İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/8 E. 2021/195 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/8
Karar No
2021/195
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/8 KARAR NO : 2021/195

DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/05/2017 KARAR TARİHİ : 26/03/2021

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunduğu ... tarihli dava dilekçesinde; davacının, ciro silsilesiyle elinde bulundurduğu davaya konu keşidecisi, ..., lehdarı ... olan ve ciro yoluyla ... iştiraki olan ...’ye verilen çekin, ... tarafından davacıya cirolanarak teslim edildiği, davacının ajandasına koyduğu çekin, rızası hilafına elinden çıktığı, konuyla ilgili müvekkilince tarafından ... Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu ve .../... sayılı soruşturma dosyası ile konu hakkında soruşturmanın devam ettiği, çekin zayii sebebiyle Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... esasında davanın devam ettiği ve çek hakkında tedbiren ödemeden men kararı verildiği, kararı alan müvekkili tarafından çek hakkındaki tedbir kararı bankaya sunulduğunda ise, çekin ... Şubesi aracılığıyla takas odasına sunulduğu, çekin rızası hilafına elinden çıkmasından sonra çekin ciro silsilesinin devam ettiği, bu cirolardan birincisinin ... isimli bir şirkete, ikincisinin ... isimli bir şahsa, üçüncüsünün ise ... isimli bir şahsa ait olduğunun öğrenildiği, müvekkilinin çekin elden çıkmasından sonrası çekin arkasında cirosu bulunan şirket ya da kişilerle hiçbir ticari ya da adi nitelikli bir alacak ilişkisi bulunmadığı, cirantalardan ... isimli şirketin ticari şirket olup, defterleri incelendiğinde davacı ve önceki ciranta ve keşideciyle bir alacak-borç ilişkisi olmadığının tespit edileceği, ... isimli diğer cirantanın ise ... isimli şirketin yetkilisi göründüğü, ... isimli şahsın da ... yetkilisi ile aynı sektörde çalıştığı gözönüne alındığında davacı müvekkilinden sonra yapılan cirolarda iyiniyeti iddiasında bulunulamayacağından bahisle davaya konu çekle ilgili teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, sonraki aşamada da açılan çek iptali istemine ilişkin .../... Esas sayılı dava yönünden birleştirme kararı verilmesini ve müvekkilinin elinden rızası hilafına çıkan çek sebebiyle çek bedelinin tahsil girişiminde bulunan davalı ...'dan istirdadı ile tüm davalılar yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde; mahkememizce verilen tedbir kararının, müvekkilinin çek bedelinin ödenmesi için çeki bankaya sunduğunda öğrenildiğini, müvekkilinin dava konusu çeki ...'den olan alacağına karşılık aldığını, müvekkilinin çeki ciro silsilesi yoluyla aldığı ve iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, müvekkilinin işlettiği ... adlı işyerinde fatura ve irsaliye ile altın satışı ve işçiliği bedeli olarak ... USD karşılığı TL olarak çek ödemesini kabul ettiğini, faturadaki mallar karşılığında çeklerin teslim edildiğini, davacı tarafından kendilerine husumet yöneltilmesini kabul etmediklerini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekilinin cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. Taraflara duruşma gün ve saatini bildirir usulüne uygun meşruhatlı davetiye çıkartılmıştır. Mahkememiz yargılaması sırasında ; dava dosyası tarafların defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak çekin ciro sözleşmesine göre tedavülünden itibaren taraflar arasındaki ticari ilişkinin (alım, satım vb) ne olduğu, çekin tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı konusunda mali müşavir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi tarafından mahkememize sunulan ... havale tarihli raporda özetle; "...Antalya ... ATM .../... E. Sayılı dava dosyası, ile davalı taraflar ..., ve ...' ın ibraz ettiği 2017 yılı ticari defterlerinin kayıtları üzerinde yapılan incelemede, dosyada yer alan davalıların dava konusu çekteki ciro silsilesinin aşağıdaki gibi olduğu, HUKUKİ NİTELİK ÇEKTEKİ ... TİCARİ İLİŞKİ 1-KEŞİDECİ ... İNCELENMEDİ 2-LEHTAR ... İNCELENMEDİ 3-1.CİRANTA ... İNCELENMEDİ 4-2.CİRANTA/DAVALI ... HAMİL İLE TİCARİ İLİŞKİ VAR 5-3.CİRANTA /DAVALI ... BU CİRANTANIN TİCARİ BİR İŞLEMİ YOK 6-HAMİL /DAVALI ... 2.CİRANTA İLE TİCARİ İLİŞKİ VAR

Davalılar ... (ciranta) ile ... (hamil) arasında ticari ilişkinin olduğu, davalı ...'ın diğer davalı ...' ne altın sattığı, karşılığında dava konusu çeki ciro yoluyla aldığı, davalı ...' in ibraz ettiği 2017 yılı ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin yapıldığı, kapanış tasdiklerinin henüz yapılmadığı, (kapanış tasdiki son günü ...), kapanış tasdiki yasal süresinde yapıldığı takdirde defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfında olduğunun kabul edilebileceği, davalı ...' in ibraz ettiği 2017 yılı ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin yapıldığı, kapanış tasdiklerinin henüz yapılmadığı, (kapanış tasdiki son günü ...), kapanış tasdiki yasal süresinde yapıldığı takdirde defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfında olduğunun kabul edilebileceği, davalı ...' nin dava konusu ... USD tutarındaki çeki kimden aldıoı hususunda defter kayıtlarında bir bilgk olmadığı, ancak bu çeki diğer davalı ...' a mal karşıcı verdiğine dair kaydın olduğu, davalı ...' nirı dava konusu çeki (ciro ile almasına rağmen) diğer davalı ...' a kendi keşide etmiş gibi ...-verilen çekler hesabına kayıt ettiği, bu nedenle çekin kimden alındığının anlasılamadığı, davalı ...' in defter kayıtlarında dava konusu çekin diğer davalı ...' nden alındığı, karşılığında altın satıldığı hususunda kaydın bulunduğu, ticari ilişkileri olduğu anlaşılan iki firmanın imzası arasında yer alan ...' in imzası/cirosunun hangi amaçla atıldığının anlaşılmadığı, dava konusu çekin hamili ...' m çeki ticari bir işlem sonucu ciro ile almış olduğu 6102 S. TTK. 686. Maddesine göre hamilin kötü niyetli olmadığı..." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Her ne kadar Mahkememizin ... tarihli celse ... nolu ara karar gereği dava dosyasının davacıdan önceki cirantaların ticari defter ve belgeleri incelenmek suretiyle çekin davacıya kim tarafından cirolandığı hususlarında mali müşavir bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş ise de; Mahkememizce dava dosyasının niteliği de dikkate alınarak bu yöndeki ara karardan mahkememizin ... tarihli oturum ... nolu ara kararı ile dönülmesine karar verilmiştir. Mahkememizin ... gün, .../... Esas, .../... Karar sayılı dava dosyasında davacı tarafından açılan çek iptali istemine ilişkin davada eldeki davanın açılması sebebiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, ayrıca söz konusu davanın hasımsız olması sebebiyle birleştirme talebinin yerinde olmadığı da gerekçeli kararda belirtilmiştir. Antalya C.Başsavcılığının .../... Soruşturma sayılı dosyası, ... C.Başsavcılığının .../... Soruşturma sayılı dosyaları incelenmek üzere dosyamız arasına alınmış, ... C.Başsavcılığının ... tarih, .../... Soruşturma sayılı evrakında koğuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. Mahkememizin ... tarih .../... Esas -.../... Karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi sonucu Antalya BAM ....Hukuk Dairesi'nin ... tarih .../... Esas -.../... Karar sayılı ilamı ile "Davacı, dava dilekçesinde ve aşamalarda dava dışı ... ile ticari ilişkileri nedeniyle bu şirket tarafından ciro edilerek müvekkiline teslim edilen çekin kaybolduğunu, sonrasında çeki ciro eden şirket ile aralarında herhangi bir ilişki bulunmayan ...'nin cirosu ile çekin diğer davalılara ciro edildiği, ...'nin cirosundan sonra yetkili hamil olmayan ... tarafından ciro edilmekle çekteki ciro silsilesinin bozulduğunu, davalıların çeki usulsüz olarak ele geçirdiklerini ileri sürmektedir. Davaya konu çekin iptal davası görüldüğü sırada davalı hamil tarafından ibraz edilip, icra takibine geçilmesi nedeniyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. TTK'nın 818/1-s maddesinin yollaması ile 757 ve devamı maddeleri uyarınca zayi edilen çekin ortaya çıkması halinde mahkemenin iade davası açması için dilekçe sahibine uygun bir süre verileceği düzenlenmiş, TTK'nın 792. maddesinde çekin herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış olması halinde çek ister hamile yazılı ister ciro yolu ile devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapda ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Somut olayda, davaya konu çek takip alacaklısı hamil tarafından ibraz edilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 31. maddesinde hakimin davaya aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup, hakim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda maddi veya hukuki açıdan belirsiz veya çelişkili gördüğü hususlar hakkında taraflara açıklama yaptırabileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı tarafça çekin davalılar tarafından hukuka aykırı şekilde ele geçirildiği ileri sürülmüş ve icra takibi sırasında çek bedelinin diğer cirantalar tarafından ödenmiş olması nedeniyle istirdatı talep edilmiş, mahkemece dava icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası ve istirdat olarak nitelenerek çekin ödeme aracı olduğu, davalı hamil ...'ın kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesi ile hüküm kurulmuştur. Öncelikle, mahkemece davanın hukuki sebebinin belirlenmesi ve davacı talebinin açıklatılması ile davacının çekin meşru hamili olduğunu ve rızası dışında elinden çıktığını ispatlaması gerektiğinden davacının meşru hamil olup olmadığının belirlenmesi için davacının bu konudaki delillerinin değerlendirilmesi gerekir. Davacının yetkili hamil olduğunun belirlenmesinden sonra davacının ticari ilişki içerisinde bulunduğu ve çekin bu sebeple ciro edildiği, çekin davacıya tesliminden sonra çeki kendisine ciro eden ... ile aralarında hiç bir ticari ya da hukuki ilişki bulunmayan ... tarafından ele geçirildiğinin ileri sürülmüş olmasına ve bu konuda Cumhuriyet Savcılığına şikayeti üzerine devam eden soruşturmalar bulunduğunun anlaşılmasına göre mahkemece davalı ... ile ciranta ...'nin ticari defterlerinin de incelenmesi ile ... ile ciranta ... arasında ticari ilişkinin bulunup bulunmadığı, çekin ...'ne ciro edilmesinin sebebinin ceza dosyaları da incelenip değerlendirilerek tespit edilmesi ile ulaşılacak sonuca göre ve birden çok davalı olması nedeniyle her bir davalı hakkında ayrı ayrı gerekçe oluşturulmak suretiyle karar verilmesi gerekir..." gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan kabulü ile Mahkememizin yukarıda tarih ve sırası belirtilen kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Dosya .../... Esas sırasına kaydedilten sonra Antalya BAM ...Hukuk Daire'sinin ... tarih .../... Esas -.../... Karar sayılı ilamı doğrultusunda yeniden yapılan yargılamada Antalya C.Başsavcılığı'nın .../... soruşturma sayılı dosyası uyap sistem üzerinden celp edilmiş incelenmesinde; soruşturma dosyasının .../... sayılı soruşturma evrakı ile birleştirildiği ve ... tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmüştür. Mahkememizce Antalya BAM ...Hukuk Dairesinin ilamında belirtildiği üzere davalı ... ile ciranta dava dışı ...'nin ticari defter ve belgelerinin taraflar arasındaki uyuşmazlığa ilişkin olarak incelenmesine, buna göre ticari defter ve belgelerin ibrazı hususunda ihtarname tebliğine karar verilmiş, ibraz edilen ticari defter ve belgelere göre bilirkişi tarafından ibraz edilen ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; " ...Mahkemenin .../... E. Sayılı dava dosyası, davalı ..., ve davalı ...' ın ve dava konusu çek cirantası ...' nin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, (davalı / ciranta ... tacir olmayıp gerçek kişi olduğundan defter incelemesi yapılmamıştır) Ek rapor için incelenen, dava konusu çekin 1.cirantası ...' nin ticari defterlerinin noter onaylarının yasal süresinde yapıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve 6100 sayılı HMK. nun 222. maddesi gereğince defter kayıtlarının sahibi lehine delil vasfı taşıdığı, Davacı ... ile dava konusu çekin cirantası ... arasında finansal bir ilişki olduğu, Dava konusu çekin 1.cirantası ...' nin ticari defterlerinde ... numaralı ... tarihli ... USD tutarındaki çeki (Muhasebe usulü gereği TL değeri ... TL olarak kayıt edilmiştir) ...' den 2016 yılında aldığı, ... tarihinde davacı ...' ya ciro ettiği hususunda kaydın bulunduğu. Davalı ...' nin 2017 yılı Defter kayıtlarında dava konusu çekin kimden alındığı hususunda bir kayda rastlanmadığı, Dava konusu çekin kimden alındığının davalı ... kayıtlarda bulunmaması sebebiyle ciro silsilesinin bozulduğu kanaatine varıldığı, Davacının çekin gerçek hamilinin olup olmadığı hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu" sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Bilirkişi tarafından ibraz edilen ... tarihli bilirkişi ek/düzeltme raporunda ise; "...davalı ...'nin 2017 yılı defter kayıtlarında dava konusu çekin giriş tarihine rastlanmadığı, Davalı ...'nin 2017 yılı defter kayıtlarını davacı ... ile davalı ...'nin ticari bir ilişkileri olduğu hususunda bir kayda rastlanmadığı, Davalı ...'nin 2017 yılı defter kayıtlarında dava dışı ciranta ... ile davlı ...'nin ticari bir ilişkileri olduğu hususunda bir kayda rastlanmadığı, Dava dışı ciranta ... ... 2017 yılı defter kayıtlarında davalı ... ile dava dışı ... arasında ticari bir ilişkileri olduğu hususunda bir kayda rastlanmadığı," sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; Dava, İİK.72/2. Maddesi gereği icra takibinden sonra borçlu tarafından açılan takibe konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile çekin rızası hilafına elinden çıktığı gerekçesiyle istirdat istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusunun takibe dayanak çekin davacının rızası hilafına elinden çıkıp çıkmadığı, çeki elinde bulunduran hamil davalının iyiniyetli olup olmadığı, buna göre davacının çek bedelinin istirdadını talep edip edemeyeceği hususlarına ilişkin olduğu görülmüştür. TTK. 790. maddesinde; "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır." TTK.792. Maddesinde de; "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 29/01/2018 gün, 2016/15409 Esas, 2018/212 Karar sayılı emsal içtihadında; "...Mahkemece yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl ve birleşen dosya davacıları arasında ticari ilişkiye dayalı dava konusu çeklerin verildiği, ancak ne asıl davanın davacısı ne de birleşen dosyanın davacısı olan şirketin davalılar ile ticari ilişkilerini belgeleyen herhangi kayıt ve dayanağa rastlanmadığı, dava konusu edilen her iki çekinde birleşen dava davacısı olan keşideci tarafından asıl dava davacısı ... adına kesildiği, davalıların usulüne uygun tebligatlara rağmen beyanda bulunmayıp defter ibraz etmediği, davalı ... ile asıl davanın davacısının arasında ticari ilişkiye dayalı herhangi bir kayda rastlanmadığı, davalı ...'ında davalı cirantalarla ilişkisini belirler kayıt ve dayanak olmadığı,asıl dava davacısının davalı ... yetkilisi aleyhine takip yapmasına davacı ile davalı şirket arasındaki ilişkinin delili olarak dayanılamayacağı, davalı şirketin aksini ispat amacı ile herhangi bir dayanak sunmadığı, davacıların gerek asıl gerekse birleşen dava yönünden iddialarının yerinde olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davalı ...,keşidecisi ... lehdarı ...,cirantaları ... ve ... olan ... tarih ... TL bedelli; keşidecisi ... lehdarı ..., cirantaları ... ve ... olan ... tarih ... TL bedelli, keşidecisi ... lehdarı ...,cirantaları ... ve ... olan ... tarih ... TL bedelli çeklerin ciro yolu ile hamilidir. TTK 790.maddesi “ cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır” TTK 792.maddesi “çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa ister hamile yazılı ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek sözkonusu olupda hamil hakkını 790.maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür” hükümlerini içermektedir. Bu durumda açıklanan yasa hükümleri ve imzaların istiklali prensibi uyarınca kanıtlanamayan asıl ve birleşen davaların reddi ..." karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkememizce Antalya BAM ...Hukuk Daire'sinin ... tarih .../... Esas -.../... Karar sayılı ilamı doğrultusunda Mahkememizce davalı ... ... ile ciranta ...'nin ticari defterlerinin incelenmesi ile ... ile ciranta ... arasında ticari ilişkinin bulunup bulunmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yapılmış, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ile ek rapordan ... ile ... arasında ticari ilişkiye rastlanmadığı, ...'nin kayıtlarında çekin kimden alındığı hususunun bulunmadığı ancak çekin hamil ...'a verildiği hususunda kayıt olduğu görülmüştür. ...'nin ticari defterlerinde ise çeki ...'den 2016 yılında aldığı, ... tarihinde davacı ...'ya ciro ettiği anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen kanun maddeleri ve emsal içtihad doğrultusunda mahkememizce yapılan değerlendirmede: Bilirkişi tarafından ibraz edilen ... tarihli rapor ile ... tarihli ek/düzeltme raporu birlikte değerlendirildiğinde; usulüne uygun tutulduğu anlaşılan davalı ... ...'nin ticari defter ve belgelerine göre davalılar ... ile ... arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davalı ...'ın sattığı altın karşılığında ciro yoluyla çeki teslim aldığı, çekin ... tarafından kimden alındığı hususunda ticari defterlerde kayıtlı olmadığı ancak ...'a verildiği yönünde kayıt bulunduğu, yine dava dışı ...'nden önceki cirantalardan ...'nin usulüne uygun tutulduğu anlaşılan ticari defter ve belgelerinden ticari defterlerinde de çekin lehtar ...'den alındığı ve davacı ...'ya verildiği yönünde kayıt olduğu, dolayısıyla davacı ile dava dışı ... arasında finansal ilişkinin bulunduğu ancak davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığı hususunun ceza soruşturma dosyaları da dahil olmak üzere ispat edemediği, davalılardan ...'ın ciro silsilesi ve imzaların istiklali ilkesi gereği yetkili hamil olduğu, hamilin kötü niyetle çeki iktisap ettiği veya iktisapta ağır kusuru bulunduğu hususunun da davacı tarafça ispatlanamadığı, davalı ... ile ...'ın aynı sektörde çalışmalarının hamilin kötü niyetli olmasını gerektirmeyeceği, davalı ...'nin çeki ne şekilde iktisap ettiği, ticari defterlerinde bulunmasa dahi çekin bir ödeme vasıtası olup ticari defterlere kaydının zorunlu bulunmadığı, buna göre ticari defterlerinde çekin kimden alındığı hususunun belirtilmemesinin davalı ...'ni de kötü niyetli olduğunun kabulünü gerektirmeyeceği anlaşılmakla davacının ispatlanamayan davasının reddine karar vermek gerekmiştir. İİK.72/4. Maddesinde; "Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez." düzenlemesi mevcuttur. Esasen, takibe dayanak çekin yabancı para alacağı olduğu, açılan davada da dava değerinin dava tarihindeki kur üzerinden hesaplandığı, icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatının yabancı para alacağı üzerinden hükmedilmesi mümkün olmadığından davalı alacaklı ... yönünden dava konusu alacağın %20'si oranında hesaplanan ((dava tarihi itibari ile 1 USD =... TL ) ... TL. tazminatın davacıdan tahsili ile davalı ...'a verilmesine karar vermek gerekirken, sehven kısa kararda bu husus hüküm altına alınmamıştır. Gerekçe yazılırken fark edilen bu husus, hükme, kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki olmaması için eklenememiştir. Çünkü, 10/4/1992 tarihli ve 1991/7-1992/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı gereğince kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili bulunması bozma/(kıyasen) ortadan kaldırma nedenidir. Kısa kararda yer verilmeyen, inkar tazminatı/kötü niyet tazminatı kalemlerinin gerekçeli hükümde yer alması kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki doğurur. (Emsalen; Yargıtay 19. HD, 2013/14499 esas, 2013/17455 karar; Yargıtay HGK, 2011/13-137 esas, 2011/299 karar) Açıklanan gerekçelerle, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Ayrıntısı gerekçeli kararda anlaşılacağı üzere; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli ... TL harcın peşin olarak alınan ... TL harçtan mahsubu ile fazla alınan ... TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret tarifesine göre hesap edilen nispi ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, 5-Taraflarca kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın taraflara İADESİNE, 6-Davacı tarafça yapılan giderlerin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dair; davacı vekilleri ve davalı şirket, ... ile davalı ... vekili, davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/03/2021

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/8, K. 2021/195, T. 26.03.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-8-e-2021-195-k-a3e73747436d