İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/236 E. 2020/670 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/236
- Karar No
- 2020/670
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/236 KARAR NO : 2020/670
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/06/2020 KARAR TARİHİ : 22/12/2020
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında davalı tarafından ... tanzim tarihli, muhtelif vade tarihli ve ...-'er TL bedelli 6 adet bonoya dayalı olarak Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, takip konusu bonoların lehdar hanesinde ... isminin yazılı olduğu halde, davalı alacaklının bu firmanın kendisi ile hiçbir ilgisi olmamasına rağmen, sanki kendi firmasıymış gibi, bu ticari ismin devamına kendi ismini yazarak, bonolarda tahrifat yaptığını, davalı alacaklının ... ismiyle bir şahıs firmasının olmadığını, takip konusu bonoların ciro edilmediğinden ve bu firma yerine ilgisi olmadığı halde davalı alacaklının isminin yazılı olması nedeniyle davalının alacaklı meşru hamil olmadığını, müvekkilinin davalı ile herhangi bir ticari ilişkisinin de olmadığını ve borcunun da bulunmadığını, müvekkilinin Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası alacağı nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının bonolar altındaki imzalara bir itirazının olmadığını, ayrıca ... firması ile nasıl bir ticari ilişki içinde olduklarını da açıklamadıklarını, davacının iddia ettiği gibi bonolarda bir tahrifatın söz konusu olmadığını, davacının davasının reddini talep etmiştir. Dosya içerisine, davacı vekili tarafından senet sureti ibraz edilmiş, Genel İcra Müdürlüğünün .../... sayılı dosyası ile Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... sayılı dosyasının bir sureti getirtilmiştir. Dava; icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; takibe konu bonoların lehdar hanesinin anlaşmaya aykırı olarak doldurulup doldurulmadığı, bonoların tahrif edilip edilmediği, bonolar nedeniyle davacıların borçlu olup olmadığı, davalıların bonoların meşru hamili olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... sayılı dosyasının incelemesinde; alacaklı ... tarafından borçlular ..., ... ve ... aleyhine, ... tanzim tarihli, ... ödeme tarihli ...-TL bedelli, ... tanzim tarihli, ... ödeme tarihli ...-TL bedelli, ... tanzim tarihli, ... ödeme tarihli ...-TL bedelli, ... tanzim tarihli, ... ödeme tarihli ...-TL bedelli, ... tanzim tarihli, ... ödeme tarihli ...-TL bedelli, ... tanzim tarihli, ... ödeme tarihli ...-TL bedelli 6 adet bonoya istinaden ...-TL bono bedeli, ...-TL işlamiş faiz, ...-TL komisyon olmak üzere toplam ...-TL bedelli alacağın, asıl alacağa işleyecek yıllık %13,75 faizi ile birlikte icra takibine girişildiği, takibin kesinleştiği anlaşılmıştır. Yine davalının delil olarak sunduğu Antalya ... İcra Müdürülüğü'nün .../... sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... tarafından borçlular ..., ... ve ... aleyhine, ... tanzim tarihli ... vade tarihli ...-TL bedelli, ... tanzim tarihli ... vade tarihli ...-TL bedelli, ... tanzim tarihli ... vade tarihli ...-TL bedelli, ... tanzim tarihli ... vade tarihli ...-TL bedelli senetlere istinaden, bono bedelleri ve işlemiş faiz olmak üzere ...-TL alacağın asıl alacağa işleyecek yıllık %19,50 faizi ile birlikte tahsili için icra takibine girişildiği, ... tarihinde borçlular ... ve ...'nın icra müdürülüğünde ödeme taahhüdünde bulundukları, ... tarihinde borcun haricen tahsili ile dosyanın infazen işlemden kaldırılmasının talep edildiği, takibe konu dört senet aslının borçlu ...'ya teslim edildiği anlaşılmıştır. Dava Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... sayılı icra dosyasına konu bonoların lehtar hanesinin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu, davalının yetkili hamil olmadığı iddiasına dayalı, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Uyuşmazlık konusu bonolarda; davacılar keşideci, davalı ise lehtar durumundadır. Davacılar senetteki imzaların kendilerine ait olduğunu kabul etmekle birlikte davalının ticari ilişki nedeni ile alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiğini ileri sürmüşlerdir. Davaya konu senetlerin incelenmesinde, lehtar kısmında "... ..." şeklinde yazıların bulunduğu görülmüştür. 6102 Sayılı TTK'nın 776/1-e bendi uyarınca bononun kime, kimin emrine ödenecekse onun adını içermesi gerekir. Yine lehtarın gerçek veya bir tüzel kişi olması bononun zorunlu unsurlarındandır. Davacıların ibraz ettiği senet fotokopisinin vade tarihinin ... olduğu, davaya konu edilen senetlerden ve dava dışı Antalya ... İcra Müdürülüğü'nün .../... sayılı dosyasındaki takipte ödenen senetlerden olmadığı (takip edilen senetlerin 2019 vadeli oldukları) ancak davacının ibraz ettiği fotokopide lehtar hanesinde sadece "... ... " ibaresinin olduğu anlaşılmıştır. Senette lehtar adının gerçek veya tüzel kişi adı niteliğinde olması zorunlu olup "... ..." tek başına bir tüzel kişiliği ifade etmeyeceğinden bu hali ile geçerli bir bono kabul edilemez. Ancak 6102 Sayılı TTK'nın 778. Maddesinin 2/ (f) fıkrası uyarınca bonolarda da uygulanması gereken 680. maddesi gereğince açığa bono düzenlenmesi de mümkündür. Senet üzerindeki eksikliğin sonradan giderilmesi de mümkün olup davaya konu edilen senetlerdeki lehtar hanesinde gerçek kişi ismi olduğundan geçerli bono haline dönüşmüşlerdir. Senetlerdeki bir kısım ibarelerin çizilerek dahi sonradan değiştirilmesi mümkündür. Bu senedin sonradan anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğu iddiasının 6100 Sayılı Yasanın 200. maddesi uyarınca yazılı delil ile kanıtlanması gerekir. Bunu ispat külfeti de senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia eden davacı tarafa aittir. Davacılar bu hususta yazılı bir delil bildirmemişlerdir. Her ne kadar dava dilekçesinde yemin deliline de dayanıldığı belirtilmiş ise somut olayda iddiaların ileri sürülüşü bakımından yemin konusu aynı zamanda ceza soruşturma ve kovuşturmasına neden olabilecek nitelikte olduğundan HMK 226/1-c uyarınca yemin delili hatırlatılmamıştır. Nitekim dava dışı Antalya ... İcra Müdürülüğü'nün .../... sayılı dosyasında da lehtar hanesi aynı şekilde yazılı senetler ödenerek teslim alınmıştır. Davacının usulüne uygun yazılı delillerle iddialarını ispat edemediği anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, Tedbir kararı infaz edilmediğinden davalının icra tazminatı taleplerinin de REDDİNE, 2-Alınması gerekli ...-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan ...-TL harcın mahsubu ile fazladan yatırılan ...-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan ...-TL nispi vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya ÖDENMESİNE, 5-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 22/12/2020
Katip ... ¸(e-imzalı)
Hakim ... ¸(e-imzalı)