İlk Derece Mahkemesi · Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/807 E. 2023/259 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/807
- Karar No
- 2023/259
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/807 Esas - 2023/259 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :2020/807 Esas KARAR NO :2023/259 Karar
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACILAR :1- ... 2- ... 3- ... ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ : ... DAVA :Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :16.12.2020 KARAR TARİHİ 01.06.2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Davacılar vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; acentelik sözleşmesinin müvekkilinin Adana ilinde uzun yıllardan beri kesintisiz bir şekilde davalı şirketin ... acenteliğini yaptığını, taraflar arasındaki sözleşmenin süresiz olduğunu, 2012 yılında kurulan süresiz acentelik sözleşmesinin davalı firmanın haksız fesihi ile 17.10.2019 çıkışlı fesih ihbarnamesine kadar sürdüğünü, davalının hiçbir sebep göstermeden 17.10.2019 noter tarihi çıkışlı 30.10.2019 tarihli fesihname ile acentelik sözleşmesini tek taraflı feshettiğini, müvekkilinin bu haksız fesih sebebiyle gelir kaybına uğradığını, müvekkilinde oluşan portföy zararının tazmini için fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla davanızın kabulünü, şimdilik 5.000,00 TL tutarındaki portföy tazminatı alacağının tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, ticari davalar için öngörülen zorunlu arabuluculuk süreci işletilmeden müvekkil şirkete karşı ikame edilen davanın ... ve ... yönünden dava şartı yokluğundan reddine, acente sıfatına ve bu nedenle denkleştirme istemi talepli dava açmak için gerekli dava ehliyetine sahip olmayan ... ve ... yönünden davanın aktif husumet yokluğundan reddine, sözleşmenin açık hükmü uyarınca feragat edilen ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde ileri sürülmeyen denkleştirme istemi talebinin bu nedenle tüm davacılar yönünden reddine, denkleştirme isteminin koşullarının oluşmaması sebebiyle davanın tüm davacılar yönünden esastan reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Duruşmanın 14.09.2021 günlü celsesinde davalı vekilinin, davanın davacı şirket bakımından hak düşürücü süresinde dava açılmadığına ilişkin itirazın reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. ... ... A.Ş. Müdürlüğü'nden dava konusu istenilen bilgi ve belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. Dosya talimat yolu ile ... uzmanı bilirkişisine ve mali müşavir bilirkişisine tevdi olunarak bilirkişi heyet raporu alınmıştır. Dava, acentelik sözleşmesinin feshinden kaynaklanan denkleştirme(portföy) tazminatı talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliği, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin davalı tarafça feshinin haklı bir nedene dayanıp dayanmadığı, davacı acentenin portföy tazminatı talep hakkından sözleşmede ileri sürüp sürmediği, davacıların, davalıdan portföy tazminatı talep koşullarının bulunup bulunmadığı ile talep edebilecekleri tazminatın tutarı olduğu hususlarındadır. Acentelik müessesesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 102 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş, kanunun 102.maddesinde acente "Ticari mümessil, ticari vekil, satış memuru veya işletmenin çalışanı gibi işletmeye bağlı bir hukuki konuma sahip olmaksızın, bir sözleşmeye dayanarak, belirli bir yer veya bölge içinde sürekli olarak ticari bir işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi veya bunları o tacir adına yapmayı meslek edinen kimse" olarak tanımlanmış, 121.maddesinde acentelik sözleşmesinin sona erme sebepleri belirtilerek 4.fıkrasında "Haklı bir sebep olmadan veya üç aylık ihbar süresine uymaksızın sözleşmeyi fesheden taraf, başlanmış işlerin tamamlanmaması sebebiyle diğer tarafın uğradığı zararı tazmin etmek zorundadır" hükmüne yer verilmiştir. Yine, acentelikten kaynaklanan sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra acentenin ileri sürebileceği denkleştirme istemini düzenleyen anılan kanunun 122.maddesi aynen: "(1) Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra; a) Müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa, b) Acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa ve c) Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa, acente müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir. (2) Tazminat, acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamaz. Sözleşme ilişkisi daha kısa bir süre devam etmişse, faaliyetin devamı sırasındaki ortalama esas alınır. (3) Müvekkilin, feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan, acente sözleşmeyi feshetmişse veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşme müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshedilmişse, acente denkleştirme isteminde bulunamaz. (4) Denkleştirme isteminden önceden vazgeçilemez. Denkleştirme istem hakkının sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmesi gerekir. (5) Bu hüküm, hakkaniyete aykırı düşmedikçe, tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi hâlinde de uygulanır." hükmünü içermektedir. Yukarıda belirtilen yasal düzenlemelerden, acentelik sözleşmesinin sona ermesinden sonra kanunda belirtilen koşulların bulunması halinde acentenin daha önce aracılık ederek adına sözleşme yaptığı tacirden uygulamada portföy tazminatı olarak anılan denkleştirme tazminatı talebinde bulunabileceği, acentenin denkleştirme isteminin hakkının sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde ileri sürülmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasında, davacılardan ... ... Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti'nin, davalı ... ... A.Ş tarafından aksi belirtilmedikçe ... şirketi adına Adana ili sınırları içinde veya ... şirketinin ön iznini almak koşuluyla adı geçen bölge sınırları dışında da sözleşme yapmaya ve prim tahsiline yetkili acente olarak tayin edilmesi hususunda 15/12/2012 tarihli belirsiz süreli acentelik sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 25.maddesinin 2.fıkrasının (b) bendinde sözleşmenin her ne sebeple olursa olsun feshedilmesi, infisah etmesi veya acentenin görevine son verilmesi durumunda acentenin ... şirketinden her ne nam altında olursa olsun hiçbir hak ve tazminat talep etmeyeceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin altının acente ... ... Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti ve müvekkili ... ... A.Ş tarafından imzalandığı, sözleşmeye davacılardan ... ve ...'in müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imza koyduğu, bilahare davalı ... A.Ş tarafından Üsküdar 6. Noterliğinden muhatap ... ... Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti'ne hitaben keşide edilen 17/10/2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnameyle başkaca bir sebep belirtilmeksizin Türk Ticaret Kanununun 121.maddesinin (a) bendinde belirtilen "belirsiz bir süre için yapılmış olan acentelik sözleşmesini, taraflardan her biri üç ay önceden ihbarda bulunmak şartıyla feshedebilir" hükmüne dayanılarak acentelik sözleşmesinin üç aylık ihbar süresine uyarak feshedilmesine karar verildiğine dair fesih ihbarnamesi keşide edildiği görülmüştür. Tarafların bildirmiş olduğu delilleri toplanıldıktan sonra davalı ... şirketinin ticari kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle mali müşavir ve sigortacılık uzmanı bilirkişilerden rapor aldırılması hususunda İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, adı geçen talimat mahkemesi aracılığıyla alınan 07/03/2022 günlü müşterek bilirkişi raporunda, davacılar ... ... Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti. ve ...-... ile davalı ... ... arasındaki 12.10.2012 Tarihinde yapılan süresiz Acentelik sözleşmesi yasal tebligat yapılıp bekleme süresine uyulmak suretiyle 22.01.2019 Tarihi itibariyle Acentelik Sözleşmesi feshedildiği, (İhtarnamenin 30/10/2019 tebellüğ edildiğini) 12.10.2012-30.10.2019 tarihleri arasında acentelik sözleşmesi yapılmış fiili olarak ekranın açık olduğu acentenin kapandığı 22.01.2019 tarihe kadar yaklaşık son 5 yıllık (60 aylık) süre ile iptal edilen üretimler ve iptal edilen komisyon tutarları düşüldükten sonra tüm branşlarda toplam 1.188.011- TL üretim gerçekleştirerek ve 193,912- TL komisyon geliri elde edildiği, davacı acentenin branş bazında üretim dağılımının trafik branşı 9623, kasko branşı 9637, bireysel sağlık 9611 dask 968 , işyeri ve konut 968 diğer branşlarda 9613 oranında üretim gerçekleştirdiği, son 5 yıl rakamları incelendiğinde kazanılmış hasar prim oranının 9637 olduğu, toplam üretim primi 1.188.011- TL kazanılan komisyon geliri son 5 yıliçin 193.912- TL olup 193.912,-/60 AY— 3.232,- TL aylık ortalama komisyon geliri vardır. (3.232,- X 12 38.784,- TL yıllık komisyon geliri), sonuç olarak davacı acenteye denkleştirme tazminatı olarak en fazla 38.784,00-TL ödenebileceğinin hesaplandığı belirtilerek denkleştirme (portföy) tazminatı yönünden en fazla 38.784,00- TL ödenebileceği ve davacı tarafın dava değeri olarak 5.000,00 TL talep edebileceği hususunda görüş ve kanaat bildirilmiştir. Tarafların bilirkişi raporuna itirazı üzerine, itiraz dilekçelerinde belirtilen bilgi ve belgeler dosyamıza kazandırıldıktan sonra bu belgeler ile taraf vekillerinin önceki rapora itirazları irdelenmek suretiyle uyuşmazlık konusu hakkında ek rapor düzenlenilmesi hususunda yeniden talimat yazılmış, talimat mahkemesi aracılığıyla önceki raporu düzenleyen mali müşavir ve ... uzmanı bilirkişilerden alınan 06/03/2023 tarihli müşterek ek raporda; tüm dosya kapsamı, ilgili yasa ve yönetmelikler ve dosyada belirtilen mevcut deliller hepsi birlikte değerlendirildiğinde yukarıda açıkladığımız sebeplerden dolayı nihai takdir ve değerlendirme hakkı tamamen mahkemeye ait olmak üzere dava konusu uyuşmazlığın "taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin davalı ... şirketi tarafından feshedilmiş olması nedeniyle davacı acentenin davalılardan denkleştirme bedeli alacağına hak kazanıp kazanamadığı” noktasında olup davacılar ... ... Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti. ve ...-... ile Davalı ... ... arasındaki 12.10.2012 tarihinde yapılan süresiz acentelik sözleşmesi yasal tebligat yapılıp bekleme süresine uyulmak suretiyle 22.01.2019 tarihi itibariyle acentelik sözleşmesi feshedildiği, ihtarnamenin 30/10/2019 tebellüğ edildiğini, 12.10.2012-30.10.2019 tarihleri arasında acentelik sözleşmesi yapılmış fiili olarak ekranın açık olduğu acentenin kapandığı 22.01.2019 tarihe kadar yaklaşık son 5 yıllık (60 aylık) süre içinde iptal edilen üretimler ve iptal edilen komisyon tutarları düşüldükten sonra tüm branşlarda toplam 1.188.011- TL üretim gerçekleştirerek ve 193,912 TL komisyon geliri elde edildiği, davacı ... ... Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti.nin son beş yıllık net komisyon ortalaması 193.912,-/60 AY= 3.232- TL aylık ortalama komisyon geliri olup (3.232,- X 12 aylık = 38.784,- hesabıyla) 38.784,- TL komisyon geliri hesaplandığı, emsal nitelikte Yargıtay 11. HD'nin T: 20.12.2012 ,2016/8920 E- 2017/7468 K sayılı ilamı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 2018/1613 Esas-2020/121 Karar sayılı kararında hesaplama modeli olarak "üst sınırın hesaplanmasında, ilk basamaktaki hesaplamadan farklı olarak, acentenin her türlü geliri hesaplamaya dahil edilmeli ve bürüt gelir esas alınmalıdır.” denildiği, davacı tarafın kurumlar vergisi beyannamelerinde sözleşme süresinde 5 yıllık bürüt faaliyet karının 2015-2016-2017-2018-2019 yılları için toplam 693.060,96 TL olduğu, bu hesaplama modelinde üst sınır olarak acentenin 5 yıllık gelirinin 693.060,96 TL/60 ay = 11.551,02 TL ettiği ve 11.551,02 TL X 12 ay = 139.612,24 TL olarak hesaplandığı, dava değeri olarak 5.000,00 TL olarak talep edildiği hususunda görüş ve kanaat bildirilmiştir. Davacılar vekilinin 18/04/2023 tarihinde vermiş olduğu ıslah dilekçesi ile; dava dilekçesinde talep edilen 5.000,00 TL alacak bedelinin 134.612,24 TL arttırılmak suretiyle toplam 139.612,24 TL'nin tahsilini talep ettikleri görülmüş, ıslah dilekçesinin bir sureti davalı vekiline tebliğ edilmiştir. Toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinde, Taraflar arasında, davacılardan ... ... Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti'nin, davalı ... ... A.Ş tarafından aksi belirtilmedikçe ... şirketi adına Adana ili sınırları içinde veya ... şirketinin ön iznini almak koşuluyla adı geçen bölge sınırları dışında da sözleşme yapmaya ve prim tahsiline yetkili acente olarak tayin edilmesi hususunda 15/12/2012 tarihli belirsiz süreli acentelik sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 25.maddesinin 2.fıkrasının (b) bendinde sözleşmenin her ne sebeple olursa olsun feshedilmesi, infisah etmesi veya acentenin görevine son verilmesi durumunda acentenin ... şirketinden her ne nam altında olursa olsun hiçbir hak ve tazminat talep etmeyeceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin altının acente ... ... Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti ve müvekkili ... ... A.Ş tarafından imzalandığı, sözleşmeye davacılardan ... ve ...'in müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imza koyduğu, sözleşmede acentenin davacılardan ... ... Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti olduğunu açıkça belirtilmesi karşısında sözleşmeye müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imza koyan davacılar ... ve ...'in acentelik sıfatının bulunmadığı ve dolayısıyla bu sözleşmeye dayanarak 6102 sayılı TTK'nın 122.maddesi kapsamında davalıya karşı ileri sürebilecekleri denkleştirme isteminde bulunma haklarının olmadığı anlaşılmakla adı geçen davacıların davasının aktif husumet yokluğu sebebiyle reddine, davacılardan ... ... Aracılık Hizmetleri A.Ş.'nin davası bakımından yapılan değerlendirmede ... A.Ş tarafından Üsküdar 6. Noterliğinden muhatap ... ... Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti'ne hitaben keşide edilen 17/10/2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnameyle başkaca bir sebep belirtilmeksizin Türk Ticaret Kanununun 121.maddesinin (a) bendinde belirtilen "belirsiz bir süre için yapılmış olan acentelik sözleşmesini, taraflardan her biri üç ay önceden ihbarda bulunmak şartıyla feshedebilir" hükmüne dayanılarak acentelik sözleşmesinin üç aylık ihbar süresine uyarak feshedilmesine karar verildiğine dair fesih ihbarnamesi keşide edildiği, söz konusu ihtarnamenin 30/10/2019 tarihinde davacı acenteye tebliğ edildiği ve buna göre 6102 sayılı TTK'nın 121.maddesinin 4.fıkrasında belirtilen 3 aylık sürenin son gününün 30/01/2020 tarihine isabet ettiği halde davalı ... şirketince yasal 3 aylık önele uyulmaksızın 22/01/2020 tarihinde acentenin ekranının karartıldığı, bu suretle acentelik sözleşmesinin davalı ... şirketi tarafından haklı bir sebep olmaksızın feshedildiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde taraflar arasındaki sözleşmenin 25. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendindeki ''sözleşmenin her ne sebeple olursa olsun feshedilmesi, infisah etmesi veya acentenin görevine son verilmesi durumunda acentenin ... şirketinden her ne nam altında olursa olsun hiçbir hak ve tazminat talep etmeyeceği" hükmüne dayanılarak denkleştirme/portföy tazminatı talebinden feragat eden davacının acentelik sözleşmesinin sona ermesi sonrasında denkleştirme isteminde bulunmasının sözleşmeye ve Türk Medeni Kanunu'nun 2. Maddesine aykırı olduğu savunulmuş ise de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun denkleştirme istemine ilişkin 122. Maddesinin 4. fıkrasındaki 1. cümlesindeki ''denkleştirme isteminden önceden vazgeçilemez'' şeklindeki hükmü göz önüne alındığında taraflar arasındaki sözleşmenin 25. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendindeki hükmün geçersiz olduğu, buna göre davacı acentenin denkleştirme (portföy) tazminatı talep edebileceği, talimat mahkemesi aracılığıyla mali müşavir ve sigortacılık uzmanı bilirkişilerden alınan ve mevzuata ve Yargıtay'ın yerleşik kararlarına uygun düzenlenmiş olmakla mahkememizce hükme elverişli bulunan müşterek ek bilirkişi raporundan davacı acentenin davalıdan talep edebileceği denkleştirme (portföy) tazminatı alacağının 139.612,24 TL olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun denkleştirme istemine ilişkin 122. Maddesinin 4. fıkrasındaki 2. Cümlesi hükmü göz önüne alındığında davacının denkleştirme isteminin 1 yıllık hak düşürücü süre içinde ileri sürülmesi gerektiği, eldeki davada davacı acente tarafından verilen dava dilekçesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla 5.000,00 TL tazminat talebinde bulunulmak suretiyle kısmi dava niteliğinde dava açıldığı, davacı acente vekilince verilen ıslah dilekçesi ile kısmi dava dilekçesindeki tazminat talebi arttırılmış ise de kısmi davanın bu davaya konu tazminat alacağı bakımından hak düşürücü süreyi kestiği, dolayısıyla kısmi davaya konu olmayan tazminat alacağı bakımından hak düşürücü sürenin devam ettiği, davalı tarafça sözleşmenin feshedilmesinin hüküm ifade etmesi gerekli 30/01/2020 tarihinden itibaren bir yıllık hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra olmak üzere davacı vekilinin 18/04/2023 tarihinde vermiş olduğu ıslah dilekçesine konu fazlaya ilişkin talebinin hak düşürücü süre içinde ileri sürülmediği kabul edilmiş, sonuç olarak davacılardan ... ve ...'in davasının aktif husumet yokluğu sebebiyle reddine, davacılardan ... ... aracılık hizmetleri limited şirketi'nin davasının kısmen kabulüne, 5.000,00 TL tazminatın davalıdan alınarak adı geçen davacıya verilmesine, adı geçen davacının fazlaya ilişkin talebinin hak düşürücü süre içinde ileri sürülmediğinden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacılardan ... ve ...'in davasının aktif husumet yokluğu sebebiyle reddine, 2-Davacılardan ... ... Aracılık Hizmetleri Limited Şirketi'nin davasının KISMEN KABULÜNE, 5.000,00 TL tazminatın davalıdan alınarak adı geçen davacıya verilmesine, adı geçen davacının fazlaya ilişkin talebinin hak düşürücü süre içinde ileri sürülmediğinden reddine, 3-Alınması gerekli 341,55 TL nisbi karar ve ilam harcından peşin alınan 85,39 TL harcın ve 2.298,85 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 2.042,69 TL karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacılara iadesine, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13.fıkrası uyarınca zorunlu arabuluculuk giderleri yargılama giderlerinden sayıldığından arabuluculuk tutanağının düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu 1.400,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvurma harcı, 54,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 108,80 TL harç nedeniyle yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 3.471,35 TL tebligat, bilirkişi ve posta giderinden kabul ve red oranına göre 124,33 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ... ... Aracılık Hizmetleri Limited Şirketi verilmesine, 8-Davalı kendisi vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 9-Peşin alınan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ nezdinde İSTİNAF KANUN YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/06/2023
Katip ...
Hakim ...