıl borçlu şirkete teslim edildiğini gösterir tüm belgelerin istenildiği, ilgili belgelerin gönderildiği, gönderilen belgelerden dava dışı asıl borçlu ile 27/11/2012 ve 05/06/2012 tarihli genel kredi sözleşmeleri dışında farklı bir sözleşme imzalanmadığının, 06.10.2016 tarihinden sonra KMH'ın sıfırlanmadığının, business cardın 06/07/2017 tarihinde tahsis edildiği, kredili bankomat hesabının 01/10/2012 tarihinde kullanılmaya başlanıldığının, ilk çek karnesinin 02.08.2012 tarihinde diğerlerinin ise 03/12/2012, 02/04/2013, 04/02/2016, 10/05/2016, 22/12/2016, 14/11/2017 tarihlerinde teslim edildiğinin bildirilerek ilgili belgelerin dosya arasına alındığı, TBK'nın 599 hükmündeki yazılılık ve alacaklıya bildirim unsurunun davalının kefaletten dönme beyanında mevcut olduğu, ancak ihtarnamede davalının yalnızca ortaklıktan ayrıldığını bildirdiği, borçlunun mali durumunun bozulmasına ilişkin kefaletten dönme beyanında herhangi bir açıklamanın olmadığı bu haliyle davalının kefaletten dönme beyanının 6098 sayılı TBK'nın 599 hükmünde öngörülen şartları taşımadığı, davalının dava konusu sözleşmelerdeki kefaletinin TBK'nın 583 hükmünde öngörülen şekil şartlarını taşıdığı, sözleşmeye istinaden kullandırılan krediler sebebiyle 4.000.000,00 TL limit kapsamında sorumluğunun bulunduğu, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden bahse konu kredi sözleşmesi dışında dava dışı asıl borçlu ile kefaletten dönme iradesinin davacıya bildirildiği tarihten sonra kullandırılan kredilere dayanak imzalanmış yeni bir sözleşmenin bulunmadığı, aksini gösterir delilin ibraz edilmediği davacı banka tarafından hesap kat edilerek 13/03/2019 tarihli ihtarnamenin gönderildiği borcun 1 gün içinde ödenmesinin talep edildiği, ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiği, davalının 18/03/2019 tarihinde temerrüte düştüğü, borcun varlığı ve miktarı konusunda rapor alınmak üzere dosyanın alanında uzman bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi ... tarafından düzenlenen raporda tebliğ tarihleri, faiz oranları dikkate alınarak düzenlendiği, bilirkişi raporuna göre; " 05/06/2012 tarihli 2.000.000,00 TL limitli 27/11/2012 tarihli 4.000.000,00 TL limitli kredi genel sözleşmelerini müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan davalının kefaletinin sona ermediğinin kabulü halinde dava konusu kredi borçlarından 6.000.000,00 TL ile faiz ve ferilerinden kefaleten sorumlu olduğunu, davacının davalıdan Adana 6. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına konu edilen borcun 18.097,14 TL asıl alacak, 475,56 TL işlemiş faiz, 23,77 TL BSMV ve 817,85 TL noter masrafı olmak üzere toplam 19.414,32 TL" alacağı olduğunun tespit edildiği anlaşıldığından, usule ve denetime uygun bulunarak bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne, kredi alacaklarının kabul edilen kısmının likit ve bu kısma yönelik itirazın haksız olduğu gözetilerek %20 oranında inkar tazminatına karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulüne, Davalının Adana 6. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 18.097,14 TL asıl alacak, 475,56 TL işlemiş faiz, 23,77 TL BSMV, 817,85 TL noter masrafı olmak üzere toplam 19.414,32 TL üzerinden ve bu alacağa takip tarihinden itibaren %39 oranında temerrüt faizi ve bu faiz tutarı üzerinden %5 oranında BSMV uygulanmak suretiyle aynen devamına, Hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında olan 3.882,86 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 2-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 1.326,20 TL davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacının yapmış olduğu 1.937,10 TL yargılama giderinden kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 1.815,48 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan masrafın davacının üzerinde bırakılmasına, 4-A.A.Ü.T. Gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davanın reddedilen kısmı üzerinden hesaplanan 1.300,64 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Arabuluculuk Bürosu tarafından T.C. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.320 TL arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A ve HUAK Yönetmeliğinin 25-26. Maddeleri gereğince ve davanın kabul-red oranı gözetilerek 1.237,12 TL'nin davalıdan, kalan 82,88 TL 'sinin davacıdan 6183 sayılı kanuna göre tahsil edilerek hazineye irat kaydına, Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/12/2022

Katip... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/86, K. 2022/1073, T. 06.12.2022, www.arakarar.com/karar/adana-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-86-e-2022-1073-k-e596a9c365fe