İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/566 E. 2021/395 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/566
- Karar No
- 2021/395
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/566 KARAR NO : 2021/395
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/11/2019 KARAR TARİHİ : 16/06/2021
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A.TALEP: 1.Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının icra dairesine itirazında borcu olmadığından bahisle borca ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, davacının şahıs şirket olduğunu, bu işletme kapsamında proje tasarlama, havalandırma, iklimlendirme inşaat alanında hizmet verdiğini, davalı şirket ile iş bitiminde aynı zamanda fatura tarihi olan ... tarihinde havalandırma kanalı yapma ve 19 mm kauçuk izolasyon döşeme işi için KDV dahil toplamda ... TL’ye anlaşıldığını, davacının üzerine düşen sorumluluğu yerine getirip işini tamamladığını, davalı şirketin ise söz konusu borcun ... TL’sini çek vererek ... TL’sini de banka aracılığıyla toplamda ... TL ödediğini, kalan ... TL’sini işin tamamlanmasına rağmen ödenmediğinden icra takibi başlatıldığını, ... tarihli ... sıra nolu ... TL tutarlı irsaliyeli fatura altında davalı borçlu şirket ile davacının imzaları da bulunduğunu beyan ederek takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. B. TARAF TEŞKİLİ: 2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. (H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261) 3.Bu açıklamalar ışığında, mahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır. C.CEVAP: 4.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile davacının ... şantiyesinin havalandırma kanalının yapılması ve 19mm kauçuk izolasyon döşeme işinin yapılmasına karşılık davalı şirket tarafından KDV dahil toplamda ... TL ödenmesi hususunda anlaştıklarını, davacının ürünlerin yola çıktığından bahisle ... tarihli ve ... TL bedeli faturayı davalı şirkete elden getirdiğini ve davalı şirketin de önceki ticari ilişkiden dolayı davacıya duyulan güven nedeniyle ürünleri teslim almadığı halde söz konusu faturanın yetkili tarafından imzalanıp kayıtlara işlendiğini, davacı tarafından ... tarihinde hazır imalatlı havalandırma kanallarının şantiye alanına sevk edildiğini, söz konusu tarihin ... gününe denk geldiği için ürünlerin kamyon üzerinde metrajının bu sebeple alınamadığını, ürünlerin ... tarihi ile ... tarihleri arasında inşaata montajı yapıldığını, ... tarihinde yerinde yapılan ölçümlerde taşıma irsaliyesinde yazan 0,60 mm kanalın 358m2+0,80mm kanal 360m2=718,00m2 metrajında olmadığı toplamda sadece 0.60mm kana 403,00m2 olduğu yani davacının toplam metraj üzerinden 315m2 eksik kanal gönderdiğinin davalı şirketin yetkilileri ve şantiye yetkilileri tarafından tespit edildiği ve bu hususta tutanak tutulduğunu, edimin ifasındaki eksikliğini davacıya bildirildiğini, davacının ürünlerin gönderilmesi sırasında bir hata olduğunu ve edimindeki eksikliği tamamlayacağının davalıya beyan ettiğini, fakat sonrasında kendisinden bu hususta herhangi bir geri dönüş elde edilemediğini, davacıya eksiklik bildirildiği halde davacının herhangi bir tamamlama yapmaması üzerine davalının boş sac olarak davaya konu ürünü kendisinin imal ettiğini, eksik ürünün bedeli ve boş sacların satın alınma ve imalat bedelinin davacıya ödenecek tutardan düşüldüğünü, davacıya ... TL çek ve ... TL banka üzerinden ödeme yapıldığını, ayrıca ürünlerin teslimi için davacı tarafından gönderilmiş olan ... isimli şahsa davacı garantisinde ... tarihinde ... TL ödeme yapıldığını, davacının elden yapılan bu ödemeye ilişkin daha sonra makbuz sunacağını beyan ettiğini fakat taraflarına herhangi bir belge sunmadığını, davalının davacıya toplamda ... TL ödeme yaptığını, eksik ürünlerin tamamlanmaması üzerine davalının ürün kendisinin imal ettiğini ve ortaya çıkan masrafı fatura üzerinden düştüğünü bunun sonucunda davalının davacıya herhangi bir borcu kalmadığını, davacının davalı şirkete eksik ürünleri tamamlayacağını beklerken davacının icra takibi başlattığını, takibe itiraz edildiğini takibin durduğunu beyan ederek davannın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ: 5.Dava, itirazın iptali talebinden ibarettir. 6.Antalya ... İcra dairesinin .../... esas saylı icra dosyası, iş bu dosyamız arasına alınmıştır. 7.Mahkememizce taraf ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi aracılığı ile inceleme yaptırılmıştır. 8.Bilirkişi raporunda özetle; İcra takibine konu faturanın irsaliyeli fatura olduğu ve teslim alan kısmında imza olduğu davalı yanda fatura üzerindeki imzayı kabul etmekle birlikte ürünlerin eksik geldiğini belirttiği, davalı yanın davaya cevap dilekçesi ekine bir tutanak sunduğu bu tutanağın ... tarihinde imzalandığı tutanakta davacı tarafından toplam metraj üzerinde şantiyeye 315m2 kanal eksik gönderilmiştir yazdığı ve tutanağın şantiye şefi ..., şantiye çalışanı ..., ... çalışanı ..., ... çalışanı ... tarafından imzalandığı, davacının ibraz edilen 2019 yılına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu, davacının ibraz edilen ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi ... itibari ile davacının davalıdan ... TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, davalının ibraz edilen 2019 yılına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu, davalının ibraz edilen ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi ... itibari ile davalının davacıya ... TL borçlu olduğunun kayıtlı olduğu, taraf ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde her iki tarafın kayıtlarının da aynı olduğu her iki tarafın kayıtlarında da davacının ... TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, davalının cevap dilekçesinde bahsettiği ... TL ...’ye yapılan ödemenin ticari defterlerinde davacının cari hesabında kayıtlı olmadığı yine eksik gelen ürün olduğundan bahsetmesine karşın herhangi bir iade faturası da düzenlemediği, eksik ürün teslimi ile ilgili dava dosyası içerisinde sadece bir tutanak olduğu, eksik ürün teslimi ile ilgili değerlendirme yapmak uzmanlık alanı dışında olduğundan bu konuda değerlendirme yapılamadığı bildirilmiştir. 9.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. Taraf vekillerinin itirazları/beyanları dosya arasına alınmıştır. 10.Davacı vekili özetle; rapora bir diyeceklerinin olmadığını beyan etmiştir. 11.Davalı vekili özetle; irsaliye faturasında eksiksiz teslim alan kısmın davalı müvekkili şirket yetkilisi tarafından imzalanmış olsa bile davacının eksik ifa yaptığını, eksik ifa olduğunun tatil günü olması nedeniyle fark edilmediğini, ürünlerin montajı sırasında bunun farkedildiğini, davacıya bildirildiğini, davacının en kısa zamanda bu hususun giderileceğini beyan ettiğini, davacıya daha önceden yapılmış ticari işlerden ve davacıya duyulan güvenden dolayı iade fatirasının düzenlenmediğini, müvekkilinin ortaya çıkan masrafı fatura tutarından düştüğünü, ürünü kendisinin imal ettiğini beyan etmiştir. 12.Dava konusu hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları hakkında mahkemeye kanaat verilmesi işlemine ispat denir. İspat yükü ise,bir olayın gerçekleşmiş olup olmadığının anlaşılamaması, yani olayın ispatsız kalması yüzünden yargıcın aleyhte bir kararıyla karşılaşmak tehlikesidir(YILMAZ,Ejder; İspat Yükü, 1980, s. 3). Türk Medeni Kanunu m. 6 usul hukukunda ispata ilişkin genel kuralı koymuştur. Buna göre; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. İspat konusu, 6100 sayılı kanunun ise 187 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. 13.İspat konusunda yapılan bu genel açıklamalardan sonra dosyaya dönüldüğünde; davacının ve davalının ticari defterleri usulüne uygun tutulmuş ve her iki ticari defter kayıtlarında da davacının ... TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Esasen bilirkişi raporundaki defter içerik tespitlerine bir itiraz gelmemiştir. Davalı, defter kayıtlarına yönelik güvenden dolayı iade faturası düzenlemediklerini beyan etmekle, rapordaki defter tespitinin de yerinde olduğu anlaşılmaktadır. Ayıplı/eksik hizmet verildiğinin ispatının davalıya aittir. (Yargıtay 11. HD., 2016/902 esas, 2016/9215 karar) 14.Taraflar tacirdir. Ticari defterleri incelenmiştir. Türk Ticaret Kanunu, tacire, bütün ticarî faaliyetlerinde, basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü getirmiştir. Basiret, sağduyu, ilim, tecrübe ve feraset ışığıyla görüp sezmeye ve bilip değerlendirmeye esas teşkil eden konuları etraflıca ve tam olarak kavrayabilmedir.(KARAHAN, Sami, Ticarî İşletme Hukuku, 6102 Sayılı TTK. ile 6098 Sayılı TBK. ve 6100 Sayılı HMK‟ya Göre Güncellenmiş 20 Baskı, Konya 2011, s. 86; AYHAN, Rıza, Ticarî İşletme Hukuku, Ankara 2007, s. 203) Basiret, tacirin ticarî işletmesiyle ilgili olarak, fiilî ve hukukî işlemlerde göstermesi gereken dikkat, tedbir ve objektif özen yükümlülüğü demektir. Tacir, tüm bu hukukî ve fiilî işlemlerini yaparken, ticarî hayatın gerektirdiği tüm tedbirleri almalı ve meydana gelebilecek değişmeleri önceden tahmin etmeye çalışarak yükümlülük altına girmesi gereklidir. Tacirden beklenen basiretin ne olduğu kanundan değil ticarî hayattan, özellikle ticarî teamüllerden çıkartılabilir. (KİZİR, Mahmut., "Yargıtay Kararları Işığında Basiretli İşadamı Gibi Hareket Etme Yükümlülüğünün Sözleşmenin Değişen Şartlara Uyarlanmasına Etkisi", Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt: 19 Sayı: 2 Yıl: 2011, s. 245-283) 15.Davalının güvene dayalı olarak iade faturası kesilmediğini beyan etmesi, basiretli iş adamı ilkesi ile bağdaşmaz. İddiasını ispatlaması gerekmektedir. 16.Davalı, davacının çalışanı olarak belirttiği ... isimli kişiye ... TL ödeme yaptıklarını aşamalarda beyan etmiştir. Sunduğu dekontta, ... isimli kişiye havale yapıldığı, açıklamada, "... havalandırma işleri işçilik avansı yazdığı" görülmüştür. Davacı ise bu iddiayı kabul etmemektedir. Gelir İdaresi Başkanlığından istenen müzekkereye ilgili kurumun ... tarihli cevabi yazısında davalıya ait 2019 ... dönemine ait BA formunun gönderildiği görülmüş olup davalının BA formunda davacıdan 1 adet kdv hariç ... TL alım yaptığını bildirdiği görülmüştür. Davalı, ... isimli kişinin davacının çalışanı olduğu, bu nedenle ona davacı ile aralarındaki ticari ilişki nedeniyle ödeme yapıldığı hususunu ispat etmelidir. Böyle bir delil (usule uygun) dosyada mevcut değildir. Dekont başlı başına bu durumu göstermez. ... isimli kişinin, davacının çalışanı, yetkilisi, temsilcisi olduğuna ilişkin bir delil dosyada mevcut değildir. Davalının cevap dilekçesinin ekinde sunduğu "tutanak" başlığı taşıyan belgede de, iki tane davalının çalışanının (böyle belirleme vardır) imzası ve ayrıca ... yazan iki kişinin imzası mevcuttur ve belgede eksik ürün geldiği yazmaktadır. Bu tutanakta da davacının kendisinin, yetkilisinin veya temsilcisinin bir imzası, katılımı olduğu görülmemektedir. 17.Davacı iddialarını, dava değerinin miktarı (iddia edilen ödemenin miktarı da dahil) göz önüne alınarak, senetle ispat etmelidir. 18.Davalı iddialarını, sacı kendisinin, imkanları ile yaptığı iddiası da dahil senetle ispat kuralına uygun olarak ispat edememiştir. 19.Esasen, "senetle ispat kuralı" kavramı yerine "kesin delille ispat" kuralı denilmesi daha doğrudur. Çünkü, senetle ispatı zorunlu olan bir hukuki işlem, diğer kesin delillerle de (ikrar, yemin, kesin hüküm) ispat edilebilir. Senetle ispat zorunluluğu, "tanıkla ispat yasağı" olarak da ifade edilmesine rağmen, bunun da esasen "takdiri delille ispat yasağı" olarak belirtilmesi daha uygundur. 20.Davacı, dava dilekçesinde, "yemin" deliline de dayanmıştır. İspat yükü altında bulunan tarafın başvurabileceği delillerden biri de yemin delilidir. Yemin, taraflardan birinin davanın çözümlenmesine etkili olan bir vakıanın doğru olup olmadığı hakkında kanunun belirlediği şekilde mahkeme (hakim) önünde beyanda bulunmasıdır. Bir başka deyişle; Yemin, taraflardan birinin davanın çözümünü ilgilendiren bir olayın doğru olup olmadığı konusunu, kanunda belirtilen usule uyarak, mahkeme önünde, kutsal sayılan değerlerle teyit eden ve kesin delil vasfı yüklenmiş sözlü açıklamalardır (03.03.2017 tarihli ve 2015/2 E., 2017/1 K. sayılı YİBK). Medeni Usul Hukukumuzda yemin delili kesin delil niteliğindedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2015/22-2376 esas, 2019/370 karar) Bir ispat vasıtası olan yeminin konusu HMK'nın 225. maddesine göre, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Görüleceği üzere yemin, tarafın kendisinden kaynaklanan (ondan sadır olan) vakıalar hakkında verilebilir. Mahkememizce, davalıya yemin teklif etme hakkını kullanmak isteyip istemediğni sorulmuş, davalı vekili yemin teklifinde bulunmuştur 21.Davacı taraf yemin teklifini kabul etmiştir. Her iki taraf vekilinin vekaletnamelerinde (davalı vekilinin vekaletnamesi uyaptadır) yemin kabul-ret yetkilerinin olduğu görülmüştür. 22.Davacı asil, davalının yemin teklifinde belirttiği üzere; " Davacı şirket ile yapılan anlaşma gereği kendilerine toplamda 718 m² kanal gönderdiğime ve 315 m2 eksik kanal göndermediğime ve Davalı şirket tarafından ... isimli şahsa benim adıma ... tarihinde ... TL elden ödeme yapılmadığına dair namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum.” şeklinde beyanda bulunmuştur. 23.Davacı beyanında ısrar etmiştir. (HMK m. 238) 24.Tüm dosya kapsamına göre, davalının iddialarını ispat edemediği, davacının haklılığı anlaşılmakla; davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. 25.Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine gelince; 26.İcra inkar tazminatının şartları şunlardır: a)Geçerli ilamsız icra takibi yapılmış olmalı, b)Borçlu süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olmalı, c)Süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olmalı, d)Talep olmalı, e)Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmelidir. 27.Öğretide, hakim görüşe göre (POSTACIOĞLU, İlhan, İcra Hukuku Esasları, İstanbul, 1982, s. 184 vd., KURU, Baki, İcra ve İflas Hukuku, C. I, 3. Bası, İstanbul 1988, s. 304 vd., UYAR, Talih, İcra Hukukunda İtiraz, s. 215 vd.) itirazın haksız olup olmadığı, takip konusu yapılan ve borçlunun itiraz ettiği alacağın likit olup olmadığına göre belirlenmelidir. Alacak likit ise borçlu itirazında haksızdır, alacak likit değilse borçlu itirazında haklıdır. Yine bakıldığında, Takip konusu alacağın faturaya dayanması karşısında alacak belirlenebilir (likit) olup davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2017/3613 Esas 2019/1889 Karar sayılı ilamı). Yukarıda belirtilen kanuni şartların dosyada mevcut olduğu, alacağın likit olduğu anlaşılmakla, inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE, Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin devamına, 2-Davacının inkar tazminatı talebinin kabulü ile, ... TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafça yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan ... TL karar harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye ... TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplamda ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı asil ... ile vekili ... ve davalı vekili ...'in yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/06/2021
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır