İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/460 E. 2020/485 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/460
Karar No
2020/485
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/460 Esas KARAR NO : 2020/485

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/09/2019 KARAR TARİHİ : 13/10/2020

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, İSTEM: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ..., ... ... gibi şirketlerin ...'daki dağıtıcısı olduğunu, ... isimli işletmeyi işleten davalı müvekkili şirketten muhtelif tarihlerde muhtelif markalarda alkollü ürünler aldığını, devamlı ticari ilişki içerisinde bulunduklarını, müvekkili şirket ile borçlu arasında cari hesap düzenlendiğini, ürünlerin bedelleri malların tesliminden daha sonra alındığını, davalı borçlunun müvekkilinden malları teslim aldığını, borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için takibe geçtiklerini, davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurduklarını, anlaşamadıklarını, itirazın iptali ile davalı borçlunun müvekkili şirkete % 20 den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. KANITLAR VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafından Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Antalya Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı şirket tarafından davalı aleyhine ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının ... tarihli cari hesap dökümü olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmektedir. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Somut olayda davacı vekili tarafından müvekkili olan şirketinin ..., ... gibi şirketlerin ...'daki dağıtımcısı olduğunu, işletme sahibi olan davalının muhtelif tarihlerde aldığı alkollü ürünlerin bedelini cari hesap özeti doğrultusunda ödemediğinin iddia edildiği görülmüştür. Satış sözleşmesi Türk Borçlar Kanununun 207 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan hükümlere göre satım, satıcının satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Satış sözleşmesinin geçerli olabilmesi için icap ve kabul iradelerinin birleşmesi gerekli ve yeterlidir. Sözleşmenin yazılı yapılması geçerlilik için şart değildir. Yazılı yapılması ispat bakımından önem taşımaktadır. Buna göre, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Karşılıklı edimlerin ifasında, satıcı malı teslim ettiğini önce kanıtlamalıdır. Bu ispatlandığında bedelin alıcı tarafından alıcı tarafından ödendiği ispatlanmalıdır. 6100 sayılı HMK’nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, anında özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasanın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir. Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Yargıtay uygulanmasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı kararı). Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302E. 2015/12272K. sayılı kararı). Mahkememiz dosyası davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için resen seçilen bir mali müşavir bilirkişiye tevdii edilmiş, mali müşavir ... raporunda sonuç olarak; taraflar arasında cari hesaba dayalı ticari ilişkinin olduğu, ‘Araç Yedek Parça Satışı Ve İşçiliği hizmeti’ alım/satımı ile hizmet sunumu/alımı yapıldığını, davacının 2018 yılı ticari defterlerinin, açılış/kapanış tasdikleri yasal süresinde yapıldığı, kayıtlarının usulüne uygun olduğu, HMK. 222/2.maddesine göre 2018 yılı ticari defter kayıtlarının davalarda lehine delil vasfı taşıdığını, davacının takibe konu yaptığı asıl alacak tutarı olan ... TL alacağının ticari defter kayıtlarında yer aldığını, davalının ticari defter incelemesinin talimat yazılarak incelemesinin yaptırılacağını, tarafların bağlı vergi dairelerine .../2018 dönemi 2 adet faturalarına ait Form Ba ve Form Bs beyan bildirimlerini usulüne uygun beyan ettikleri ve birbirleri ile uyumlu bildirdikleri, .../2018 dönemi 1 adet faturanın ... TL limitinin altında kalması nedeniyle tarafların beyan zorunluluğunun bulunmadığını, davalının faturalara yönelik bir itirazının yasal süresinde yapılmadığı, faturaları teslim alan bölümünde imzaların bulunması, imza itirazı ve tutanakta belirtilen ‘...’nın davacı sigortalı çalışanı olmaması nedeniyle davalının ispat külfetini yüklendiği, (yön değiştirdiği), davacı tarafın borçluyu ihtarname ile temerrüde düşürmediği, takip tarihinden önce faiz talep edemeyeceği görüş ve kanaatine varmıştır. Davalının defterlerinin incelenmesi davalı tarafa usulüne uygun ihtaratlı tebligat yapılmıi; usulüne uygun tebliğe rağmen davalı taraf incelemeye esas ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmemiştir. Mahkememizce davacı ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmasına karar verilmiş, mali müşavir bilirkişi kök raporunda özet olarak; taraflar arasında faturaya dayalı ticari ilişkinin olduğunu, ‘Alkollü İçecek’ alımı/satımı yapıldığını, davacının e-defter beratlarını yasal süresinde yaptığını, kayıtlarının usulüne uygun olduğu, HMK. 222/2. maddesine göre 2018 ve 2019 yılı defter kayıtlarının davacı lehine davalarda delil vasfı taşıdığını, davacının takip tarihinde talep ettiği alacağın ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, davacının davalıdan ... TL alacaklı olduğunu, Davacının Form BS beyanını bağlı vergi dairesine bildirdiği ve ticari defterleri ile uyumlu olduğunu, davalının vergi dairesinden Form Ba gönderilmediğini, davalının ticari defterlerini sunmadığı, bilanço esasına göre defter tuttuğu bağlı vergi dairesi müzekkere cevabından anlaşıldığı, davacının davalıyı temerrütte düşürmemesi nedeniyle takiple bağlılık ilkesi gereği %9 yasal faiz takip tarihinden itibaren talep edebileceği sonuç ve kanaatine varmıştır. Dosya yeniden ek rapor vermek üzere bilirkişiye tevdii edilmiş bilirkişi ek raporunda sonuç olarak; Taraflar arasında faturaya dayalı ticari ilişkinin olduğu, ‘Alkollü İçecek’ alımı/satımı yapıldığı, Davacının takip tarihinde talep ettiği alacağın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının davalıdan ... TL alacaklı olduğu, Davalının 2 adet belge karşılığı faturayı (... TL) 2018 yılı ‘Form Ba’ beyanı ile bağlı vergi dairesine bildirdiğini, davacının davalıyı temerrüte düşürmemesi nedeniyle takiple bağlılık ilkesi gereği takip tarihinden itibaren %9 yasal faiz oranı üzerinden temerrüt faizi hesap edilebileceği sonuç ve kanaatine varmıştır. Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerin usulüne uygun tutulup takibe konu alacak kalemlerinin de bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına ve fatura içeriği malların teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. Ancak Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. maddesi gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir. Buna göre davacı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine göre taraflar arasında cari hesaba dayalı ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, takibe konu cari hesap alacağının davacı tarafın ticari defter kayıtlarında yer aldığı, taraflarca 2018 dönemindeki 2 adet faturaya ait BA-BS formlarının bildirimlerinin usulüne uygun olduğu, buna göre davacı tarafın dava konusu mal ve hizmet edimlerini yerine getirdiğini ticari defterler kayıtları, davalı tarafın vergi dairesi kayıtları ve davalı tarafın ticari defterlerini ibrazdan kaçınması hususları nazara alınarak ispat ettiğinin kabulü gerekmiştir. Buna karşılık olarak davalı tarafın davacı tarafın yerine getirdiği mal ve hizmetler karşılığında cari hesaptan kaynaklanan borcunu ödediğini ispat edemediği kanaatine varıldığından davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptaline karar verilmiştir. Her ne kadar davacı taraf takip talebinde asıl alacakla birlikte işlemiş faiz talebinde bulunmuşsa da, davalı borçlunun icra takibinden önce temerrüde düşürülmemiş olduğu anlaşıldığından, takipteki faize ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Buna göre davalı borçlu tarafından cari hesap dökümleri ve faturalar ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; -Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyasında davalının asıl alacağa yapmış olduğu itirazın iptali ile; takibin ...-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz üzerinden devamına, -Alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle asıl alacak üzerinden hesaplanan ...-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken ... TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama süresince yapılan ... başvurma harcı, ... TL vekalet harcı, ... TL bilirkişi ücreti, ... TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere ... TL yargılama giderinden kabul/ret oranına göre hesaplanan ( %98,7 ) ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... -TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının ilgili tarafa iadesine, 7-Karar kesinleştiğinde Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyasının ilgili merciye iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/10/2020

Katip ... E-İmzalıdır

Hakim ... E-İmzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/460, K. 2020/485, T. 13.10.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-460-e-2020-485-k-66b01b88bd88