İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1485 E. 2025/278 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1485
- Karar No
- 2025/278
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/1485 KARAR NO : 2025/278 DAVA : Adi Şirketin feshi ve tasfiyesi DAVA TARİHİ : 12/12/2018 KARAR TARİHİ : 26/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinde özetle; tarafların 15/05/2012 tarihli Bornova ...Noterliği'nin...yevmiye numaralı adi ortaklık sözleşmesi ile müvekkilinin 4620 hisse sahibi ortağı olduğu... Sistemleri ... ve Ortakları adi şirketini kurduklarını, 17.05.2012 tarihinde tarafların ticaret odası siciline kayıt olarak işletmeyi tasdik ettirdiklerini, adi ortaklık sözleşmesine göre, müvekkilinin 9820, ...'in 9660, diğer davalı ...'nun 420 hisse sahibi olduğunu, ... ve ...nun münferiden temsile yetkili olduklarını, 2015 Temmuz- Ağustos aylarında şirketin kasasından yüklü miktarlarda para çekildiğini, online kumar oynanan bir sitede bu paraları kaybettiğini, fatura ödenmeyecek durumda olduklarını müvekkile itiraf ettiğini, şirketi kurtarmak adına iyi niyetli ortak olarak 2017 nisan ayına kadar şirketin uğradığı zararları kapatmak için şirkette aktif çalışmaya devam ettiğini, davalıların birtakım usulsüzlükler yaptıklarını, bu hususta müvekkillerinin uyarması durumunda da ortaklığın işlerinden uzaklaştırıldığını, müvekkilinin kısıtlı imkanlarla tespit edebildiği,... hesabına ayrı ayrı tarihlerde toplam 4.500 TL, kardeşi ...hesabına ayrı ayrı tarihlerde 25.000 TL yi bulan yüklü miktarlarda para transferleri yapıldığını, davalıların müvekkiline son iki yıla ilişkin kar payını ödemediklerini, müvekkilinin 2017 yılı Nisan ayında... Elektromekanik Sistemleri İşletmesinin bulunduğu dükkanı müvekkil... işlerinden uzaklaştırmak isteyen diğer ortakların da rızasını alarak temsile yetkili ...'den kiralayıp ...Elektronik Mühendislik Bilişim Otomasyon Sistemleri San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ni kurduğunu, Kasım 2017 den Nisan 2018 e dek limited şirkette ...nun da sigortalı olarak çalıştığını, müvekkilinin Karşıyaka .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 07.11.2018 tarihli ihtarnamesiyle resmi olarak ortaklıktan çıkma bildiriminde bulunduğunu, adi ortaklığın haklı sebeple feshi ve tasfiyesine, defter ve muhasebe kayıtlarının incelenmesi sonucunda ortaya çıkacak 10.000 TL maddi zararın temsile yetkili ortaklardan tahsilini, 10.000 TL manevi zararın, 2.000 TL tasfiye payı alacağını, 500.00 TL kar payı alacağını, davalılardan tahsili talep edildiği görülmüştür. Cevap dilekçesinde özetle; tarafların Bornova... Noterliği'nin 15.05.2012 tarih ve... yevmiye numarasında kayıtlı Adi Ortaklık Sözleşmesini kurduklarını, bu sözleşmeye göre ortaklı 10.000 TL sermayeli olduğunu, ...'in 460, ...'un 2620, ...'nun: 9620 oranında hissedar olduğunu, davacının Karşıyaka... Noterliği'nin 07.11.2018 tarih ve ... | yevmiye numaralı ihtarnamesiyle ortaklıktan çıkma teklifinde bulunduğunu, müvekkillerinin şifahi olarak bu talebi kabul ettiklerini ve hissesinin karşılığı olan miktarın tespiti ile şirketten çıkma işleminin birlikte yapılabileceğini belirttiklerini, buna rağmen davanın huzurdaki davayı açtığını, davacının dayandığı konuların 2015 ait olduğunu, kendisinin 2012 yılından bu yana kar payı aldığını, 2018 yılının Kasım ayına kadar ortaklığın tasfiyesi talebinin bulunmadığını, müvekkillerinin iki ortak olarak ortaklığın devamını istediklerini ve davacının ortaklıktan çıkarılmasını istediklerini, TBK.m. 620/1, 639, 644, 643, 623 maddeleri uyarınca, adi ortaklık sözleşmesinin incelenerek ortaklık sözleşmesinde bu hususta hüküm bulunup bulunmadığına bakılmasını, hüküm bulunduğu takdirde tasfiyenin sözleşmedeki hükümlere göre yapılmasını sağlamak, böyle bir hükmün bulunmaması halinde ise ortakların anlaşarak tasfiye memuru belirlemelerini istemek, bu konuda anlaşamamaları halinde ise hakim tarafından tasfiye işlemlerini gerçekleştirecek tasfiye memurunu resen atanması gerektiğini, davacının hisse payının tasfiyesi ile ortaklığın devamına karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir. DELİLLER: SGK Konak Merkezine , İzmir Ticaret Odasına, Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezine , Ege Vergi Dairesi Müdürlüğüne... ... ve Gıda çarşısı Şube müüdrlüklerine, ... A.Ş.'ye, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odalar Birliğine ve İzmir Vergi Dairesi başkanlığına yazılan müzekkere cevapları, mali müşavir bilirkişi... ile ticaret hukuku alanında uzman bir bilirkişi... tarafından hazırlanan 23/02/2021 tarihli rapor, 17/08/2021 tarihli ek rapor, 31/12/2021 tarihli 2. ek rapor, 01/12/2023 tarihli raporlar dosyamıza kazandırılmıştır. Davacı tanığı ... davalı tarafları eşimin işi sebebi ile tanırım. Eşim ile davalılar...simli şirkette ortak olarak çalıştılar. Üçü beraber şirketi 2012 yılında kurdular. 2015 yılına gelene kadar aralarında herhangi bir problem yoktu. 2015 yılı Eylül ayında kurban zamanında davalı ... eşimi arayarak şirkete icra geldiğini söyledi. O anda ikimizde yıkıldık. Eşim bana ...'in şirket hesabından kullanılarak kumar oynadığını ve bu yüzden şirketlerine icra geldiğini söyledi. Bu borç yüzünden işleri bitti. Piyasadaki imaj yüzünden daha sonra işte alamadılar. Eşim bu şirketi kurarken % 20 pay ile ortak olmuştu. 2012 yılında 10.000,00 TL nakit para verdi. Ayrıca başka bir şey vermedi. Şirketin çalışmasının devamı sırasında yapılan işlerin karşılığı olarak eşimin maddi kazançlar elde ettiğini biliyorum ancak şuan ne kadar elde ettiğini bilmiyorum. Eşim sürekli davalıların aramasına rağmen kendisine iş yerlerinin kapanması sebebi ile herhangi bir pay verilmediğini biliyorum aksine borç bırakmışlardır, davalı taraflar eşimi işten dışladılar bu dışlama sebebi ile ben iş yerinin kapandığını söyledim, eşim dışlandıktan sonra davalılar işe devam etmiştir. Bildiğim kadarıyla da halen devam etmekteler şeklinde, davacı tanığı ... ben tarafları yanlarında çalışmam sebebi ile tanırım. Davacı ve davalı tarafın 2012 yılı civarında... Elektro Mekanik Sistemler isimli bir ortaklık kurdular. Şirketimiz elektrik panoları yapıyordu. Ben orada montaj elemanı olarak çalıştım. Panoları ben yapıyordum. Genelde kendileri aralarında üst kattaki müdüriyet ofisinde tartışmalar yapıyorlardı. Tartışmaların içeriğine vakıf değilim. Sadece bağrış sesleri duyuyordum. Sonradan ... başka bir şirket kurup yine aynı bina da işe başlayınca taraflar arasında bu sefer dışarıdan iş alımı konusunda yarış başladı. Şirketin iç işleyişindeki ortakların kendi aralarında sermaye tutarlarını, kar paylarını bilmiyorum şeklinde beyanda bulunmuşlardır. Mahkememizce dosyanın mali müşavir bilirkişi ve nitelikle hesaplama uzmanı bilirkişilere tevdisi üzerine sunulan 19/02/2021 tarihli raporda özetle mevcut banka kayıtlarının incelendiği, kullanılan paraların ne amaçlı yapıldığı, hangi nedenle yapıldığı tespiti belli olmamakla birlikte eksik ödeme yönünden bir takım kanaatin belirtildiğinin anlaşılması üzerine Mahkememizce 25/05/2021 tarihli duruşmada muhasebeci adresi üzerinden aynı incelemenin yapılmasına dair verilen ek görev kapsamında aynı bilirkişi heyetince 13/08/2021 tarihli ek rapor sunulmakla incelenmesinde ise kayıtların birbirleriyle karşılaştırıldığı fakat işlemlerin büyük bir kısmının kayıtlarda olmadığı yönünde görüş ve kanaat belirtilmesi üzerine rapora yapılan itirazların karşılanmasına dair yeniden tevdisinin yapıldığı sunulan 27/12/2021 tarihli raporda ise bilançoda ki davacı kayıtlı sermayesinin 50.000,00 TL olduğu, ödenmemiş vergi ve SGK prim borcu ile ödene ticaret borcunun toplam 43.741,95 TL olduğu, 31/12/2018 tarihi itibariyle öz varlık tutarı olan 393.588,41 TL'den borcun düşümü neticesi 349.846,46 TL bakiye öz varlığın olduğu tespiti ile bu tespite ki öz varlığın müspet olduğu, bunun ortaklara dağıtımı yapılmakla birlikte davacının davalı adi ortaklıktan 72.004,86 TL alacaklı olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce 30/11/2022 tarihli ara karar ile davacı şirket yönünden tasfiye memuru olarak ... atanmakla adı geçen bilirkişiden tasfiyeye yönelik rapor sunulmasının istenilmesi üzerine sunulan 01/12/2023 tarihli ek rapor mahiyetindeki raporda tasfiye edilecek aktif ve pasif mal varlığına dair bir takım hususlarda açıklama istenilmesine üzerine bu hususların ikmaline dair beyan alındığı ve bir kısım müzekkereler yazılmakla adı geçen tasfiye memuru tarafından sunulan 07/01/2025 tarihli ek raporda bir takım işlemler yapılmakla adi ortaklığa ilişkin tasfiyeye konu varlığın kalmadığının belirtildiği görülmüştür. Davacı vekili tarafından sunulan 28/01/2022 tarihli dilekçe ile 72.004,86 TL tasfiye alacağı ile 40.046,79 TL kar payı alacağının ve bunun yanında 10.000,00 TL maddi 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsil talebinde bulunulduğuna dair değer arttırım dilekçesinin sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Taraflar arası uyuşmazlık konusu hususun; adi ortaklığın fesih ile tasfiyesine yönelik davacı tarafın talebinin yerinde olup olmadığı, yerinde olması halinde tasfiyenin nasıl ve ne şekilde yapılacağı ile davacının davalılardan maddi ve manevi tazminat bakımından alacaklı olup olmadığına yönelik olduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın değerlendirmesine geçmeden evvel şu hususun belirtilmesinde fayda vardır her ne kadar adi ortaklığın tasfiyesinde Yargıtay içtihatları ile gelişen üç aşamalı tasfiyede tasfiye aşamalarının tamamen uygulanmasının mümkün olmayabileceği, tasfiye aşamalarının ortaklığın niteliğine uygun olarak hakim tarafından belirlenmesi yönündeki içtihatlar (Y. 3HD'nin 2020/11307 E. 2021/2930 K. Sayılı kararı) göz önüne alındığında ve dava dosyasına yansıyan bilgi ve belgeler kapsamında ortaklığın Mahkememizce atanan tasfiye memuru tarafından fesih ve tasfiyesine dair işlem yapılması gerektiği değerlendirilerek bu kapsamda İzmir BAM ... HD'nin... karar sayılı ilamı kapsamında inceleme ve değerlendirme yapılmıştır. Tasfiyeye yönelik 6098 sayılı yasanın 644. maddesinde Adi ortaklığa yönelik tasfiye usulünün belirlendiği buna göre " Ortaklığın sona ermesi hâlinde tasfiye, yönetici olmayan ortaklar da dâhil olmak üzere, bütün ortakların elbirliğiyle yapılır. Ancak, ortaklık sözleşmesinde, ortaklardan biri tarafından kendi adına ve ortaklık hesabına belirli bazı işlemlerin yapılması öngörülmüşse, bu ortak, ortaklığın sona ermesinden sonra da o işlemleri tek başına yapmak ve diğerlerine hesap vermekle yükümlüdür. Ortaklar, tasfiye işlerini yürütmek üzere tasfiye görevlisi atayabilirler. Bu konuda anlaşamamaları hâlinde, ortaklardan her biri, tasfiye görevlisinin hâkim tarafından atanması isteminde bulunabilir. Tasfiye görevlisine ödenecek ücret, sözleşmede buna ilişkin bir hüküm veya ortaklarca oybirliğiyle verilmiş bir karar yoksa tasfiyenin gerektirdiği emek ile ortaklık malvarlığının geliri göz önünde tutularak hâkim tarafından belirlenir ve ortaklık malvarlığından, buna imkân bulunamazsa, ortaklardan müteselsilen karşılanır. Tasfiye usulüne veya tasfiye sonucunda her bir ortağa dağıtılacak paya ilişkin olarak doğabilecek uyuşmazlıklar, ilgililerin istemi üzerine hâkim tarafından çözüme bağlanır." şeklinde hüküm bulunduğu anlaşılmıştır. Yukarıdaki yasal mevzuat kapsamında ve bu husustaki Yargıtay kararlarına göre adi ortaklığın tasfiyesinin üç aşamadan oluştuğu, tüm tasfiye işlemlerinin üç er aylık sürelerden oluşan toplam üç aşamada tamamlanması gerektiği, birinci aşamanın tasfiye memuru tarafından ortaklığın bilançosunun çıkarılması, ikinci aşamanın resmi tasfiyeye yönelik hükümlerin kıyasen uygulanması ile satış ve nakde çevirme işlemlerinin yapılması ve üçüncü ve son aşamanın ise birinci ve ikinci aşamada tespit edilen değerlerden öncelikli olarak borçların ödenmesi, ortaklara vermeleri halinde avanslar, yaptıkları giderler ve ödenmiş ise katılım payları iade edilerek sonuçta kalan olması halinde bakiye kazancın ve zararın dağıtılmasından oluştuğu anlaşılmıştır. Mahkememizce yukarıda bahse konu yasal mevzuat kapsamında gerek bilirkişi heyetinden gerekse heyette görevli mali müşavirden 19/02/2021 tarihli, 13/08/2021 tarihli ve 27/12/2021 tarihli kök ve ek raporlar alınmış ve bunun yanında tanıklar dinlenmiş ise de ortaklığın çekilmez hal aldığında bir tereddüt görülmemekle birlikte söz konusu madde kapsamında öncelikli olarak Mahkememizce taraflardan ortak olarak belirlenecek yahut belirlenen bir tasfiye memuru olup olmadığının yazılı olarak bildirilmesi istenilmesi üzerine bu yönde bir uzlaşı sağlanamadığından tasfiye memurunun Mahkememizce tayin ve takdiri gerektiği kabul edilerek ve taraflar arasında adi ortaklık sözleşmesinde tasfiyeye dahil herhangi bir usul ön görülmediğinden öncelikli olarak tahkikat aşamasında adi ortaklığı temsile yetkili ortaklara tebligat çıkartılarak aktif ve pasif tüm mal varlıklarının bildirilmesi istenilmiş ise de buna dair davalılar vekilince sunulan beyan dilekçesinde herhangi bir aktif mal varlığının olmadığının beyan edildiği, bu kapsamda ortaklara dair harcama hesap listesinin dosyaya sunulmasına dair süre verildiği ve harcamalara dair herhangi bir şekilde Mahkememize yazılı ve sözlü beyanının sunulmadığı anlaşılmakla tasfiye memuru olarak görevlendirilen bilirkişiye dosya tevdi edilerek aktif ve pasif mal varlığı ile borçlar yönünden kazandırılan bilgi ve belgelere göre bilançonun tespitine yönelik mal varlığı bilançosunun çıkartılmasının istenilmesi üzerine tasfiye memurunca aktif ve pasifler yönünden bir takım hesaplamalar yapılmakla birlikte 2018 yılı sonrasında davalılar tarafından adi ortaklığın fiili devam ettiği belirtilerek bilanço varlıklarının davalılar uhdesinde bulunduğu yönünde ki tespit üzerine 2018 bilançosu ile birlikte davalıların aktif toplamı olan 574.401,89 TL'nin akıbetine yönelik ayrıntılı beyan istenildiğine yönelik görüş raporu üzerine Mahkememizce bu sefer bu hususların açıklanmasına dair verilen süre içerisinde sunulan dilekçeler kapsamında tasfiye memuru tarafından 26/03/2024 tarihli görüş yazısı ile aktiflerin değerinin 572.453,96 TL olarak tespiti suretiyle bunun ayrıntısının ve pasiflerin ise 180.813,48 TL olarak tespiti suretiyle bunun ayrıntısının belirtildiğine yönelik görüş raporunun verilmesine rağmen davacı vekilince sunulan 05/07/2024 tarihli dilekçe içeriğindeki hususların aktif ve pasifi değiştirebileceği kanaatine varılarak buna dair hazırlanacak son bilançonun tanzimine yönelik yapılan görev ve yetkilendirme kapsamında tasfiye memuru tarafından sunulan 07/01/2025 havale tarihli son raporda ortaklığa ilişkin aktif toplamının 2018 yılında 574.401,89 TL iken 2019 yılında 388.507,49 TL'ye düştüğü, 2020 yılında ise sadece taahhüt edilen sermaye tutarı 50.000,00 TL'nin kaldığı ve bilançonun aktifindeki ortaklardan alacak hesabında bu tutarın olduğu 2020 sonu itibariyle tasfiyeye konu ekonomik değere varlık bulunmadığı yönünde tespitler ile birlikte 2020 yılı defterlerinin yasal süresi içerisinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı ve tasfiye memurunca yapılacak başka iş ve işlemlerin bulunmadığı yönünde görüş ve kanaatin bildirildiği anlaşılmıştır. Yukarıdaki ayrıntılı gelişen aşama göz önüne alındığında mahkememiz vasıtası ile tasfiye memuruna verilen görev ve yetki kapsamında dosya taraflarınca kurulan adi şirketin fesih ve tasfiyesine yönelik gerekli işlemler yapılmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının ortaklığın feshine dair talepte bulunulmasında hukuki yararın bulunduğu, 2018 yılından sonra davacının şirkete fiilen herhangi bir katılımı olmadan davalılarca bu şirketin fiili olarak devam ettiği, Mahkememizce tahkikat aşamasında adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine yönelik talep bakımından aktif ve pasif bilançonun tespitine yönelik birden fazla kez ara kararlar kurularak istemin ikmaline yönelik gerek tebligat ile gerekse bilirkişi vasıtasıyla bir takım incelemeler yapılmak istenilmiş ise de davalılar uhdesinde bulunan ticari iş ve işlemlere dair ayrıntılı kayıtların dosyaya sunulmakta davalılarca imtina edildiği bu aşamada bilançonun görülebilmesi bakımından mecburen sunulan bilgi ve belgeler kapsamında inceleme yapılması gerektiği anlaşılmakla davacıya fiili olarak ortaklığın sona ermesi sebebiyle herhangi bir tasfiye payı ödemesinin yapılmadığı gibi davacının fiili olarak ortaklıktan ayrılmasından sonra ortaklığın bir kaç yıl içerisinde aktifinde yer alan herhangi bir mal bulunmadığı aşamasında mali tablonun negatif yönde ilerlediği göz önüne alındığında fesih ve tasfiye isteminin yerinde olduğu bu kapsamda fiili sona erme tarihi itibariyle davacının ortaklıktan 72.004,86 TL tutarında hissesinin karşılığı ortaklık pay alacağının bulunduğu göz önüne alınmakla bu miktar uyarınca davacının alacak talebinin yerinde olduğu ve ancak her ne kadar kar payı alacağına yönelik istemde bulunulmuş ise de davacının davalı şirketten alabileceği kar payı alacağının varlığı tespit edilemediği gibi diğer maddi tazminat yönünden de davacının davalılardan alacağının varlığının tespit edilemediği bununla birlikte dava konusu sebebe ilişkin davacı davalılardan manevi tazminat talebinde bulunulmuş ise de taraflar arasında ortaklığın fiili sona ermesine yönelik iş ve işlemlerin davacının manevi tazminata esas teşkil edecek nitelikte haksız fiil koşullarını barındırmadığı anlaşılarak davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilerek açılı davanın kısmen kabulüne yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1- Davanın KABULÜ ile dosya taraflarınca Bornova... Noterliğinin 15/05/2012 tarih ve... yevmiye sayılı sözleşmesi ile kurulan... Elektromekanik Sistemleri ... ve Ortakları unvanlı adi ortaklığın feshine, - 72.004,86 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DAVALILARDAN MÜTESELSİLEN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, - Kar payı alacağı, diğer maddi tazminat talebi ile manevi tazminata yönelik İSTEMLERİN REDDİNE, 2- Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 4.918,65 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.263,25 TL ( 384,25 TL peşin harç ile tamamlama hacından 1.879,00 TL'den oluşan) harcın mahsubu ile hazineye irad kaydına, bakiye 2.605,40 TL karar ve ilam harcının DAVALILARDAN MÜTESELSİLEN TAHSİLİ HAZİNEYE İRAD KAYDINA, söz konusu tutar ile ilgili 492 sayılı harçlar kanunu 28. Madde uyarınca kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde tahsil harç müzekkeresi düzenlenmesine, 3- Davacı tarafından yatırılan 2.299,15 TL ( 384,25 TL peşin harç ile 35,90 TL başvuru ve 1.879,00 TL tamamlama harcından oluşan) harç ile gider avansından kullanılan (tebligat ücreti, posta masrafı ve bilirkişi ücretinden oluşan) kısmın ret kabul oranına göre hesaplanan 1.546,84 TL'sinden oluşan toplam 3.845,99 TL yargılama giderinin DAVALILARDAN MÜTESELSİLEN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, bakiye kısmın DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 4- Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFA İADESİNE, 5- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince kabul tutarı üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin DAVALILARDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 6- Davalar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince ret tutarı üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALILARA VERİLMESİNE, 7- Dair davacı vekilinin yüzüne karşı diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.26/03/2025 Katip ... E imza Hakim ... eimza