İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/468 E. 2020/392 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/468
- Karar No
- 2020/392
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/468 Esas KARAR NO : 2020/392 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/10/2019 KARAR TARİHİ : 08/09/2020
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İSTEM: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davalı ... A.Ş ile müvekkili ile arasında ticari ilişki olduğunu, müvekkilinin vermiş olduğu gazetecilik- ajans hizmet bedeli sonucunda davalının ....-TL borcu bulunduğunu, verilen hizmet beledi olarak fatura kesildiğini, bu faturanın davalı spor kulübüne teslim edildiğini, spor kulübü tarafından vadesinde ödeme yapılmadığını, davalının borcu ödemekten kaçındığını, borçlu aleyhine Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, borçlunun takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, Ara buluculuk şartı nedeniyle arabuluculuğa başvurulduğunu, yapılan görüşmelerin neticesiz kaldığını, davalının borca ilişkin itirazlarının kabul etmediklerini, davaların kabulü ile borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, karşı tarafın en az % 20 olmak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, harç ve masraflar ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yeni yöneticilerinin davacıya gazetecilik- ajans hizmetinin ne kapsamda ve hangi yönde verildiğine ilişkin soru yönelttiğini, davacı taraftan doyurucu bir açıklama alınamadığını, bunun yanında davacı taraftan verilen hizmete ilişkin soyut bir çalışma ileri sürülemediğini, müvekkili şirketin söz konusu borçtan dolayı faturadan kaynaklı bir borcun kayıtlarında bulunmadığını, davanın reddi ile takibin iptaline, tüm yargılama giderleri ve ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE: Dava, Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına talebine ilişkindir. Mahkememizce Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasının celp edilerek incelenmesinde; alacaklının . borçlunun ... A.Ş. Olduğu, borçlu aleyhine ... TL asıl alacak ... TL işlemiş yasal faiz üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanayağının .../.../... tarihli fatura olduğu, borçlu tarafından takibe yasal süresinde itiraz edildiğinden takibin durduğu görülmüştür. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Somut olayda davacı taraf gazetecilik mesleğini icra ettiğini, davalı tarafa gazetecilik-ajans hizmeti verdiğini iddia etmiş, davalı taraf ise davacı ile aralarındaki ilişkinin yönetim değişikliğinden önceki dönemlere dayandığını, davacı tarafından fatura sunulmasına rağmen gazetecilik hizmetinin nasıl yapıldığına ilişkin somut bir açıklama yapamadığını, bu nedenle davacı tarafın öncelikle vermiş olduğu hizmeti ispat etmesi gerektiğini beyan etmiştir. Buna göre taraflar arasındaki ilişki hizmet sözleşmesi niteliğinde olup tacirler arasında yazılı olarak düzenlenmiş bir sözleşme mevcut değildir. Kural olarak hizmet sözleşmesinin yazılı olarak düzenlenmesi bir geçerlilik şartı değildir. Bu şekilde düzenlenmiş olması ispat bakımından önem arz etmektedir. Davacı tarafça davada ve takipte taraflar arasında düzenlenen hizmet sözleşmesi uyarınca davalıya keşide edilen faturalara dayanılmıştır. Davalı tarafın eski yönetim döneminde davacı ile davalı arasında sözleşme ilişkisi bulunduğunu kabul etmesi nazara alındığında, taraflar arasında hizmet sözleşmesinin varlığı konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun icra dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği yada cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Yargıtay uygulanmasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı kararı). Ticari defterler, kanunda öngörülen şartlara uygun tutulmuş olsun ya da olmasın, sahibi aleyhine her zaman delil olurlar (Ceyhun, Deniz; Ticari Defterlerin Delil Olma Niteliği, Ankara 2017, s. 117 vd.; Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 07/02/2019 tarih 2018/748E. 2019/762K. sayılı kararı). Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.). Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27/06/2003 tarih ve 2001/1E. 2003/1K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Mahkememizce dosya tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için mali müşavir bilirkişiye tevdii edilmiş, bilirkişi tarafından sunulan ... tarihli raporda; taraflar arasında faturaya dayalı ticari ilişkinin olduğu, ‘Ajans Hizmeti’ hizmet sunumu/alımı yapıldığını, davacının ... ve ... yılı ticari defterlerinin, açılış/kapanış tasdikleri yasal süresinde yapıldığı, kayıtlarının usulüne uygun olduğu, HMK. 222/2.maddesine göre 2018 ve 2019 yılı ticari defter kayıtlarının davalarda lehine delil vasfı taşıdığını, davacının takibe konu yaptığı asıl alacak tutarı olan ... TL alacağını ... yılında ortaklara borçlar hesabına kayıt ettiği, ... yılında düzeltme kaydı ile ... A.Ş. kredili hesabına düzeltme kaydı yaparak virman yaptığını, davalının ticari defter ve belgelerini incelenme için sunmadığını, fatura üzerinde açık ya da kapalı fatura olduğu hususunda tespit yapılamadığını, fatura alt bölümünde teslim alan bilgisi ve imzası olmadığını, davacının bağlı vergi dairesine Form Bs beyanının yapıldığı, yapılan bildirimin ticari defterleri ile uyumlu olduğu, davalının V.U.K’ye göre Form Ba-Bs bildiriminden muaf olduğunu, davacı tarafın TTK 1530 hükümlerince temerrüt faizi alabileceği, takiple bağlılık ilkesi gereği %9 yasal faiz üzerinden takip tarihine kadar ... TL temerrüt faizi hesaplandığının Alınan kök raporda davalı tarafın ticari defterleri incelenemediğinden, davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için dosya yeniden bilirkişiye ek rapor tanzim etmesi için tevdii edilmiş, bilirkişi ek raporunda özetle; taraflar arasında faturaya dayalı ticari ilişkinin olduğunu, ‘Ajans Hizmeti’ sunumu/alımı yapıldığını, davalının ... yılı ticari defterlerinin, açılış/kapanış tasdikleri yasal süresinde yapıldığı, kayıtlarının usulüne uygun olduğu, HMK. 222/2.maddesine göre 2018 yılı e-defter kayıtlarının davalarda lehine delil vasfı taşıdığını, davalının ticari defter kayıtlarına göre; davacıya ... TL borçlu olduğunu,, davalının TTK’nın 21/2 maddesi uyarınca yasal sürede herhangi bir itirazda bulunmadığı, fatura içeriğinin kesinleşmesi söz konusu olduğunu, davacı tarafın TTK 1530 hükümlerince temerrüt faizi olarak takiple bağlılık ilkesi gereği %9 yasal faiz üzerinden takip tarihine kadar ... TL temerrüt faizi hesaplandığının bildirildiği görülmüştür. Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; kural olarak davacı taraf HMK 190. Maddesi gereğince faturalara konu hizmeti sunduğunu, dava değeri de gözetildiğinde yazılı olarak ispat etmelidir. Sunulan faturalarda davalı imza ve kaşesi bulunmamaktadır. Ancak her iki tarafın ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişisi incelemesi yaptırılmak suretiyle alınan gerekçeli raporda dava konusu faturaların davacı defterlerinde kaydının bulunduğu, buna karşılık bu faturaların davalının kabul görmüş muhasebe ilkelerine göre tutulan defterlerinde usulüne uygun olarak kaydedildiği belirlenmiştir. Bu durumda faturalara konu asıl alacakların davalı defterlerinde kaydının bulunmuş olması karşısında faturalara ilişkin asıl alacağa yönelik hizmetin davalıya sunulduğunun davacı tarafça ispatlandığı anlaşılmaktadır. Davalı taraf takibe konu faturaları bizzat kendi defterlerine kaydetmiş olup hizmetin verilmediği yada eksik verildiği konularında herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadığı gibi fatura iadesi de yapılmamıştır. Bu bakımdan fatura konusu hizmetin sunulmuş olduğu hususunun ispatlanmış olduğu kanaatine varıldığından asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Her ne kadar davacı taraf takip talebinde asıl alacakla birlikte işlemiş faiz talebinde bulunmuşsa da, dava dilekçesinde dava değerini asıl alacak olan ... TL üzerinden gösterdiği anlaşılmakla, takip talebindeki işlemiş faiz yönünden Mahkememizce ayrıca bir değerlendirme yapılmamıştır. Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Buna göre davalı borçlu tarafından faturada sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;. 1-Davanın kabulü ile; -Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyasında davalının asıl alacağa yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin ....-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz üzerinden devamına, -Alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle asıl alacak üzerinden hesaplanan ....-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verlmesine, 2-Alınması gereken ... TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama süresince yapılan ... TL başvurma harcı, ... TL vekalet harcı ve ....-TL bilirkişi, ....-TL müzekkere ve posta masrafı olmak üzere toplam ....- TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... - TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyasının müdürlüğüne iadesine, 8-Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı gider avansının artması durumunda artakalan gider avansının ilgili tarafa iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/10/2020
Katip ... E imzalı Hakim ... E imzalı