İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/7345 E. 2022/1585 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/7345
Karar No
2022/1585
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/646 Esas KARAR NO : 2024/548 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 04/10/2023 KARAR TARİHİ : 10/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin daha önce terkin edilmiş olup, bu durumun Ticaret Sicil Gazetesinin 25/12/2020 tarihli ve ... sayılı nüshası ile ilan edildiğini, ancak daha sonra davacı tarafından, davalı şirketin ihyası için dava açıldığını ve ... Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/... E. Ve 2022/... K. Numaralı ilamı ile "...'nün ... sicil numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde ... Ticaret Anonim Şirketi' nin ihyasına" karar verildiğini, İhya kararını ve mahkemece ...'ne yazılan müzekkereyi dilekçesi ekinde sunduğunu, davalı/borçlunun kullanımında olan tesisatta Kurum tarafından yapılan kontrolde sözleşmesiz sayaçtan kaçak elektrik enerjisi kullanıldığının tespit edilmesi üzerine zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42/1-a maddesi gereği, tanzim edilen dava konusu ...seri numaralı ve 11/04/2019 tarihli Kaçak Elektrik Tespit Tutanağına istinaden, 219.539,22 TL kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapıldığını, davalı borçlu aleyhine tahakkuk ettirilen 219.539,22 TL kaçak elektrik bedeline, 3.073,55 TL gecikmiş gün faizi ve 553,24 TL faizin KDV'si ilave edilerek toplam 219.539,22 TL fatura bedeli için... İcra Müdürlüğü 2019/... Esas sayılı takip dosyası ile gönderilen ödeme emrine davalı borçlunun itirazı üzerine takibinin durduğunu, kaçak elektrik kullanımı tutanaklar ile sabit olduğundan, davalı borçlu mevzuata uygun olarak düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağına ilişkin tahakkuku ödemekle yükümlü olduğunu, söz konusu borca itirazın yerinde olmadığını, taraflar arasındaki ilişkinin kaçak elektrik kullanımından doğması ve davacının tacir kaydının bulunması sebebiyle taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6502 sayılı Kanun kapsamında olmadığından davanın "haksız fiil" hükümlerine göre Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğini, kaçak elektrik kullanımı eyleminin niteliği itibariyle "haksız fiil" teşkil etmesi ve haksız fiilden doğan davalarda "zarar görenin yerleşim yeri" icra daireleri ve mahkemelerinin de yetkisinin bulunması dolayısıyla zarar gören davacı şirketin yerleşim yerinin tabi olduğunu, İstanbul Adliyesinin icra daireleri ve mahkemeleri de İİK 50. maddesinin atfı ile HMK'nın 16. maddesi gereği yetkili olduğunu, arz ve izah edilen tüm bu nedenlerle; ... İcra Müdürlüğü 2019/ ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz İtirazın İptali ile takibin devamını, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine toplam 223.166,01-TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 24/06/2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 27/06/2019 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür. Dava, kaçak elektrik kullanımına ilişkin başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. Hak düşürücü süre yönünden; İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesi ile ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.'' hükmü düzenlenmiştir. Bilindiği üzere hak düşürücü süre olumsuz dava şartlarından olup, kamu düzeni ile ilgilidir. Mahkemece davanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir. İtirazın iptali davaların da bu süre İcra ve İflas Kanununun 67/1 maddesi uyarınca itirazın tebliğinden itibaren bir yıldır. Anılan yasa maddesinde de açıkça belirtildiği gibi; itirazın iptali davası açmak için öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre borçlunun itirazının alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren başlar. Bunun dışında bir yol (harici öğrenme vs.) öngörülmemiştir. Nitekim, aynı Kanun'un 62/2. madde ve fıkra hükmünde de, itirazın alacaklıya tebliği zorunluluğu getirilmiştir. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, -Yerleşik yargı uygulamasında itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği durumlarda, davacının davaya konu icra takibi ile ilgili ilk itirazın iptali davasını açtığı (veya itirazın kaldırılması talebinde bulunduğu) tarih itibariyle, itirazın iptali davasının açılması için bir yıllık hak düşürücü sürenin başlayacağı kabul edilmektedir (Yargıtay 11. HD'nin 2020/7345 E., 2022/1585 K. sayılı ve 07/03/2022; Yargıtay 19. HD'nin 2018/2879 E., 2019/2545 K. sayılı ve 15/04/2019; 2015/16178 E., 2016/4917 K. sayılı ve 21/03/2016; 2010/7844 E., 2010/10219 K. sayılı ve 23/09/2010 tarihli ilamları). Zira davacı, ilk itirazın iptali davasını açtığı tarih itibariyle itirazın tebliğiyle aranan öğrenme ve belgelendirme unsurları aynı anda tümüyle gerçekleşmiştir (İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ 2022/256 Esas, 2024/976 Karar). Somut olayda anılan kararda icra takibi ve dava açılması hususlarının kıyasen arabuluculuk görüşmelerine de uyarlanabileceği kanaatine varılmıştır. -İtirazın alacaklıya tebliğine ilişkin bir belge olmamakla birlikte davacıya itirazın en geç arabulucuya başvuru tarihi itibariyle tebliğ edilmiş sayılması gerekmektedir. Nasıl ki itiraz tebliğ edilmeden İcra Hukuk Mahkemesinde itirazın kaldırılmasını isteyen alacaklının talebinin reddi halinde, itirazın kaldırılmasını talep ettiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde genel mahkemede itirazın iptalini talep etme hakkı bulunduğu göz önüne alındığında tebliğ ile aranan öğrenme ve belgelendirme unsurları aynı anda tümüyle gerçekleşmesi sebebiyle işbu davanın anlaşamama tutanağının imzası tarihinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerekir. 30/06/2022 tarihli arabuluculuk anlaşamama tutanağında tarafların "... İcra Müdürlüğünün 2022/ ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini ve %20 oranda icra inkar tazminatı" talebini müzakere ettikleri yazılıdır. Davanın açılış tarihi 27.11.2023 tarihi olup anlaşamama tutanağının düzenlenmesinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü geçmiştir. (İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ ... HUKUK DAİRESİ 2024/... Esas, 2024/... Karar) -Borçlu davalının takibe itiraz dilekçesi davacı alacaklıya tebliğ edilmemiş ise de davacı alacaklının itirazın iptali davası açmadan önce arabuluculuk başvurusunda bulunduğu ve söz konusu takibe konu alacak nedeniyle tarafların anlaşamadıklarının 16.07.2020 tarihli arabuluculuk son tutanağı ile belirlenmekle davacı alacaklının davalının takibe itirazından arabuluculuk son tutanak imza tarihi itibarıyla haberdar olduğu kabul edilmeli ve itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süresinin de bu tarihten itibaren başlaması gerektiği kabul edilmelidir. (İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ 2023/2756 Esas, 2024/1777 Karar) Yukarıda anılan yüksek yargı kararlar da dikkate alındığında itirazın iptali davalarında, İİK 67. maddesi uyarınca itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerekmekte olup, itiraz alacaklıya tebliğ edilmedikçe süre başlamayacağı biliniyor ise de, somut olayda alacaklının arabuluculuk görüşmelerine başlandığı ve 23/05/2022 tarihinde anlaşmazlıkla sonuçlandığı, davacının kaçak elektrikten kaynaklanan alacak talebine ilişkin 04/10/2023 tarihinde dava ikame ettiği göz önüne alındığında; alacaklının ödeme emrine itirazın tüm hukuki anlam ve sonuçlarına vakıf olduğu ve hükümden düşürülmesi gerektiğini arabuluculuğa verdiği dilekçesiyle bildirdiği, tebliğ ile aranan öğrenme ve belgelendirme unsurları aynı anda tümüyle arabuluculuğa başvuru ile gerçekleşmiş olduğundan Mahkememizce hak düşürücü sürenin de bu tarihten itibaren işleyeceği kanaatine varılmıştır. Davacının arabuluculuk anlaşmama tutanağının düzenlendiği 23/05/2022 tarihinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde iş bu davayı açmadığı tespit edildiğinden davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı anlaşıldığından, davanın usulden reddine, 2-427,60-TL karar harcının peşin alınan 2.695,29-TL den düşümü ile kalan 2.267,69-TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2020/7345, K. 2022/1585, T. 16.07.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-7345-e-2022-1585-k-5e13c0756e97