İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/123 E. 2024/15 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/123
Karar No
2024/15
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/123 Esas KARAR NO : 2024/15 DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 11/02/2021 KARAR TARİHİ : 10/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uluslararası nakliyat ve taşımacılık işi ile uğraştığını, müvekkili tarafından, davalıya taşıma hizmeti verildiğini, müvekkilinin davalı firmaya taşıma hizmeti sunduğunu, taşıma hizmetleri neticesinde müvekkilinin alacakları doğduğunu, ancak davalının müvekkilinin faturaya konu alacaklarını ödemediğini, bunun üzerine müvekkilinin davalıdan olan alacağının tahsili için ... 2.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 29.09.2020 tarihinde icra takibi başlattığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibin 62.750,18 TL'lik miktarına itirazda bulunduğunu, davalının itirazlarının soyut ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin alacağının fatura, ticari defter ve her türlü delille sabit olduğunu, bu nedenlerle itirazın iptaline, takibin 62.750,18 TL Asıl Alacak üzerinden ticari avans faizi ile birlikte devamına, ayrıca haksız ve kötü niyetli davalı aleyhinde alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap : Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin bugüne kadar aldığı tüm hizmetin karşılığını tam ve eksiksiz ödediğini, davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, davacının muhtelif tarihlerde ve sayısını unuttuğu defalarda hiçbir hizmet karşılığı olmayan faturayı/faturaları müvekkiline ısrarla gönderdiğini, müvekkilinin almadığı hizmete karşılık kesilen bu faturayı/faturaları her seferinde büyük bir sabırla iade ettiğini, bu süreçte dava dilekçesi de dahil olmak üzere sözde alacağın neye dayalı, hangi hizmete dayalı olarak istendiği ısrarlı bir şekilde anlatılmadığını, kargo şirketlerinin gönderi ücretlendirmesini iki şekilde yaptığını, ilkinin peşin olarak göndericiden alınan ücret olduğunu, gönderi kargo şirketine verildiğinde peşin olarak alındığını, ikincisinin alıcının ödemesi kaydıyla gönderilen kargo olduğunu, bu durumda alıcıdan teslim anında ve öncelikli olarak kargo ücretinin tahsil edileceğini, müvekkilinin her iki durum açısından hiçbir borcu bulunmadığını, hangi hizmete dayalı olarak kesildiği belli olmayan ve TTK hükümlerine uygun iade olunan fatura/faturaların aynı şekilde hangi gerekçe ile yapıldığı anlaşılmayan icra takiplerinin ve son olarak Sayın Mahkemede açılan davada açıklıktan kaçınarak sırf cari hesap hükümleri ile itirazın iptali istendiğini, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası, fatura suretleri, cari hesap ekstresi, ticari defter ve belgeler, taşıma sözleşmesi sureti celp edilmiş incelenmiştir. Dosya, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde muhasebesel yönden inceleme yapılması amacıyla Mali Müşavir ...'A tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 25/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; "... defterlerin yasaların emrettiği şekilde tutulduğu, açılış ve kapanış kayıtlarının Kanun öngördüğü süreler içinde yapıldığı, Davacı/Davalı lehine delil olma kuvvetine sahip olduğu, davacı tarafından davaya konu fatura muhteviyatında yer alan taşıma işleminin yurtdışı müşteri için yerine getirildiği, davacının bu taşımadan kaynaklı davaya konu faturadan kaynaklı takip tarihi itibari ile 62.750,18 TL Alacaklı olduğu, Takip tarihi ile Dava tarihi arasındaki dönem için davacının takip talebinde belirttiği faiz oranından 2.343,15 TL'a faiz alacağının kanaatine varılmış olmakla ...'' şeklinde tespit edilmiştir. Dosya, Ulaştırma ve Lojistik alanında öğretim görevlisi ve taşımacılık konusunda uzman... ve Mali Müşavir...'dan oluşan bilirkişi kurulna tevdi edilmiş, bilirkişi kurulu tarafından dosyaya sunulan 05/04/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle ve sonuç olarak; "... Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf vekillerinin sair dilekçe ve beyanları, faturalar, icra dosyaları, kök rapor, tüm dosya içeriği ile yukarıda arz edilen inceleme değerlendirme neticesinde; 1) Davanın navlunun alıcı tarafından ödenmesi koşuluyla uluslararası kargo taşımalarına ilişkin olduğu, bu nedenle kargo taşıması ve navlun konusunda iç hukuk hükümlerinin, uluslararası eşya taşıması olması nedeniyle CMR hükümlerin uygulanması gerektiği; 2) TTK m.871 ve 872 ile CMR m.21 gereğince navlun ücretinin alıcı tarafından ödenmesi koşuluyla kargo gönderilebileceği, bu takdirde navlun ödemekten kaçınan alıcıya kargonun teslim edilmemesi gerektiği, bunun bir teslim engeli olmasından dolayı taşıma sözleşmesinin tarafın olan gönderenden (somut olayda davalı şirket) talimat istenmesi gerektiği, 3) Dava dosyası kapsamında, Davacının "Taşıma ile ilgili tüm evrakları Türkçe olarak sunması" Davalının da "Dava konusu ürün ile ilgili tüm belgeleri sunması talep edilmekle birlikte özellikle ürün teslimi yapılan yurt dışı firmaya ait ilgili dönemlere ait cari hesap ekstresi ile davalı tarafın gönderdiği ürünün yurt dışı firmasına ait fatura bilgileri, yurt dışı gönderi numune ise, bu numuneye ait düzenlenen faturanın davalı muhasebe sisteminde yevmiye kaydının görüntüsü ile yurt dışına gönderilen ürünün numune mi yoksa ticari bir satış olup olmadığı açısından önemlidir." Dava dosyasında mevcut belgeler ışığında nihai karara ulaşılamayacağı, Kanaat ve sonuçlarına varılmıştır ...'' şeklinde tespit edilmiştir. Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan ve taşıma ücretine ilişkin fatura alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. ... 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının davacı, takip borçlusunun ise davalı olduğu, genel haciz yoluyla başlatılan ilamsız icra takibinde davacının 62.750,18 TL Asıl Alacak ve 601,71 TL İşlemiş Faiz olmak üzere davalı hakkında toplam 63.351,89 TL tutar üzerinden icra takibinde bulunduğu belirlenmiştir. Davacı, dava dilekçesinin talep sonucunda takibin yalnızca 62.750,18 TL Asıl Alacak üzerinden devamını talep etmiş, icra takibindeki işlemiş faiz tutarını dava konusu etmemiştir. O halde, eldeki itirazın iptali davasının konusunun, davacının neticei talebi karşısında sadece icra takibindeki asıl alacak tutarına ilişkin olduğu noktasında duraksama yoktur. Davacı, taşıma hizmeti karşılığında fatura alacağının ödenmediğini ileri sürmüştür. Davalı, taşıma hizmetine karşılık olarak ödenmeyen bir borç bulunmadığını savunmuştur. Davacı vekili 27/07/2021 tarihli dilekçesinde ise, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalıya ait kargonun Almanya adresinde bulunan dava dışı alıcıya teslim edildiği halde, davalının taşıma bedelini ödememesinden kaynaklandığını beyan etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan 16/10/2021 tarihli dilekçede görüldüğü üzere, icra takibine konu açık hesap usulü işleyen cari hesap çerçevesinde dava konu edilen fatura (alacağı) taraflar arasında 10 kez düzenlenip, davalı tarafından her seferinde süresinde ve aynı sayıda iade olmuştur. Bu halde, muhasebesel yönden dava konusu faturanın davalı tarafça benimsenmediği, aksine davalı tarafından iade edildiği, faturaya konu taşıma hizmeti noktasında ihtilaf bulunduğundan öncelikle ispat külfeti davacı tarafta olup fatura bedeli kadar alacaklı olduğunu, hasılı faturaya konu taşıma hizmetinin verildiğini ve alacağının davalı nezdinde doğduğunu / hak kazandığını ispat etmelidir. Taraflar delil olarak ticari defter ve belgelere dayandığından, mali bilirkişi vasıtasıyla ticari defterler üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Ne var ki, mali bilirkişi tarafından sunulan 25/11/2021 tarihli raporda muhasebe bilimi dışında ve uzmanlık konusu olmayan taşıma hukukuna ilişkin açıklamalar yapılarak alacak noktasında hatalı sonuçlara varılmış, yabancı dildeki taşıma hukukuna ait belge ve deliller raporda bilirkişi tarafından uzmanlığı olmadığı halde yanlış değerlendirilmiş, dava konusu edilmeyen işlemiş faiz hakkında gereksiz alacak hesabı yapılarak denetime elverişsiz rapor tanzimi yoluna gidilmiştir. Esasen, açıklanan nedenlerle bahsi geçen rapor hükme esas alınmamıştır. Uyuşmazlığın temelinin, taşıma hukukundan kaynaklanması sebebiyle davalının bilirkişi raporuna yönelik itirazları da nazara alınarak dosya taşımacılık konusunda uzman bir bilirkişi de atandığı bilirkişi kuruluna tevdi edilerek yeniden rapor alınması yoluna gidilmiştir. Uyuşmazlığa konu Almanya kargo gönderimine ilişkin yabancı dildeki tüm evraklar (bilirkişi incelemesine gönderilmeden önce) Türkçe tercümeleri yaptırılarak dosyaya kazandırılmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, davacı vekili, taşıma belgelerinin Türkçe tercümelerini sunduğu dilekçesinde ibraz edilen "ek 3/5" numaralı belgede davalının gönderi içeriğine onayının bulunduğunu belirtmiştir. Ancak, davacı tarafından sunulan taşıma senetleri ve eklerinde, özellikle gönderi taahhütnamesi olarak ibraz edilen belge incelendiğinde (EK 3/5 numaralı belge) davalı şirkete ait kaşe ve imzanın bulunmadığı (İSTANBUL BAM 12. HD. 2020/585 E. 2022/1716 K.), tam aksine davalıya ait ONAY kısmının boş olduğu, davalı tarafından verilen onay, imza, muvafakat beyanının bulunmadığı, belgedeki bu kısmın orijinal nüshasında dahi onay ve tarih kısmının boş olduğu tespit edilmiş, davalının bu fatura belgesinde herhangi bir onayının bulunmadığı anlaşılmıştır. Hasılı, uyuşmazlığa konu gönderi için davalı tarafın onayı bulunmamaktadır. Mahkememizce taşıma uzmanın da bulunduğu bilirkişi kurulu tarafından sunulan 05/04/2022 tarihli raporda vurgulandığı üzere; eşyanın "..." şeklinde taşımaya verilmiş olduğundan alıcı ödemeli gönderi olduğu, taşımaya ait belgeler incelendiğinde taşıma bedelini alıcıdan alınması gerektiğinin tespit edildiği, ibraz edilen belgeler içerisinde "ek3/2'de" yer alan eşyalar ile fatura kıymetlerinin örtüşmediği, bununla birlikte dava konusu uyuşmazlığın alıcı ödemeli gönderiden kaynaklandığı, alıcı ödemeleri gönderilerde taşıyanın / davacının eşyanın teslimi karşılığında taşıma ücretini alıcıdan tahsil etmesi gerektiği, alıcının taşıma bedelini ödemeyi kabul etmemesi halinde ise taşıyanın / davacının eşyayı teslim etmekten kaçınma hakkının doğacağı, bu durumun taşıma hukuku kapsamında bir taşıma engeli olduğu, davacının taşıma engeli halinde davalı / göndericiden talimat alması gerektiği, ancak somut olayda davacının dava dışı alıcı tarafından taşıma ücreti ödenmediği halde davalıdan herhangi bir talimat almadığı, hatta talimat bulunmaksızın kendi insiyatifi ile eşyayı alıcıya teslim ettiği, dolayısıyla alıcı ödemeli gönderi için davacının davalı taraftan taşıma bedelini isteyemeyeceği sonucuna varılmıştır. Bilirkişi kurulu rapora dosyaya ibraz edildikten sonra, davacı vekili 22/04/2022 tarihli dilekçesi ile ve yargılamanın bu aşamasında ilk kez "sözleşmenin 3.2. bölümündeki madde uyarınca alıcı kargo ücretini ödemez ise gönderen talimatı olmaksızın teslimat yapılsa dahi kargo ücretini ödemeyi kabul ve taahhüt eder" iddiasını ileri sürmüş, bu suretle iddiasını genişletmiş ve değiştirmiştir. Basit yargılama usulüne tabi eldeki davada, davanın açılmasıyla birlikte iddianın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağı başlamaktadır (HMK 319). Bu nedenle, dava dilekçesinde dile getirilmeyen ve yargılamada ilk kez tahkikat aşamasında ileri sürülen bu vakıa, öncelikle iddianın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağı kapsamında olup usul hükümleri uyarınca nazara alınamaz. Öte yandan, dava dilekçesinde delil olarak dayanılmasına rağmen taşıma sözleşmesinin bir örneği yine bu aşamada dosyaya sunulmuştur. 6100 s. HMK 318. kapsamında delillerin ikamesi için yasal yargılama kesitlerine de uyulmamıştır. Kaldı ki, davalı vekili tahkikat aşamasında ilk kez inceleme fırsatı bulabildiği taşıma sözleşmesine karşı açıkça imza inkarında bulunmuş, sözleşmenin altında davalı şirkete atfen atılan imzanın davalı şirket yetkilisine ait olmadığını ileri sürmüştür. Bir örneği ibraz edilen taşıma sözleşmesine karşı imza inkarı / sahtelik iddası ileri sürüldüğünden, mahkememizce bu durum ön sorun olarak kabul edilmiş ve HMK 209. , 211. vd. maddeleri uyarınca inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Ne var ki, davacı vekili sözleşme aslına ulaşılamadığını, sözleşme aslının ibraz edilmeyeceğini bildirmiştir. İbraz edilen sözleşme altındaki imzanın davalı şirkete ait olduğunu ispat etmesi gereken davacı taraf olup, dayanılan sözleşme aslı ibraz edilemediğinden davacı bu yöndeki iddiasını da ispatlayamamıştır. Her ne kadar fotokopi belge üzerinden inceleme yapılmasını talep etmiş ise de; bilindiği üzere yerleşik yargı içtihatları doğrultusunda fotokopi evrak üzerinden imza incelemesi yapılması mümkün değildir. (Yargıtay 11. HD. 2021/5006 E. 2022/8951 K.). Dolayısıyla, bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde ileri sürülen bu yeni vakıanın hem iddianın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağının kapsamında olması, hem yargılama kesitlerine uygun delil ibraz edilmemesi, hem de dayanılan sözleşmenin altındaki imzanın davalı tarafından inkar edilmesi ve aksinin davacı tarafından ispat edilememesi, dahi sözleşme aslının sunulamaması karşısında; davacı vekilinin sözleşme hükmünün esas alınması, somut olaya uygulanması, bu suretle davacının sözleşme hükmüne dayanarak kendi lehine hak çıkarması ve davanın kabulü mümkün değildir. (Kapsamlı şekilde oluşturulan ara karar içerikleri için 4.,5.,ve 6. celse tutanaklarına bakınız. ). Diğer taraftan; davalının sözleşmedeki imzayı inkar etmesi sebebiyle HMK 202. maddesi hükmü uyarınca sözleşme, davalı veya temsilcisi tarafından verilmiş yahut gönderilmiş bir belge olarak kabul edilmez, hasılı dosyada fotokopisi bulunan ve davalı tarafından imzası dahi inkar edilen sözleşme yazılı delil başlangıcı olmadığından davacının tanık dinletme taleplerinin reddine karar verilmiştir. Nitekim, eldeki davaya konu alacak miktarı gözetildiğinde yazılı delillerle / senetle ispat kuralının geçerli olduğu, yazılı delil başlangıcının bulunmadığı ve ayrıca davalının açık muvafakati de bulunmadığından davacının tanık dinletme talepleri kabul edilmemiştir. Öte yandan; dava konusu olmayan, tümüyle dava dışı bir kısım gönderiler yönünden yapılan ödemelerin ticari teamül oluşturararak alacağın bu yönden kabulü istenilmiş ise de; 6102 s. TTK 2/1.maddesi hükmü uyarınca salt taraflar arasında ve dava dışı bir kısım gönderi ödemelerinin bütün halinde taşımacılık sektörü ve faaliyetleri için ticari teamül oluşturması bir yana, anılan Yasa hükmünün tanım ve tarifi ile ilgisi dahi bulunmadığından ticari teamül uyarınca alacağın kabul edilmesi taleplerinin reddine karar verilmiştir. Davaya konu taşıma ücretinden kaynaklanan fatura alacağının ispatı noktasında, son çare olarak davacının delil listesinde yer aldığından yemin delili davacıya hatırlatılmış, ancak davacı taraf açıkça yemin deliline dayanmamış ve davalıya yemin teklifinde bulunmamıştır. Yapılan açıklamalar karşısında; salt fatura tanzim edilmesinin alacağın varlığı noktasında yeterli olmadığı, faturanın tacir tarafından tek taraflı olarak düzenlenen bir belge olduğu, fatura bedeli kadar alacaklı olunduğunun faturayı düzenleyen davacı tacirin ispatlaması gerektiği, nitekim somut olayda davalı tarafından dava konusu faturanın her seferinde aynen iade edildiği / iade faturası kesildiği, muhasebesel yönden dava konusu faturanın davalı tarafça kabul edilmediği, dolayısıyla faturaya konu hizmetin verildiği ve davalı nezdinde alacağının doğduğunun davacı tarafından ispatının zorunlu olduğu, ne var ki somut olayda uyuşmazlığa konu taşımanın Almanya ülkesinde dava dışı alıcıya "alıcı ödemeli" gönderiden kaynaklandığı, alıcı ödemeli gönderi olmasına rağmen davacının alıcıdan ücreti tahsil etmediği, taşıma engeli olan bu halde davalıdan / göndericiden talimat alması gerektiği halde herhangi bir talimat dahi almadığı, aksine kendisi inisiyatif alarak ücretini tahsil etmediği kargoyu dava dışı alıcıya teslim ettiği, bu halde kargo bedelinin davalıdan / göndericiden artık talep ve tahsil imkanın bulunmadığı anlaşılmakla, davacının davalı taraftan dava konusu taşıma sebebiyle hak ettiği yahut talep edebileceği taşıma bedeli bulunmadığından davanın reddine, ayrıca kötü niyet tazminatı talebi bakımından davalının icra takibinde kötü niyetli olduğu davalı tarafından ispat edilemediğinden davalının yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere); 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin yasal koşulların oluşmaması sebebiyle REDDİNE, 3-Alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 754,86 TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 327,26 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde davacıya veya vekiline İADESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (62,750,18 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca maktudan az olmamak koşulu ile belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin davacıdan tahsil edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 7-HMK 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara veya vekiline İADESİNE, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 10/01/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/123, K. 2024/15, T. 10.01.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-123-e-2024-15-k-f45345070a0a