İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/334 E. 2020/384 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/334
Karar No
2020/384
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/334 KARAR NO : 2020/384

TALEP : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali TALEP TARİHİ : 12/08/2020 KARAR TARİHİ : 14/08/2020

Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali Çek İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ... tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...’de ... ... ve ... faaliyetlerini yürüten bir turizm acentası olduğunu, bu faaliyetler kapsamında ...’da ... olarak faaliyet gösteren ... ile ... tarihinde ... – ... tarihleri arasında ... ... konaklama sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeden doğan para ödeme borcunu firma tarafından düzenlenen çeklerin keşide edilerek teslimi ile sağlandığını, müvekkili tarafından ... TL ...’a ödeme yapıldığını, ... tarafından ... Noterliği .../... yevmiye numaralı ve ... tarihinde gönderilen ihtarname ile ... tarafından taraflar arasındaki sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini, ... tarafından sözleşme feshedilmiş olmasına rağmen müvekkili tarafından keşide edilerek teslim edilen çeklerin iade edilmediğini, ... Şubesi’nin ... Seri nolu ... TL bedelli ... tarihli çek, ... Şubesi’nin ... Seri nolu ... TL bedelli ... tarihli çek, ... Şubesi’nin ... Seri nolu ... TL bedelli ... tarihli çekler ... adlı firmaya keşide ve teslim edilmiş olmasına rağmen feshedilen sözleşmeden dolayı iade edilmediği gibi müvekkkilinin rızası dışında firmanın elinde bulunmakta olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin hamili olduğu çekin dava sonuna kadar ödenmemesi için ... Şubesi’nin ... Seri nolu ... TL bedelli ... tarihli çek, ... Şubesi’nin ... Seri nolu ... TL bedelli ... tarihli çek, ... Şubesi’nin ... Seri nolu ... TL bedelli ... tarihli çekler için ödemeden men yasağı mahiyetinde ihtiyati tedbir konulmasını, çeklerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Talep eden çek iptali istemine ilişkindir ve hasımsız açılmıştır. Talep çek iptali ve ödeme yasağı isteminden ibarettir. Çek, hukuki mahiyeti itibariyle bir ödeme aracı ve bir havaledir. 6102 sayılı TTK'nın 818/1-s maddesi gereğince, poliçeler hakkındaki, TTK nın 757 ila 763 maddeleriyle, 764 üncü maddenin birinci fıkrası çek'ler hakkında da uygulanır. m. 764: "(1) Elden çıkan poliçe, verilen süre içinde mahkemeye sunulmazsa, iptaline karar verilir." Çekin zayi edilmesi halinde TTK m. 818/1-s nin atfı nedeniyle m. 757 hükmüne göre alınacak olan ödeme yasağı, “ihtiyatî tedbir”in özel bir şeklidir. m. 757: "(1) İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir. (2) Mahkeme, ödemeyi meneden kararında muhataba, vadenin gelmesi üzerine poliçe bedelini tevdi etmeye izin verir ve tevdi yerini gösterir." Talep dilekçesi içeriğinden, talep edenin sözü ettiği çeklerin TTK m. 757 gereğince iptalini talep ettiği ve tedbir talep ettiği anlaşılmaktadır. Talebin değişik iş dosyası olarak ve hasımsız açılması, çeklerin müvekkilinin rızası dışına çıktığını beyan etmesi bu hususu doğrulamaktadır. Ancak dilekçe içeriğine bakıldığında, açıkça, müvekkilinin ... ile sözleşme imzaladığını, bu şirkete adı geçen çeklerin verildiğini ancak sözleşmenin feshedildiği buna rağmen çeklerin iade edilmediğini beyan etmektedir. Kıymetli evrak iptali için aranan teknik/usuli anlamda "irade dışı elden çıkma" ve bu yönüyle söz konusu kıymetli evrak iptaline ilişkin kanuni şartlar dosyada mevcut değildir. Bir başka açıdan değerlendirme yapıldığında, HMK.nun 33. maddesi uyarınca hukuki tavsif hakime aittir. Hakim, bir davada sadece tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ve neticei taleplerle bağlı olup, dayandıkları kanun hükümleri ve onların tavsifleri ile bağlı değildir. Bu yönüyle, hukuki nitelendirme gereği davanın menfi tespit davası olarak adlandırılması da kabule göre mümkün değildir. Çünkü gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır. Davada iki taraf mevcuttur. Somut olayda ise, talep eden çek iptali istemekle beraber talebini de hasımsız açmıştır. Bilinçli olarak bu hukuki yolun tercih edildiği anlaşılmaktadır. Hasımsız açılan davada, davalı gösterilmeksizin karar verilemez. Bu nedenle de böyle durumlarda da ret kararı vermek gerekir. (Yargıtay 11. HD., 2011/339 esas, 2011/998 karar) Burada söz konusu emsal karar 6100 sayılı kanundan önce verilmiştir. Daha sonra yürürlüğe giren HMK m. 124 hükmü uygulanması burada akla gelebilir ki kabule göre somut dosyada bu da mümkün dğildir. 6100 sayılı HMK’nın 124/3 maddesi gereği, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. 124/4 maddesi uyarınca dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa hakim karşı tarafın rızasına gerek olmadan taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Madde hükümleri bu olmakla beraber somut dosyaya bakıldığında, tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi gibi bir durum yoktur. Taraf bilinçli bir şeklide gösterilmemiştir. Dilekçe içeriğinden kanunun gösterilen maddeleri gereği çeklerin iptali istenmektedir. Çeklerin bahsedilen üçüncü kişinin uhdesinde olduğu açıkça söylenmektedir. Talep anlatımı nettir. Maddi hataya dayalı bir taraf göstermeme de söz konusu değildir. HMK nın 124 maddesinin ilgili hükümlerinin de uygulanması kabule göre hukuken mümkün değildir. Talep, hasımsız açılan çek iptali (toplam ... TL bedelli üç adet çek) talebinden ibarettir. Yasal şartlar mevcut olmadığından talebin ve dolayısıyla tedbir isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Talebin REDDİNE, 2-Talep eden tarafça yatırılan harçların mahsubu ile hazineye gelir kaydına, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Talep eden tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi" göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına, davalı tarafından yatırılan gider avansının aynı şekilde istek halinde iadesine, Dair, talep edenin yokluğunda, gerekçeli kararın kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.14/08/2020

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/334, K. 2020/384, T. 14.08.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-334-e-2020-384-k-cdb6355c5f3b