İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/464 E. 2019/669 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/464
Karar No
2019/669
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/464 Esas KARAR NO : 2019/669

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Niteliktekinde Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 30/09/2019 KARAR TARİHİ : 21/10/2019

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Niteliktekinde Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait ... plaka sayılı araçla davalılardan ... firmasının işleteni, ...'in sürücüsü olduğu ... plaka sayılı araç arasında ... tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle müvekkilin uğradığı maddi zararın tahsili için dava şartı zorunlu arabulucuya başvurulduğunu, anlaşma sağlanamaması üzerine Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyası ikame edildiğini ancak davalıların itirazı üzerine duran takibin devamı için işbu davanın açılması zaruretinin hasıl olduğunu, davalı ... öndeki aracı geçerken geçme kurallarına riayet etmemek ve kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmamak kurallarını ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğunu, ayrıca davalı sürücü kaza esnasında alkollü olup alkolmetreyi üflemeyi reddettiğini ve bu sebeple ehliyetine 2 yıl süreyle el koyulduğunu, kolluk kuvvetlerince ... Hastanesinden aldırılan doktor raporuyla 1,42 promil alkollü olduğu tespit edilmiş ve ehliyetine 6 süreyle daha el koyulduğunu, davalı araç sürücüsü işbu kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğunu müvekkiline ait araç sürücüsünün bu kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığını, müvekkili şirketin otel işletmeciliği işiyle iştigal ettiğini, ... ... (... ...) sahibi ve işleteni olduğunu, kazaya konu aracı personel ve müşteri servisi olarak kullanmakta olduğunu kaza esnasında da araçta personeller bulunduğunu, kaza tespit tutanağında da yer aldığı üzere servisteki personellerden 2 tanesi hafif yaralandığını, müvekkilinin aracı kaza tarihinden ... tarihine kadar kullanamadığını ve bu sür boyunca ... isimli firmadan taşıma hizmeti almak zorunda kaldığını toplamda ... TL tutarında faturalı taşıma hizmeti aldığını, müvekkiline ait araç ... marka ... olduğunu ve ... yetkili serviste kaskodan tamir ettirildiğini, borçluların Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... E. sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itirazının iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Tensiple birlikte karar verildiğinden davalı taraf cevap verememiştir. DAVA : Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesine dayanan itirazın iptali istemli davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesinde belirtilen 1 yıllık süre içerisinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Antalya ... İcra Müdürlüğü .../... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının davacı, borçluların davalı olduğu, ... TL asıl alacak ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL alacak için ilamsız takiplere mahsus icra takibinin yapıldığı davalı borçluların takibe itiraz ettiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. Davacı vekili tarafından sunulan arabulucuk son tutanağının incelenmesinde, arabuluculuk konusunun; "... tarihli kaza nedeniyle ... plaka sayılı araçta meydana gelen hasar, değer kaybı ve aracın çalışmadığı dönemde başka şirketten hizmet alınması" nedeniyle oluşan maddi talepler olduğu, arabulucuk son tutanağının "..." tarihli olduğu görülmüştür. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinde arabuluculuğa başvurmanın dava şartı olarak kabul edilmesi halinde arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın dava dilekçesine eklenmesinin zorunlu olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya 1 haftalık kesin süre içinde eksikliğin tamamlattırılması için süre verileceği, verilen sürede eksikliğin tamamlanmaması halinde davanın usulden reddedileceği düzenlenmiştir. 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinden sonra gelmek üzere "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 5/A maddesi eklenmiş olup konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerini içerir ticari davalar hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 67. maddesinde “(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. İtirazın iptâli davası müddeabihi, takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan bir eda davasıdır. Bu davanın takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı olarak ele alınması gerekir ve sonucu itibarıyla takibin devamına etkili bir davadır. Bu nedenle takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıldır. Davada her türlü delille ispat edilecek alacakta yine takip talepnamesine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 08/05/2017 tarih 2016/337E. 2017/1959K. sayılı kararı; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 03/05/2006 tarih 2006/19-260E. 2006/251K. Sayılı kararı). 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 16. maddesinde Arabuluculuk sürecinin başlaması ve sürelere etkisi düzenlenmiştir. Buna göre; "(1) Arabuluculuk süreci, dava açılmadan önce arabulucuya başvuru hâlinde, tarafların ilk toplantıya davet edilmeleri ve taraflarla arabulucu arasında sürecin devam ettirilmesi konusunda anlaşmaya varılıp bu durumun bir tutanakla belgelendirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Dava açılmasından sonra arabulucuya başvuru hâlinde ise bu süreç, mahkemenin tarafları arabuluculuğa davetinin taraflarca kabul edilmesi veya tarafların arabulucuya başvurma konusunda anlaşmaya vardıklarını duruşma dışında mahkemeye yazılı olarak beyan ettikleri ya da duruşmada bu beyanlarının tutanağa geçirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. (2) Arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz." Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 25/9. maddesi şöyledir; "Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır. Arabulucu tarafları ilk toplantıya her türlü iletişim aracıyla davet ettiğini belgelendirir. Arabulucunun düzenlediği belgeler geçerli mazeretin değerlendirilmesinde esas alınır." Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 16/05/2019 tarih 2019/877E. 2019/876K. sayılı kararında; "...Davacı taraf, arabuluculuğa başvuru yapıldığını belirtip, başvuru numarasını bildirerek eldeki davayı açmıştır. Ne var ki arabuluculuğa salt başvurmak dava şartının yerine getirilmesi için yeterli olmayıp, sürecin tamamlanması da gereklidir..." denilmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 20/06/2019 tarih 2019/939E. 2019/1001K. sayılı kararında; "...Somut olaya bakıldığında; davacı taraf, ... tarihinde arabulucuya başvurarak süreç tamamlanmadan ... tarihinde eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, davacı tarafa yukarıda değinilen son tutanağın (anlaşmazlık tutanağı) sunulması için bir haftalık kesin süre verilmiş, davacı vekili mahkemeye anlaşma sağlanamadığına dair ... tarihli son tutanağı mahkemeye ibraz etmiştir. Dava tarihinden önce düzenlenmiş son tutanak olmaması nedeni ile dava tarihi itibari ile dava şartı gerçekleşmediğinden, mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından..." denilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 21/03/2019 tarih 2019/521E. 2019/423K. sayılı kararında; "...6/12/2018 tarihli, 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle TTK'ya eklenen 5/A maddesi uyarınca, "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu' nun 18/A maddesi uyarınca, "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."... TTK'nın 5/A maddesine göre, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Davanın konusu (müddeabih), dava dilekçesindeki talep sonucu, yani neticei talep esas alınarak belirlenir. Neticei talebin bir para alacağının tahsili veya tazminat olduğu durumlarda, arabulucuya başvuru yapılmış olması dava şartıdır..." denilmiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 05/04/2019 tarih 2019/724E. 2019/530K. Sayılı kararında; "...itirazın iptali davasında, mahkemece " ..arabuluculuk yoluna başvurulmadan dava açıldığı" gerekçesi ile " Davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine" karar verilmiş... " ...Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.." düzenlemesi uyarınca, mahkemece, davanın usulden reddine karar verilmesi yerindedir..." denilmiştir. Davamıza gelince, davacı trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tahsili alacağına amacıyla ilamsız takiplere mahsus icra takibi yapmış, borçlunun itirazı üzerine itirazın iptali istemi ile dava açmıştır. Dava, ticari işten kaynaklı itirazın iptali davası olduğu, itirazın iptali davası niteliği gereği eda hükmünü de içeren özel nitelikli tespit davası niteliğinde olması sebebiyle dava sonunda para alacağının ödenmesine de hükmedileceği, davanın ... tarihinde açıldığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A maddesi gereği arabulucuya başvurulmasının dava şartlarından olduğu anlaşılmaktadır. Davacı taraf, arabuluculuğa başvuru yapıldığını belirtip, başvuru numarasını bildirerek eldeki davayı açmıştır. Ne var ki arabuluculuğa salt başvurmak dava şartının yerine getirilmesi için yeterli olmayıp, sürecin tamamlanması da gereklidir. Davacı taraf arabulucuya "..." tarihinde başvurmuş, son tutanak ise "..." tarihinde tutulmuş, davacı taraf icra takibine "..." tarihinde müracaat etmiş borçluların itirazı üzerine tekrar arabulucuya başvurmadan "..." tarihinde itirazın iptali istemi ile dava açmıştır. Başka bir ifade ile davacı taraf icra takibi yapmadan arabulucuya müracaat etmiş, sonuç elde edemeyince icra takibi başlatmış, itiraz üzerine de doğrudan itirazın iptali istemi ile dava açmıştır. İtirazın iptâli davası müddeabihi, takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan bir eda davasıdır. Bu davanın takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı olarak ele alınması gerekir ve sonucu itibarıyla takibin devamına etkili bir davadır. Davada ispat edilecek alacakta yine takip talepnamesine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. İtirazın iptali davasının takip hukukundan kaynaklanan icra inkar tazminatı, işlemiş faiz gibi bir takım talepler genel hükümlerden farklı değerlendirilecek ve koşullar araştırılacaktır. Davacı taraf icra takibine konu olayla ilgili olarak ve fakat talep miktarı belli olmaksızın ve ayrıca başkaca taleplerle arabulucuya başvurmuş ise de sonuç elde edemeyince bu kez sadece başka şirketten hizmet alma nedenine ve faturaya dayalı olarak icra takibi yapmış, itiraz üzerine de doğrudan itirazın iptalini talep etmiş olup, bu haliyle itirazın iptali istemli bu davada arabulucuk dava şartının yerine getirilmemiştir. Başka bir ifade ile; dava, ticari işten kaynaklı itirazın iptali davası olduğu, itirazın iptali davası niteliği gereği eda hükmünü de içeren özel nitelikli tespit davası niteliğinde olması sebebiyle dava sonunda para alacağının ödenmesine de hükmedileceği, davanın ... tarihinde açıldığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A maddesi gereği arabulucuya başvurulmasının dava şartlarından olduğu anlaşılması, arabuluculuk konusunun icra takibine yapılan itiraz olmaması nedeniyle, dava şartının yerine getirilmemesi sonucu doğurduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/2 ve 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine dair karar verilmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davanın 6100 sayılı HMK 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli ... TL karar ve ilam harcının peşin alınan ... TL'den mahsubu ile bakiye ... TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/10/2019

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/464, K. 2019/669, T. 21.10.2019, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-464-e-2019-669-k-d79e92d28da1