İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/146 E. 2020/420 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/146
- Karar No
- 2020/420
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/146 Esas KARAR NO : 2020/420 DAVA : Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 16/10/2017 KARAR TARİHİ : 16/09/2020
Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ... Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Antalya .. Noterliğinin ... tarih e ... yevmiye nolu " ... Köyü ... ve ... Alanı İşletme Sözleşmesi" ile ... ve ... Alanı ... Mevkii ... ... adresinde bulunan alanın işletmesi için köy Muhtarlığı ile sözleşme imzaladığını, sözleşme gereği ..., ..., ... yeri ve yerin işletmesi adına gerekli tüm yatırımları yaparak " ..." adıyla işletmeyi faal hale getirdiğini, ... ve ... alanında bulunan işletmelerin 6360 sayılı kanunun 1. Maddesinin 3. Fıkrasında belirtilen birinci ve ikinci fıkrada sayılan illere bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliğinin kaldırıldığını ve işletmenin ... devir olunduğunu, müvekkilinin "..." isimli işletmesini davalı ...'a devretmeyi davalı devir karşılığı ...TL bedeli davacıya ödeme karşılığı olarak kabul edildiğini, davalı alacının devir bedellinin TL lik kısmını kapora olarak kalan ...TL lik kısmını... da satış esnasında teslim edileceğinin belirlendiğini, kapora yatırıldıktan sonra devir işlemlerinin başlaması için ... müracaat edildiğini, ... müvekkiline sormadan devir bedelinin alınıp alınmadığının sorulmadan sadece ön başvuruya dayanarak işletmeyi davalı ...'a devir ettiğini, kalan bakiyenin müvekkiline ödenmediğini beyan ederek ....TL nin satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, ... ... ile yapılan sözleşmenin bu dava ile ilgisinin olmadığını, sözleşme gereği müvekkilinin her hangi üstlenmiş borcunun bulunmadığını, müvekkiline karşı ....TL üzerinden açılan davanın kötü niyetli olduğunu, müvekkili ile davacı arasında yapılmış bir sözleşme olmadığını, müvekkilinin işletmeyi ... ... kiraladığını, davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonucu ... tarih ... esas ... karar sayılı ilam ile, davanın ticari işletmenin devrinden kaynaklı dava olduğundan bahisle Mahkememize yönelik görevsizlik kararı verilmiş, kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi ve davacının başvurusu üzerine dosya mahkememize gönderilmiştir. Dava, ... olarak işletilen işletmenin devrinden kaynaklı alacak davasıdır. Tarafların iddia ve savunmaları, ... celp edilen müzekkere cevapları bir arada değerlendirildiğinde; ... ... ...'nın idaresinde olan ... ve ... alanında bulunan gözleme ünitelerinden ... nolu gözleme ünitesinin işletilmesi için davacı ile muhtarlık arasında 2012 tarihinde sözleşme imzalandığını, köy tüzel kişiliklerinin kaldırılması üzerine bu yerin ... 'nın idaresine geçtiği, bir süre sonra bu yerin davalı tarafça işletilmesi konusunda davacı ve davalının ... birlikte müracaat etmesi ile bu yerin davalı tarafça işletilmesi hususunda ... ile davalı arasında 2017 tarihinde sözleşme imzalandığı anlaşılmıştır. Davacı taraf işletme hakkının davalı tarafa devri konusunda davalı ile ... TL bedelle anlaştıklarını, davalının ödemeyi tam yapmamasına rağmen gerekli usule uyulmadan ... bu yeri davalıya verdiğini belirterek davalıdan bakiye alacağını istemektedir. Asliye Hukuk Mahkemesince uyuşmazlığın "ticari işletmenin devri"nden kaynaklı olduğu ve konunun TTK'da düzenlendiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiş ise de; işletmenin ticari işletme seviyesinde gelir elde edip etmediğine yönelik herhangi bir araştırmanın yapılmadığı görülmüştür. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde ticari davalar belirlenmiş olup, 5. Maddede ticari davalara Ticaret Mahkemelerince bakılacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralları kamu düzenine ilişkin olup, davaya bakan mahkeme görevli olup olmadığı hususunu kendiliğinden değerlendirmelidir. Mutlak ticari davalar yanında nisbi ticari davalar da bulunup, TTK'nun 4 maddesi 1 bendine göre, bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. Maddedeki ticari işletme kavramının neyi ifade ettiği hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 11. Maddesinde ticari işletmenin tanımı yapılmış olup buna göre; Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir.(1)Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, ibaresi Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir.(2) (2/7/2018 tarih ve 700 sayılı KHK' nın 192. maddesi ile ikinci fıkrasında yer alan “Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir” ibaresi “Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir” şeklinde değiştirilmiştir.) Aynı yasanın tacir tanımını yapan 12. Maddesine göre; Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. Tarafların tacir olup olmadığının tespiti için Antalya Gelir İdaresi Başkanlığına müzekkere yazılmış, gelen cevapta sadece davalı için bilgilendirmenin yapıldığı görülmüş olup buna göre davalının bina ve konut inşaatı faaliyetinden ( müteahhitlik) elde ettiği gelir sebebiyle tacir olduğu anlaşılmıştır. Davacı yönünden müzekkereye cevap verilmemekle birlikte dosya kapsamında yapılan incelemelerden ve davacı vekilinin duruşmadaki beyanından; davacının öncesinde üniversite öğrencisi olup şu an ... olarak görev yaptığı ve tacir olmadığı anlaşılmış, UYAP üzerinden yapılan sorgulamada da davacının tacir kaydının bulunmadığı görülmüştür. Yine taraf vekilleri duruşmadaki beyanlarında dava konusu yerin ... olarak işletilen ... bir yer olduğunu ifade etmiş, gerek davalı vekilinin duruşmadaki beyanı gerekse Gelir İdaresi Başkanlığının yazı cevabından , davalının tacir olmasına rağmen tüm gelirini buradan karşılamadığı, bina inşaatı faaliyetinden karşıladığı anlaşılmıştır. ... tarihli yazı cevabı ile ekindeki evraklardan dava konusu yerden ... elde ettiği ... aylık kira gelirinin dahi sadece ... TL olduğu görülmüştür. Yukarıdaki açıklamalara göre dava konusu işletmenin ticari işletme düzeyinde gelir elde etmediği, davalının tacir olsa da tacir olmasına sebep elde ettiği geliri bina inşaatı faaliyetinden sağladığı, davacının da tacir olmadığı dolayısıyla olayda TTK 4.maddesi anlamında mutlak ve nispi ticari davanın söz konusu olmayıp her ticari işin de ticari dava olmayacağı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olup mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla, göreve ilişkin dava şartının olayda bulunmaması ve tamamlanmasının da mümkün olmaması sebepleri ile görevsizlik kararı vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere, Dava dilekçesinin mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, Davaya bakmaya Antalya Asliye ... Hukuk Mahkemesinin GÖREVLİ OLDUĞUNA, Mahkememizce verilen karar taraflarca istinaf edildiği takdirde ilgili Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, Kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesi Başkanlığı'na GÖNDERİLMESİNE, Dair, tarafların yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair, verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı16/09/2020
Katip ... (e-imzalıdır)
Hakim ... (e-imzalıdır)