İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/633 E. 2020/819 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/633
- Karar No
- 2020/819
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/326 Esas - 2024/744 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/326 Esas KARAR NO : 2024/744 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/06/2024 KARAR TARİHİ : 19/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olan kurumun, dava dışı ...'a asıl işveren sıfatıyla kıdem tazminatı ödediğini, dava dışı işçinin davalı şirkette çalıştığı dönemle alakalı, davalı tarafa düşen ödemeyle alakalı olarak ihtar gönderildiği, ancak davalı taraf yapılan ihtara cevap vermediğinden ilamsız icra takibi başlatıldığından, davalı şirket tarafından yapılan itirazın iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf vekili cevap dilekçesinde özetle; İşçi asıl itibari ile davacının işçisi olması nedeniyle alt işveren olan müvekkilinin sorumlu tutulması mümkün olmadığını, müvekkilinin işbu davaya ilişkin taraf ehliyetinin bulunmadığını; idarenin alt işveren pozisyonundaki şirketlere rücu etmesine de olanak bulunmadığını, mahkeme aksi kanaatte ise, müvekkili firmanın sorumluluğu dava dışı işçinin çalıştığı döneminin yarısı kadar rücu hakkına sahip olabileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar Dava; dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatı farkının sözleşme kapsamında, davalıdan ödeme tarihinden ödeneceği tarihe kadar, işletilecek mevduata uygulanan en yüksek faizle birlikte rücuen tazminin tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; işçiye ödenen tazminattan davalının sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise, hangi miktardan sorumlu olduğu hususlarındadır. III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller Mahkememiz ara kararı gereğince bilirkişi raporu aldırılmış alınan rapordan özetle; "... davacı kurumun dava dışı işçilere yaptığı tüm ödemeler nedeniyle davalı ...'nin talep edebileceği rücuen alacak miktarları : Asıl Alacak 155.413,88 TL %50'si 77.706,94 TL, talep 157.492,46 TL; Faiz tamamı 14.696,19 TL, %50'si 7.348,10.-TL talep 14.892,75 TL olup, ödeme tarihlerinden tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte talep hakkı bulunduğuna..." şeklindedir. IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar Sonucu Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler: Davalı ile davacı kurum arasında 2017/507040 İhale Kayıt Nolu 29/01/2018 tarihli T 32772 nolu Raylı Araç Onarımında Destek ve Hazırlama Yardımcı İş ve İşlemleri Konulu sözleşmenin düzenlendiği, bu sözleşmelerin 22.1 maddesi gereğince, yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin 6. Bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunları aynen uygulamak zorundu olduğu şeklinde düzenleme mevcuttur. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2019/633 E. 2020/819 K. Sayılı ilamında da belirtildiği gibi, hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24.04.2024 Tarih 2023/(23)6-46 E. 2024/203 K. Sayılı ilamında "...kıdem tazminatı ödenen dava dışı işçinin davacı yüklenicinin işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, davalı işveren üniversitenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşme ve eklerinde herhangi bir hüküm bulunmaması hususları dikkate alındığında davacı yüklenicinin kendi çalıştırdığı işçisi için ödediği bedeli ve ferilerini davalı üniversiteden talep etmesine imkân bulunmamaktadır..." denilerek, asıl işverenin, işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşme ve eklerinde herhangi bir hüküm bulunmaması halinde, dava dışı işçinin alacaklarından taşerona karşı sorumlu olmayacağını belirtmiştir. İşçilik alacakları asıl işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 30/10/2023 T. 2022/2824 E. 2023/3556 K. Sayılı ilamında da; "...taraflar arasındaki ilişkinin 6132 sayılı TTK kapsamında kalan ticari iş niteliğinde olması nedeni ile avans faizine hükmedilmesinde hukuka aykırı bir yan bulunmamakla birlikte, dosya kapsamında davacı tarafınca ödenen bedeller bakımından davalılara yönelik TBK 117 kapsamında temerrüde düşürücü bir işlem bulunmamasına karşın dava tarihi yerine ödeme tarihi olan 09/02/2017 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir...." denilerek, dava konusu alacak için davalı tarafın temerrüte düşürülmesi gerektiği belirtilmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 05.02.2024 T. 2023/4462 E. 2024/493 K. Sayılı ilamında da; "...Davacı tarafça dava konusu edilen alacağa ticari faiz talep edildiği mahkemece kısmen kabule karar verilen miktar yönünden yasal faize hükmedildiği anlaşılmaktadır. Davalılar tacir olup dava konusu alacak ticari işletmesi ile ilgili olduğundan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 19/2.maddesine göre; taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır ve dava konusu alacak için ticari (avans) faizi istenebilir. Hal böyle olunca mahkemece hükmedilen alacağa ticari (avans) faizi uygulanmasına karar verilmesi gerekirken yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.." denilerek, dava konusu alacak için ticari (avans) faizi istenebileceği belirtilmiştir. TBK'nun 117. Maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur ve davacı ancak temerrüt tarihinden itibaren faiz talep edebilir. Alacaklı tarafından, icra takibinden önce, davalı tarafın temerrüde düşürüldüğüne dair bir belge sunulamadığından, davalı şirket, takip tarihi itibarıyla temerrüde düşürülmediğinden, davalı kendi sorumluluğu oranında sadece asıl alacaktan sorumlu olacağı kanaatine varılmıştır. Tüm bu açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre: davacı asıl işverenin dava dışı işçiye ödediği işçilik alacaklarından dolayı davalı yüklenicilere rücu edebileceği; yüklenicinin işçiyi çalıştırdığı dönemle orantılı sorumlu olduğu kanaatine varılarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi karar verilmiştir. Her ne kadar aldırılan bilirkişi raporunda, dava dışı işçilere ödenen kıdem tazminatına ilişkin bir hesaplama yapılmış ise de, davalı tarafça, davacı tarafın yaptığı ve belirlediği ödemeye açıkça itiraz etmediğinden ve dolayısıyla da bu husus uyuşmazlık konusu olmadığından, mahkememizce bu husus değerlendirmeye alınmamış, asıl alacak yönünden talep gibi hüküm kurulmuştur. Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın kısmen KABULÜ ile; Davalının Sakarya 2. İcra Müdürlüğünün 2024/3733 esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın KISMEN İPTALİ ile, Takibin ...TL asıl alacak üzerinden devamına, Fazlaya ilişkin talebin reddine, İcra inkar tazminat talebinin reddine, 2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 10.758,31-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.943,91-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 7.814,40-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 14.892,75-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 2.943,91-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 3.371,51-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; 3.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 257,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 3.757,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak (%91,36 Kabul, %8,64 Red) 3.432,42-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Artan gider avansın kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine, 8-Arabuluculuk Nedeniyle hazine tarafından karşılanan 3.600,00-TL ücretin kabul red oranı dikkate alınarak (%91,36 Kabul, %8,64 Red) 3.288,96-TL'sinin davalıdan, 311,04-TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzünde, davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere, 6100 sayılı yasanın 321/2. Maddesi uyarınca gerekçeli kararın en geç bir ay içinde re'sen tebliğe çıkarılacağı hususu da bildirilerek karar verildi. 19/12/2024 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı