İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/818 E. 2023/190 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/818
Karar No
2023/190
Karar Tarihi

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2019/818 Esas - 2023/190 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2019/818 KARAR NO : 2023/190

HAKİM : ... KATİP : ...

DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ...

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/11/2019 KARAR TARİHİ : 12/05/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ...

Davacı tarafından açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı eczacıya satmış olduğu ilaçlara karşılık 03.09.2018-06.09.2018-07.09.2018-03.09.2018 tarihli olmak üzere toplam 4 adet fatura kestiğini, müvekkili şirket tarafından düzenlenen fatura bedellerinin davalı tarafından müvekkili şirkete ödenmediğini, müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla 18.02.2018 tarihinde Adana 13. İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı dosyası ile takibe başladığını, ödeme emrinin davalıya ceza evinde olduğundan davalının vekiline 18.03.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının vekili tarafından icra takibine, borca ve ferilerine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalı borçlunun itirazlarının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek Adana 13. İcra Dairesine ait 2019/... esas sayılı dosyasına yapılan itirazların iptali ile alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, ticari satım nedeniyle düzenlenen faturadan kaynaklı başlatılan icra takibine davalının süresinde yaptığı itirazın iptali talebine ilişkindir. Adana 13. İcra Dairesine, Mersin Vergi Dairesine, Mersin Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve Mersin Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığına yazılan müzekkerelere cevap verildiği görüldü. Adana 13. İcra Dairesine ait 2019/... esas sayılı dosyası mahkemiz dosyası arasına alındığı, dosyanın incelenmesinde; alacaklının ... Şirketi borçlunun ... olduğu, takibin 5.814,66-TL asıl alacak olarak başlatıldığı görülmüştür. İstanbul Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/... talimat sayılı dosyasından mali müşavir bilirkişi ... tarafından düzenlenen 07/03/2022 tarihli kök bilirkişi raporunda; Davacının takibe konu 4 fatura için 5.434,17 TL alacaklı olduğu yönünde rapor sunulmuştur. İstanbul Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/... talimat sayılı dosyasından mali müşavir bilirkişi ... tarafından düzenlenen 09/11/2022 tarihli ek bilirkişi raporunda; Davacının takip tarihi itibariyle 5.814,66 TL icra dosya alacağı ve Ek Rapor tarihi itibariyle 3.604,72 TL bilinen dönem işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.419,38 TL alacağı olduğu yönünde rapor sunulmuştur. İtirazın iptali davası; takip talebine itiraz edilen alacaklı tarafından itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde borçluya karşı açtığı bir eda davasıdır. Ancak normal bir eda-alacak davasından farklı olarak icra takibi içerisinde açılır ve takip hukukuna özgü bir takım sonuçlar doğurur. İİK 67 maddesi uyarınca, takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, ret veya hükmolunan meblağın %20'den aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.(Benzer Yargıtay 15 HD, 2018/2184.E, 2018/2013.K sy ilamı) Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafın cari hesaba dayalı fatura alacağı için başlatılan takibe borçlunun süresi içerisinde yaptığı itiraz nedeniyle itirazın iptali davası açıldığı, davacı tarafından defter ve belgelerin ibraz edildiği, davalı tarafından ticari defter ve belgelerin ibraz edilmediği, Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda davacının takibe konu 4 fatura için 5.434,17 TL alacaklı olduğu göz önünde bulundurularak davanın davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın kabulü ile 1-Davalının Adana 13. İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 5.434,17-TL asıl alacak, 380,49-TL işlemiş faiz olarak devamına, 2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına. 3-Hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında olmak üzere 1.086,83-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine 3-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 371,21-TL den peşin alınan 70,23-TL harcın mahsubu ile bakiye 300,98-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-AAÜT gereğince hesaplanan 95.434,17-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacının yapmış olduğu 1.462,90-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan 70,23-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Ara buluculuk bürosu tarafından ödenmesine karar verilen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı kanuna göre davalıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına,

8-Fazla yatan avans var ise Adalet Bakanlığı HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesine göre, karar kesinleştikten sonra talep sahibine elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise PTT aracılığı ile adreste ödemeli gönderilmesine, (gönderme masrafının avanstan karşılanmasına ), Dair, davacı vekilyinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, KESİN olmak üzere karar verildi. 12/05/2023

Katip ...

Hakim ...

e- imzalıdır e- imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2019/818, K. 2023/190, T. 12.05.2023, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-818-e-2023-190-k-5d94c7c0fb58