İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/40 E. 2020/40 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/40
Karar No
2020/40
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/764 Esas KARAR NO :2025/244 DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:09/12/2022 KARAR TARİHİ:25/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan 09/12/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'in sevk ve idaresinde bulunan ... adına kayıtlı ... plakalı aracın, ... ... Mahallesi ... ... yakınlarında 15/12/2021 tarihinde saat 18.00 sıralarında yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmekte olan müvekkili ...'e çarptığını, davalı ...'in, okulların ve yaya geçitlerinin mevcut olduğu kalabalık bir caddede hızını yavaşlatmadan geçtiğini, davalı ... kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin kaza sonrası sağlığı ve psikolojisi çok kötü etkilendiğini, yaşamını tehlikeye sokan durum meydana geldiğini, bu hususun ... ... Hastanesi tarafından tanzim edilen raporlarda belirtildiğini, müvekkilinin okul önünde kurallara uygun bir şekilde yaya geçidini kullanmak suretiyle karşıdan karşıya geçmekte iken okul yakınında dahi yavaşlamayan, yağmurlu ve puslu günde yaya geçidi kontrolü yapmayan sürücü yüzünden müvekkilinin vücudunda kesikler, yaralanmalar ve birden fazla kırık meydana geldiğini, olayın meydana gelmesine ... plakalı araç sürücüsü ...'in neden olduğunu, ... plakalı araç ... ... Anonim Şirketi nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesiyle ... üzerine kayıtlı olduğunu, müvekkilinin kaza tarihinde çalışmakta olup, kaza nedeniyle tedavi gördüğünü ve 2 buçuk ay çalışamadığını, ayrıca müvekkili yaşadığı olay nedeniyle de psikolojik olarak etkilendiğini ve yola çıktığında, trafiğe çıktığında korku ve panik yaşamaya başladığını beyanla davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL kazanç kaybının ve müvekkilinin kaza nedeniyle yapmış olduğu 150,00 TL tedavi masrafları, 150,00 TL çalışma gücünün azalmasından kaynaklı kayıplar, 200 TL ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olmak üzere toplamda 500,00 TL maddi tazminatın 1, 2 ve 3 nolu davalılardan, 100.000,00 TL manevi tazminatın ise 1 ve 2 nolu davalılardan olay tarihi olan 15/12/2021'den itibaren işleyecek faizi ile tahsiline, davalıların malvarlığı üzerine tedbir konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... tarafından sunulan 23/03/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; 15.12.2021 tarihinde saat 18.00 civarında ...üzerinde ... istikametinden ... istikametine doğru aracıyla seyir halinde olduğunu, olay saatinde havanın aşırı yağmurlu ve olay yerinin karanlık olduğunu, bu nedenle hız limitlerine uyarak normal bir şekilde ilerlediğini, ... Okulları civarında bir anda aracımın sağ yan tarafından bir ses ve hafif bir çarpma sesi duyduğunu ve hemen yolun sağında durduğunu, araçtan indikten sonra biraz geride bir adamın yerde yattığını ve etrafmda 1-2 kişinin durduğunu gördüğünü ve hemen yanlarına gittiğini, bu anda yere düşen şahsa çarptığını anladığını, ortalama 50 km hızla giderken aracımın önüne fark edemediği veya aniden yola bir şeyin çıkması durumunda aracının güvenlik özellikleri nedeniyle otomatik fren yaparak durması gerektiğini, olay anında önünden geçen bir kişi olduğunu görmediğini, ...'ün yol geçişini tamamladıktan sonra yolun kenarında kaldırıma çıkmadan yol kenarında araçların geçişini de tehlikeye sokacak bir şekilde beklediğini düşündüğünü, davacının da onayıyla ve ciddi bir dununu olmadığını söylemesi nedeniyle tedbir amacıyla ... Hospita1 Hastanesine götürdüğünü, masraflarını kendi kredi kartımla ödediğini, 1-2 kez elden davacıya nakit para da verdiğini, ancak davacı bir süre sonra daha yüksek meblağlar talep etmeye başladığını, kazanın meydana geldiği yerin gidiş ve geliş yönlü olup, ortada bu yolu ayıracak bir kaldırım vb birşey bulunmadığını, olay tarihinde olay yerinde trafik ışıklan da bulunmadığını beyanla davanın reddini ve yargılama masratıan ve vekalet üerctinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... tarafa çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketine çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır. ISLAH :-Dava dilekçesinde talep ettikleri 500,00 TL kazanç kaybı alacağını aşan ve bilirkişi raporu ile hesaplanan net 16.252,27 TL'yi ıslah ile 15.752,27 TL artırarak olay tarihi 15.12.2021'den itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı yandan tahsiline, Dava dilekçesinde TBK madde 54'ya göre talep ettikleri 150,00 TL tedavi gideri (geçici bakıcı gideri) alacağını aşan ve bilirkişi raporu ile hesaplanan 2.742,00 TL'yi ıslah ile 2.592,00 TL artırarak olay tarihi 15.12.2021'den itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı yandan tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir. DELİLLER : tedavi evrakları, ... Üniversitesi tarafından alınan ATK raporu, kart hareketleri, SGK kayıtları, poliçe, tanık beyanları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı. ... Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından alınan ATK raporunda; "...kişinin 15/12/2021 tarihinde maruz kalmış olduğu araç dışı trafik kazasına bağlı sol radius distal kırığı, sağ orbital inferior, sağ maksiller sinüs posterolateral duvarında ve maksiller sinüs ön duvarında fraktür nedeniyle geçici iş göremezlik süresinin dava konusu olay tarihinden itibare 4 (dört) aya kadar uzayabileceği ve bu süre zarfında kişinin %100 malül sayılması gerektiği, Geçici iş göremezlik süresi içerisinde 21 (yirmibir) gün süreyle başka birinin yardımına ihtiyaç duyabileceği, Olay tarihinde yürürlükte olan 20/02/2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre; 15/12/2021 tarihinde maruz kalmış olduğu araç dışı trafik kazası sonucu meydana gelen sol radius distal kırığı, sağ orbital inferior, sağ maksiller sinüs posterolateral duvarında ve maksiller sinüs Ön duvarında fraktürüne bağlı fonksiyonel ve anatomik olarak araz bırakmadan iyileştiği dikkate alındığında; kişinin sürekli (kalıcı) tüm vücut engel oranının 00 (yüzdesifir) olduğu, Kisinin mevcut durumu itibariyle 15/12/2021 tarihinde maruz kaldığı ara dışı trafik kazası yaralanmasına bağlı sürekli (kalıcı) tüm vücut engel oranının geçici iş göremezlik süresi bitiminden itibaren %0 (yüzdesifir) olduğu, Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, Kişide tarafımızdan saptanan geçici iş göremezlik süresi, başkasının yardımına ihtiyaç duyma süresi ve sürekli (kalıcı) tüm vücut engel oranı ile 15/12/2021 tarihinde maruz kaldığı araç dışı trafik kazasına bağlı yaralanması arasında doğrudan illiyet (nedensellik) bağı bulunduğu..." görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 24/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda;"... Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 157.maddesi gereğince, adli mevzuat ve yargılama hükümleri saklı kalmak üzere, 2918 sayılı Kanun ve bu Yönetmelikte belirtilen kurallar, şartlar, hak ve yükümlülükler ile asli kusur sayılan haller dikkate alınarak, kaza mahallinde yapılan incelemeler sonunda tespit edilen iz ve delillere ilave olarak kazaya karışanların olay hakkındaki ifadesi gözönünde bulundurularak kusur durumunun tespiti yapılmıştır. kazanın oluş şekli: Tüm dosya muhteviyatının incelenmesinden; sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile İstanbul ili ... ilçesi ... ... Mahallesi ...üzerinden ... istikametine seyir halinde iken ... okulu durağı mevkine geldiğinde aracı ile yolun karşısına geçmek isteyen yaya ...'ün çarpışması sonucu tek araçlı, yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiş olup, bu kazanın oluşumunda; ... plakalı araç sürücüsü ...'in; sevk ve idaresindeki aracı ile cadde üzerinde seyir halinde iken, ışıksız yaya geçidi olan yol üzerinde yaya geçidi üzerinden yolun karşısına geçen yaya ... ile çarpışması sonucu meydana gelen kazada, ...'in yolun karşısına geçmekte olan yaya ile çarpışma eylemini gerçekleştirdiğinin kolluk birimlerince alınan ifadelerden anlaşılmış olup, ...'in aracının hızını, cinsine, teknik özelliğine, hava ve yol durumuna uygun ve süratini görüş alanı içerisindeki bir tehlike anında emniyetle durabileceği seviyeye göre ayarlaması, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek şekilde seyretmemesi, yaya geçidine yaklaşırken aracının hızını azaltarak yolun icap ve şartlarına uygun seyretmesi, yaya geçidinde karşıdan karşıya geçmekte olan yayanın geçişini tamamlamasını beklemesi, havanın aşırı yağmurlu, gün durumunun karanlık olduğunu dikkate alıp, trafik güvenliğini tehlikeye sokmamak adına gerekli tedbirleri alması gerekirken bu kurallara riayet etmediği, bu suretle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/a, 52/b ve 74/b maddelerini ihlal ettiği anlaşılmakla %100 oranında tam derecede etkili olduğu, başkasına kusur atfedilemeyeceği değerlendirilmiştir. (2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu 52/a maddesi: Sürücüler a) Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak zorundadır.) (2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu 52/b maddesi: Sürücüler; b) Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurma zorundadır.) (2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu 74/b maddesi: Görevli bir kişi veya ışıklı trafik işareti bulunmayan ancak trafik işareti veya levhalarıyla belirlenmiş yaya veya okul geçitlerine yaklaşırken yavaşlamamak, varsa buralardan geçen veya geçmek üzere bulunan yayalara durarak ilk geçiş hakkını vermemek, yasaktır.) Yaya ...'ün; ...üzerinde yaya geçidinde karşıdan karşıya geçtiği sırada, ... plakalı araç ile çarpışması sonucu meydana gelen atfı kabil kusur ve etkisinin olmadığı kanaatine varılmıştır. Takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, yukarıda açıklanan gerekçelerle; ... plakalı araç sürücüsü ...'in %100 oranında tam derecede etkili olduğu, Yaya ...'ün kusur ve etkisinin olmadığı..." görüş ve kanaatini bildirmiştir. Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 01/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "...Davacı ...' ün 15.12.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonrası 15.12.2021 günü ilk müdahalesi, muayenesi, tetkik ve tedavileri yapılan ... ... ... ... Hastanesine ait sağlık giderlerinin ... tarafından karşılanmış olduğu, Daha sonraki tarihlerde ... ... ... ... yapılan tedavilerinin toplam 2.450,00 TL bedelinin davalılar ... ve ... tarafından internet bankacılığı ve kredi kartı ile ödendiği, Davalılardan ... e ait kredi kartından 03.01.2022 tarihinde ... Sağlık firmasına toplam 832,40 TL tutarında bir ödeme daha yapılmış olduğu, Bu ödemenin tıbbi malzeme, vs. olabileceği, ancak davacı yahut davalıdan bu yönde bir harcamaya ait beyan bulunmadığı, Davacının daha sonraki tarihlerde müracaat ettiği ... hastalıkları Hastanesi ile ... ... ... Eğitim Araştırma Hastanesine ait tedavi giderlerinin ... tarafından karşılanmış olduğu, ... kapsam ve sorumluluğunda olan başkaca bir sağlık/tedavi gideri bulunmadığı..." görüş ve kanaatini bildirmiştir. Bilirkişi ... ile bilirkişi ... tarafından hazırlanan 02/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "...Tüm delillerin hukuki münakaşası, her türlü hukuki tavsif, tarafların, masraf, vekalet ücreti ve benzeri diğer istemleri ile İİK Md. 67/2 kapsamına giren taleplerin takdiri ve nihai kararı tamamıyla Yüce Yargı Makamlarına ait olmak üzere; dosya incelemesi kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesi sonucunda yukarıda açıklanan nedenlerle; Rapor, tazminat talebinin hukuken oluşup oluşmadığına dair bir değerlendirme içermeyip, sadece tazminatın hesabına ilişkindir. 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı) tespiti Hakim yetkisindedir. Talep Konusu; 15/12/2021 tarihli trafik kazası nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL kazanç kaybının ve müvekkilin kaza nedeniyle yapmış olduğu 150,00 TL tedavi masrafları, 150,00 TL çalışma gücünün azalmasından kaynaklı kayıplar, 200,00 TL ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olmak üzere toplamda 500,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminat davalılardan (manevi tazminat yönünden sigorta şirketi hariç) 15/12/2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve mütesisilen tahsili ile tahsili talebi Talep Konusu Olay; 15/12/2021 günü sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile İstanbul ili ... i ilçesi ... ... Mahallesi ...üzerinden ... istikametine seyir halinde iken ... okulu durağı mevkine geldiğinde aracı ile yolun karşısına geçmek isteyen yaya ...'ün çarpışması sonucu tek araçlı, yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, Kusur Durumu; 24/10/2023 tarihli Sayın Bilirkişi ... tarafından düzenlenen raporda; ... plakalı araç sürücüsü ...'in ... oranında tam derecede etkili olduğu, Yaya ...'ün kusur ve etkisinin olmadığı kanaatine ulaşıldığı, İşbu rapor, dosyada mübrez bilirkişi raporunda verilen görüş dahilinde hazırlanmış olsa da elbette 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı) tespiti Hakim yetkisindedir. Maluliyet Raporu; T.C. ... Üniversitesi- ... Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 06/05/2024 tarih ve 2023/... sayılı kararında; 14/11/1978 doğumlu ...” ün 15/12/2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler İçi esi hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde; Kişinin tüm vücut engellilik oranının % 0 (yüzdesifir) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, Sürekli olarak bir başkasının bakımına muhtaç durumda olmadığı, iyileşme döneminde 21 (yirmibir) gün süre ile bir başkasının yardımına ihtiyaç duyacağı, Maddi Zarar; Hesap / Rapor tarihi itibariyle, Davacı ...” nın 14/09/2021 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası; 4 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının -kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 16.252,27 TL olduğu, SGK tarafından herhangi bir geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığı, sağlık giderleri / tedavi giderleri teminatından karşılanabileceği, Sürekli maluliyet zararının bulunmadığı, 21 süre ile Geçici Bakıcı Giderleri zararının--kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 2.742,00 TL olduğu, sağlık giderleri / tedavi giderleri teminatından karşılanabileceği, Dava öncesi yapılan başvurunun kazadan hemen sonra yapıldığı ve davacılara ait sağlık kuruluşları ile tespit edilen sürekli maluliyet oranlarının tespitine ilişkin belgenin dava öncesi başvuruda bulunmadığı görülmekle, Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih 2019/40 E. 2020/40 K. Sayılı ilamında da ayrıntılı olarak açıklanmış olmakla, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigortalı araç hususidir) talep edilebileceğinin hukuki takdirinin elbette Sayın Mahkemeye ait olduğu, Tedavi Giderleri Zararı Yönünden; Davacı ...' ün 15.12.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonrası ilk müdahalesi, ve tedavilerinin yapıldığı ... Hospital ... ... Hastanesi ile daha sonra başvurduğu ... hastalıkları Hastanesi ile ... ... ... Eğitim Araştırma Hastanesinde yapılan sağlık giderlerinin ... tarafından karşılanmış olduğu, ... ... ... ...l Hastanesinde yapılan tedavilerinin, ... sorumluluk ve kapsamı dışında kalan fark ücreti olan 2.450,00 TL bedelinin davalılar ... ve ... tarafından internet bankacılığı ve kredi kartı ile ödendiği, Ayrıca yine davalılardan ... *e ait kredi kartından 03.01.2022 tarihinde ... Sağlık firmasına toplam 832,40 TL tutarında bir ödeme daha yapılmış olduğu, (bu ödemenin tıbbi malzeme, vs. olabileceği, ancak davacı yahut davalıdan bu yönde bir harcamaya ait beyan bulunmadığı, ancak bir sağlık gideri olduğu) ... kapsam ve sorumluluğunda olan başkaca bir sağlık/tedavi gideri bulunmadığı, Davacının ödediği ve davalı/davalılar yahut sigorta şirketinden talep edebileceği başkaca bulunmadığı, Manevi Tazminat Talebi Yönünden; talep edilen 100.000,00 TL manevi tazminat talet hukuki değerlendirmesinin Yüce Mahkemeye ait olduğu..." görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat (geçici/sürekli iş göremezlik, tedavi giderleri ) ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkememiz görevli ve yetkilidir. İncelenen sigorta kayıtları ve tutanaklara göre tarafların dava ve taraf ehliyeti vardır. Haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıllık genel zaman aşımı süresi içerisinde davanın açılması gerekmekte olup olayımızda sürenin dolmadığı anlaşılmıştır. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; 15/12/2021 tarihinde davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile seyir halinde iken, ışıksız yaya geçidi olan yol üzerinde yaya geçidi üzerinden yolun karşısına geçen yaya ... ile çarpışması sonucu meydana gelen kazada, ...'in yolun karşısına geçmekte olan yaya ile çarpışma eylemini gerçekleştirdiğinin kolluk birimlerince alınan ifadelerden anlaşılmış olup, ...'in aracının hızını, cinsine, teknik özelliğine, hava ve yol durumuna uygun ve süratini görüş alanı içerisindeki bir tehlike anında emniyetle durabileceği seviyeye göre ayarlaması, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek şekilde seyretmemesi, yaya geçidine yaklaşırken aracının hızını azaltarak yolun icap ve şartlarına uygun seyretmesi, yaya geçidinde karşıdan karşıya geçmekte olan yayanın geçişini tamamlamasını beklemesi, havanın aşırı yağmurlu, gün durumunun karanlık olduğunu dikkate alıp, trafik güvenliğini tehlikeye sokmamak adına gerekli tedbirleri alması gerekirken bu kurallara riayet etmeyerek davacı yayaya (2918 sayılı yasanın 52/a, 52/b ve 74/b maddelerini ihlal ettiği) çarpıştığı olayda %100 oranında kusurlu olduğu, davacı yayanın alabileceği bir önlem bulunmadığından kusursuz olduğu değerlendirilmiştir. ... plakalı aracın davalı ... adına kayıtlı 2020 model ... marka ... .... 120 tipi hususi otomobil olduğu aracın 22/11/2021-2022 vadeli, davalı ... Sigorta tarafından ... numaralı poliçe ile sigortalandığı ve söz konusu poliçe kapsamında vefat/maluliyet tazminatı için teminat limitinin kişi başı 430.000,00TL olduğu görülmekle davalı sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami teminat limiti ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmıştır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nun 91. maddesiyle de; işletenin Aynı Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının ve güvence hesabının 91.maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Öyle ise, hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğundan, uyuşmazlığın bu çerçevede ele alınıp, çözümlenmesi gerekmektedir. Davacı taraf tam teselsülde olduğu gibi, zararının tümünün tazminini müteselsil borçluların hepsinden isteyebileceği gibi, birisinden de isteyebilir. 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 145. maddesi (T.B.K. 166. md.) hükmüne göre, sorumlulardan birinin zararı ödemesi halinde, diğerleri bu oranda borçtan kurtulurlar. Ancak müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmeleri, alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması halinde söz konusudur. Bunun aksinin kabul edilebilmesi için ya alacaklının teselsülden açıkça feragat etmiş olması yahut da böyle bir feragatin durumdan kesin olarak anlaşılması lazımdır. Yine, Borçlar Kanunu'nun 147. maddesinde (T.B.K. 166.), rücu hakkından yararlanan müteselsil borçlulardan her birinin ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olacağı ve alacaklının diğerleri zararına, müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği takdirde bu fiilin neticelerini şahsen tahammül edeceği düzenlenmiştir. Manevi tazminat talebi yönünden yapılan irdelemede; trafik kazası tarihi, kazasının gerçekleşme biçimi, davacının sosyal ve ekonomik durumu, trafik kazası sonucu müteveffanın vefatı ile çektikleri ve çekecekleri üzüntü, ülkenin ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü, 22/06/1966 gün 7/7 sayılı YİBK'da belirtilen ilkeler ve hak nesafet kuralları gözönünde tutularak mahkememizce takdir edilen ve hükümde gösterilen manevi tazminat miktarının davacıda bir tatmin duygusu yaratabileceği, olayı arzu edilen hale getirmeyeceği ve karşı tarafların mahvına yol açmayacağı sonuç ve inancına varılarak, somut olay için açıklanan ilkeler, sosyal ve ekonomik durum araştırmaları, yaşı, maluliyet oranı, kusur durumu, ekonomik durumu hep birlikte gözetildiğinde davacı yararına 20.000,00TL manevi tazminatın uygun olacağı kanaatine varılarak manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi cihedine gidilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; maddi ve manevi tazminat talepli açılan davada davacı, ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'in kusurlu eylemi nedeniyle trafik kazasına sebebiyet vermesi sonucu davalı sürücü, işleten ve davalı sigortaya husumet yöneltmiştir. Yapılan incelemeler ve alınan maluliyet raporundan davacının engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme süresinin 4 ay olduğu ve 21 gün yardıma ihtiyacı olduğu tespit edilmiş olup davacının iş bu trafik kazası geçirerek iş göremez durumuna düştüğü, bu kaza sonucu çalışamayarak tedavi görmek ve yardım almak durumunda kaldığı, davacının ücret seviyesi yönünden yapılan araştırmalarda ise asgari ücret seviyesinden daha fazla gelir elde ettiğine dair ispata yarar bir delil bulunmadığından (asgari ücretin altında gelirinin bulunduğu 01.10.2023 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı aldığı) davacının asgari ücret seviyesinde gelirinin bulunduğu kabul edilerek geçici iş göremezlik zararı hesaplanmış ve SGK tarafından yapılan bir ödeme bulunmadığından mahsuplaşma yapılmamış yine 21 gün başka birinin yardımına ihtiyacı olduğu tespit edildiğinden bu zararı karşılanmış olup davacının bir kısım tedavi hastane masraflarının SGK tarafından karşılandığı, bir kısım masraflarının ise davalılar tarafından karşılandığı, başkaca bir tedavi masrafı olmadığı tespit edilmiştir. Dosya kapsamına uygun denetime elverişli bilirkişi raporu hükme esas alınmış ve davacının kaza sonrası yaralanma nedeniyle elem, acı ve ızdırap çektiği anlaşıldığından davacı lehine manevi tazminat şartlarının oluştuğu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, olayın meydana geliş biçimi, manevi tazminatın sadece duyulan üzüntüyü bir nebze olsun hafifletme amacına hizmet etmesi gerektiği, Öte yandan, mülga 818 sayılı Borçlar Kanununun 47. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56.) maddesinde düzenlenen manevi tazminatta kusurun gerekmediği, ancak takdirde etkili olabileceği, bunun dışında zenginleşmeye yol açmaması gerektiği dikkate alındığında, davacı için 20.000,00 TL manevi tazminatın kusurlu ve sorumlu olan davalılar ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine, trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında sorumluluk Borçlar Hukuku yönünden haksız fiil sorumluluğu olup zarar ve dolayısıyla da tazminat alacağı olay anında ortaya çıktığı için haksız fillerde temerrüt olay tarihinde gerçekleşmekte olup bu kapsamda trafik kazası nedeniyle hüküm altına alınması gereken tazminata trafik kazasının gerçekleştiği tarihten ( sigorta şirketi yönünden 01.03.2022 tarihinden) itibaren yasal faiz yürütülmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. (kabul oranı: % 81,70 ) HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Maddî tazminat talebinin kısmen KABULÜ ile, 16.252,27TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 2.742,00TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 18.994,27TL maddi tazminatın (davalı sigortanın sağlık/ tedavi tazminatı için teminat limiti 430.000,00TL den sorumlu olmak üzere) 15.12.2021 tarihinden itibaren (sigorta şirketi yönünden 01.03.2022 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-)Manevi tazminat talebinin Kısmen KABULÜ ile; 20.000,00TL manevi tazminatının kaza tarihi olan 15.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 2.663,69TL ( sigorta şirketi 1.297,49TL den sorumlu olmak üzere) nispi karar harcından peşin ve ıslah harcın mahsubu ile bakiye kalan 2.266,99TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafça yatırılan 396,70TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri toplam 15.642,60TL olmakla kabul oranına göre 5.110,43TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, artan kısmının üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 18.994,27TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 20.000,00TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 8-Davalılar yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiğinden maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 350,00TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 9-Davalılar ... ve ... yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiğinden manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10/2 gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 20.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar ... ve ...'e verilmesine, 10-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00 TL'nin 1.531,76TL sinin davalı Sigorta Şirketinden, 28,24TL sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 11-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine, Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.25/04/2025 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2019/40, K. 2020/40, T. 15.12.2021, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-40-e-2020-40-k-c8ad75d8ff4f