İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/724 E. 2019/1466 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/724
Karar No
2019/1466
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2019 KARAR NO :2019

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : VEKİLİ : Av. ... DAVALI : VEKİLİ : Av. ... DAVA İHBAR OLUNAN : ... -... DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/04/2016 KARAR TARİHİ : 05/11/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/12/2019 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı şirket, ... Tekstil İnş. San. Ve tic. İth. İhr. Ltd. Şti'nin kasko sigortacısı olduğunu, 29/09/2014 günü davalı şirketin malik olduğu ve sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç, Beşevler Caddesi üzerinden gelip, Bilginler Caddesi istikametine doğru seyreden sigortalıya ait ... plakalı araca, geri geri manevra yaparken çarptığını, davalı sigortalıya kusur izafe edilmediğini, davalı şirket aracının sürücüsüne ise; "geri gitme kurallarına uymamak" kusurunu ihlal gerekçesi ile %100 asli kusur verildiğini, sigortalının aracında toplamda 176,601 Tl'lik hasar meydana geldiğini, aracın rayiç değeri 300.000 TL olup soutaj değeri olarak hesaplanan 123,399 TL düşüldükten sonra kalan 176.601 TL kasko poliçesi kapsamında kendisine 24/11/2014 tarihinde ödendiğini, şirketlerinin bu kazadan dolayı hasar dosyası kapsamında Karayolları Zorunlu Trafik poliçesi sorumlusu olarak davalı şirket sigortasına müracaat etmiş ve ... Sigorta'dan 26.800 TL tahsil edildiğini, tahsil edilen işbu miktar zarardan düşünce teminatsız kalan bakiye kısım için davalı şirket hakkında yasal takibe geçildiğini, bakiye ödeme için ödeme tarihinden yasal faiz hesaplanarak takip açıldığını, Bursa 10. İcra müdürlüğü'nün ... Esas nolu dosyasına davalı kötü niyetli olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalı şirket tarafından kısmı bir ödeme yapılmış ve kendilerinden ayrıca 31/12/2016 tarihli kısmı bir çek de teslim alındığını, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarını nsaklı kalmak kaydı ile hasara sebebiyet veren ... plakalı aracın ve varsa borç miktarının yüksek bulunması nedeniyle tespit edilebilecek davalı şirket adına kayıtlı başkaca araçların da bulunması halinde UYAP ortamında tespiti ile trafik kaydına İhtiyati Tedbir konulmasını ve itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin 12/05/2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle: Davacı vekili tarafından 10.000,00 TL olarak harca esas bedel belirtilerek, eksik miktarda harç yatırıldığını, davacı yanın tüm itiraz bedeli üzerinden harç bedelini yatırması gerektiğini, dava şartı noksanlığından davanın reddini, davaya konu kazanın meydana gelmesinde şirketlerine ait araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, trafik kazası tespit tutanağının hatalı düzenlendiğini, şirketlerine ait ... plaka sayılı aracın kazanın meydana geldiği anda geri geri gelmediğini, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davacı sigortalısına ait araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu, dilekçe ekinde yer alan kamera kayıtları ve her iki araçta meydana gelen hasar durumu dikkatlice incelendiğinde; şirketlerinin aracına şerit ihlali yaparak arkadan çarpan davacı sigorta şirketinin sigortalısına ait ... plakalı araç sürücüsünün yasal hız sınırının çok üstünde bir süratle seyir halinde olduğunu, olay yerinde fren izinin bulunmadığını, dava dilekçesinde belirtilen hasar bedelinin fahiş miktarda olduğunu, davacı sigorta şirketi tarafından belirlenen soutaj değerleri çok düşük miktarda olduğunu, eksperin soutaj değerini hangi kriterleri dikkate alarak belirlediği, aracın hasarlı halinin ihaleye çıkartılıp çıkartılmadığı belirli olmadığını, taraflarınca davacı şirkete yapılmış olan toplam ödeme miktarının 80.000 TL olduğunu, davaya konu trafik kazası şirketlerinin aracının çalışan ...'e davanın kendisine ihbar edilmesini, şirketlerine ait araç dava konusu olmadığını, bu yönüyle de araç üzerindeki 12/04/2016 tarihli tedbir kararının kaldırılmasını, ... plaka sayılı şirketinin araç kayıtlarında yer alan tedbir karının kaldırılmasını, haksız ve yersiz nitelikte olan işbu davanın reddini, yargılama giderlerinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ıslah dilekçesi, tarafların beyanı, Bursa 10 İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyası, trafik kayıtları, fotoğraflar, hasar dosyası münderecatı, sigorta ekspertiz raporu, sigorta poliçesi, bilirkişi raporu, kamera kayıt görüntüleri, trafik tescil kayıtları, banka ödeme dekontu, çek teslim belgesi, 24/11/2017 tarihli, Bilirkişi Raporunda: "... Hasarlanmadan önceki piyasa emsal rayiç bedeli: 390.000,00 , KDV hariç hasar bedeli toplamı: 123.436,00, aracın soutaj bedelinin: 200.000,00 TL olduğu, sürücü ...'in dava konusu meydana gelen trafik kazasının oluşumunda Karayolları Trafik kanunun 67/b ile 81/j maddesini ve aynı kanunan bağlı Yönetmeliğin madde 137/b-1-a ve b bentlerini ihlal ettiği ev %100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, sürücü Süleyman BAKGÖR'ün dava konusu meydana gelen trafik kazasının oluşumunda herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediğinden "Atfı Kabil Kusuru" olmadığı ..." belirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, kasko sigorta sözleşmesine ve halefiyet kurallarına göre itirazın iptali şeklinde açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davacı tarafından rücu alacağına dayalı olarak 03/04/2015 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 22/04/2015 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 29/04/2015 tarihinde borca itiraz etmiştir. Davacı vekili tarafından mahkememize sunduğu 12/04/2016 tarihli dava dilekçesinde, harca esas değer 10.000,00 TL, talep sonuç kısmında davalının Bursa 10. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememiz tarafından yapılan 02/02/2017 tarihli ön inceleme duruşmasının 12 numaralı ara karar gereği" Davacı vekiline dava dilekçesindeki talebi açık olmadığından talebini açıklamak üzere (icra takibinin tümü üzerinden mi itirazın iptaline yoksa davaya konu ettiği 10.000,00.-TL'lik kısmının mı itirazın iptaline karar verilmesini istediği yönünde ) 2 hafta süre verilmesine," davacı vekiline talep sonuç kısmını açıklaması için süre verilmiştir. Ancak verilen süre içinde davacı vekili tarafından talep sonuç kısmına yönelik her hangi bir beyanda bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu defa mahkememizce 10/10/2017 tarihli 3 numaralı celsede "Davacı vekiline talep sonuç kısmının açıklanması için HMK nun 119 md gereğince 1 haftalık kesin süre verilmesine, bu süre içerisinde talep sonuç kısmının somutlaştırılmaması takdirde HMKnun 119/2 md gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin davacı vekiline ihtarına (ihtarat yapıldı)," davacı vekiline talep sonuç kısmının açıklanması için 1 haftalık kesin süre verilmiştir. Davacı vekili tarafından 16/10/2017 tarihli dilekçe ile fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla dava türünün ıslahına dair dilekçe olduğunu, takipten ve dava açıldıktan sonra olmak üzere 2 ayrı ödeme yapıldığını asıl alacak, masraf ve vekalet ücretlerine mahsuben toplamda 80.000 TL tahsilat sağlandığını, bakiye alacak nedeniyle dava değerini ve dava türü ile birlikte ıslah edildiğini ve ıslah dilekçesinin son paragrafında " istem konusu asıl alacak ile asıl alacağa ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz, yargılama gideri ve vekalet ücreti ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ediyoruz. Islah dilekçemizin kabulu ile eksik harcın ikmali dilekçemizin bir suretinin davalıya tebliği" şeklinde ifade edildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK 119 maddesinin 1- ğ bendine göre Açık bir şekilde talep sonucu, dava dilekçesinde zorunlu unsurlar arasında sayıldığı ve HMK'nın 119/2. Maddesi gereğince bu unsurlarda eksiklik olduğunda 1 haftalık kesin süre içinde davacı tarafın tamamlaması, bu eksiklik tamamlanmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği düzenlenmiştir. Diğer yandan davacı vekili tarafından mahkememizce 10/10/2017 tarihli celse de verilen 1 haftalık süre içinde dava türünün ıslah edildiği itirazın iptali davasını alacak davası olarak görülmesini içerir 16/10/2017 tarihli dilekçe sunulduğu anlaşılmaktadır. HMK 176 maddesine göre taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir, Islahın, bir tarafın tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile yapılması mümkün olup ,karşı tarafın veya mahkemenin kabulüne bağlı değildir. Dava itirazın iptali davası olarak açılmış yargılamanın safahatında davacı taraf davasını alacak davası olarak tamamen ıslah edilmiştir. HMK' nın 180. maddesinde “Davasını tamamen ıslah ettiğini bildiren taraf bu bildirimden itibaren bir hafta içinde yeni bir dava dilekçesi vermek zorundadır. Aksi halde ıslah hakkını kullanılmış sayılır ve ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir.” düzenlemesi mevcuttur. O halde yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, davacı vekili tarafından dava dilekçesinin talep sonuç kısmında itirazın iptali takibin devamı ifade edildiği halde, fazlaya ilişkin haklar saklı tutulduğu ve dava dilekçesinin konusu ile harca esas değer kısmında 10.000 TL den bahsedildiğinden, icra takibinde toplam alacak 154.669,53 TL mi 10.000 TL kısmı yönünden mi itirazın iptalinin talep edildiği noktasında belirsizlik olduğundan talep sonucunun açıklanması için mahkememizce 02/02/2017 tarihli ön inceleme duruşması ve 10/10/2017 tarihli 3 numaralı celselerde davacı vekiline süreler verilmiş, bu süreler içinde davacı vekili tarafından talep sonuç kısmındaki belirsizlik giderilmediği ve açık bir talep bildirilmediği ancak dava türünün ıslah edildiği itirazın iptali davasını alacak davası olarak görülmesini içerir 16/10/2017 tarihli dilekçe sunulduğu anlaşılmaktadır. Bu dilekçede dava dilekçesinde bulunması gereken zorunlu unsur olan talep sonuç kısmının belirsiz olduğu, istem konusu alacağın ne kadar olduğu bildirilmediği gibi ıslahın tek taraflı irade açıklaması olduğu, mahkemenin kabulune bağlı olmadığı ve davacı vekilinin tam ıslah ettiğini bildirdiği 16/10/2017 tarihinden itibaren, HMK' nın 180. Maddesi uyarınca 1 haftalık süre içinde yeni bir dava dilekçesi sunulmadığı gibi sunulan dilekçenin talep sonucunun açık olmadığından yeni bir dava dilekçesi olarak kabul edilemeyeceği sabittir Bir an için mahkemece davacı vekiline yeni bir dava dilekçesi verilmesi için 1 haftalık kesin süre verilmesi öngörülebilir ise de yasa maddesi açık olduğu davacının tam ıslah ettiğini bildirdikten sonra re'sen yeni bir dava dilekçesi sunmasının zorunlu olduğu zira kısmen ıslahı düzenleyen HMK' nın 181. Maddesinde mahkemenin ıslah için başvuran tarafa süre verilmesi öngörüldüğü halde kanun koyucu HMK' nın 180. Maddesinde tamamen ıslahta mahkemeye tarafa süre verilmesinin öngörülmediğinden anılan hükme göre yapılan ıslah işlemi hiç yapılmamış gibi davaya devam olunmak gerekmiş ve davacı tarafın kesin sürelere uymaması sebebiyle davalı tarafın usuli kazanılmış hakkının oluştuğu anlaşılmakla mahkememizce talep sonucunun açıklanmasına ilişkin 1 haftalık kesin süre içinde, dava dilekçesinde talep sonucunun açıklanmadığından HMK' nın 119/1-ğ,2. Maddeleri uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. Dava, kasko sigorta sözleşmesine ve halefiyet kurallarına göre itirazın iptali şeklinde açılan rücuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkememizce verilen karar davacı vekili tarafından İstinaf edilmiştir. Bursa BAM 5. Hukuk Dairesinin 21/06/2019 tarih, 2018/1093 esas, 2019/431 karar sayılı ilamı ile; "Davacı tarafından 10.000,00 TL yönünden itirazın iptali davası açıldığı sabittir.Bu sebeple talebin açıklattırılması yönündeki ara karar yerinde değildir.Mahkeme talebin açıklattırılması için davacıya süre verilmesi üzerine davacı tarafından dava tamamen ıslah edilerek 80.000,00 TL yönünden alacak davasına dönüştürülmüştür.HMK'nun 180. maddesine göre; davanın tamamen ıslahı halinde yeni dava dilekçesinin verilmesi gerekir. Verilmediği takdirde ıslah hakkı kullanılmış, ancak ıslah yapılmamış sayılır. Aynı maddeye göre; tamamen ıslah ettiğini bildiren tarafın, bildirimden itibaren 1 haftalık süre içerisinde yeni dava dilekçesi vermesi gerekir. Ayrıca süre verilmez.Davacının ıslah dilekçesi dava dilekçesi mahiyetinde değildir. Bu dilekçesinin verilmesinden itibaren 1 haftalık süre içinde yeni dava dilekçe verilmemiştir.Bu durumda HMK'nun 180. madde gereği ıslah hakkı kullanılmış, ancak ıslah yapılmamış sayılır. Bu nedenle davaya ilk dava dilekçesi yönünden devam edilir. ( Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14/05/2013 tarihli, 2012/11411 esas, 2013/9833 karar sayılı ilamı, Hukuk Genel Kurulunun 15/02/2017 tarihli, 2015/7-917 esas, 2017/265 karar sayılı ilamı)İlk dava dilekçesinde de talep somutlaştırıldığından, mahkemece talebin HMK'nun 119/2. maddesine göre somutlaştırılmadığı tesbiti yerinde değildir.Bu nedenle mahkeme ilk dava dilekçesinde gösterilen 10.000,00 TL kısmi alacak yönünden açılmış itirazın iptali davasına bakılarak sonuçlandırılması gerekir.Bu sebeple davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine" gerekçesi ile dosya mahkememize gönderilmiştir. O halde toplanan deliller ve İstinaf İlamı ışığında somut olayda, davacının kasko sigorta sözleşmesi ile sigortacısı olduğu, dava dışı ... ... LTD ŞTİ' ye ait ... plakalı araç ile davalı işleteni olduğu ... plakalı araç arasında 29/09/2014 tarihinde meydana gelen sigortalı araçta oluşan maddi hasarlı trafik kazasında, davacı tarafından sigorta ettirene ödediği bedelin davalıdan tahsilinin talep edildiği anlaşılmakla, olayın haksız fiilden kaynaklandığından davalı taraf ancak kusuru oranında ve gerçek zarar miktarından sorumludur.Dolayısıyla dava konusu trafik kazasında düzenlenen kaza tespit tutanağı, kaza anını gösteren CD içerisindeki kamera görüntüleri ve bilirkişi heyetinin raporu ile davalıya ait aracın tek yönlü iki şeritli kara yolunda, yoldan arka istikametten gelen araçlara geçiş kolaylığı sağlaması gerekirken tedbirsiz ve dikkatsiz şekilde geri geri giderek davacının sigortacısı olduğu araca çarpma şeklindeki olayda, manevraları düzenleyen genel şartlara uymaması sebebiyle %100 kusurlu olduğundan kusur oranına dair raporun gerekçeli denetime açık ve olaya uygun olduğundan itibar edilerek ve davacının halefi olduğu ... plakalı araçta oluşan zararın kusur oranına göre toplam KDV hariç 123.436TL olup rayiç değerlere uygun olduğundan, taleple bağlılık ilkesi gereği 10.000 TL davacının kısmi asıl alacağının ispat edildiğinden davanın kabulu ile bu miktar yönünden takibin devamına, davacı vekilinin ıslah talebinin usulune uygun ıslah dilekçesi sunulmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davacı vekilinin ıslah talebinin reddine, 2-Davanın kabulü ile, davalının Bursa 10. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 10.000 Tl asıl alacak üzerinden ve bu asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte devamına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 683,10 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 29,20 TL ve ıslah harcı 1.366,20 Tl olmak üzere toplam 1.395,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 712,30 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından bozmadan önce yapılan bilirkişi gideri 800,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 221,20 TL ile bozmadan sonra yapılan 25,20 TL olmak üzere toplam 1.046,40 TL yargılama gideri ve 683,10 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.729,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı şirket yetkilisi ile vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/11/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır.

Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/724, K. 2019/1466, T. 05.11.2019, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-724-e-2019-1466-k-2a4511e171af