İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/1587 E. 2020/4597 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/1587
Karar No
2020/4597
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/745 Esas KARAR NO : 2024/1135 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/09/2023 KARAR TARİHİ : 17/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı araç park halinde iken, 26.04.2023 tarihinde, sürücü... idaresindeki ... plakalı araç ile Üniversite Caddesi istikametinden gelerek 375 sokak kavşağında sola dönüş yaptığı sırada aracının çekmiş olduğu ... plakalı aracın üst kısımlarıyla yol üzerinde bulunan ...'a ait telefon tellerine takılması neticesinde, telefon tellerinin bağlı olduğu, direğin devrilerek park halinde bulunan müvekkili aracını üst kısımlarına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, hasarın serviste giderildiğini, araçtaki hasar ve değişimi gereken parçaların ekteki faturada belli olduğunu, yapılan bu onarıla aracın değer kaybına uğradığını, onarım esnasında aracından uzun süre yoksun kaldığından ikame araç bedelinin ödenmesi gerektiğini belirterek açıklanan gerekçelerle ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500- TL değer kaybı bedeli ve şimdilik 500- TL ikame araç bedelinin 26.04.2023 kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karışan ... plakalı aracın, müvekkili sigorta şirketi tarafından 02.09.2022-2023 tarihleri arasında ZMMS Trafik sigortası kapsamında 120.000 TL poliçe limiti dahilinde sigortalı olduğunu, yetki itirazları olduğunu, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddini, kusur oranlarının tespiti gerektiğini, sorumluluklarının kusur oranı ve poliçe limiti dahilinde olduğunu, araç mahrumiyet zararının poliçe kapsamında olmadığına belirterek öncelikle huzurdaki davanın usulden reddine, mahkemeniz aksi kanaatte ise davanın esastan reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dosyasında hasarın meydana gelmesine ilişkin herhangi bir tespitin söz konusu olmadığını, nitekim bahse konu olaya ilişkin kaza tutanağında hasara sebebiyet veren direğin ilgili aracın, telefon tellerine takılmasıyla devrildiğini, meydana gelen olayın tamamen olaya karışan ve... plakalı BMC marka aracın çekmiş olduğu ... plakalı yarı römorkun üst kısımlarının haddinden fazla yüksek olması ve gerekli tedbirleri almamasından dolayı asli kusurlu olduğunu, müvekkili şirketin söz konusu olayla hiç bir ilgisi bağlantısı ve kusurunun bulunmadığını, beyan ederek hukuka aykırı olarak açılan davanın zaman aşımı yönünden aksi takdirde esas yönünden reddine, yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı... Nakliyat vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 26.04.2023 tarihinde kendisine ait olan ... plakalı araç park halindeyken sürücü...idaresindeki ... plakalı araç ile Üniversite Cad. İstikametinden gelerek 375 Sok. Kavşağında sola dönüş yaptığı sırada aracının çekmiş olduğu ... plakalı aracın üst kısımlarıyla yol üzerinde bulunan ...'a ait telefon tellerine takılması neticesinde telefon tellerinin bağlı bulunduğu direğin devrilerek park halindeki aracın üst kısmına çaptığını ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, iş bu kazanın oluşumunda telefon direği ve kablolardan sorumlu kuruluşun (...) KT.K 14/1-a maddesini ihlal ettiğini gerekçesiyle asli ve tam kusurlu olduğu ifade edilmiş ancak kaza tespit tutanağındaki kusur oranın değişmesi halinde diğer davalıların sorumlu bulunacağından huzurdaki davanın tüm davalılara karşı açıldığının beyan edildiğini, her ne kadar davacı tarafça kusur oranlarının değişmesi durumunda davanın diğer davalılara karşı açıldığı ifade edilmişse de kazanın oluşumunda hiçbir kusuru olmayan müvekkil şirkete davaya konu olan zarar kapsamında kusur atfedilmesi mümkün olmadığını, haksız ve hukuki mesnetten yoksun olan iş bu davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı... dava dilekçesi ve duruşma günü usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davaya cevaplarını bildirmediği anlaşılmıştır. Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı ve ikame araç tazminatı istemine ilişkindir. Davacı 26/04/2026 tarihli trafik kazasında ... plakalı aracın işleteni olup, davalı...... plakalı aracın sürücüsü, ... Nakliyat işleteni, sigorta şirketi aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyen, diğer davalı ise kaza mahallinde davacının aracının üzerine düşen telefon tellerinin bağlı olduğu direğin işletenidir. Davalı sigorta vekilinin yetki itirazı değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK.'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesininin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. ", Yine aynı Yasa'nın 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalrda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır Ancak, HMK.'da kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup, haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp, bir seçimlik yetkidir.Diğer taraftan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C.7.maddesinde ise "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." ifadesine yer verilmiştir. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman şeçme hakkı davalılara geçer. Somut olayda, rizikonun, yani kazanın İzmir ilinde gerçekleştiği, davacının yerleşim yerinin de İzmir olduğu görüldüğünden, HMK' nın 16. Maddesi uyarınca davacının davasını İzmir ilinde açarak yetkili mahkemeyi doğru olarak seçmiş olduğu anlaşıldığından, davalının yetki itirazına mahkememizce itibar edilmemiştir. Davalı...Sigorta Anonim Şirketi' nin sorumluluğu değerlendirildiğinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Kazaya karışan ... plakalı araç 02.09.2022-2023 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 26/04/2023 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği değer kaybı bedelinden davalı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır. Bu davalıdan ikame araç tazminatı da talep edilmiş ise de sigorta şirketi doğrudan zararlardan sorumlu olup, dolaylı zararlar arasında yer alan ikame araç tazminatından sorumluluğu bulunmamaktadır. Davalı... Nakliyat ve... 'ın sorumluluğu incelendiğinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, yaşanan trafik kazasında davalı... Nakliyat ... plakalı aracın işleteni, davalı ...aracın sürücüsü, diğer davalı ise davacının aracının üzerine düşen telefon tellerinin bağlı olduğu direğin işletendir. Araç sürücüsü kendi kusurundan sorumlu olacak olup (TBK madde 49), işleten, sürücünün kusuru oranında yukarıda değinilen maddeye göre, diğer davalı ise işlettiği kabloların gerekli yükseklikte bulunup bulunmadığına göre kendi kusuru oranında dava dilekçesi ile talep edilen maddi zarar kalemlerinden sorumlu olacaklardır. TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişiden davacının maliki olduğu aracın tramer kaydı da celp edilerek kusur, değer kaybı ve ikame araç bedelinin belirlenmesi için rapor aldırılmıştır. Bilirkişilerden alınan 07/03/2024 tarihli raporun sonuç kısmına göre;" Dosyanın tetkiki neticesinde, 1- Kazanın Oluşu ve İhlaller Bakımından; *... plaka sayılı davalı çekici sürücüsü ...ın kazanın oluşumunda etken faktörü ve kural ihlali olmadığı, * ... plaka sayılı park halindeki davacı aracının kazanın oluşumunda etken faktörü ve kural ihlali olmadığı, * Davalı ...A.Ş.'nin; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 14. Maddesini ihlal ettiğinden dolayı tamamen HİZMET İHMALİ ve HATASI ile ETKEN OLDUĞU, 2- Değer Kaybı Bakımından; * 2018 model Aracın onarımı yapıldıktan sonraki rayiç değeri araştırması neticesinde, kaza tarihinde, onarım sonrası rayicinin 496.000 TL ile 499.000 TL olduğu, ortalama değerinin 497.500 TL olduğu, Yargıtay 17 HD. nin Gerçek zarar ile ilgili “gerçek zarar ve değer kaybının, aracın kaza öncesi rayici ile (515.000 TL) onarım sonrası rayici (497.500 TL) arasındaki farktır” kararları göz önüne alındığında ve değerlendirildiğinde aracın piyasa koşullarında değer kaybının 17.500,00 TL olduğu, 2- Araç Mahrumiyeti ve İkame Araç Bedeli Bakımından; Davaya konu araçta motor kaputu değişip boyanacak, ön cam ve önündeki ızgara değişecek, sol ön çamurluk sökülüp basit onarım ile boyanacağı,davaya konu aracın makul onarım süresinin 7 gün olduğu,davaya konu aracın aynı özelliklerdeki bir aracın, mahrum kalınan onarım süresince yeni ikame araç olarak kullanılması durumunda aynı özellik , segment ve konfordaki ikame bir aracın günlük kira bedelinin kaza tarihi itibariyle 550,00-TL /gün, (7 gün x 550 TL) toplamda 3.850,00 TL olduğu, hususlarındaki görüş kanaat ve tespitlerimi içeren raporumuzu ,takdiri ve değerlendirilmesi" şeklinde rapor sundukları görülmüştür. Bilirkişi tarafından değer kaybına ilişkin hesaplama; trafik kazası sebebiyle davacının malik olduğu araçta oluşan değer kaybının aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları ile önceki hasarları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki farka göre değerlendirme yapıldığından itiraz mahkememizce kabul edilmemiştir. Kaldı ki 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olan hükümlerinden tarafı olmadığı zmms sözleşmesindeki şartların davacı açısından bağlayıcı olmaması ve Anayasa Mahkemesi'nin nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı kararına göre 6704 Sayılı Kanunun 3.maddesiyle değiştirilen 90. maddesinin birinci cümlesinde yeralan “ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yeralan “ve genel şartlarda ’’ ibaresinin iptal edilmiş olması sebebiyle uygulanmayacağından hükme esas alınmıştır. Mahkememize sunulan bilirkişi raporu, açıkça itiraza uğramayan kaza tespit tutanağı da nazara alınarak mahallinde yapılan keşif sonucu somut olaya uygun hazırlandığından esas alınmıştır. İkame araç bedeline ilişkin değerlendirme; Trafik kazalarında araç mahrumiyeti nedeniyle zarar belirlenirken aracın hasar durumuna göre onarımı için gereken makul sürenin belirlenmesi ve belirlenen bu süre üzerinden zarar hesabının yapılması gerekir. Bu hesaplama ise çözümü hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir husus olup mahkemece bilirkişi görüşüne başvurulmalıdır. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda davacının aracının onarımı için gereken makul süre 10 gün olarak belirlenmiştir. Davacıdan kaynaklanan sebeplerle aracın geç onarıma verilmesi, servis yoğunluğu nedeniyle onarımda geçen süre, aracın kiralayana geç teslim edilmesi vb. hususlar davalıya yüklenemeyeceğinden rapor mahkememizce hükme esas alınmıştır (Yargıtay 4. HD. 2020/1587 E. , 2020/4597 K.). Dava vekili bedel artırım dilekçesi ile değer kaybı bedeli için talep ettiği 100-TL tazminat alacağını 17.400,00-TL artırarak 17.500,00-TL ikame araç bedeli için talep ettiği tazminat alacağını 3.750.00-TL artırarak 3.850,00-TL üzerinden olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Tüm bu nedenler ile; 26/04/2023 tarihli çift taraflı trafik kazasında ... plakalı aracın sigorta şirketi ve işeteni davalı sürücü ...' ın kusuru oranında sorumlu olacağından, davalı ...' ın kusurunun bulunmadığı, olayın oluş şekline göre kusurun diğer davalı ... A.Ş.' ye ait olduğu sabit olmakla, davacının maliki olduğu araçta mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre 17.500,00 TL değer kaybının bulunduğu, ayrıca davacının maliki olduğu aracın hasar gören parçalarına göre makul onarım süresi üzerinden belirlenen süre için ikame araç bedelinin 3.850,00 TL olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı ... A.Ş. kaza tarihinde temerrüte düşeceğinden bu tarihten itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir. Arabuluculuk ücreti yönünden; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.) Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM 20. H.D. 2024/762 Esas, 2024/687 Karar ). HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; -17.500,00 TL değer kaybı ve 3.850,00 TL ikame araç bedeli tazminatının davalı ... A.Ş.' den 26/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, -Diğer davalılara karşı açılan davanın reddine, 2-Alınması gereken 1.458,41 TL karar ve ilam harcının yatan 631,85 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 826,56 TL' nin ... A.Ş.' den alınarak Hazine' ye irat kaydına, 3-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 631,85 TL, 3.030,30 TL keşif harcı, 269,85 TL başvurma harcı, 2.169,25 TL posta ve diğer giderler (keşif araç ücreti dahil) ile 5.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 11.101,25 TL yargılama giderinin ... A.Ş.' den alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalılardan... Nakliyat Lojistik Akaryakıt Gıda Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından yatırılan ve harcanan 150,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak unvanı belirtilen davalıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 21.350,00 TL vekâlet ücretinin... A.Ş.' den alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davalılardan... Nakliyat Lojistik Akaryakıt Gıda Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi ve...Sigorta Anonim Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 21.350,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak unvanı belirtilen davalılara ödenmesine, 7-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 8-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/12/2024 Katip... E imza¸ Hakim ... eimza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2020/1587, K. 2020/4597, T. 02.09.2022, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-1587-e-2020-4597-k-7a601e3ea546