İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/556 E. 2021/319 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/556
Karar No
2021/319
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/556 KARAR NO : 2021/319

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/11/2020 KARAR TARİHİ : 20/05/2021

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A.TALEP: 1. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin ... Tarihinde ... ile “... Yapım İşi’nde ... İşinin” yapılması konusunda sözleşme imzaladığını, akabinde müvekkili tarafından davalı şirket ile ... Tarihinde “... ili ... İlçesi ... üzerine konulacak ... adet ... ve ... ... ... bedel imalatının yapılması” konusunda anlaşmaya varıldığını ve davaya konu çekin peşinat olarak davalı şirkete ekte sundukları çek çıkış bordrosunda görüldüğü üzere teslim edildiğini, davalı ile yapılan sözleşmenin 5. Maddesinde davalının yüklendiği işin 20 gün içinde teslim edilmesi hususunun taraflarca kararlaştırıldığını, sözleşme bedeli olarak müvekkil şirketin de davalı şirkete ... TL KDV dahil ücret ödemesi yapacağının belirlendiğini, davalı tarafından sözleşme gereği yüklendiği edimin belirtilen süre içerisinde yerine getirilmediğini ve işin tamamlanması hususunda da hiçbir çaba gösterilmediğini, sözleşme gereği peşinat olarak verilen çekin ise müvekkil şirkete iade edilmediğini, müvekkilin ana yüklenici ile yapmış olduğu sözleşmesinin sıkıntıya düşmesi sebebiyle bahse konu işe ilişkin tüm malzemelerin müvekkil tarafından ...’nden satın alındığını ve davalı tarafından götürü bedel yapılacak olan işi müvekkil şirket yeniden malzeme alarak kendi imkanları ile yerine getirildiğini, müvekkilinin, davalı ile işin götürü bedel yapılması konusunda anlaştığını ancak davalı tarafından işin yapılmaması ve malzemelerin de alınmaması sebebiyle malzemeleri tekrar satın aldığını ve işçiliğini kendisi yaparak işi tamamladığını, davalının sözleşme ile yüklendiği işi yapmadığı gibi davaya konu ve bedelsiz olan çeki de iade etmediğini beyan ederek; davalı taraf lehine verilen .../... Şubesine ait ... vade tarihli ait ... seri numaralı ... TL bedelli çekin müvekkile iadesine, mümkün olmaz ise iptaline, müvekkilin iş bu çek dolayısıyla davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. B. TARAF TEŞKİLİ: 2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. (H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261) 3.Bu açıklamalar ışığında, mahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır. C.CEVAP: 4.Davalı her hangi bir cevap dilekçesi vermemiş ve böylelikle 6100 sayılı HMK m. 128 gereği, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır. D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ: 5.Dava, menfi tespit talebinden ibarettir. 6.Menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Menfi tespit davası, normal bir hukuk davası gibi açılır. Aynı ilkeler, T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.03.2010 gün ve 2010/19-123 E. 2010/154 K; 07.12.2011 gün ve 2011/13-576 E. 2011/747 K sayılı kararında da vurgulanmıştır. (T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2011/19-622 esas, 2012/9karar, Tar. 18/01/2012) 7.Yargıtay 19. HD., 2020/237 Esas, 2020/805 Karar sayılı, 04.06.2020 Tarihli, "Bölge Adliye Mahkemeleri'nin Kesin Nitelikteki Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesine Yönelik" vermiş olduğu ilamında; ticari nitelikteki menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa gidilmesinin zorunlu olmadığına ve arabulucuya gidilmiş olmasının bir dava şartı olmadığına karar verilmiştir. 8.Bu açıklamalar ışığında, dosyaya bakıldığında; tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için ara karar kurulmuştur. 9.HMK m. 222 gereği; Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın kanuni şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. 7251 sayılı kanunla, 6100 sayılı Kanunun 222 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir; “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.” Usul hükümleri derhal uygulanırlılık ilkesine tabidir. 10.Davalı taraf ticari defterlerini sunmamıştır. 11. ... tarihli, bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda özetle; taraflar arasında ... tarihinde 8 adet ... ... ..., 4 adet ... ... ... ile ilgili sözleşme imzalandığı, davacı tarafından davalı adına ... vadeli ... ... numaralı ... TL tutarlı çekin ... tarihinde davalıya teslim edildiği, gelir idaresi Antalya vergi dairesinden istenen müzekkereye ilgili kurumun ... tarihli cevabı yazısında davacıya ait .../... dönemine ait BA formu ile dava dışı ... firmasına ait .../... dönemine ait BS formlarının gönderildiğinin görüldüğü, davacının .../... dönemine ait BA formunda davalıdan herhangi bir alımının olmadığı, dava dışı ... firmasından ise 4 adet KDV hariç ... TL lik alım yaptığını bildirdiği, ... firması tarafından .../... döneminde davacıya ait herhangi bir satım yapıldığının bildirilmediği, davacının ibraz edilen 2020 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu, davacının dava dışı ... firmasından aldığı ve ibraz ettiği .../... uncu aya ait 4 adet faturanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıya dava konusu olan bir adet ... TL'lik çek verdiği davalının bunun karşılığında herhangi bir mal tesliminin olmadığı ve dava tarihi ... itibari ile davacının davalıdan ... TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu yani davacının davalıya herhangi bir borcu olmadığı, dava konusu çek bedeli ile ilgili davalıca herhangi bir mal/hizmet tesliminin davacı kayıtlarında yer almadığı belirtilmiştir. 12.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. 13.Davacı vekili, rapora karşı beyan dilekçesi sunmuştur. 14.Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen). 15.Bu hususlar doğrultusunda, bilirkişi raporunun, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. 16. Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı tarafından davalı adına ... vadeli ... ... numaralı ... TL tutarlı çekin ... tarihinde davalıya teslim edildiği, davalının bunun karşılığında herhangi bir mal tesliminin olmadığı ve dava tarihi ... itibari ile davacının davalıdan ... TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu yani davacının davalıya herhangi bir borcu olmadığı, dava konusu çek bedeli ile ilgili davalıca herhangi bir mal/hizmet tesliminin davacı kayıtlarında yer almadığı anlaşılmakla, davalının ticari defterlerini de sunmaması nedeniyle davacının usulüne uygun şekilde tutulan kendi ticari defterlerinin lehine delil olma vasfına sahip olması karşısında davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE, Davacının dava konusu ... şubesine ait, ... seri numaralı ... keşide tarihli keşidecisi ... olan ... TL bedelli çek yönünden davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yatırılan ... TL peşin harcın mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye ... TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine, (24/5/2013 tarihli ve 6487 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu bentte yer alan “kararın verilmesinden itibaren iki ay” ibaresi “kararın tebliğinden itibaren bir ay” şeklinde değiştirilmiştir.) 5-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplamda ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ...'un yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/05/2021

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/556, K. 2021/319, T. 20.05.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-556-e-2021-319-k-673ee33a060f