İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/524 E. 2021/147 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/524
- Karar No
- 2021/147
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/523 KARAR NO : 2021/164 DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/10/2020 B-MAHKEMEMİZ DOSYASI İLE BİRLEŞEN İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2020/524 E. 2021/147 K. SAYILI DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 01/10/2020 KARAR TARİHİ : 12/02/2021 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVA YÖNÜNDEN DAVA : Davacı vekili aracılığı ile sunduğudava dilekçesinde özetle; Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesiyle; Müvekkili tarafından 17/04/2015 tarihinde alacaklı vekiline 3.400,00 TL ödeme yaptığını, müvekkilin bu ödemesinin İzmir... İcra Dairesinin dosyasına beyan edilmediği, buna karşın müvekkiline 17.08.2020 tarihinde 5.295,77 TL borcu olduğuna dair ihtar eden ve ödenmediği takdirde müvekkiline karşı haciz ve satış işlemine başvurulacağını belirten bir ihtarname gönderildiği, alacaklı tarafın kötüniyetli olduğundan bahisle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının haksız ve kötüniyetli olması nedeniyle 3.400,00-TL'nin %20'si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili aracılığı ile sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın derdest olduğunu, konusu para olan davalarda arabuluculuğa başvurmanın zorunlu olup, bu davada dava şartının yerine getirilmediğini, davacının icra takibine itiraz etmediğini, davacının dava dilekçesinde belirttiği hususların hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. MAHKEMEMİZ DOSYASI İLE BİRLEŞEN İZMİR... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... K. SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN DAVA; Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesiyle; Müvekkili tarafından 25.06.2020 tarihinde alacaklı vekiline 3.870,00 TL, 17.04.2015 tarihinde 3.700,00 TL ödeme yaptığı, bunun 3.400,00 TL'lik kısmı ile ilgili menfi tespit davası açıldığı, geri kalan 300,00 TL'lik kısmın 3.870,00 TL'lik ödeme ile birlikte tespitinin gerektiği, müvekkilin bu ödemesinin İzmir... İcra Dairesinin dosyasına beyan edilmediği, buna karşın müvekkiline 17.08.2020 tarihinde 5.295,77 TL borcu olduğuna dair ihtar eden ve ödenmediği takdirde müvekkiline karşı haciz ve satış işlemine başvurulacağını belirten bir ihtarname gönderildiği, alacaklı tarafın kötüniyetli olduğundan bahisle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının haksız ve kötüniyetli olması nedeniyle 4.170,00 TL'nin %20'si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP; Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle; Davacı borçlu tarafından davalıya yapılan ödemelerin icra dairesine bildirildiği, iş bu davada arabuluculuğa başvurulmadan bu davanın açılmış olması nedeniyle öncelikle davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiği, davacının icra takibine itiraz etmediğinden itirazın iptali bedelleriyle değil, takibin ilk açıldığı tarihteki takip talebinde belirtilmiş olan alacak kalemleriyle sorumlu olduğundan bahisle açılan davanın reddine ve davacı tarafın %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava menfi tespit davasıdır. İzmir ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; ...İnşaat Ticaret Sanayi AŞ tarafından ... Sigorta AŞ, ... ve ... aleyhine 4.212,60-TL hasar bedeli, 5.000,00 TL değer kaybı, 560,00 TL kazanç kaybı, 300,00 TL tespit vekalet ücreti, 907,40 TL tespit masrafı, 32,13 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.012,13 TL takip çıkışı ile 13/03/2015 tarihini taşıyan örnek 7 ilamsız icra takibine ilişkin ödemenin düzenlenmiş olduğu, yine icra dosyası kapsamında İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyasına sunulan 03/03/2015 tarihini taşıyan bilirkişi raporunun yer aldığı ve yine 24/02/2015 tarihli maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağının yer aldığı, bu tutanağa göre... plakalı araç ile...plaka sayılı aracın Kaynaklar Mezarlığı önünde kazaya karışmış olduğunu belirtildiği görülmüştür. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Dava; menfi tespit davası olup, alacağın kaynağının trafik kazasından kaynaklanan hasar bedeli, değer kaybı, kazanç kaybı tazminatına ilişkin olup, davalılar arasında sigorta şirketi bulunmamaktadır. Dolayısıyla davalı olarak sigorta şirketinin taraf bulunmadığı davalarda mahkememiz görevli olmayıp görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması sebebi ile hem mahkememiz dosyası hem de birleşen dosya yönünden görevsizlik nedeni ile usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Mahkememiz... Esas sayılı asıl dosyası ile birleşen İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası yönünden; 1. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-c maddesinde "mahkemenin görevli olması" dava şartının noksan olduğu ve noksanlığın giderilmesinin mümkün bulunmadığından aynı kanunun 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 20. maddesi gereğince mahkememiz kararının kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde mahkememize başvurulduğunda/re"sen dosyanın görevli İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 331/2. maddesi gereğince yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemece nazara alınacağından bu aşamada yargılama giderleri konusunda karar verilmesine yer olmadığına, 4. Dair, Davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av....'ın yüzlerine karşı verilen karar miktar itibari ile kesin olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.12/02/2021 Katip ... Hakim ... E-imza E-imza