İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/820 E. 2022/349 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/820
Karar No
2022/349
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/95 Esas KARAR NO :2024/306 DAVA:İstirdat DAVA TARİHİ:29/08/2023 KARAR TARİHİ:30/04/2024 Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine .... İcra Dairesinde ... Esas sayılı dosyası kapsamında ... Bakasına ait ... seri nolu ve 30/06/2023 ödeme tarihli 150.000-TL tutarındaki çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü takip yolu icra takibine başlatıldığını, müvekkili çek sahibi ve keşideci olduğunu, bu nedenle takip öncesinde ihtiyati haciz ile müvekkilinin mal varlığı üzerine de hacizler konulmuş müvekkilin ticareti fesada uğrayacak şekilde haciz işlemleri tesis edildiğini, mahkemenizce takdir edilecek teminat mukabilinde teminat kapsamında yada haricinde icra veznesine girecek paranın davalıya ödenmemesine tedbiren karar verilmesini, icra tehdidi altında borcu ödemek zorunda kalırsak menfi tespit davasının istirdat davasına dönüşmesini ve bu yoldaki hakkımızı saklı tuttuklarını, TTK 646 kapsamında borcu ödemekle borçtan kurtulan müvekkilinin söz konusu çek ve .... İcra Dairesinde ... Esas sayılı dosyası kapsamında müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespiti ile müvekkili açısından takibin durmasını ve ortadan kaldırılmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davaya konu çekte müvekkilinin yetkili iyi niyetli hamil konumunda bulunduğunu, müvekkilinin yasanın üzerine yüklediği tüm sorumlulukları eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davacının çeke ilişkin imza itirazında bulunmadığını, çekteki imzasını açıkça kabul ettiğini, imzaların istiklali prensibi gereğince çekte imzası bulunan her borçlu borcu ödemekle yükümlü olduğunu, çek iptal davası maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyeceği gibi hasımsız bir dava olması dolayısıyla iyi niyetli 3.kişilerin haklarını etki etmediğini, çek iptal davaları tek taraflı beyan ile açılan ve davalısı olmayan davalar olması sebebiyle iyi niyetli 3.kişi olan müvekkilinin haklarını etkilemediğini, haksız davanın ve karşı tarafın tüm taleplerinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE; Faktoring Sözleşmesi, fatura, çek tevdi bordrosu, çek fotokopisi ve dayanılan diğer deliller celp edilip incelenmiş, tüm deliller toplanmıştır. Dava, menfi tespit ve istirdat davasıdır. Davaya konu ... Bankası A.Ş.,... Şubesi’ne ait, keşide tarihi 30/06/2023, keşide yeri ..., çek numarası ..., çek bedeli 150.000-TL olan çek incelendiğinde, keşidecisinin (davacı) çeki 03/07/2023 tarihinde ibraz eden hamilin (davalı) olduğu görülmüştür. ....İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı icra takibi dosyasının celp edilip incelenmesinde; davaya konu çeke istinaden davalı alacaklı tarafından, davacı (keşideci), dava dışı borçlu lehdar (1. ciranta) ..., dava dışı borçlu (2. ciranta) ... ..., dava dışı borçlu (3. ciranta) ... San. ve Tic.Ltd.Şti., dava dışı borçlu (4. ciranta) ... ... Ltd.Şti. aleyhine işlemiş faiz ve fer'ileri dahil olmak üzere toplam 167.861,46-TL. üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, davacı tarafından 31/08/2023 tarihinde, icra dosyasına, 215.300-TL. ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin davalı alacaklıya ödendiği anlaşılmıştır. ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... E.sayılı dosyası celp edilip incelendiğinde, dava dışı (2. ciranta) Nurullah Şentürk tarafından, davaya konu çekin zayi için açılan davada, 06/07/2023 tarihinde çekin zayi nedeniyle iptaline karar verildiği görüldü. “…Davacı ile dava dışı ... arasındaki faktoring sözleşmesi ve eklerinin yasal düzenlemelere uygunluğu ve geçerli bir faktoring sözleşmesi ile çekin davalı şirkete devir edilip edilmediğinin tespiti hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi gereken hususlardan olup, HMK 266/1. maddesinin son cümlesi uyarınca bilirkişiye başvurulmayacağından, işlemlerin hukuka uygunluğu konusunda rapor alınmadan hüküm kurulduğuna ilişkin istinaf sebebi yerinde olmadığından reddine karar verilmiştir…”(İstanbul 44.HD. 03/03/2022 T.2020/820 E.-2022/349 K.) 6102 sayılı TTK'nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK. 686/2 . madde (TTK.nun 598/2. Maddesindeki) “poliçe hamilin elinden herhangi bir surette çıkmış bulunursa...”ibaresi, poliçenin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak senedi çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin sahte ciro ile devretmesi halinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan; eş söyleyişle, kötüniyetli ve ağır kusurlu bulunmayan (yeni) hamil korunur. (Poroy-Tekinalp, Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, Genişletilmiş 15.baskı, s. 154 vd.)(bkz.HGK.13.06.2012 trh 2012/19-185 E. ve 2012/386 K.) 6102 sayılı TTK'nın 790. maddesi gereğince, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. 6102 sayılı TTK'nın 801. maddesi gereğince, çeki ödeyecek muhatap banka için dahi ciro imzalarının geçerliliğinin araştırılması zorunluluk değilken hamilin bu yönde bir yükümlülüğünün bulunduğu ileri sürülemez.( Yargıtay 11. HD. 19.10.2015 tarih 2015/3692 E. ve 2015/10648 K.) 6102 sayılı TTK'nın 818 yollaması ile TTK. 677. Maddesi ise, “Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez.” Şeklinde düzenlenmiştir. 6361 Sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu'nun 9/2. maddesinde; "Faktoring şirketi kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulaca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz ve tahsilini üstlenemez. Aynı faturaya dayalı birden çok faktoring şirketine yapılan kısmi temliklerin toplam tutarı fatura tutarını aşamaz." hükmü düzenlenmiştir. 6361 Sayılı Yasa'nın 9/3 maddesinde; "Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri halinde kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendisi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez, meğer ki faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun " hükmü düzenlenmiştir. 04/02/2015 tarih ve 29257 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik"in 22/2. maddesine göre; Birinci fıkrada belirtilen hususlara ilave olarak faktoring şirketleri kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş veya doğacak fatura veya benzeri belgelerle tevsik edilemeyen alacakları satın alamazlar veya tahsilini üstlenemezler düzenlemesi uyarınca, faktoring şirketlerinin devir aldığı alacak, bir kambiyo senedinden kaynaklansa bile, alacağı doğuran temel ilişkiye ait fatura veya benzeri belgelerle bunu tevsik etmeleri gerekmektedir. Davalı tarafın yükümlülüğü 6361 sayılı yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun temliki sağlamak ve çekin ciro silsilesinin TTK 801. maddesine uygunluğunu denetlemektir. Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının (keşideci), dava dışı hamil olduğu iddia edilen (2.ciranta) Nurullah Şentürk elinde kaybolduğu, dava dışı (2.ciranta) Nurullah Şentürk tarafından çek zayi davası açıldığı ve 06/07/2023 tarihinde zayii kararı verildiği, davaya konu çek tutarının 23/06/2023 ve 01/08/2023 tarihlerinde dava dışı (2.ciranta) Nurullah Şentürk’ün talebi ile dava dışı borçlu lehdar (1. ciranta) Yaser Bayazit’e ödendiği, bu nedenle takip yapılamayacağı, davalının kötü niyetli olduğu ve davalıya borçlu olmadığı iddia edilmiş ise de, davacının kendi imzasına herhangi bir itirazı bulunmadığı, TTK 790. Maddesi gereğince, davaya konu çekteki ciro silsilesi müteselsil ve birbirini takip ettiği, şeklen düzgün olduğu, ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığı, kambiyo senetlerinde imzaların bağımsızlığı kuralı mevcut olup, herkesin kendi imzasından sorumlu olduğu, davacının keşideci olup imzası nedeniyle çek bedelinden sorumlu olduğu, davacının 23/06/2023 tarihinde yaptığı ödemenin zayi kararı verilmeden önce, 01/08/2023 tarihinde yaptığı ödemenin 03/07/2023 çek ibraz tarihinden sonra yapıldığı, bu ödemeler nedeniyle borçtan kurtulamayacağı, kişisel def'ilerin çeki iyi niyetle ele geçiren hamile karşı ileri sürülemeyeceği, kaldı ki davalının, dava dışı ... ... Ltd.Şti. ile imzalanan Faktoring Sözleşmesi’ne istinaden, 6361 sayılı Kanununu ve Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Yönetmeliği kapsamında, yükümlülüğünü yerine getirdiği, ciro silsilesi şeklen düzgün olan davaya konu çeki, fatura ile tevsik edilen alacağa karşılık olarak çek tevdi bordrosu ile temlik aldığı, yasaların kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirdiği, davacı yanca, davalının çekin iktisabında kötü niyetli olduğu, bile bile borçlunun zararına hareket ettiği iddiasının kanıtlanamadığı (İstanbul BAM 16.HD., 05/03/2021 T.,2018/1484 E.-2021/436 K., İstanbul 44.HD. 22/09/2022 T., 2022/1109 E.-2022/1287 K.,03/03/2022 T.,2020/820 E.-2022/349 K.) anlaşıldığından davacının davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının, davasının reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 427,60-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 2.561,63-TL. harç + 1.115,16-TL. tamamlama harcının toplamı olan 3.676,79-TL. harçtan mahsubu ile fazla alınan 3.249,19-TL. harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 34.295-TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize verilecek ya da başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/04/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2020/820, K. 2022/349, T. 19.10.2015, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-820-e-2022-349-k-9d9a5b0d28c1