İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/378 E. 2020/450 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/378
- Karar No
- 2020/450
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/378 Esas KARAR NO : 2020/450 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/04/2014 KARAR TARİHİ : 05/10/2020
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; olay günü davalı ...'ın sevk ve idaresinde bulanan ... plaka sayılı araçla seyir halinde iken müvekkillerinin mirasbırakanının kullanmakta olduğu... plakalı motosiklete dur levhasına uymayarak çarptığını, kazanın davalının kontrolsüz bir biçimde yola çıkması neticesinde meydana geldiğini, bu kaza sonucunda motosiklet sürücüsü müvekkillerinin mirasbırakanının vefat ettiğini, mütevefanın özel bir şirkette şoför olarak çalışmakta iken vefat etmiş olması dolayısıyla ailenin özellikle maaşa bağlı olarak ödedikleri kredilerini ödeyemez hale düşmüş olmaları dikkate alındığında ağır bir ekonomik buhrandan geçmiş olduklarını, müteveffanın ortalama maaşının ... -TL civarında olduğunu, bu nedenlerle davacılar adına destekten yoksun kalma ve müteveffanın eşi ve oğullarının büyük bir hezeyan içerisinde kalmış olmaları dikkate alınarak manevi tazminat talebinin olduğunu belirterek Davalı ... ve ... ve ... alehyine olmak üzere davacılar ..., ... ve ...'ın destekten yoksun kalmaları nedeniyle her biri lehine şimdilik ayrı ayrı ... .-TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesini, davacılar ... ve ... aleyhine olmaz üzere de yine davacılar ..., ... ve ...'ın lehine ... .-TL manevi tazminata hükmedilmesini ihtiyati tedbirli olarak talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle müvekkilleri davalıların tacir olmadığından mahkemenin görevsizliğine itiraz ettiğini, ayrıca davacıların ihtiyati tedbir talebinin de ihtiyati tedbir kararının ancak uyuşmazlık konusu şey hakkında verilebileceğinden hukuka aykırı olduğunu, müvekkillerinin kaza olayı nedeniyle üzgün olduklarını, karşı tarafın acısını paylaştıklarını, olayda motorsiklete çarpmamak için gerekli özen ve dikkati gösterdiği halde yine de kazanın meydana gelmesini engelleyemediğini, ilgili ceza dosyasındaki tespit tutanağında da belirtilen 3 metre fren izinin olması ve gerekli özeni göstermesi neticesinde müvekkillerinin olası kast ya da bilinçli taksirle hareket etmediğinin açık olduğunu, kaza tespit tutanağı incelendiğinde vefat eden araç sürücüsünün orta refüjü geçtikten sonra kazının meydana geldiği anlaşıldığnıdan, vefat eden araç sürücüsünün kavşakta yavaşlamaması aksine hızlanması kazanın meydana gelmesine yol açan önemli bir etken olduğunu, ayrıca vefat eden araç sürücüsünün kask takmaması istenmeyen sonucun meydana gelmesinde etkili olduğunu, bu nedenle müteveffanın hızı ve kask takmaması dikkate alındığında kusur oranının şüpheye yer vermeyecek biçimde oransal olarak saptanmasını talep ettiklerini, davacı ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı talebinin koşullarının bulunmadığından reddini talep ettiklerini belirterek, davacıların talep ettiği manevi tazminatın kendilerininin zenginleşmesine yol açacağından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkil şirkete ... - ... tarihleri arasında ... numaralı ZMSS sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere ... .-TL ile sınırlı olduğunu, söz konusu kaza ile ilgili Trafik İhtisas Dairesi tarafından kusur tespitinin yapılmasından sonra, aktüer bilirkişiden destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması gerektiğini, ayrıca söz konusu kaza ile ilgili davadan önce müvekkil şirkete başvurulmadığını, dolayısıyla da müvekkil şirketi temerrüde düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE DEĞERLENDİRİLMESİ: Dosya içerisine; tarafların tüm delilleri toplanmış, Antalya ... . Ascm'nin ... /... esas sayılı dosyasının onaylı örneği, ölenin nüfus kayıt örneği, trafik kayıtları, poliçe, kaza tutanağı sunulmuş, tarafların sosyal ekonomik durum araştırmaları yaptırılmış, tarafların tanıkları duruşmada dinlenmiş, kusur konusunda ve aktüer hesaplama konusunda ayrı ayrı bilirkişi raporları alınarak, dosyaya eklenmiştir. Dava; trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dosya içerisindeki ceza dosyası, kaza tutanağı incelendiğinde ... tarihinde davalılardan ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı araçla, davacıların murisinin kullandığı... plakalı motosikletin çarpışması sonucunda davacıların murisi olan ...'ın öldüğü anlaşılmaktadır. Yine dosya içerisindeki trafik kaydının incelenmesinde, kazaya karışan ... plakalı aracın işleten malikinin davalı ... olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya getirtilen sigorta poliçesinin incelenmesinde ... plaka sayılı aracın kaza tarihinde davalı sigorta şirketine ZMSS sigorta poliçesiyle sigortalı olduğu ve poliçe limitinin de ... .-TL olduğu anlaşılmıştır. Davacılar ölenin eşi ve çocukları olduğu, dosya içerisine sunulan nüfus aile kayıt örneğinden anlaşılmakta olup, ölen ... ... doğumlu, davacı ... ... doğumlu, Davacı ... ... doğumlu ve diğer davacı ...'ın da ... doğumlu oldukları anlaşılmıştır. Olaydaki kusur durumunun belirlenmesi için trafikçi bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen ... tarihli bilirkişi raporuna göre, kaza olayının meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın %75 oranında, davacılar murisinin ise %25 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği anlaşılmış, taraf vekillerince bilirkişi raporuna itiraz edilmesi üzerine dava dosyası İstanbul ATK trafik ihtisas dairesine gönderilerek ikinci kez kusur raporu aldırılmış ... tarihli rapora göre, olaydaki kusur durumunun ilk raporda olduğu gibi davalı ...'nın %75, ölen murisin %25 olarak belirlenmekle bu kusur oranları hükme esas alınmıştır. Davacı tanığı ... ... duruşmadaki beyanında, eniştesi ...'ın trafik kazası sonucu vefat ettiğini, geriye davacılar olan eşi ve iki çocuğunun kaldığını, ölenini ölümünden önce serada aylıklı olarak çalıştığını, davacı ablasının ev hanımı olup, iki oğluyla birlikte yaşadıklarını, büyük oğlu ... ve diğer oğlu ... anneleriyle birlikte yaşadıklarını evli olmadıklarını, kuaförde çalıştıklarını, ablası olan davacının eşinin ölüm nedeniyle maddi ve manevi yönden zor günler geçirdiğini beyan etmiştir. Davacı tanığı ... ... , ölen ...'nin bacanağı olduğunu belirterek, diğer tanık beyanlarıyla aynı mahiyette beyanda bulunduğu görülmüştür. Davalının tanığı ... ... duruşmadaki beyanında olay günü aracı ile giderken ... semtinden trafik kazası olayını gördüğünü, aracını durdurup olay yerine gittiğinde transit model bir aracın motosikletle çarpıştığını, yolun kenarında motosiklet sürücüsünün yattığını, motosiklet sürücüsünün başında kask bulunmadığını, normal gündelik kıyafetli vaziyette olduğunu beyan etmiştir. Ölenin mirasçıları olan davacılara rücuya tabi peşin sermaye değerli gelir bağlanıp bağlanmadığı hususu, Sgk İl Müdürlüğünden sorulmuş, kurul tarafından verilen ... tarihli cevabi yazıda davacılara rücuya tabi gelir bağlanmadığının bildirildiği anlaşılmıştır. Aktüer bilirkişiden davacıların destek zararlarının bulunup bulunmadığına ilişkin rapor aldırılmış, bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen ... tarihli rapora göre, PMF tablosuna göre ölenin v davacıların muhtemel yaşam süreleri göz önünde bulundurularak destek oranları da dikkate alınarak, yine desteğin aktif ve pasif çalışma süresi gözetilerek ve davacı eş ... yönünden evlenme şansı konusunda AYİM cetvellerinden yararlanmak suretiyle evlenme şansı %2 olarak belirlenmek suretiyle ve olaydaki tarafların kusur durumları da gözetilerek yapılan hesaplama sonucunda davacı eş ...'ın destek zararının ... .-TL olduğu, ölenin oğlu davacı ...'in destek zararının ... .-TL olarak hesaplandığı anlaşılmıştır. Bilirkişi davacılardan ...'ın yaşı ve çalışma durumu göz önüne alındığında bu davacı yönünden destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanmadığı düşüncesiyle hesap yapmadığı görülmüştür. Davacılar vekili ... tarihli ıslah dilekçesiyle davasının neticeyi talebe ilişkin olarak ıslah etmiş, neticeten ....-TL destekten yoksun kalma tazminatını tüm davacılar için artırmış, son celse bu dilekçesindeki beyanını düzeltirken ıslah dilekçesindeki miktarı davacı ... yönünden ıslah ettiklerini, ... için başta ... .-TL olarak açtıkları maddi tazminat davasını ... .-TL olarak artırttıklarını beyan ettiği görülmüş, ıslah harcını yatırarak makbuzunu dosyaya sunmuş, ıslah dilekçesi davalılara ayrı ayrı tebliğ edilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, mahkememizin ... tarihli davanın kısmen kabulüne ilişkin kararı davacılar vekili ve davalılar ... ve ... vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ... . Hukuk Dairesinin ... tarihli, ... /... esas, .../... karar sayılı ilamı ile "Mahkemece hükme esas alınan rapor ile Antalya ... . Asliye Ceza Mahkemesi’nce alınan bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporları arasındaki kusur dağılımına ilişkin çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru değildir. Somut olayda, davaya konu kazadaki tarafların kusur oranlarının belirlenmesi bakımından alınan ve mahkemece de benimsenen ... tarihli bilirkişi heyeti raporunda; müteveffanın, kask takmaması, hızını düşürmemesi, davalı idaresindeki aracı fark ettiğinde ikazda bulunmaması nedenleriyle % 25 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ... ise ilk geçiş hakkını anayol üzerinden gelmekte olan müteveffaya vermemek nedeniyle % 75 kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. 6098 sayılı Borçlar Yasasının, "Tazminatın belirlenmesi" üst başlıklı 51/1 maddesi ile (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 43.maddesi); Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır. Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, Türk Borçlar Yasasının 52. maddesinde (Borçlar Kanunu 44. md.) öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. "Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır. Davacıların desteğinin meydana gelen kaza esnasında kask takmadığı, mahkeme tarafından bu nedenle tazminat miktarından % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığı anlaşılmaktadır. Desteğin motosiklette nizamlara aykırı ve kendi can emniyetini tehlikeye atacak şekilde koruyucu önlemler almaksızın yolculuk yapması sürüş kusurlarından değildir. Dava konusu somut olayda da, hakim tarafından isabetli olarak tazminattan indirim sebebi olarak kabul edilmiştir. Oysa mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda desteğin kusur oranı belirlenirken kask takmamasının da kusur nedenleri arasında gösterildiği anlaşılmakla, müterafik kusura ilişkin hususun kusur raporunda irdelenmesi hatalıdır. Bu halde mahkemece, öncelikle ceza dosyası da celbedilmek suretiyle, yukarıda yazılı açıklamalar dikkate alınarak, İTÜ trafik kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden kusur durumuna ilişkin çelişki giderici, ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır." gerekçesi ile bozulmuş dosya mahkememize gelmiş, mahkememizin yukarıda esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Bozma ilamı doğrultusunda Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden kusur raporu ve destek tazminatının hesaplaması konusunda aktüer bilirkişisinden rapor aldırılmıştır. Karayolları Genel Müdürlüğü Fen heyetinin ... tarihli raporunda sonuç olarak; davalı ...'ın olayın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, davacı ...'ın olayın meydana gelmesinde kusursuz olduğu ancak koruyucu başlık kullanmamasının ölümünde etken olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Aktüer bilirkişi .... ... tarafından düzenlenen ... tarihli raporda sonuç olarak; ... tarihinde trafik kazası sonucu hayatını kaybeden müteveffa ...'ın geride kalan hak sahibi davacılardan eşi ...'ın destekten yoksun kalma tazminatının ....-TL olarak hesaplandığı, müterafik kusur değerlendirmesinin yapılmadığı bildirilmiştir. Davalılar ... ve ... vekilinin ... tarihli dilekçesinde, davalı sigorta şirketi ile taraflar anlaşmış olduklarından, davacıların maddi tazminat davasından feragat etmesi halinde vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir. Davalı ... sigorta vekilinin ...tarihli dilekçesinde, davacı taraf ile yapılan sulh protokolü gereğince davacı tarafın maddi zararının karşılandığını, davacı taraftan vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını bildirmiştir. Davacı ...'ın yargılama sırasında ... yaşını doldurduğu anlaşıldığından davacılar vekiline vekaletnamesini ibraz etmesi için süre verilmiş davacı vekilinin davacı ...'ın vekaletnamesini ibraz ettiği anlaşılmıştır. Davalılar ... ve ... vekili savunmasında, davacılar murisinin kask takmaması nedeniyle zararın meydana gelmesinde müterafik kusurunun bulunduğunu ileri sürmüşler, bu husus yani ölen motosiklet sürücünün kask takmadığı, gerek duruşmada dinlenen davalı tanığı ... beyanından gerekse davalı ...'ın hazırlıktaki beyanından anlaşılmıştır. Ölenin kask takmaması nedeniyle olayda müterafik kusurlu olduğu kabul edilmiş, bu şekilde zararın artmasına neden olduğu kanaatine varılarak TBK'nın 52. maddesi (BK 44. md.) uyarınca manevi tazminatın tayininde müterafik kusur gözetilmiştir. Destekten yoksun kalma tazminatı TBK'nın 53. maddesinde düzenlenmiş olup, hangi hallerde bu tazminata hükmolunacağı açıklanmıştır. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. TBK 53. maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır. Sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimsenin devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunması gerekir. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olan olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Manevi tazminat ise, TBK 56. maddesinde düzenleşmiş olup, "Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde zarar görenin veya ölenin yakınlarında da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmüne amirdir. Manevi tazminatın miktarını tayin etme hakimin takdirine bırakılmış bir konu olmakla beraber hükmedilecek miktarın uğranılan zararla orantılı, duyulan acıyı hafifletecek nitelikte olması gerekir. Takdir edilecek manevi tazminat hakkaniyete uygun olmalıdır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararı karşılaması da amaç edinilmemiştir. Kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmalıdır. Tazminatın sınırı onun amacına uygun olarak belirlenmelidir. Manevi tazminatın takdiri yapılırken tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilmeli, manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlenmesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı sigorta şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı, davalı ...'ın maliki olduğu ve davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davacıların murisi ...'ın sevk ve idaresindeki... plaka sayılı motosikletin karıştığı trafik kazasında, sürücü ...'ın vefat ettiği, kaza olayının meydana gelmesinde Karayolları Genel Müdürlüğü Fen heyetinin ... tarihli raporunda belirtildiği üzere davalı ...'ın %100 oranında kusurlu, müteveffa ...'ın ise kusursuz olduğu, ancak ölenin kaza sırasında kask takmaması nedeniyle müterafik kusurunun bulunduğu anlaşılmıştır. Davacılar vekili mahkememize vermiş olduğu ... havale tarihli dilekçesinde; davalı ... şirketi ile yapılan sulh protokolü çerçevesinde davalılar hakkında maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini belirtmiş, ... tarihli duruşmada da, maddi tazminat talepleri yönünden vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını, sigorta şirketinin yargılama giderlerini ödediğini beyan etmiştir. Davacı ... yönünden mahkememizin ... tarih, ... /... Esas ... /... Karar sayılı kararı ile verilen red kararı Yargıtay ... . Hukuk Dairesinin ... tarih, ... /... Esas ... /... Karar sayılı kararı ile kesinleştiği anlaşıldığından, bu hususta yeniden bir karar verilmesine yer olmadığına, Davadan feragat 6100 sayılı HMK’nun 307. maddesinde davacının talep sonucundan kısmen ya da tamamen vazgeçmesi şeklinde tanımlanmış olup, HMK.'nun 311. maddesinde, feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı; 310. maddesinde ise, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman davadan feragat edilebileceği hükümleri düzenlenmiştir. Somut olayda, davacılar vekili tarafından maddi tazminat talepleri yönünden davadan feragat edilmekle, feragatın yargılamaya tek yönlü olarak son veren ve kesin bir hükmün sonuçlarını doğuran taraf işlemi olması gözetilerek davacılar ... ve ... tarafından davalılar aleyhine maddi tazminat istemiyle açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davacıların manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Dosya kapsamından, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacıların murisinin kusursuz, davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olması, davacıların murisinin kask takmaması nedeniyle müterafik kusurlu olması, olay tarihindeki paranın alım gücü davacıların duyduğu elem ve ızdırap dikkate alınarak davacılar yararına zenginleşmeye sebebiyet vermeyecek şekilde davalıyı cezalandırmayacak mahiyette davacıların elem ve ızdıraplarını dindirecek miktarda ölenin eşi ve çocukları olan her bir davacı için ayrı ayrı ... .-TL manevi tazminatın davalılardan ... ve ...'dan tahsiline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Maddi tazminat davası yönünden; A) Davacı ... yönünden mahkememizin ... tarih, .../... Esas .../... Karar sayılı kararı ile verilen red kararı Yargıtay ... . Hukuk Dairesinin ... tarih, ... /... Esas ... /... Karar sayılı kararı ile kesinleştiği anlaşıldığından, bu hususta yeniden BİR KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, B) Davacılar ... ve ... yönünden maddi tazminat isteminin feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Manevi tazminat davası yönünden davanın KISMEN KABULÜ İLE, Davacı ... için ... .-TL davacı ... için ... .-TL ve Davacı ... için de ... .-TL manevi tazminatın davalılardan ... ve ...'dan kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, Davacıların fazlaya dair istemlerinin reddine, 3-Maddi tazminat yönünden alınması gerekli .. .-TL maktu karar ve ilam harcının peşin, tamamlama ve ıslah ile alınan ... .-TL harçtan mahsubu ile hazine adına gelir KAYDINA, 4-Maddi tazminat yönünden davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Maddi tazminat yönünden taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Manevi tazminat yönünden alınması gerekli ... .-TL nispi karar ve ilam harcından peşin, tamamlama ve ıslah ile alınan bakiye ( ....-TL - ... TL) ... .-TL harcın mahsubu ile bakiye ... .-TL harcın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına, 4-Davacılar tarafından peşin, tamamlama ve ıslah ile yatırılan ... .-TL harcın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak DAVACILARA ÖDENMESİNE, 5-Manevi tazminat yönünden yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 6-Manevi tazminat yönünden davacılar vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan Davacı ... için ....-TL, davacı ... için ... .-TL ve Davacı ... için ....-TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara ÖDENMESİNE, 7-Manevi tazminat yönünden davalılar ... ve ... vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddolunan manevi tazminat üzerinden hesaplanan Davacı ...'dan ... .-TL, davacı ...'dan ... .-TL ve Davacı ...'dan ... .-TL nispi vekalet ücretinin adı geçen davacılardan alınarak davalılar ... ve ...'a ÖDENMESİNE, 8-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE, Dair, davacılar vekili ve bir kısım davalılar vekilinin yüzlerine karşı, davalı ... şirketi ve İhbar Olunan ... şirketinin yokluğunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 05/10/2020
Katip ... ¸(e-imzalı)
Hakim ... ¸(e-imzalı)